Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Önceliklerim? Oy Verir miyim?
19 Haziran 2014, Orhan BURSALI
, Orhan BURSALI

“Çatı Adayı, Siyaset ve Taktik” yazıma e-posta olarak destek, ama gece sosyal medyadaki tartışmalarımızda ise daha çok “köstek” geldi... Sert zılgıtlar da yedim! Acaba okurların büyük çoğunluğu ne düşünüyor diye merak ettiğimde, şöyle bir ipucu bulduğumu sanıyorum: Yazımın doğrudan okurlarca beğenilme ve Twitter gibi sosyal medyada kullanıcılar tarafından dolaşıma sokulma sıklığı ile karşı görüş bildirenlerin sayısı arasındaki ilişkiye baktığımda, büyük sessiz bir çoğunlukça destek gördüğünü söylemek mümkün.
CHP dışındaki sosyalist sol ile CHP içindeki kesin görüşlüler, İhsanoğlu adının asla desteklenecek bir isim olmadığını açıkladılar. Aktif ve eylemci. Şüphesiz herkesin kendi oy vereceği adayı araması, istemesi normal.
Herkesin Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir önceliği olmasına saygı duyarım.
Kiminin önceliği şu: Sağlam Atatürkçü ve/ veya solcu olsun.. Seçilip seçilmemesi önemli değil. Oy vereceği kişinin kimliği öncelik taşıyor... Burada sorun, cumhurbaşkanı seçim yasasının bu çevreye bir aday gösterme olasılığını, 20 milletvekilinin önerisine bağlı kılması. Bence haksızlık bu. İnsanlar ilk turda olsa da kendi iradelerini yansıtacakları bir adaya sahip olmaları gerekir.. belki mesela 100 bin imzayla desteklenmiş bir adayın seçime katılabilmesi... Bu kesim açıklanan muhalefet adayına oy da verme yanlısı olmadığı için, kendi sağlam oylarını görme şansına sahip olabilirler ve oyları yükseltmenin siyasi olasılıkları üzerine kafa yorabilirlerdi!
Kiminin ise şu: Tamam, çatı adayı olsun ama yine de Atatürkçü ve solcu olsun, eğer olmazsa, Atatürk ve sola yakın olsun, en azından karşıt olmasın; veya muhafazakâr olacaksa bile siyasi bakımdan temiz olsun.. Ama İslami cephede yer almış bir adam kesinlikle olmasın...

***

Benim tutumuma gelince, daha net ortaya koyayım:
Önceliğim, Cumhurbaşkanlığı seçimini birinci dereceden etkilemek.. ve iktidarın çıkaracağı cumhurbaşkanı adayının seçilmesini önlemek için sandıkta güçlü bir olasılık yaratılması... Eğer böyle bir noktada iseniz, kendi gönlünüzün arzuladığı bir aday aramazsınız... İktidara karşı güçlü bir aday ortaya çıkartılmasını desteklersiniz.
Peki neden böyle bir tercih?
Çünkü, RTE’nin Türkiye’nin bütün anayasal ve yasal kurumları içinde ve tüm Türkiye’de zücaciye dükkânına girmiş fil gibi hareketi, mutlak egemenliğe tırmanması, anayasal kurumları her an yıkıp geçme kararlığı, anayasayı sıfırlama çabası, ülkeyi bölmesi ve daha bir dizi ekonomik, toplumsal ve siyasal nedenlerden dolayı, kendisine dur denilmesini öncelikli siyasal tercih haline getirdi... Kendisine bir çizgi atmanın en önemli aracı, sandık ve Cumhurbaşkanlığı seçimi...
İnsanların yeniden ülkesine güvenini tazelemesi ve siyaset olarak bir şeylerin değiştirilebileceğini görmesi gerekir.
Çatı adaylığı önerisi, böyle bir şansı yaratıyor. Çatı adaylığının paylaşılması da muhalefet arasında acil bir uzlaşma düşüncesinin ağırlık kazandığını ve ortak paydada birleştiğini gösteriyor.
Çatı adayı, çoğunluk oyunu alır mı bilemem, ama bir olasılıktır ve bu olasılığı yüksek bir düzeye çıkarmak, muhalefetin sorumluluğundadır.
Oy nedir? Bir siyasal araçtır, öncelikle... Onu siyasi, taktik, stratejik olarak kullanırsınız, bir maniveladır. Bir durumu değiştirmek, onaylamak veya yepyeni bir durum yaratmak için kullanırsınız.. Oyuma öyle kutsallık falan atfetmem! Durmadan tercihimi de, siyasal ortama göre değiştiririm... Bunun ötesinde bir anlamı bulunmuyor, Oy’umun!

***

2010’da şu saptamayı yapmıştım: Gülen, AKP ile giderek yol ayrımına gelecektir! Kaderleri farklıdır ve herkes kendi kaderini kendi çizmektedir..” (Neden Şaşırıyorsunuz? 6 Haziran 2010). Bu gerçeği o an gördükten sonra, bütün dikkatimle 4 yıl boyunca bu çatışmaya yoğunlaştım, olması gerekiyordu. Eğer o zaman böyle bir seçim olabilseydi, oyumu, ikisini bir an önce çatıştıracak bir siyasete -ne olursa olursa- yöneltirdim! Öncelikli konumdu.
Bugün de önceliğim, RTE ve AKP iktidarının iktidar gücünün sınırlandırılması, aşağı doğru gidişlerini net olarak ortaya koyacak yeni bir siyasal drumun ortaya çıkması...

***

CHP ve MHP’nin Çatı Adayı çıkaralım anlaşmasının siyasi nedeni şudur: Cumhurbaşkanlığı seçimini etkileyecek ve AKP’nin oyun alanını ve gücünü daraltacak bir siyasal eylem ortaya koymak.
İkisi ayrı ayrı aday çıkarsaydılar, şansları sıfırdı. Meydan, zaten tek başına bu olasılığı elinde tutan AKP’ye kalacaktı.
Çatı Adayı kararıyla, meydana ortak atlarını sürdüler. Sonraki adım, atlarına bindirecekleri süvariydi.
Benim için sürpriz oldu isim. Ama dediğim gibi, önceliğim böyle bir adaylığın kararıydı.
Peki aday önemli değil mi? Evet, ama ilk önceliğinizi saptadıktan sonra, adayın adı ikinci derecede öneme düşer. Peki ikinci derece önem önemsiz mi? Değil tabii, benim de bazı çekincelerim var. Ama insanı, ailesi ile vurmaya kalkışmak yanlıştır. Siyasal ahlaka uymaz. Ekmeleddin İhsanoğlu, Utku Çakırözer’e ilk demecini verdi. Söyledikleri uygun. Utku başarılı bir gazetecilik yaptı.
Evet İslam dünyasından.. Ama İhsanoğlu’nu iktidardakilerin kopyası olarak nitelendiren yaklaşımları tamamen siyaset dışı görürüm. Gülen ile Erdoğan’ı, Erdoğan ile Gül’ü yapışık ikiz kardeşler ve birbirinin karbon kopyası görmek gibi...
İnsanın kimle, hangi güçlerle birlikte hareket ettiği önemli bir karinedir aynı zamanda ve insanı önemli ölçüde değiştiricidir, önünde yeni bir sayfa açmasıdır.
Önemli olan anayasaya işlerlik kazandırmak, herkesin, anayasanın kendisine verdiği yetki ve sorumluluğa sahip çıkmasıdır.
Anaasa Mahkemesi bu yolda.. Çankaya da bu yola girmelidir...
Oyumu verir miyim? Neden acele ediyorsunuz?!  

[Bu yazı 928 kez okundu]
Orhan BURSALI

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [101]
[2 Ağustos 2016] Orduda 'Kemalistler' ve darbe ... [14 Mart 2016] 'Unutulmuş Bir Suikastın Anatomisi' ... [1 Mart 2016] İnce uzun anayasa yolculuğu ve mahkemeleri isyana çağırış ... [11 Şubat 2016] RTE'nin karşı atağı, Gül, muhalif enerjiyi emme girişimi ... [3 Kasım 2015] Yüzde 49.3, PKK/HDP'nin RTE'ye hediyesidir ... [25 Ağustos 2015] Gerçekten seçimler yapılacak mı? ... [27 Temmuz 2015] İktidarını hiç bırakmamak ... [22 Aralık 2014] İktidar Tüm Özgürlük Alanlarını Daraltıyor ... [30 Ekim 2014] Cumhuriyet, Emekçiler Öldürülsün Diye Kurulmadı ... [12 Ekim 2014] 1) Savaş, Hep Yargı Üzerinden ... [30 Eylül 2014] PKK, Programını Uyguluyor ... [25 Ağustos 2014] Siyasi ve Hukuki Güç Parçalandı ... [24 Temmuz 2014] İktidar Savaşı: Düşen Tekmeyi Yer ... [15 Temmuz 2014] Aman Koşun, RTE'nin Elini Güçlendirelim! ... [14 Nisan 2014] Bir Üst Yasa Olarak RTE ... [17 Mart 2014] Yeni Dönemin İşaretleri - 2 ... [7 Ekim 2013] Polis Paketi, Demokrasi Paketi'ni Koruyacak ... [30 Eylül 2013] Laiklikte Büyük Kırılma ... [15 Eylül 2013] Bir Doktora Görüneyim! ... [16 Temmuz 2013] Siyaset Bilimine Göre İktidarın Meşruiyeti ... [2 Temmuz 2013] Osmanlı Olmadı, MHP Alalım ... [2 Haziran 2013] Halk Depremi, Büyüklüğü: 7.4 ... [13 Mayıs 2013] Suriye: 'Federasyon' İttifakı ... [9 Nisan 2013] Silivri, Demokrasinin Mihenk Taşıdır! ... [19 Mart 2013] Ergenekon'a İdam Kararı ... [11 Mart 2013] Gül'den Parti Resti ... [4 Mart 2013] Bu Millet Bunu Yutmaz ... [14 Şubat 2013] Çözüm İçin Padişahlığa Evet Deyin ... [10 Şubat 2013] Erdoğan Sessiz Çığlık'a da Geldi mi? ... [3 Şubat 2013] RTE'nin Doktrini: Barış İçin Savaş ... [21 Ocak 2013] Sıra Avukatlarda! Sonra... ... [20 Ocak 2013] Baransu Vakası - 2 ... [14 Ocak 2013] Güncellesek mi Güncellemesek mi? ... [7 Ocak 2013] İmralı ve 2023 Hedefi ... [25 Aralık 2012] Göktürk-2 Bizim mi? ... [2 Aralık 2012] Darbe Olabilir mi? ... [20 Kasım 2012] Türkiye Tutuculaşıyor mu? ... [15 Kasım 2012] Çete, Soner'e Pusuya Yatmış ... [30 Ekim 2012] Milletin Geri Dönüşü! ... [23 Ekim 2012] Medya: Temel Gösterge ... [18 Ekim 2012] Kılıçdaroğlu, Neredesin? ... [4 Ekim 2012] İyi Bir Halk Sopası ... [27 Eylül 2012] Gelin 'Plan Semineri'ni Yargılayalım! ... [23 Eylül 2012] Kara Gün ... [10 Eylül 2012] Hakikate Lanetli Topraklar ... [4 Eylül 2012] Savaşın Tik Takları - 'İran Casusları' ... [14 Ağustos 2012] 2013 İlkbaharına Doğru! ... [7 Ağustos 2012] Damardan Kürt Meselesi Etnik Temelde Çözüm?! ... [29 Temmuz 2012] Adalete Direnme ve Büşra Ersanlı ... [23 Temmuz 2012] Enkazın Altından Yükselen Çığlık ... [2 Temmuz 2012] Suriye: Savaş Olur mu? ... [19 Haziran 2012] Yargıçların Duyduğum İç Sesleri ... [18 Haziran 2012] Yakın Geleceğin Siyasi Bulmacası ... [28 Mayıs 2012] RTE İktidar Oyununu Kaybeder mi? ... [14 Mayıs 2012] Ne Olacak Bu CHP'nin Hali? ... [6 Mayıs 2012] Zulmünüz Batacak ... [26 Nisan 2012] Cemaat ve ABD Yükseliş ve Düşüş ... [22 Nisan 2012] Adalet ve Komplo ... [17 Nisan 2012] 28 Şubat: Mutlak Düşüncelerin İflası ... [15 Nisan 2012] Hakikatlere Dayanacak Gücünüz Var mı? ... [10 Nisan 2012] 'Gülen' Siyasi Partisi ... [1 Nisan 2012] Dışta Hizmet - İçte Zulüm ... [25 Mart 2012] Balyoz: Ortalık Karıştı! ... [20 Mart 2012] Erdoğan'a Askeri Darbe? ... [11 Mart 2012] Libya'yı Merak Edin ... [8 Mart 2012] Okusun da Türban Taksın! ... [1 Mart 2012] İktidar, CHP ve Suriye ... [27 Şubat 2012] Kurultaydan İyi Şeyler Çıktı ... [23 Şubat 2012] Bir Ara Sonuç ... [21 Şubat 2012] Bu MOSSAD'cılar Kim? ... [14 Şubat 2012] 'Evet, Bu Bir Sivil Darbe Girişimi' ... [10 Şubat 2012] Büyük Kapışma, Devamını Bekleyin! ... [6 Şubat 2012] En Büyük 'Toplum Mühendisi' Madalyası ... [5 Şubat 2012] Şu Vikiliks Var ya! ... [31 Ocak 2012] Sadullah Ergin, Bakan, Hukukçu ... [29 Ocak 2012] M. Altan'a Ret ... [15 Ocak 2012] 'İşimiz Bitti, Artık Bu Adam Senin!' ... [10 Ocak 2012] En Son Kılıçdaroğlu'nu Gördüm İçinde! ... [29 Aralık 2011] Demokrasi ve Yolsuzluk:? İlerleme Yok ... [26 Aralık 2011] Devlerle Dans ... [6 Aralık 2011] AKP, CHP'yi Dilimliyor... ... [27 Kasım 2011] Bugünü Tartışma da... ... [20 Kasım 2011] Ulusal Devletler Topluluğu AB Dağılıyor mu? ... [15 Kasım 2011] Suriye; Olay Gelişiyor ... [25 Ekim 2011] Bu Davaları Bitirin ... [18 Ekim 2011] Daha Kötüye Doğru ... [13 Ekim 2011] Baltayı Ayağına İndirmek ... [4 Ekim 2011] Erdoğan, Kürt Sorununu Çözer mi? ... [20 Eylül 2011] Tutuklama Zinciri ... [15 Eylül 2011] Kabul Edilebilir Değil ... [29 Ağustos 2011] Önce Hukuk'u Halledeceksin Sonra Defterleri Düreceksin! ... [31 Temmuz 2011] Operasyon Tamam ... [30 Haziran 2011] Demokrasi Ölçer'i ... [10 Haziran 2011] Kadınlar ve Özgürlük ... [29 Mayıs 2011] En Büyük Şiddet Hangisi? ... [15 Mayıs 2011] AKP, Ordu, Kürtler Yeni Dönemde Bekleyiş ... [12 Nisan 2011] 'Ulus Devlet Bitti', Kürt Meselesi ... [21 Mart 2011] Diktatörrrr! ... [25 Ocak 2011] Balyoz'un Çöküşü ... [20 Aralık 2010] Kılıçdaroğlu ve Kadınlar ... [10 Ekim 2010] Memleketimden Hukuk Manzaraları ...
Orhan BURSALI
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™