Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
İktidarı, muhalefet partileri meşrulaştırıyor
31 Mayıs 2014, Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU
, Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU

TCY dahil 15 yasada değişiklik yapılmasını öngören bir yasa tasarısı bu hafta TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi.

Kapsamındaki yasalarda değişiklik öngören ve reform nitelemesiyle yeni yargı paketi olarak sunulan bu yasa tasarısına bakıldığında, paket içindeki dokuz yasa, yine AKP döneminde çıkarılmış ve de çıkarılmaları da reform diye sunulmuş! Her nasılsa bu yasaların kabulü de reform, değiştirilmesi de reform diye sunuluyor! Diğer altı yasa ise AKP iktidarı öncesinde çıkarılmasına rağmen, o yasaların yarattığı yapılar yine AKP döneminde elden geçirilmiş. Şimdi o yasalarda yapılan değişiklikler de yine reform diye sunuluyor!

Her türlü süreci, iktidar istediği gibi yazıp, istediği gibi oynuyor! İktidar, üstelik yargı ile ilgili alanda bile böyle rahat hareket ediyor. Söze gelince erkler ayrılığı ama ne iktidar yargıyı yargıya bırakıyor ne de işin ilginci artık öyle bir iklim oluşmuş ki yargı iktidardan uzaklaşmak istiyor... Her dönemdeki garip ilişki bu dönemde de yaşanıyor...

Örneğin tasarıda TCY’de değişiklik öngörülmesi nedeniyle bu iktidar döneminde kabul edilen TCY’ye bakarsak, 2004 yılında reform diye kabul edilen bu yasada o tarihten beri tam 18 ayrı yasa ile değişiklik yapılmış. Bu tasarıyla yapılmak istenilen değişiklik ise 19’uncusu. TCY’nin neredeyse üçte biri değişmiş. Üstelik TCY, temel bir yasa...

Bir temel yasa, çok kapsamlı, çok uzun sürece dayalı çalışma sonrası kabul edilebilir. Kabul edildikten sonra da ancak hukuksal gelişmelerin zorunlu kıldığı değişiklikler yapılabilir. Oysa TCY’nin, bu kadar sürede yapılan değişikliklerle delik deşik edilmemiş yeri kalmamış. Peki iktidar bu değişikliklere neden gerek duymuş! Ya siyasal çıkarı gerektirdiği ya da o hükümlerle ilgili siyasal çıkarı sona erdiği için!

Bu yasanın kabulü reform ise, o zaman bu kadar sürede bu kadar değişiklik söz konusu olabilir mi! Kaldı ki ne amaçla kabul ederse etsin iktidar, çıkardığı bir yasada 10 yılda 18 yasa ile değişiklik yaptıktan sonra, o yasadaki aykırılıklar düzelmiyorsa ve her seferinde yine bu yasada değişiklik yapılıyorsa, ceza siyasetinin de; insan hakları, hukukun üstünlüğü ve evrenselliğin ötesinde, tamamen siyasal yarara özgülendiği de ortaya çıkıyor! Yasal düzenlemeye, ya bir çıkar ya bir baskı unsuru yönünden bakılıyor.

Aynı şey paket kapsamındaki, HSYK yasasında ve yine diğer yasalarda öngörülen değişikliklerde de söz konusu. TBMM erkler ayrılığına göre değil, tamamen iktidara göre çalışıyor!

Taraf olunan tüm uluslararası sözleşmelere imza atan diğer ülkelerde, bu sözleşmelerden hareketle yargıçlar sendikal olarak örgütlenirken, nedense aynı sözleşmelerin tarafı Türkiye’de yargıçların sendikal örgütlenmeleri konusunda olmadık engeller çıkartılmaktadır. Çalışma Bakanlığı, sonuç alamayacağını bildiği için sendikaya karşı bir kapatma davası açmamakta, ancak yok sayma dahil, her konuda fiili engeller yaratılmaktadır. Böyle bir engelle karşılaşmamak için sendika kendisinin var olduğu hakkında dava bile açmış ve aldığı böyle bir kararı TBMM’ye de ibraz edilerek, yargı ile ilgili bu tasarının yargının örgütlerinden kaçırılmaması, mutlaka yargının görüşünün alınması gerektiği belirtilmiş, ancak daha önce tekme tokat hareket eden iktidar mensubu milletvekillerinin yerini, şimdi tarafsızlığını kaybetmiş iktidar mensubu komisyon başkanvekili alıp, iktidar gibi davranarak Sendika sanki yasa dışı örgütmüş gibi, elinin tersiyle dışarı çıkın diyebilmiştir. Sendikanın, bu tasarı hakkında komisyonda bulunma hakkına yönelik talebi ve görüşlerini sunma isteğine Komisyon’da yanıt bile verilmemiş, bu konudaki talebinin oylanması yoluna bile gidilmemiş, bu talep görmezden gelinmiştir.

Yargı bağımsızlığı, iktidarlarca hep lütfedilecek, mutlaka yargıya sunulacak bir konudur yaklaşımıyla, ülkemizde yargının kendisi bile, yargıda örgütlenmelere hep mesafeli durmuş. Bu durum siyasi iradenin işine de gelmiş! Oysa yargı bağımsızlığının düzeyi, bu konuda yargının bizzat örgütlü olarak vereceği demokratik mücadele ile çok yakından bağlantılı. Bu her yerde böyle. Nedense ülkemizde bu durum görülmek istenmemiş! Ama ülkemizde sendikal anlamda üç yıl olmak üzere örgütlü olarak sekiz yıllık geçmişi bulunan yargıda örgütlenmenin karşılaşmadığı engel kalmamış. Bu tablodan da haliyle hep iktidarın uygun gördüğü kadar yargı bağımsızlığı çıkmış!

İktidarın söz konusu yasa tasarısı konusundaki sendikaya yönelen antidemokratik davranışı karşısında muhalefet partileri etkin bir karşı irade sergilemek bir yana, iktidara karşı koyma yoluna bile gitmemişlerdir. Demokratik çoğulculuk sanki sadece siyasi partilerden oluşuyormuş gibi iktidarın anlayışına da uygun bu garip tabloda iktidar bildiğini okuyor! Süreçte iktidarı etkin denetleyemeyen muhalefet te bu tablonun içinde bulunmakla, iktidarın yaptıklarına sadece meşruiyet kazandırıyor! 

[Bu yazı 870 kez okundu]
Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [28]
[8 Haziran 2014] Muhalefetin sözde çatısı! ... [24 Mayıs 2014] Kadere değil demokrasiye ... [26 Nisan 2014] Cumhurbaşkanlık mı sultanlık mı? ... [20 Nisan 2014] Terör ve mahkemeleri, MİT tabelasıyla devrede ... [12 Nisan 2014] Demokrasinin seçilmediği seçim! ... [5 Nisan 2014] Kanlı mı olacak, kansız mı olacak dememişler miydi? ... [29 Mart 2014] Böyle demokrasiye böyle YSK! ... [15 Mart 2014] Kin ve nefret yoluyla demokrasi mi! ... [1 Mart 2014] Paralelin öbür ucu nerede! ... [27 Şubat 2014] 'Yargı için söylenecek bir şey kalmamıştır' ... [15 Şubat 2014] Ankara'da seçim sonuçları belli! ... [8 Şubat 2014] İktidarı aklayan bir muhalefet! ... [25 Ocak 2014] Bakanların dosyaları kapanıyor! ... [18 Ocak 2014] Kutusundan çıkan ayakkabı! ... [11 Ocak 2014] TBB Başkanı Feyzioğlu'nun önerisi ... [7 Aralık 2013] Seçimlerde tarafsızlık kandırmaca mı? ... [30 Kasım 2013] Hukukta yalan rüzgarı! ... [16 Kasım 2013] Başörtüsü yargının gözünü de bağladı ... [9 Kasım 2013] Yargıda örgütlenme engellenemez! ... [2 Kasım 2013] Cumhuriyet'ten, 12 Eylül Cumhuriyeti'ne! ... [27 Ekim 2013] Demokrasi için paket tehlikesi! ... [12 Ekim 2013] Yeni 12 Eylül toptan değil, paket paket! ... [14 Eylül 2013] 12 Eylül'lere ve 12 Eylül'lerden miras mahkemelere hayır! ... [7 Eylül 2013] TBB için söz değil, eylem zamanı! ... [24 Ağustos 2013] Hukuk ve demokraside uygun adım geriye! ... [28 Ağustos 2012] Tutuklu milletvekillerine özgürlük! ... [8 Haziran 2012] ÖGM'ler İçin Eylem Planı ... [19 Kasım 2011] İleri Demokrasi İçin Atılan Adım: ÖGK!.. ...
Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™