Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek...
29 Mayıs 2014, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

“Eğer CB seçimi, başkanlık rejimine geçmek için kaldıraç olarak kullanılırsa, TBMM’yi demokratikleştirme gereği gündem düşürülür”. Buna karşılık, halk tarafından seçim, Anayasa’nın emredici hükümlerini bu özelliğinden çıkarmayacağına göre, teknik bir sorun olarak görülebilir. Bu durumda parlamenter rejimi demokratikleştirici öneri ve usullerin gerçekleşme olasılığı artabilir.

Tepede meşruluk, toplumda ayrışma…
Deniyor ki, halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı(CB), TBMM’ce seçilecek CB’ye göre daha güçlü bir meşruluktan yararlanır. Doğru; ama unutulan şu: Meşruluk pekişmesi, CB’yi Anayasa-üstü kılmaz. Tam tersine, “gözetme yetkisi” daha da pekişen CB, Anayasa’ya saygıda kusur etmediği sürece, “Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını” sağlama işlevi görebilir.

Sakıncası yok mu? Genel oyla seçilmesi, seçmenleri, “bizden ve ötekiler” şeklinde ayrıştırabilir. Buna, 30 Mart öncesinden bu yana tanık olmuyor değiliz. Aslında, Başbakan seçim kampanyasını kesintisiz sürdürdü: 30 Mart’ı izleyen haftalarda teşekkür konuşması bahanesi ile meydanları doldurulan birkaç Anadolu kenti, ilk prova olarak görülebilir. Köln’de yapılan toplantı da, aslında bir seçim konuşması. Belediye seçiminin yenileneceği Yalova konuşması, CB kampanyası söylemi hakkında ipuçları da sağlıyor: “MHP’li seçmenler, oylarınızı CHP’ye değil, AKP’ye verin!”…

Görünen şu: Doğrudan seçim, tepede “demokratik meşruluk” için pekiştirici bir işlev görse de, toplumda yaratacağı ayrışmalar, zaten hayli kırılgan olan toplum dokusunda demokratik bakımdan daha derin hasarlara neden olur, nefret ve ayrımcı söylem eşliğinde etnik ve dinsel ayrışmaların körüklenmesi ile…


TBMM demokratikleşmeyecek mi?
Eğer halk tarafından seçim, - CB’nin halk tarafından seçildiği birçok Avrupa devletinde olduğunun tersine-, parlamentoculuğun sonu ve başkancı rejimin eşiği olarak görülürse, halk ile vekil arasında var olan demokrasiye aykırı düzenleme ve uygulamalar, artarak devam edecek demektir. Adayların parti liderlerince belirlenmesi ve %10 ulusal baraj, seçmen-seçilen yabancılaşmasına yol açan iki büyük “Anadolu fay hattı”.

Bunların muhafazası ile “muhafazakârların başkancı iştahı” arasında doğrudan bağ var: Cumhurbaşkanı sıfatı taşıyan zat, desteğiyle seçildiği partisi üzerinde hâkimiyetini sürdürecek; yasama organı iyice gözden düşürülecek ve artık Başkanlık rejimi dışında bir yolun istikrar sağlamayacağı teranesi eksik edilmeyecek…


Anayasal sınırlarda kalınırsa…
CB, yukarıda belirtildiği gibi, yansız statüsünün gerekleri çerçevesinde hareket ederse, bu durumda, hem anayasal denetim ve denge düzeneğinin en gözde organı olur; hem de, siyasal rejim ve sistemin demokratikleşmesine katkıda bulunabilir, hakem konumu ile. Üstelik, “Devletin başı sıfatıyla, Cumhuriyeti ve milletin birliğini temsil” görevi anlam kazanır.

“Cohabitation” riski nasıl önlenir?
İktidar-muhalefet tartışmasından yola çıkacak olursak; % 43 oy alan kişi varken, geriye kalan dağınık % 57, CB’yi nasıl çıkarır? İşin düğüm noktası bu: CB’nin, halkın temsilcileri tarafından seçilirken 2/3, 3/5 gibi nitelikli çoğunluk aranmasının nedeni, siyasal kutuplaşmaların damgalamadığı ve seçilmesi durumunda tarafsız davranabilecek bir şahsiyeti seçme arayışı.

Halk tarafından seçimde ise, eğe çoğunluk, bütün yurttaşlara hitap edebilen bir kişiye yönelirse, o durumda, parlamentoda aranan uzlaşmanın benzeri bir süreç, doğrudan seçmenlerin iradesiyle işletilmiş olur. Bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda, % 40 ve üstü ülkeyi yönetmeye devam eder; geriye kalan çoğunluk ise, hakemlik görevini yerine getirir.

Bu varsayımda, CB ile Hükümet’in siyasal aidiyet bakımından farklılaşmasını ifade eden “cohabitation” (birlikte oturma), tehlike yaratmaz.


Açık ve yakın tehlike…
Buna karşılık, genel oyla seçim, yarı-başkanlık veya başkanlık rejimini kurmak için bir kaldıraç olarak görülürse, bu olsa olsa, başkancı rejime gidişe ivme kazandırır. Bugüne kadar, hukuki düzenleme ve siyasal tercihler, denge-denetim düzenekleri yerine “kişisel iktidar için merkezileşme” yönünde kotarıldı. Öyle ki, maden işletmeciliği için uzman-özerk bir birim oluşturma gereği, gündeme bile gelemedi; çünkü, benzeri kuruluşlar, siyasal vesayet altına sokuldu. Dahası, Mahkeme kararına meydan okuyarak sürdürülen AOÇ’deki “saray inşaatı” bile, yakın tehlikenin açık kanıtı…

Bunu önlemenin yolu, CB seçiminin teknik ve anayasal bir süreç olduğunun bilinmesinden geçer.

[Bu yazı 1121 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™