Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Devletin dilini en iyi onlar biliyorlar
26 Haziran 2014, Nazım ALPMAN
, Nazım ALPMAN

Kürtlerin Yolu

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu 10 Ağustos 2014’te –eğer gerekirse- ikinci turu ise 24 Ağustos 2014 günü yapılacak.
Türkiye tarihinde ilk kez halk oyu ile Cumhurbaşkanı seçilmiş olacak!
En güçlü iki aday olarak iki isim öne çıkıyor. Birincisi CHP ve MHP’nin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, ikincisi AKP’nin “her şeyi” Tayyip Erdoğan!..
İkisinin de en önemli ortak özelliği İslam dini konusunda bilgi ve birikim sahibi olmaları. Zaten CHP ve MHP Erdoğan’ı ancak İslam referanslı bir aday ile devirebileceklerine inandıkları için İhsanoğlu’nu aday gösterdiler.
Sıcak 2014 Ağustosu’nda her iki adayın performansından ziyade Kürt seçmenlerin oyları öne çıkıyor: Kürtler ne yapacaklar?
Yeni kongre yapan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı olan Selahattin Demirtaş’ın da Cumhurbaşkanı adayı olacağı neredeyse kesinleşmiş gibi…  Demirtaş, 25 Haziran 2014 günü (dün) Milliyet’ten Serpil Çevikcan’a verdiği röportajda, seçim döneminde Çorum’a Yozgat’a gideceğini açıklıyordu.
HDP’nin oy oranı en iyi tahminle yüzde 10’u ancak geçebileceğini hesaplarsak, Demirtaş’ın seçimi kazanmak gibi bir hedefi olmadığı kendiliğinden ortaya çıkar. 30 Mart Yerel Seçimleri öncesinde Sırrı Süreyya Önder, ilk basın toplantısında “Ne kadar oy alacağınızı tahmin ediyorsunuz?” sorusu üzerine şöyle demişti:
-Kamuoyu araştırmaları yapan arkadaşlardan aldığımız bilgilere göre şu an yüzde 10 bandının üzerindeyiz!
İstanbul’da yüzde 10 oy oranıyla seçim kazanılır mıydı?
1970’lerde CHP, 1980’lerde ise SHP’nin bütün seçim başarıları Türkler ve Kürtlerin birlikte oy kullanmaları sonucu ortaya çıkmıştı. Deniz Baykal döneminde bu bağlar onarılmaz biçimde kopartıldı.
Kürtler seçimlerde ve her konuda kendi yollarını seçtiler. Çünkü onlar devletin dilini çözmüşlerdi!
Bu devlet hangi parti ile yönetilirse yönetilsin sadece “şiddet” ile “hizmet” veriyordu. Devletin en başarılı(!) olduğu alandan en fazla istifade(!) eden de Kürtlerdi!..
Bu yüzden devlet ile “aynı dili” konuşmak yolunu seçtiler. Biraz uzun oldu ama sonunda devlet Kürtleri anladı:
-Tamam, gelin barış yapalım!
Bu konunun baş aktörü olan Tayyip Erdoğan, “Kürtlerden ne koparırsam kârdır” mantığıyla “Barış Süreci” adına her yolu deniyor. Devletin bütün olanaklarını elinde tespih yapıyor. Birinden yorulunca öbür eline alıyor.
Ama Kürtler devletin her halini iyi bildiklerinden, sürekli olarak “tetikte” durabiliyorlar.
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı açık olarak gösteriyor:
-Kürtler kendi seçtikleri yolda ilerliyorlar!

***

Futbolda devlerin vedası

Brezilya’da devam eden Dünya Kupası’nda ilk turda büyük sürprizler yaşandı. Dünyanın en iyi liglerine sahip ülkelerden İspanya, İngiltere ve İtalya ilk tur sonunda elendiler.
Halbuki bu ülkelerde oynanan futbol kalitesi herkes tarafından teslim ediliyor.
O halde nasıl elendiler?
Futboldaki yabancı oyuncu sayısıyla ilgili olabilir mi? Her üç ülkede top koşturan futbolcuların büyük çoğunluğu, Brezilya’da ikinci turda da futbol oynamaya devam edecekler. Büyük takımlar ile ülkeler arasında bağlar koptuğu için uluslararası turnuvalarda ulusal takımların başarı grafikleri doğal olarak değişiyor.
Büyük takımlar kadrolarında kendi uluslarından futbolculara daha fazla yer vermek konusunda belki bundan sonra düşünürler! 

***

Elveda Radikal!

Radikal gazetesi yayın hayatına başladığında Doğan Medya Center adlı binada Milliyet’te çalışıyordum. İlk nüshası çıktığında binanın üçüncü katına gidip “hayırlı olsun” turu atıyordum. Gazetenin çok iyi gazetecilerden oluşan sıkı bir kadrosu vardı. Bunlardan biri olan Koray Düzgören, sitemkâr bir buruklukla şöyle demişti:
-Senden başka kimse gelmedi, bir gazete çıkartıyoruz, insan bir merhaba hayırlı olsun falan der!...
Sadece binada bulunan gazeteciler değil, başka gazetelerdekiler de Radikal’in ilk nüshasını ellerine alıp hızla sayfalarını çevirdikten sonra “klasik gazeteci yorumunu” yapıyorlardı:
-Bu gazete çok yürümez!
Radikal’in yayın hayatı Susurluk Kazası’yla çakışmıştı. Abdullah Çatlı’nın o kazada öldüğünü ilk olarak Radikal yazmıştı. Doğal olarak okurlar “Yürü ya Radikal” dediler. Gazetenin tirajı kısa sürede 200-250 binleri aştı.
Tuğrul Eryılmaz’ın elinin değdiği her şey gibi Radikal 2 adlı Pazar eki de gazeteyi uçuran bir başka etken olmuştu. 1980’lerde Cumhuriyet Güney İller Büro Şefi olarak Güneydoğu’yu en iyi izleyen Celal Başlangıç imzalı haber röportajlar Radikal’i insan haklarının kararlı savunucusu olarak lanse edilmesini sağlıyordu. Tabii Genel Yayın Yönetmeni olarak Mehmet Yılmaz’ın o dönemdeki tercihleri de yabana atılmamalı…
Radikal “çok hızlı” yükseliyordu. Biraz frene basalım dönemi geldi çattı. Yöneticiler, bulundukları pozisyonların hatırına içerikten fedakârlık yapmaya başladılar. Halbuki, tirajsa tiraj, satışsa satış, reklamsa reklam, hepsi var. Patronaja karşı hiç direnmeden teslim oldular. Yöneticiler oldukları yerlerde kaldılar, gazete Radikal’likle bağlarını koparmaya başladı. O andan itibaren inişe geçti.
Düşünsenize derin devleti deşifre eden Celal Başlangıç’ı gönderip, (başbakanlık müsteşarı ve bakan) devletin kendisi olan Hasan Celal’i (Güzel) aldılar. Böyle bir Radikallik görülmemişti! Bu yüzden Radikal olması gerektiğinden çok fazla yayın hayatına devam etti.
Radikal çok sayıda iyi haber, röportaj, makale yayınlayarak sayısız ödüller aldı. Çok iyi gazetecilere kadro açtı, çalıştırdı ve yetiştirdi.
Basın tarihinde Radikal bir iz bıraktı. Ve dün “Bize ayrılan kağıdın sonuna geldik” gibi zeka dolu manşetiyle okurlarına veda etti. Ölenlerin ardından imam sorar ya, “nasıl bilirdiniz?” diye, biz de doğruyu söyleyelim: İyi gazeteydi!
-Elveda Radikal! 

[Bu yazı 1071 kez okundu]
Nazım ALPMAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [137]
[26 Aralık 2016] En uzun gece bitti! ... [2 Ağustos 2016] Türkiye kaygan ülke ... [2 Mayıs 2016] Bağımsızlığın temeli bu şehirde atıldı: Türkiye'ye Samsun'dan bakmak ... [28 Mart 2016] Silivri Bakırköy Diyarbakır ... [21 Mart 2016] Baharı karşılama etkinlikleri: Newroz şöleni ... [14 Mart 2016] Ateş altında anayasa ... [11 Şubat 2016] İnsan hakları, demokrasi, adalet; Bir zamanlar Avrupa'ydı! ... [10 Şubat 2016] İZ TV'nin özel yolu: Belgeselin 10 yılı ... [28 Ocak 2016] Geleceğe mektup ... [11 Ocak 2016] Kürtsüz demokrasi ... [30 Aralık 2015] Osmanlı'da zulüm kavramı ... [17 Aralık 2015] OHAL'den bu hale: İzmir'den Diyarbakır'a ... [7 Aralık 2015] Türk sağının vandallığı ve Sertellerin Sergisi! ... [3 Aralık 2015] İstikrarlı kadersizlik! ... [1 Aralık 2015] 'Ben ölünce yazarsın!' ... [19 Kasım 2015] Vedat Sakman 1965-2015: Çağdaş Kent Ozanı ... [12 Kasım 2015] Savaş medyası ... [5 Kasım 2015] 1 Kasım 2015'ten sonra: Ertesi gün. ... [2 Kasım 2015] Seçimlerden seçim beğen! ... [19 Ekim 2015] Akılları fikirleri Demirtaş'ta! ... [15 Ekim 2015] Ankara Katliamı'nda sessiz bir ölüm: Gülşen Ülker ... [12 Ekim 2015] Saygıdeğer devletimiz katildir! Ankara Katliamı ... [5 Ekim 2015] Siyasi İslamcı'nın vefası ... [3 Ekim 2015] İktidarın 'vur kır parçala' aşamasındayız! Ahmet Hakan için seviniyoruz! ... [14 Eylül 2015] Faili meçhul yok, direkt katliam var! Cizre, Cizre, Cizre. ... [7 Eylül 2015] Vakıflıköy'den Cem Çapar'ın üç ana dili var: Ermenice, Arapça ve Türkçe! ... [3 Eylül 2015] 'Erdoğan'a özgürlük!' ... [22 Ağustos 2015] Savaş medyası ... [20 Ağustos 2015] Artvinliler de dağa çıktılar: Cerattepe Direniş Noktası ... [13 Ağustos 2015] RTE iktidarı vermiyor, Hükümeti kur-MA ... [10 Ağustos 2015] Halk delisi, halk aşığı: Fikret Otyam ... [3 Ağustos 2015] Zonguldak'ta çevre ve medya: İnsanlar doğayı yediler ... [1 Ağustos 2015] Türkiye'nin esas gerçeği: Demirtaş ile Erdoğan ... [30 Temmuz 2015] Erdoğan'ın son savaşı ... [27 Temmuz 2015] İşçi sınıfının Sabahat Ablası: Direnişin en güzel hali ... [20 Temmuz 2015] Kamyoncunun intikamı ... [13 Temmuz 2015] Karadeniz'de milli mücadele var! Dağlarına bahar gelsin! ... [6 Temmuz 2015] İktidara kefenle gelmek ... [22 Haziran 2015] Şevval Sam'ın müzik yolculuğu: Toprak Kokusu ... [8 Haziran 2015] Ertesi gün, yani bugün ... [21 Mayıs 2015] En talihsiz Başbakan Davutoğlu: Siyasetin kum torbası! ... [27 Nisan 2015] MET-ÜST'lü tebessüm ... [20 Nisan 2015] Devlet provokasyon sever! ... [13 Nisan 2015] 13 Nisan (1914): Orhan Veli Günü ... [6 Nisan 2015] Kayahan'ı kalbimize gömdük ... [30 Mart 2015] Gazeteci belgeseli ... [17 Mart 2015] Soykırımın 100. yılında vicdan ve sorumluluk ... [9 Mart 2015] İstanbul Senfoni Orkestrası: Hayatı güzelleştirenler ... [19 Şubat 2015] Cehennem ülkede kadınlar bir ceylan! ... [7 Şubat 2015] Orhan Veli Kocatürk ... [29 Ocak 2015] Metal işkolu grevi: DİSK'in sesi bu! ... [19 Ocak 2015] Herkesin bildiği cinayet: Hrant'ı devlet öldürdü! ... [8 Ocak 2015] Metin her yerde! ... [3 Ocak 2015] Bir zamanlar gazetecilik!.. ... [29 Aralık 2014] Bozmayın moralinizi ... [25 Aralık 2014] Hem canını, hem malını: Affet bizi Baran ... [15 Aralık 2014] Gazeteciler kovulurken. ... [11 Aralık 2014] Beton kafaların itibarı! ... [4 Aralık 2014] Birlik, vefa, dayanışma: ÇGD Bursa 25 yaşında ... [1 Aralık 2014] Erdoğangiller... ... [27 Kasım 2014] Cahilistan İmparatorluğu ... [19 Kasım 2014] AKP bize çok şey kazandırdı ... [10 Kasım 2014] Hödük kapitalistler! ... [30 Ekim 2014] İnsan hakları su altında kaldı: Siz doğurun, biz öldürürüz! ... [27 Ekim 2014] Dünya sanatçısı Türkiye'ye sığmaz ... [24 Ekim 2014] 'Babıali'nin kaybettiği adam!': Cengiz Alpman ... [20 Ekim 2014] Türkiye resmi cehennemi ... [2 Ekim 2014] Yeni ırkçılar geliyor ... [29 Eylül 2014] Neo-Başbakan havaya giriyor! ... [22 Eylül 2014] Ortadoğu'da destansı başarı ... [15 Eylül 2014] RTE iyi Cumhurbaşkanı oldu ... [11 Eylül 2014] 12 Eylül işçi katliamlarıyla sürüyor ... [6 Eylül 2014] Tarihin ortasında bir köy var ... [4 Eylül 2014] Ustanın yolunda Neo-Türkiye ... [2 Eylül 2014] Türkiye Barış Derneği'ne olan borcumuz ... [25 Ağustos 2014] Dinlerin ortak korosu: Heybeliada Konseri ... [21 Ağustos 2014] Dev-Yol için tarihle söyleşiler: Devrimin iyi insanları ... [7 Ağustos 2014] Bu da etkilemedi ya ... [31 Temmuz 2014] 'Selo Başkan!' ... [19 Temmuz 2014] Özel tarihi günler ... [14 Temmuz 2014] Hey Beykozlu! ... [7 Temmuz 2014] Devrek, Bartın, Amasra ... [16 Haziran 2014] En büyük işçi eylemi ... [31 Mayıs 2014] Kutsal İsyan Gezi Parkı ... [22 Mayıs 2014] Cehaletin altın çağı! ... [19 Mayıs 2014] Maden işçisi ahlakı! ... [8 Mayıs 2014] Büyükşehir insanları ... [28 Nisan 2014] Kimi bayraklarıyla kimi TOMA'larıyla ... [24 Nisan 2014] Ermenilerin en acı günü ... [12 Nisan 2014] Gazetecilik susmaz! ... [7 Nisan 2014] 3. Köprüde üç işçi feci şekilde öldü ... [31 Mart 2014] Bu ülkede 17 Aralık yaşandı ... [27 Mart 2014] Çocuk avlama yaşı 10'a indi ... [25 Mart 2014] Erdoğan'ın savaşları! ... [20 Mart 2014] Newroz Piroz be! ... [13 Mart 2014] Küçük bir çocuk koca ülke oldu ... [10 Mart 2014] Tiyatro Pürtelaş'ın olağanüstü gösterisi ... [27 Şubat 2014] Her şey kitabına uyar ama ... [24 Şubat 2014] 24 Şubat'ın izleri. ... [22 Şubat 2014] Erdoğan'ın ilk küfrü! ... [15 Şubat 2014] Cezaevlerinde insanlık ölüyor! ... [13 Şubat 2014] Gazetecinin rezil anıları! ... [6 Şubat 2014] Esaslı bir infazlar ülkesi! ... [30 Ocak 2014] Bel. Bşk. Adaylığı seçimi ... [18 Ocak 2014] Raporlar başka türlü söylüyor ... [16 Ocak 2014] Ayıp tedavülden kalkınca ... [6 Ocak 2014] Bir deneme-yalama yazısı ... [2 Ocak 2014] Hüzünlü bir hikaye ... [26 Aralık 2013] Türkiye'de rüşvet depremi ... [23 Aralık 2013] Kesin götürmüşler be abi! ... [20 Aralık 2013] Diyarbakır'a AYM geçersizdir ... [16 Aralık 2013] Çocuk cehennemi ülke ... [12 Aralık 2013] Anormal ülke ... [18 Kasım 2013] Kürt realitesiyle tanıştılar! ... [14 Kasım 2013] Mustafa'nın suçu ne? ... [6 Kasım 2013] Ermeni mimarları Ermenİstanbul ... [3 Kasım 2013] Vedat Türkali'nin 75 yıllık yoldaşı ... [31 Ekim 2013] Marmaray iyi oldu! ... [27 Ekim 2013] Seçimlere nasıl girmeli? ... [21 Ekim 2013] Merdan Muğla'da yatıyor ... [19 Ekim 2013] Oktay Ekinci olmak! ... [10 Ekim 2013] Altın Portakal 50 yaşında İstikrar abidesi ... [3 Ekim 2013] Aşıklar lambası ... [18 Nisan 2013] Akaydın Hocanın 4 yılı ... [1 Nisan 2013] "Demokrasi konusunda eksiklerimiz var!" ... [21 Şubat 2013] Sinop bir katliamdan kurtuldu ... [31 Aralık 2012] Yeni yıl yazısı ... [10 Kasım 2012] 'Şemdin Kurbağalı deredir!' ... [20 Ağustos 2012] CHP ve Aygün Olayı ... [27 Temmuz 2012] Oyunların Kitabı ... [19 Temmuz 2012] Namaz kılmayana ekmek yok! ... [2 Temmuz 2012] İnsan yakan çoğunluk ... [9 Haziran 2012] Mesele teslim olmamakta! ... [24 Mart 2012] 'Ey Kürtler sizi kurtaracağız, korkmayın!' ... [28 Şubat 2012] Demokrasi için içişleri şartı ... [21 Şubat 2012] MİT'li demokrasi ... [19 Ocak 2012] Hrant davası başladığı yerde duruyor: Devletimiz katildir! ...
Nazım ALPMAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™