Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
İmamın domuzu
4 Mayıs 2011, Nihat BEHRAM
, Nihat BEHRAM
Şu domuzun insanlığa hizmetine bak, bir de insanoğlunun domuza eziyetine!
Özellikle de Müslüman ve Musevi âleminde ‘haram’ yasağıyla lânetlenmiş bu hayvancığın önünde insan olarak şahsen ben acıma ve mahcubiyet dışında bir duygu taşımam. Nasıl acımayayım ve nasıl mahcup olmayayım? Nereye baksam saygı ve şükran gerektiren izi var. O yine de, Müslüman ve Musevi âleme yaranamaz, adı ‘haram’la birlikte anılır. Haram lânetin ikizidir. Yani lânetlidir.
Yurtdışında, camilerin yanı başında açılmış bakkallardan, semt lokantalarına, kasaplara, dönercilere kadar her mekânın tabelasındaki ‘mamullerimiz helâldir’ notu, o düşünülerek konulmuştur. Zaten Müslümanla Musevinin çakışma noktalarından biri de budur. Yani domuz. Eskiden Musevi mahallelerindeki bakkallarda imam kılıklı adamlar gördüğümde kendi kendime ‘ne işleri var’ diye sorardım. Sonradan öğrendim. Domuza karşı korunma dayanışması! Müslümanın ‘helâl’i onlarda ‘kosher’ diye anılıyor, haramı ise ‘trefah’! Haram/ Trefah listelerinin ilk sırasında ne mi var: tabii ki domuz.
Hizmetten başka ne yapmış insanlara domuzcuk? Şu ikiyüzlülüğe bak! Hadi eti için ‘haramdır’ dedi geçtiler, yaşamın binbir köşesindeki et ötesi izine sürtünmeden nasıl geçecekler? ‘Sehven’ mi? İkiyüzlülük de zaten burada. Yani ‘sehven’ diye günah savmakta! Domuzla YGS'nin ‘kader birliği’nden söz etselerdi ‘saçmalamayın, bu kadarı da olmaz’ derdim. Bu da oldu. Öyle ya, Ali Demir ‘Şifre var, ama sehven!’ demedi mi? Domuzun insan üstündeki kaçınılmaz izleri sorulduğunda hoca efendi ‘sehvense günah sayılmaz’ diye yanıtlamıyor mu?
Kafamı neden böylesi muzır meraklar doldurur şahsen ben de anlamıyorum, ama yine de meraklanmadan edemiyorum. Şu zavallı domuzcuğun haramlığı bile içimde bin düğümlü merak yumakçığı olup çıktı. Sanılmasın ki kesilip yenilmesini savunuyorum. Benim ikiyüzlülüğüm, hayvan boğazlanmasına karşı olduğum halde, önüme et gelince yemekle sınırlı. Merakımsa bunun ötesinde.
Sözgelimi, sormadan edemiyorum: Sümeyye ‘Sultan’ın, Genç Osman oyununu seyrederken çiğnediği sakız ‘Trident, Vivident, Stimerol’ falan gibi bir markanın taklit mamulü mü yoksa Avrupa orijinali mi? Herkes işin bir yanını merak etti, ben de bu yanını merak ediyorum! Ailece başlarına sardıkları orijinal ‘Burberry’ örtü gibi, çiğnedikleri sakız da, eğer gösterişli zenginliklerine denkse yandılar. Çünkü sakızın orijinalinde onun izi var. Yani domuzun.
Fazla uzatmadan domuzun izini yaşamın birkaç alanında daha süreyim: sözgelimi şampuan, kırışıklık kremi, kozmetikler, sabun, ekmek, kek ve tatlı çeşitleri, kremalar, konserveler diye uzayıp gider liste. Bu hayvancık sadece eti ve kanıyla değil kulağından kılına, tırnağından kemiğine dek insanlığın hizmetindedir. Herhangi bir katkısı mutlaka, gösterişli zenginlerin kullanma ve edinme konusunda ‘orijinallerine’ sahip olmakla övündükleri türden ürünlerden birinin içindedir. Şimdi Hanımefendi yüzünü Nivea’nın, Oreal’in orijinaliyle ovmuyor mu sanki. Lancòme, Dior, Chanel... Beyefendi’nin şampuanı yerli ‘helâl üretim’ mi, orijinali mi? Yoksa, bu ünlü markalar, Müslüman zenginlerimiz için ‘domuz kökenli jelatin vs’ katkısı olmayan ‘helâl’ üretim mi yapıyor. Sözgelimi İtalyanların Müslüman müşterileri için domuz katkısız helâl Tramisu üretimleri mi var? Hani, “Hayatım, ben Tramisunun aslını Venedik’te yedim!” diye övünür dururlar ya!
Geçtiğimiz günlerde TRT, Nişantaşı’nda yeni açılan ‘ultralüx çikolatacı’ hakkında bir röportaj yayınladı. Sahibesi hanımın “Lüx editionlarımızın işlenmiş malzemesi Belçika’dan geliyor” derkenki kasıntısı görülmeye değerdi. Seçkin ve sürekli müşterileri arasında saydıkları mı? ‘Sehven’ haram yiyen o ‘burnu büyük’ yeni zenginleri de siz tahmin edin.
Bu zenginlerin bir tutkusu da ‘tartuffe’! İtalya’nın Umrian bölgesi bu mantarla ünlü. En ucuzunun kilosu 1000 dolar olan bu mantarı toprağın altından bulup çıkarması için insanın mahir yardımcısı kim sanarsınız. Domuz değil mi? Onun o keskin burnu masallara, mitolojilere bile işlenmiştir. Benim, ‘burnu büyük’ zengine duyduğum antipatiyi ‘burnu keskin’ domuza duymayışımın nedenlerinden biri de budur. O burnun sahibi domuzun insanoğluna hizmeti saymakla bitmez. Belçikalı bir uzmanın bu konudaki araştırmasını okurken daha ilk sayfasında bu mazlum hayvancıktan katkı sağlanmış 185 ürün saydım!
Sözgelimi kalp cerrahisinde kalp damar ve kapakçığında, betonda, tren fren sisteminde domuzun katkısı tartışma götürmez! Sahi, kalbinden rahatsız eşinin tedavisi için “İstişareye yattım Yüce Rabbim ‘Cleveland’ dedi” diye Cleveland’ın yolunu tutup Altınparmak’ lâkaplı ABD’li ünlü kalp cerrahı Bruce Lytle’yi bulduklarında, Unakıtanlar kendilerine kalp cerrahisinde haram domuz yerine helâl kurban mamulü kullanmalarını rica etmişler miydi? Ya da Kibariye gibi Umre yolculuğunda yanlarına aldıkları kırışıklık kremi, şampuan, sabun gibi kozmetikler domuz katkılı haram Avrupa orijinalleri mi, aynı ad altındaki taklit helâl mamuller miydi?
Benim saçma sapan meraklarımın sonu yok! Bunu da yeni öğrendim: cephanede domuz katkısı varmış! Bu ne hazin bir şey! Müslüman ülkelerin cephane imalâtında var mı yok mu bilmem, uzmanı değilim, ama başta ABD, Batı âleminin cephane üretiminde olduğu kendi üretim raporlarında yazılı. Bu konudaki merakım şu: müslüman Arap âleminde son yıllarda rekor seviyeye ulaşmış ABD düşmanlığı, bu ülkelerdeki ‘ABD cephaneli muhalefet’ başladı başlayalı son hızla düşmüş ve yerini ‘kurtarıcı ABD ve Batı sempatisi’ne bırakmaya başlamış! ‘Nasıl domuzuna bir hesap’ diyeceğim ama, ‘domuzun insanlığa hizmeti, insanoğlunun domuza eziyeti’ konulu bir yazıya denk düşmüyor!
Yeryüzünün en sempatik ve en zeki yaratıklarından olan bu hayvancığa karşı Müslüman ve Musevi âleminde insanlara daha çocukluk yaşından kin, nefret ve iğrenme duygusu aşılanır. Kahramanı sevimli, zeki domuzcuk olan dünyaca ünlü çizgi filmler sansürlenir. Onun adıyla tek övgü tanımı bulamazsınız ama aşağılama, lânetleme, küfür çuvalladır. İşte size bu âlemden bir atasözü: Domuzun kuyruğunu kes yine domuz! (Yani, doğuştan kötü olan asla düzelmez!) Bu sözü icat edenin şu dünyaya domuz kuyruğu kadar hayrı olsaydı bari!
Geçenlerde ‘Mamullerimiz helâl’dir tabelâlı bir Müslüman marketinden alışveriş yaparken, “Şu Nivea’lar orijinal mi” diye sorduğumda, satıcı, “Tabiki orijinal dayı!” diye yanıtlanınca “Kesin domuz katkılıdır!” dedim diye takkelinin biri asık asık bakındı. Bekledimki karnındaki sözü ağzına çıkarıp gevelesin, ben de dilime düşeni sayıp dökeyim. Dönüp gitti. Satıcı, “Ters laf ettin! Ekmeğimizle oynama dayı, İmam yarım kuzu alacaktı!” diye söylendi. Adam İmam’mış! “Ne yapayım, İmam’a domuzu gizleme hizmeti verecek değilim! Sadece senin sattığın şu sakızda, kremde, şampuanda değil, eğer çimentosu Suudi mamulü değilse o İmam’ın namaza durduğu caminin betonunda bile domuz katkısı var! Kimi mamullerde yazılı olmasa da diş macununun, saç jölesinin üstünde ‘Pig 05049’ falan diye ‘şifresi’ yazılıdır. İşte sıfırın en sağı domuz en solu dokuz!” dediğimde, aval aval bakıp “ Bilmedikten sonra, günah yazmaz!” diye kekeledi. Herhalde ‘sehven!’ demek istedi! Ben bu yüzden şifreli Ali Demir’i de, istişareli Ahsen Hanım’ı da, çikletli Sümeyye’yi de, takkeli İmam’ı da anlıyorum. Olmuşsa eğer, hiçbirinin domuzla ilişkisi bilerek değil ‘sehven’ olmuştur! Anlayamadığım tek şey böyle saçma sapan meraklara dolaşık kendi beynim! Yorgunluk verdiysem özür dilerim!

(SolHaber 04.05.2011)

[Bu yazı 3037 kez okundu]
Nihat BEHRAM

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [186]
[4 Mart 2016] Yurt Gazetesi patronunun hali tam bir 'Yavuz hırsız' misali.... ... [4 Ekim 2015] Doğu Perinçek'in 'vatan' anlayışı... ... [12 Mart 2015] Yobazlığı Karacaoğlan'la süpürmek! ... [20 Şubat 2015] Diren, ulaşırsın! ... [5 Ocak 2015] Giden yıla lânet, gelen yıla umut tazelemesi ... [24 Kasım 2014] Türbanın zulası ... [16 Nisan 2014] Ayrılığa dipnot ... [13 Nisan 2014] 30 Mart'ın 'artçı sarsıntıları' ... [9 Nisan 2014] Umut hırsızlığı ... [6 Nisan 2014] Faşizmin 'tamiri' olmaz, yıkımı gerekir! ... [2 Nisan 2014] Ülkenin 'zulüm sever' ahalisi ... [30 Mart 2014] Kızıldere'yi Anarken / Katil kim? ... [27 Mart 2014] Ne zengin memleketmiş! ... [19 Mart 2014] 'Guinness Rekorları'ndaki Eksiklerimiz ... [16 Mart 2014] Bari sus be adam! ... [12 Mart 2014] Faşizm, Sokak, Sandık ... [9 Mart 2014] Sanatçının Topluma Namus Borcu ... [5 Mart 2014] Sol Yelpaze ... [2 Mart 2014] Dindar mı, Sahtekâr mı? ... [26 Şubat 2014] AKP'nin Sanat ve Kültürü 'Kutulama' Hesabı: TÜSAK ... [19 Şubat 2014] Tutsaklığı Özgürlük Şarkılarıyla Göğüsleyenler ... [12 Şubat 2014] Omuz ver, Çamlıca Tepesi'ni kurtaralım! ... [9 Şubat 2014] Toplumda Hafıza Kaybının Kürekçileri ... [5 Şubat 2014] Yerel Seçimler ve Sol Cephe ... [3 Şubat 2014] Yasak Çiğneme Zamanı ... [29 Ocak 2014] Arsızlığın Bir Türü: 'Liberal Yanılmazlık' ... [27 Ocak 2014] İnsan mı, Hangi İnsan? ... [22 Ocak 2014] Solda cepheleşmek devrimcilerin acil ve tarihi görevidir ... [19 Ocak 2014] Herkesin Şeytanı Kendine ... [15 Ocak 2014] Olasılık - Kesinlik ... [12 Ocak 2014] Özgürlüğün 'Anlamsızlık' Boyutu! ... [8 Ocak 2014] 'Taylan Tanay'ların kollarındaki zincir ... [5 Ocak 2014] Geçen Yılın 'En'lerinden, Yeni Yılın 'Yön'lerine. ... [3 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [2 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [29 Aralık 2013] Yalaka ölçer ... [25 Aralık 2013] Şimdilik 'cin' çarptı, sırada 'halay çarpması' var! ... [22 Aralık 2013] Hayatın aynasında: 'Ya Tayyip... Men dakka dukka!' ... [18 Aralık 2013] Sol Cephe' duyarlılığı, 'Haziran İsyanı'nın çiçeğidir ... [15 Aralık 2013] Mülkümü sordular, 'Yurdum' dedim! ... [12 Aralık 2013] 'Başbakan'ın suç işleme özgürlüğü mü var? ... [8 Aralık 2013] 'Allah'ı alet etmedikleri konu kalmadı! ... [4 Aralık 2013] Sedat Selim Ay 'işkenceci' değilmiş! ... [2 Aralık 2013] İğrençsiniz! ... [28 Kasım 2013] Yöneticiden utanç duymak ... [24 Kasım 2013] Felâket senaryosu, komplo teorisi, suni gündem ... [13 Kasım 2013] İkili Oynamak ... [6 Kasım 2013] Türkiye Solunun 'Yurtseverlik' Sınavı ... [30 Ekim 2013] 'Hukuk Komedisi' değil, 'Hukuk Cinayeti' ... [27 Ekim 2013] Zindan Mektuplarından Kıvılcımlar ... [23 Ekim 2013] Pişkinlik ... [16 Ekim 2013] 'AK Terfi' dedikleri bu olmalı!.. ... [13 Ekim 2013] "Bu ülke hepimizin" diyene bak! ... [9 Ekim 2013] AK Hacılar Dönemi'nin popüler seviye simgeleri ... [2 Ekim 2013] Kendi kendini sansür, onura kelepçedir ... [29 Eylül 2013] Yobazlığın 'Ahmet Hakan'cası! ... [22 Eylül 2013] Derin' Devlete 'Derin' Hizmet! ... [18 Eylül 2013] Siyaset siyaset olarak kalmalıdır, din din olarak ... [15 Eylül 2013] Acil görev 'Yurtsever Halk Cephesi'ni oluşturmaktır ... [11 Eylül 2013] Savaş çalgısına barış akordu ... [9 Eylül 2013] AKP'den beklentinin Kürt siyasetçilerde doğurduğu zikzaklar ... [4 Eylül 2013] Alçaklık ve seviyesizliğin dibinde olmak ... [1 Eylül 2013] AK Vampirler ... [28 Ağustos 2013] Ölümcül hastaları zindanda zincirlemek insanlık mı? ... [25 Ağustos 2013] Merdan Yanardağ'a mektup ... [21 Ağustos 2013] Şiir kir tutar mı? ... [11 Ağustos 2013] Hayatın da bir yargısı var! ... [31 Temmuz 2013] AKP'nin darbe karşıtlığı da sahte! ... [29 Temmuz 2013] "Simit sat onurunla yaşa!" ... [24 Temmuz 2013] 'İktidar gasbı'nın 'darbe'den farkı ne? ... [17 Temmuz 2013] Affın sınırı ne? ... [10 Temmuz 2013] Acı çeşitlemesi ... [8 Temmuz 2013] Vergiyi haram etme hakkı ... [30 Haziran 2013] Altan Tan denen şu şeriatçı yobaza bak! ... [27 Haziran 2013] Yurdun pazarlamacısı ve halk gerçekliği ... [24 Haziran 2013] Gül'ün yorumuna gel de gülme! ... [19 Haziran 2013] Faşist barbarlığın mazereti mi olurmuş! ... [12 Haziran 2013] Zalimlerden zulümlerinin hesabı bir bir sorulacak ... [9 Haziran 2013] Diktatör ve piyonları ... [5 Haziran 2013] Dinci faşist diktacılar defolup gidecektir ... [26 Mayıs 2013] Ülkeyi haramilerden kurtarmak için Yurtsever Halk Cephesi ... [6 Mayıs 2013] DENİZLER korkutmaya devam ediyor! ... [24 Nisan 2013] 'Açılım'ın kapısı ... [17 Nisan 2013] "İleri demokrat"lık virüsü ... [10 Nisan 2013] Neruda'nın kemikleri ... [27 Mart 2013] Toplumsal aptallaşma ... [18 Mart 2013] Sanatçı saflaşması ... [10 Mart 2013] Kalemini de al git! ... [6 Mart 2013] Cinayet, cinnet çağı! ... [3 Mart 2013] Zehrin besin değeri! ... [27 Şubat 2013] Ektiğini biçersin ... [25 Şubat 2013] Faşizmin "zaman ayarlı" operasyonları ... [21 Şubat 2013] Hasta ziyaretine cenaze levazımatıyla gitmek ... [17 Şubat 2013] Aydın olmanın mayası ... [14 Şubat 2013] Yurt'un "Gökçek'e Çakma Ödül" öfkesi ... [10 Şubat 2013] Yalanın İktidarı ... [6 Şubat 2013] Halk düşmanlığı: "Kültür Operasyonları" ... [27 Ocak 2013] "Entelektüel" Yobazlar ... [23 Ocak 2013] Ülke zindan, bunlar zindancıbaşı! ... [20 Ocak 2013] Faşizmin köpürüşü! ... [9 Ocak 2013] Hocaefendi'nin 'Şair, Şiir Hutbesi' ve Necip Fazıl ... [6 Ocak 2013] Büyük Buluşma, Levent Kırca ve küçük adamlar ... [2 Ocak 2013] Yunus'un, Kaygusuz'un yanında Padişah neyin nesi? ... [31 Aralık 2012] "Keşke"li yeni yıl dilekleri ... [27 Aralık 2012] Suça iştirak ... [24 Aralık 2012] "Karanlık Zamanlarda" ... [9 Aralık 2012] "Sesimiz sesinizle buluşsun!" ... [27 Kasım 2012] Yoksa Aleviler 'korkunun ecele faydası'na mı inanıyor? ... [15 Kasım 2012] Hainler Sıralaması ... [12 Kasım 2012] Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun darbe yerleştirme misyonu! ... [7 Kasım 2012] Bir yanda canlarını dişleyerek direnenler, bir yanda 'Hak katı'nın Çöpçübaşı ... [4 Kasım 2012] Kılıçdaroğlu ne söylediğini biliyor mu? ... [28 Ekim 2012] Cumhuriyet mi kalmış ki 'bayramı' olsun? ... [22 Ekim 2012] Sosyalistlerin Meclisi 'Toplantı Bildirgesi'ni okurken ... [17 Ekim 2012] MHP: İktidarın emniyet sibobu! ... [16 Ekim 2012] Bir bu eksikti: 'Çocuk tecavüzcüsü'ne 'şehit'lik! ... [12 Ekim 2012] Kavramlara 'yeni anlamlar' yüklenirken ... [8 Ekim 2012] Başbakan'ın "Yavuz" iştahı ve Aleviler ... [3 Ekim 2012] "Ulemâ-yı bâtın" uluması! ... [30 Eylül 2012] Bu da 'İleri Demokrasi'nin cenaze gaspı! ... [26 Eylül 2012] 'Adalet' buysa, 'adaletsizlik' acaba ne? ... [24 Eylül 2012] 'Kelleci Santrafor'un 'Refleksiz Kaleci'si ... [19 Eylül 2012] Eleştiriye tahammülsüz Polis yasa tanır mı? ... [17 Eylül 2012] Halkın polisi mi, hükümet milisi mi? ... [11 Eylül 2012] Yoksa çete reisi ben miyim? ... [5 Eylül 2012] İnsanın varlık nedenine saldırı ... [29 Ağustos 2012] Başbakan'ın Arkadaşları ... [23 Ağustos 2012] İmamın cetveli! ... [8 Ağustos 2012] Olmayan şeyi tanımak! ... [1 Ağustos 2012] "Zihinsel şiddete uğramak!" ve Prof. Büşra Ersanlı ... [29 Temmuz 2012] "Gelmiş geçmiş en demokratik hükümet" miş! ... [25 Temmuz 2012] Ölümle değil, imamla belalıyım! ... [18 Temmuz 2012] Cezaevlerine duyarsızlık ... [15 Temmuz 2012] Başınıza Mor Gabriel Manastırı kadar taş düşsün! ... [12 Temmuz 2012] Gel de anla! ... [8 Temmuz 2012] Aydın kavramı ve boşa edilen küfür ... [2 Temmuz 2012] Yangını söndürecek güç ... [27 Haziran 2012] Suç ve ceza ... [24 Haziran 2012] "Demokratik" Faşizm ... [20 Haziran 2012] Edip Akbayram'la "Mayıs" ta kucaklaşmak ... [13 Haziran 2012] Umut Odakları ... [13 Haziran 2012] Bu ne hâl Adalet Hanım? ... [6 Haziran 2012] BDP mi kalleş, AKP mi? ... [30 Mayıs 2012] "HES" diye hırlayanı "Höst!" diye hoştlamalı! ... [23 Mayıs 2012] Savaş kışkırtıcılığı, barış militanlığı ... [14 Mayıs 2012] Cüreti cehaletten mi azametten mi? ... [10 Mayıs 2012] Alçaklığın bu derecesi kan dondurur! ... [8 Mayıs 2012] 12 Eylül Darbesi'nin 'COO'su kim, 'CEO'su kim? ... [2 Mayıs 2012] Bulandırılmış muhalif kimlik ... [26 Nisan 2012] Eyvah, Kültür Bakanı yine 'sahne'de! ... [18 Nisan 2012] El insaf Ahmet Altan! ... [4 Nisan 2012] Yaşasın hayat! ... [1 Nisan 2012] AKP'nin Prof. Dr. 'Hoca'ları ... [22 Mart 2012] Sahtekârlık sınırsız ... [19 Mart 2012] "Ilımlı İslam" yumurtasının "Uyumlu İslam" civcivi ... [15 Mart 2012] Sonunda AKP bize terörü sevdirecek! ... [12 Mart 2012] "Kürt Açılımı"ndan rekor çıktı! ... [10 Mart 2012] Zor günler ... [7 Mart 2012] Ya 'devrimci örgüte üye'lik, ya 'sürgit güve'lik ... [4 Mart 2012] İktidar yandaşı muhalefet ... [29 Şubat 2012] "Terörün arka bahçesi"nde olmak ... [22 Şubat 2012] Haber ve görüntü dili ... [19 Şubat 2012] Arap Buharı ... [12 Şubat 2012] Düşüş... ... [8 Şubat 2012] Halk düşmanları halkların kardeşliğine hizmet eder mi? ... [8 Şubat 2012] Kendi Coğrafyası Kendine Zindan, Halkının Sesi Bir Ozan: Mahmud Derviş ... [25 Ocak 2012] Bu gün acımasızlığım tuttu! ... [17 Ocak 2012] "Gurur" gurultusu ... [11 Ocak 2012] 'Şiirden anlamam!' sözünün anlamını anlayan var mı? ... [28 Aralık 2011] Dersim'i Unutma ... [14 Aralık 2011] Köklerden kopukluk 'vazo kültürü'dür! ... [30 Kasım 2011] Seni.... CHE ... [2 Kasım 2011] Acı Sargısı ... [19 Ekim 2011] Örgütsüz aydının örgütlenme çağrısı! ... [5 Ekim 2011] Bunlar kendilerini ne sanıyor? ... [21 Eylül 2011] İnsan hâlleri, insani hâller ... [7 Eylül 2011] Hayata Düşmanlık Yelpazesi ... [24 Ağustos 2011] Yobazlık jandarması Ramazan magandaları ... [10 Ağustos 2011] Sistemin Kirletme ve Körletme Aygıtı ... [28 Temmuz 2011] Sonuçta bu işi kim çözecek, uzaylılar mı? ... [13 Temmuz 2011] Ölüm de çiçek açar... Ve ölümsüzlük o çiçeğin balıdır ... [29 Haziran 2011] "Şu 500 bin meselesi..!" ... [15 Haziran 2011] Sarıdır, ama sararmamıştır... ... [1 Haziran 2011] Düzenin batağında barajı aşmak mı, ırmak yatağında selleşip taşmak mı? ... [19 Mayıs 2011] "Davutoğlu'nun Mevlâna Çıkışı"na Giriş! ... [7 Nisan 2010] Bataklıklı Yolda Tepeye Doğru Yürürken ...
Nihat BEHRAM
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™