Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Meslek Kuralları İle Oynayarak İtibarınızı Artıramazsınız
2 Mayıs 2011, Av. M. Haşim MISIR
, Av. M. Haşim MISIR
07–08 Mayıs 2011 günleri Adana’da yapılacak Türkiye Barolar Birliği Olağan Mali Genel Kurulu’nda tartışılacak konulardan birinin de eskidiği-uygulanamaz olduğu iddia edilen Meslek Kuralları’mız olduğu görülmektedir. Bunda da hiç kuşku yok ki Meslek Kuralları’mızın tarihsel geçmişinin bilinmemesi ve kolektif itibarımızı korumaya yönelik olduğu gerçeğinin algılanmaması vardır.
Meslek kuralları ile oynamak isteyenlerin “lüzumsuz” olarak nitelediği maddelerin en başında da Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 28, “Bir başka baro bölgesinde ilk kez bir davaya giden avukat o yer baro başkanına nezaket ziyaretinde bulunmaya gayret eder.” hükmü örnek verilir. Hemen hemen disiplinle ilgili her sohbette tartışılır. Şehirler büyümüş, bu maddeye ne gerek var birinci gerekçedir. İstanbul, Ankara, İzmir belki büyüdü ama Gaziantep’in, Çorum’un, Van’ın o kadar büyüdüğünü söylemek mümkün mü? Öncellikle madde metninden görüldüğü üzere zorunluluk yoktur, “gayret eder” diyor.
Öğretide mesleğin köklü geçmişi nedeniyle oluşan bir tür gelenek ve görenek kuralı olduğu, nezaket ziyareti niteliğinde bulunduğu bildirilmekte ise de; Yabancı bir yargı çevresinde avukat, “sudan çıkmış balık gibi” dir. Otel, lokanta, yerel örf, uygulama nasıl, bilmez. Maddenin amacının yabancı bir yargı çevresindeki konaklama, mahkeme, icra müdürlülükleri, resmi kurum ve kuruluşlarda olacak olası olumsuzluklardan avukatı korumak, baronun gücünü avukatın arkasında hissetmesine yardımcı olmak olduğu bilinmelidir. Baro başkanı, yönetim kurulu üyeleri, ilçe temsilcileri ve hatta ziyaret edilecek bir avukat M. nin amacına uygun olarak avukata yardımcı olmalı, avukatta ziyarette bulunmalıdır. Avukat bilmelidir ki basit bir ziyaret kendini güvende hissetmesine, yanlış yapmamasına sebep olacak, sonuçta kendi yararına sonuç verecek, en azından bir dost kazanacaktır. Avukatlara yapılan fiziki saldırıların yoğunlukla yabancı yargı çevresinde olduğu görülürse, maddenin önemi daha da anlaşılır. Kaldırmakla hiç bir şey kazanmaz, uygulamakla canınızı ve itibarınızı kurtarmış olursunuz.   
 
Bir diğer madde Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 27/2. maddesinde bildirilen, “Bir avukat başka bir avukata karşı asil ya da vekil sıfatıyla takip edeceği davayı kendi barosuna ait bir yazı ile bildirir.” hükmüdür.
 
Madde uluslararası uygulamaya da uygun olarak önemine binaen Türkiye Barolar Birliği 11. Genel Kurulu’nun 12–14 Ocak 1978 Ankara Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir. Önemlidir, çünkü bir avukatın ne olursa olsun mahkemelerde yargılanması, icra takiplerine maruz kalması kamuda hoş bir görünüm yaratmaz. Maddenin amacı, avukatla avukat ve/veya avukat ile iş sahibi arasında çıkan uyuşmazlığın baro öncülüğünde sulh yolu ile çözümlenmesi için; baronun uyuşmazlıkla ilgili bilgi edinmesini sağlamak olduğu gibi, aleyhine dava açılan avukatın davaya konu eylem veya işleminin baroca değerlendirilip, gerekirse re’sen disiplin soruşturması açılmasını sağlanmasıdır.
 
Görüldüğü üzere bildirimin amacı izin veya avukatı kontrol olmayıp, Avukatlık onuru ve meslek düzeninin korunmasında Baro organlarını daha aktif hale getirerek, mesleki dayanışmaya zarar verecek uyuşmazlıkları gerekirse sulhen çözümlemek, avukatlık mesleğine olan saygı ve güvene uygun biçimde davranılmasını sağlamakla sorumlu kılmaktır.
 
          Tarihsel geçmişi de olan madde ile öngörülen, “takipten önce “yapılması gereken bildirimle, avukatlar arasındaki dayanışmayı temin eden etik değerlerin özenle korunması, meslektaşlarla ilgili sorunların mümkün olduğu kadar Baro bünyesinde dostça çözümlenmesi, meslek itibarının zarar görmemesi amaçlanmıştır.
         Öğretide bu görev, “şikâyetlerin tetkikinde babalık rolü” olarak tanımlanmıştır.
         Uluslararası uygulama da bu yönde olup; Paris Barosu İç Yönetmeliği’nin 43. maddesinde, “hiçbir avukat, evvelden baro başkanına haber vermeden yargıç, avukat, savcı veya diğer adalet yardımcısı hakkında, şikâyet dilekçesi veremez.”, Vod Kantonu Meslek Kuralları’nın 17. maddesinde, “Meslektaşlar arasında ihtilaflar mümkün olduğu kadar dostça çözümlenir. Bu maksatla her iki avukat tecrübeli meslektaşlarının, Baro Başkanının ve Yönetim Kurulu’nun mütalaasını alır.” denilmekte ve halen de uygulanmaktadır.
          Bu konuda en önemli görev baro başkanınındır. Ben de baro başkanlığı yaptım. Üzülerek itiraf etmeliyim ki, görevimi içtenlikle yaptım, ama maddenin önemini bilmediğim için gelen dilekçeyi dosyasına havale ettim. Oysa madde gerçekten yaşatılması gereken bir m.dir. Günümüzde baro başkanlarının tek başına sorunların altında ezileceği de açıktır. Doğru olan İstanbul Barosu’nun ilk yıllarında olduğu gibi komisyonlar kurmak, meslek üstadlarından yararlanmak, maddeye işlerlik kazandırmaktır. Göreceksiniz ki, avukatlarla ilgili sorunların %90’ı mahkemelere intikal etmeden bünyede çözülecek, meslek itibarı korunacaktır.
           Tarih göstermiştir ki mektep kapatmakla maarifin hiçbir sorunu çözülmemiştir. Bildiğim kadarıyla en az kırk bin mevcudu olan Paris Barosu kapsamı daha geniş olmasına karşın uyguluyor, biz kaldırmaya çalışıyoruz. Ondan sonra da meslek itibarının düşüşünden, toplumda gerekli saygıyı görmemekten şikâyetçi oluyoruz. Vermeden almak Allah’a mahsustur. Ne ekerseniz onu biçer, ona göre itibar sahibi olursunuz.
Avukatlık Yasası m. 134. de “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.” hükmünü amirdir. Görüldüğü üzere meslek düzen ve geleneklerimiz mesleğimizi olmazsa olmazıdır.
 
Daha birçok tartışılan ve kaldırılması istenen madde var. Ancak, Meslek Kuralları ile oynanmamalı, her birinin tarihsel geçmişi olduğu, uygulaması güç de olsa meslek itibarını koruma amacıyla konulduğu asla unutulmamalıdır.  

Gaziantep Barosu

[Bu yazı 2832 kez okundu]
Av. M. Haşim MISIR

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [36]
[31 Ekim 2014] "Güçlü Birey, Güçlü Avukat, Güçlü Toplum" Avukatlık Kanunu Taslağı ... [26 Nisan 2014] AVUKATLIK KANUNU TASLAĞI ... [20 Ocak 2014] Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarının Avukatlık Disiplin Hukuku Yönünden Değerlendirilmesi. ... [18 Nisan 2013] İstanbul Barosu Yönetimi Hakkında Açılan Davanın İddianamesi Yürürlükteki Hukuka Aykırıdır! ... [10 Aralık 2012] TBB 'nin Avukatlık Sınavıyla İlgili Kanun Teklifi Hakkındaki Düşüncelerimiz. ... [3 Kasım 2012] Mesleğin İtibarı Timsahın Gözyaşlarıyla Korunmaz. ... [16 Ekim 2012] Baro Birbirine Zıt Ve Rakib İnsanların Saygı Ve Sevgi İle... ... [19 Eylül 2012] İstanbul Barosu Seçimlerinde Kullanılan Üslup Yürekler Acısı ... [10 Eylül 2012] Avukatlık Ka. Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler (4) ... [27 Ağustos 2012] Avukatlık Ka. Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler (3) ... [9 Ağustos 2012] Avukatlık Ka. Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler (2) ... [30 Temmuz 2012] Avukatlık Kanun Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler ... [30 Haziran 2012] Mesleki Sorumluluk Sigortası Şarttır. Mutlak Düzenlenmelidir ... [21 Haziran 2012] AVUKATLIK AKADEMİSİ NASIL KURULMALIDIR? ... [7 Haziran 2012] Avukatlık Kanun Tasarısı Tartışmaları Gündemde Tutulmalıdır. ... [23 Mayıs 2012] ADALET OLMADIKÇA YÖNETİMİN FAYDASI OLMAZ ... [12 Nisan 2012] TBB Avukatlık Kanunu Tasarısı Hakkındaki Görüşlerimiz ... [3 Nisan 2012] BAROLAR DEĞERLERİNİZE SAHİP ÇIKIN ... [12 Mart 2012] Mustafa Kemal Atatürk'ün Avukatlık Mesleğine Bakışı ... [9 Ocak 2012] Avukatların Sorunlarını Mesleğe İnananlar Çözer ... [13 Aralık 2011] Arabuluculuk Tekel Hakkımıza Açık Bir Saldırıdır. ... [1 Kasım 2011] AVUKATIN ÜSTÜ ARANABİLİR Mİ? ... [3 Haziran 2011] Erdemli Hukuk Adamı Toplumsal Uzlaşmadan Yana Olmak Zorundadır ... [16 Nisan 2011] CEZA DAVALARINDA DA TEMYİZ HARCA TABİ ... [5 Nisan 2011] BAROLAR SUSMAKLA HİÇ BİR KAZANIM ELDE EDEMEZ ... [17 Şubat 2011] Savunma hakkı kutsaldır. Koşullar ne olursa olsun kullanılmalıdır ... [24 Ocak 2011] HUKUK HERKESE LAZIM BARİ İMRALIYA SORUN ... [7 Ocak 2011] TİMSAH GÖZYAŞLARI İLE İNSAN HAKLARINI YAŞAMA GEÇİREMEZSİNİZ. SİYASET DE, YARGI DA NE YAZIK Kİ İFLAS ETTİ. ... [9 Aralık 2010] AİHM KARARLARI IŞIĞINDA AVUKATIN CEZA YARGILAMASINDAKİ ROLÜ ... [22 Kasım 2010] AVUKATLIK MESLEĞİ VE TATİL ... [29 Ekim 2010] Avukat kökenli milletvekilleri ile sorunlarımızın çözümünü daha çok beklersiniz ... [3 Ekim 2010] AVUKATLIK MESLEĞİNİN EN BÜYÜK DÜŞMANI NE YAZIK Kİ AVUKATLAR ... [25 Mart 2010] YARGI BAĞIMSIZLIĞINA DEMOKRATİK DARBE ... [18 Mart 2010] AVUKATLIK SINAVI HAKKINDA ... [8 Mart 2010] AVUKATLIK MESLEĞİNDE REKLÂM NEDEN YASAKTIR ... [31 Ocak 2010] REDDİ HAKİM DİLEKÇESİ ÖRNEĞİNİN BAROYA BİLDİRİMİ NEDEN GEREKLİ ...
Av. M. Haşim MISIR
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™