Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Aklınızdan bile geçirmeyin
17 Mayıs 2014, Aydemir GÜLER
, Aydemir GÜLER

Soma maden faciası bir komplo olabilirmiş. Dışarıdan gelen provokatörler varmış...

İlki deli saçmasıydı. İkincisinden hareketle Soma’da önceki gece sınırlı bir provokasyon denendi, tutmadı.

Peki camide içki içip seks yaptılar türünden laflar bundan daha mı az abuk sabuktu? Erdoğan’a sorsanız, iddianın defalarca kanıtlandığını söyleyecektir.

Cihat yolunda yalanın lafı mı olur? Biz gavur sayılıyoruz ya; uydurmanın sınırı yok!

Dolmabahçe’ye motosikletlerinde, deri giysileri içinde ve üstleri çıplak inenler “başörtülü bacımıza” neler neler yapmışlardı! Bu tuhaf yaratıkların hayli dışardan geldikleri açıktı. Mars’tan mı, Jüpiter’den mi?

Kameralar görüntülerini kaydedemiyor bir kere! Molekül yapılarının farklılığından olabilir. Amerikalı Yahudiler böyle bir karşı-teknoloji geliştirmişlerdir kesin.

Durum böyleyse madeni birtakım lobiler patlatmış, yardım ekiplerinin içinde önceden örgütlenip araç lastiklerinin havasını indirmiş olabilirler.

Karşımızdaki yalancıların garantili yedekleri de var. Yukardakiler inandırıcı gelmedi mi? “İşçiler namaz kılmadan inmişler madene... ondan olmuş.”

AKP aklının yapacağı bu kadardır.

Bu kadarının hitap edebileceği kitlenin ne olduğu bellidir. Elbette bunlar kamuoyunu etkilemeye yetmez. Durum budur.

Ve zaten bu durum, AKP rejiminin dikiş tutturamamasının da nedenidir.

Bu kilidi açabilmek için Erdoğan’ın liberal ittifaklar çağına geri dönmesi artık beklenmiyor. Ne dili, ne fikri ne de yumruğu uyar. Erdoğan son sürat gittiği yolda ayağını gazdan biraz çekse bile kaybedeceğini düşünüyor. Hız kesse yakalayacaklar ve başına gelmedik kalmayacak.

Haksız da sayılmaz hani!

O zaman çare daha inandırıcı hikayeler, “orta sınıfların” da aklına yatacak senaryolar yazmak olmuyor. Çare, şiddeti arttırmakta. Şiddet arttıkça çılgın projecimiz, bildiğiniz “tımarhanelik adam”a dönüşür.

Örneğin şu Dışişleri kayıtları bu kategoriye girer. “Camide içki içtiler”e inanılsın diye en fazla bağrılır çağrılır. Ama Suriye’nin düşmanlığını kanıtlamak için iki adam gönderip dört füze attırmak mümkündür. İlki bir fikir, ikincisi yaratılmış hakikat olur!

Aşağı yukarı yapılmıştır da! Reyhanlı’nın yerle bir olmasına göz yumulmadı mı? Maksat savaş çıksın, Suriye politikası yürüsün.

Soma’da komplo teorisinin teorik olarak, bir olasılık olarak ortaya konması yetmez. Yabancılar gelmiş, işi karıştıracaklarmış, yetmez. Dinsizler hak etmişti; hiç yetmez!

AKP’nin arayacağı çıkış olsa olsa daha büyüğü, daha şiddetlisi olabilir. Dikkat ve tekrar; burada sadece bir dozaj farkı yok. Yalan hakiki olmayandır. Gerçek dışı bir şeye insanların inanması sağlanabilir... Diğeri “büyük yalan” değildir. Yeni bir hakikat kurgulanmıştır ve ortada bir fiil vardır artık.

Öyle bir fiil olacak ki, bir yıldır diktatörlüğün karşısına dikilen, asla ikna olmayan Türkiye “insanı” donup kalsın. Dili tutulsun, aklı uçsun.

Tayyip Erdoğan’ı artık daha azı kurtarmaz!

Ama bu hiç kurtarmaz!

Bu tür deliliklerin tutmayacağının güvencesini biz emperyalistlerde, düzenin başka egemenlerinde falan aramayız. Böyle yapmak söz konusu güçlere, halkın işine yarar başka bir akıl atfetmek olur.

Mesele, Türkiye’nin bu şekilde yönetilemez olmasındadır.

Çünkü Türkiye, belirli gelişkinlikte bir ülkedir. Bu ülkede kapitalizm hüküm sürmektedir. Bizim bugün pek örgütlü olmasa da deneyimli bir işçi sınıfımız var. Geriye itilemeyecek modern ve laik damarlar vardır. Kentler var, aydınlar var. Bugün etkisi sınırlı da olsa sosyalist birikimler var...

Dolayısıyla derim ki, aklınızdan bile geçirmeyin. Soma’da tekrar alevlenen toplumsal yangını bir örtüyle söndürmeyi düşünen, fena yanar!

solhaber

[Bu yazı 762 kez okundu]
Aydemir GÜLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[21 Eylül 2014] Komünist Parti MK üyesi Aydemir Güler: Sosyalizm vurgusu daraltmaz güç katar ... [17 Haziran 2014] Çankaya için boş işler ... [11 Haziran 2014] Cambaza bak ... [9 Haziran 2014] Çankaya yolu Lice'den geçer mi? ... [29 Mayıs 2014] Muhalefet dediğin ... [24 Mayıs 2014] Gaza basmak: Tercih mi, zorunluluk mu? ... [21 Mayıs 2014] İğrenme ... [20 Mayıs 2014] Bir kere daha cumhurbaşkanlığı ... [16 Mayıs 2014] Reyhanlı, Soma, meşruiyet ... [26 Nisan 2014] Ayar ... [16 Nisan 2014] Ne yapmalı, ne yapmamalı ... [15 Nisan 2014] Gelecek istasyon: Cumhurbaşkanı seçimi ... [12 Nisan 2014] İkinci Ergenekon vakası ... [10 Nisan 2014] Sığar mı, sığmaz mı? ... [9 Nisan 2014] Bölünen Türkiye'de yumruk ... [3 Mart 2014] Üç yıl önce üç sosyalizm ... [28 Şubat 2014] Kimin nasıl ?götüreceği önemlidir ... [24 Şubat 2014] Tayyip: Nereye ?kadar deliyi oynar? ... [7 Şubat 2014] Seçim yalnız seçim değildir ... [31 Ocak 2014] İstanbul bu giysiye sığmaz ... [24 Ocak 2014] 34 yılın sonunda para ve din ... [27 Aralık 2013] E.A. dendiğinde ... [23 Ağustos 2013] Neden dışarıda oynuyorlar? ... [21 Haziran 2013] Önce borcunu öde ... [27 Mart 2013] Demokrasi ve barış ... [20 Mart 2013] Akıl var mantık var ... [21 Şubat 2013] Halk nedir? ... [14 Şubat 2013] Arap "Bahar"ı bitiyor mu? ... [30 Ocak 2013] Ulus, milliyet, vs. Ne bitti? ... [2 Ocak 2013] AKP ha düştü ha düşecek mi? ... [26 Aralık 2012] Tayyip paketi ... [5 Aralık 2012] Komünistin milliyeti, dini... ... [15 Kasım 2012] Kim kazanır? ... [24 Ekim 2012] Rus faktörü ... [18 Ekim 2012] Bir demet kavram: Çözüm, reform, irade... ... [11 Eylül 2012] Hangi kriz? ... [27 Ağustos 2012] Sıcaktan mı? ... [7 Ağustos 2012] Düğüm ... [9 Temmuz 2012] Uzlaşmacılık ne yana düşer? ... [2 Temmuz 2012] Zana çözümü mü? ... [25 Haziran 2012] Suriye duvarı ... [4 Haziran 2012] Bu kadarı da... ... [15 Mayıs 2012] Hiç mi tartışmasak? ... [9 Nisan 2012] "Hakiki müslüman" ... [28 Şubat 2012] 28 Şubat'ı nereye koymalı? ... [23 Ocak 2012] Mağduriyete dönüş mümkün mü? ... [21 Kasım 2011] CHP muhalefeti ... [7 Kasım 2011] Ezmek için mi, çözmek için mi? ... [20 Temmuz 2011] Kan ne yöne akıyor? ... [30 Mart 2011] Solu soysuzlaştırmak ...
Aydemir GÜLER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™