Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yarın 23 Nisan
22 Nisan 2011, Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
, Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
Bu siyasetçilerin yaptıkları işgüzârlık değilse, işbirlikçiliktir. İnsanlıktan çıkmışlarla, insancıl olmayan sosyal, siyasal, iktisadi yapılarla, kölelerle, efendilerle kurulan bir işbirlikçilik... Kimi bilmeyerek, saflığındankatılıyor buna.
Bu yolda en çirkini, yüzde on barajının üzerine pişkinlikle, utanmadan, sıkılmadan kurulmak; buna göre seçilecek köle vekillerle güya özgürlükçü bir anayasa yapmayı seçmene pazarlamak; seçmenden meclisi epeyi dolduracak denli oy toplamak; ardından eski çarkları yeniden yağlayarak gemilerini yüzdürmek… Figüranlarınki de daha az çirkin değil hani. Aynı yolla zengin olmayı düşleyen lümpenler gibiler. Yanlış, haksız olanı nasıl olur da bilmezler? Hamamın namusunu kurtarırcasınacılız bir sesle bu sedde karşı çıkıyor olmaları yeterincegizleyemiyor ayıplarını.
Atatürk bunlardan söz ediyor ama, gözbebeği gibi koruyup, kolladığı Türkiye Büyük Millet Meclisini böyle dolduracaklarını doğrusu düşünmüyor. O, parlamentonun hâlâ ve daima “Büyük Millet Meclisi” olarak kalacağına inanıyor. Milletin o büyük meclisinin en çetin kalelerden daha sarp ve zapt edilemez olduğunu düşünüyor. Bu düşüncesinde sağlam kanıtları, deneyimleri var: Bu halk, bu işbirlikçileri hep gitmek istedikleri o İstanbul’a yollayarak, asla zapt edilemeyecek bir meclisini her zaman yeniden kurar.Belki bunun için O, sevgili gençliğine, “Büyük Millet Meclisi”nden, elden çıkabilecek bir kurummuş gibi söz etmiyor. Bu milletin, bu halkın, bu insanın, bu yurttaşın istencinin ve usunun yasama ve yargı gücüne işgali olanaksız bir yeti olarak bakıyor.
Yarın 23 Nisan. Bu Millet, bu Halk, özgür ve onurlu Meclisini kuşkusuz daima kurar. Belli ki yarı bilinçle, belki tavşan yüreğiyle “direnme”den söz eden o partiyeyarından önce bir çift sözümüz olsun: oy pusulasından çekilin! Hele bu önümüzdeki yasama döneminde anayasa yapacaklarsa, bu seçim ve siyasal partiler yasasıyla seçime girmeyin! Her zaman yaptığınızı bu kez yapmayın. Direnme budur! Böyle bir meclisin anayasa yapamayacağını biliyor olmalısınız. Geç oldu demeyin. Bunu diyeceğinizo gün, böyle giderseniz, zaten yakında gelecek. Ya da, bu antidemokratik engelleri kaldırmak ve hemen ardından yeni bir seçime gitmek için katılın bu seçime. Yalnızca bunu vaat edin bize.
Siyasetçiler! işbirlikçi değilseniz, işgüzârlığın da zamanı değil. İnsana, halka, yurttaşa saygıyı bilmeksizin, hangi işin yeterince bilinebileceğini sanıyorsunuz tanrı aşkına? Bilmemiz gereken ilk şey bu saygı; bu saygının temelinde yatan bilime, bilgeliğe saygı değil de, nedir? Kabalıkla hangi inceliği görüp, gösterebiliriz? Saygı uzmanlık gerektirmez, ama uzman kişinin içinde ve işinde insana, halkına içten bir saygı gerekmez mi? İşgüzârlar bunu da bilmezler.
Yurttaşlar! Bu koşullarda seçime katılmayı kendilerine zül sayamayan bu partileri seçmeyin. Bu saygısızlığı kendinize bir kez daha yaptırmayın! Lağımcıların işini kolaylaştırmayın! Ölümü gösterip, ölümcül bir illeti size iyileşecek bir hastalık gibi anlatmalarına kanmayın. Ölümü görüyorsanız, çaresini de siz görürsünüz. Oy pusulasını, bir anı olsun diye, alın gelin evinize. Ya da oyunuzu, bu tuzakları kaldırıp, derhal yeniden seçime gitmeyi bir namus, şeref sözü olarak size verecek olan partiye verin. Yarın son 23 Nisan olmasın.
Yarın son 23 Nisan olmayacak! Anadolu’yu vermeyeceğiz. Anadolu Ankara’ya yürüyor! Yedi ikliminden adım adım, kervan kervan doğa ve insan adına; ulusal bağımsızlık, insanlık onuru, doğanın onuru adına Anadolu Ankara’ya yürüyor, onu yeniden Cumhuriyet bilgeliğinin Başkenti yapmak için. Bu akın güçlenerek sürecek.Bunun içinsiz de zamanı gelince müstevlileri ve işbirlikçilerini, işgüzârları seçim pusulasında yalnız bırakın. Kazansalar da kaybettiklerini görmeliler. Onlar bir zamanlar onursuz reçetelere rıza göstermeyip, onurlu ölümü göğüsleyen Anadolu’nunkendisini nasıl sağalttığını; nasıl coşkuyu, sevinci bayraklaştırdığını anımsayarak, korkmalılar! Siz yeter ki, direnin!
***
Çıktı: Hukuk Felsefesini Yeniden Düşünmek, hazırlayan: İoanna Kuçuradi, İstanbul 2011

(Cumhuriyet Bilim Teknik 22.04.2011)

[Bu yazı 2001 kez okundu]
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [40]
[23 Aralık 2013] Türkiye Barolar Birliği'ne "Müdafaa-i Hukuk" Çağrısı ... [6 Eylül 2013] Facebook'ta Gezi'nen Yazılarımdan - 1 ... [16 Ağustos 2013] Neresi Yanlıştı? ... [4 Mayıs 2013] Hangi Barış? ... [19 Nisan 2013] Yeniden Merhaba! ... [4 Ocak 2013] "Nikbinlik." ... [7 Aralık 2012] YÖK ve Karşıdevrim-2 ... [23 Kasım 2012] YÖK ve Karşıdevrim ... [29 Eylül 2012] Başkaldırmak, Başını Bir Güneşe Doğru Kaldırmaktır ... [4 Eylül 2012] Kara Mizah ... [20 Temmuz 2012] Üniversiteler Direnin, Çok Geç Kalmadan! ... [8 Temmuz 2012] Üniversite Hali ... [23 Haziran 2012] Atatürk Cumhuriyeti Sökülürken Direnemeyen Üniversitelerimiz ... [8 Haziran 2012] "Telgrafhane" ... [27 Mayıs 2012] Bir Kassandra Çağrısı (2) ... [13 Mayıs 2012] Bir Kassandra Çağrısı ... [28 Nisan 2012] Üniversiteler Hâlâ Susuyor ... [14 Nisan 2012] Ülke Toprağını Satmayacaksın, İşçiyi Sömürtmeyeceksin... ... [1 Nisan 2012] İçerdekiler ... [16 Mart 2012] "Gülümsemek Direnmektir" ... [3 Mart 2012] Direnen Ülke ... [17 Şubat 2012] Direnen İnsan ... [10 Aralık 2011] 'Romantik Direniş', 'Alakarga', 'Akademik Bilinç' ... [25 Kasım 2011] "Direnen Üniversite" Yankılanıyor! ... [7 Ekim 2011] Tek ve Son Çare! ... [23 Eylül 2011] Üniversite Nedir? ... [9 Eylül 2011] Bir Yargıç Nasıl Adil Olur? (*) ... [26 Ağustos 2011] Düşündüşleme (*) ... [12 Ağustos 2011] Bir Yargıç Nasıl Adil olur? ... [29 Temmuz 2011] "Bir Gün Şu Hastalıklı Vatan Canlanırsa..." (*) ... [3 Temmuz 2011] Ne Dersiniz? ... [17 Haziran 2011] Yine Hayatı Olmak ... [6 Haziran 2011] Hayatı Olmak ... [21 Mayıs 2011] Dikkat Bir Aydınlanma Erdemi ... [9 Nisan 2010] HUKUK POLİTİKASI ... [25 Mart 2010] "Freirechtsschule" ... [1 Mart 2010] Vaziyet ... [22 Şubat 2010] Elsa Türkiye ... [9 Şubat 2010] HUKUK POLİTİKASI ... [26 Ocak 2010] KARA KÖMÜRDEN ACI TÜTÜNE ...
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™