Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Ayar
26 Nisan 2014, Aydemir GÜLER
, Aydemir GÜLER

Anayasa Mahkemesi Başkanı, Erdoğan’ın gözünün içine baka baka hukukun üstünlüğünü savunmuş.

İyi yapmış. Kağıt üstünde bile olsa demokrasi denecekse, zaten birilerinin bunu yapması olağandır.

Olağan olmayan ve gösterdiği cesaret nedeniyle “alkışlanması” gereken diğerleri. Örneğin, “AYM’yi de kaldıralım” diyen Milletvekili. “Ey Darwin” dediği gibi, “Ey yargı sen kim olduğunu zannediyorsun” diye parmağını sallayan Başbakan... Olağan sayılmaması gerekenler bunlar.

Tabii cesaret derken, cahil cesaretini kast ediyorum.

Ama ayar lazım.

Çünkü Haşim Bey, demokrasinin faşizm ve komünizme karşı mücadeleyle kazanıldığını iddia edecek kadar tahrifatçıdır. İddia ediyorum, bugün dünyada kapitalizm koşullarında, diyelim on gram demokrasi varsa, bunun beşten azı kapitalistlerin kendi aralarındaki fair play ihtiyacından, yarıdan fazlası solun hak mücadelesinden çıkmıştır!

Ayar bir: Yargıcı, demokrasi kahramanı ilan edenler, anti-komünist olduğunu ihmal etmesinler!

O böyle konuştu diye, ahali şöyle bir gevşeyecek. AKP diktatörlüğüne sınır çekecek güçlerin devletin içinde varlıklarını koruyor olması mutluluk verecek.

Mutlu olmak kötü değil. Mücadelemizin amacı insanların mutluluğu, değil mi!

Ama erken mutluluk, mücadelenin köküne kibrit suyu sıkar. Sorun orada.

Şakası bile yapılmaya başlandı: “İster misin, AYM bireysel başvuruyu olumlu yanıtlayıp Taksim’i 1 Mayıs’a açsın!”

Ayar lazım... Taksim’i açan bir AYM ile açmayan bir AYM arasında fark vardır elbette. İki farklı politik manzara oluşur.

Ama bizim açımızdan temel iş değişmez. Solun yapması gereken Tekel işçisi-liseli-üniversiteli-Haziran direnişçisi-Yatağan işçisi çizgisini güçlendirmek, halkı diri tutmak, harekete siyaset taşımak, örgütlenme yönelimlerindeki tıkanıklıkların çözülmesine yardımcı olmaktır.

* * *

Ermeni sorunu nedeniyle de ayara ihtiyaç var.

1915 tarifsiz bir trajedidir. Bu acı bir halkı göç ettirdi, Türkler ve Kürtlerin üstüne ağır bir gölge düşürdü, insanları birbirlerine hasım kıldı, milliyetçilikleri körükledi.

Milliyetçilerin karşılıklı dayattığı ise sidik yarışı: Kim daha suçlu!

Dün, Aytek soL’un ikinci sayfasında bir yöntem anlattı. Atlayan, internetten okusun Aytek Soner Alpan’ı...

Milliyetçileri ve liberalleri o yazıya havale edip bugüne ve ayara geleyim.

Türkçe konuşan, kendini bu ülkenin parçası hisseden, vicdan sahibi bir ilerici, 1915’i insanların hatırlamasını ister. Bizim Ermenilerimiz yanımızdan zorla alınmıştır.

Bu samimiyet, kendi düşmanını ve dostunu bulur. Hrant’ın dediği gibi, su çatlağını bulur...

Ayar özür meselesine.

Yahu 1915’te ülkenin egemenleri yok muydu? Onlara yön veren emperyalistler yok muydu?

Maraş için, Sivas için özür mü diliyoruz, yoksa mücadele mi ediyoruz?

Türkiye’yi unutun. Atalarının tamamı suç işlemiş bir halkın bile toplu özür dilemesi, yeni bir travma yaratır: Hepimiz suçluyuz. Bunu tartışmak yıkıcıdır.

Sonuçta, eski kavga sulha bağlanmayacaktır. Kimilerinin intikam duyguları karşılık bulacak ve bu, simetrik bir intikam duygusunu tetikleyecektir.

Kolektif özür, yıkım projesidir.

Bu söylediğimden “Türklüğe karşı komplo” teorisini savunanlara pay çıkmaz. Milliyetçilerin durumu çok daha vahim. Onları “kandırmak” için intikam zembereğinin yeniden kurulması gerekmiyor. Eski paslı hikayeler yetiyor!

* * *

Ayar bitti. Mutfak.

Dün Yiğit Günay’ın 15. sayfa yazısı ayrıksı bir olayın öyküsü değildi. Yiğit önceki günden söz ediyordu. O yazmasaydı belki ben dünü, gazeteyi ziyaret eden iki soL dostunu aktarırdım size.

Ama bir yerden sonra... Ne gerek var?

soL bir patronun, gazete yöneticilerinin, bilfiil çıkartanların malı değil ki. soL, adı üstünde bir misyon. Hepimiz üstümüze düşeni yapıyoruz. Kimi yazıyor, kimi çiziyor, kimi düzeltiyor, kimi abone oluyor, birçoğu “ben ne yapabilirim”e yanıt arıyor.

Sıkışıklığı aşmak için değil sadece. Biz böyle bir gazeteyiz.

Nasıl bir gazete olduğumuzu anlayanlara teşekkürler...

 

solhaber

[Bu yazı 659 kez okundu]
Aydemir GÜLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[21 Eylül 2014] Komünist Parti MK üyesi Aydemir Güler: Sosyalizm vurgusu daraltmaz güç katar ... [17 Haziran 2014] Çankaya için boş işler ... [11 Haziran 2014] Cambaza bak ... [9 Haziran 2014] Çankaya yolu Lice'den geçer mi? ... [29 Mayıs 2014] Muhalefet dediğin ... [24 Mayıs 2014] Gaza basmak: Tercih mi, zorunluluk mu? ... [21 Mayıs 2014] İğrenme ... [20 Mayıs 2014] Bir kere daha cumhurbaşkanlığı ... [17 Mayıs 2014] Aklınızdan bile geçirmeyin ... [16 Mayıs 2014] Reyhanlı, Soma, meşruiyet ... [16 Nisan 2014] Ne yapmalı, ne yapmamalı ... [15 Nisan 2014] Gelecek istasyon: Cumhurbaşkanı seçimi ... [12 Nisan 2014] İkinci Ergenekon vakası ... [10 Nisan 2014] Sığar mı, sığmaz mı? ... [9 Nisan 2014] Bölünen Türkiye'de yumruk ... [3 Mart 2014] Üç yıl önce üç sosyalizm ... [28 Şubat 2014] Kimin nasıl ?götüreceği önemlidir ... [24 Şubat 2014] Tayyip: Nereye ?kadar deliyi oynar? ... [7 Şubat 2014] Seçim yalnız seçim değildir ... [31 Ocak 2014] İstanbul bu giysiye sığmaz ... [24 Ocak 2014] 34 yılın sonunda para ve din ... [27 Aralık 2013] E.A. dendiğinde ... [23 Ağustos 2013] Neden dışarıda oynuyorlar? ... [21 Haziran 2013] Önce borcunu öde ... [27 Mart 2013] Demokrasi ve barış ... [20 Mart 2013] Akıl var mantık var ... [21 Şubat 2013] Halk nedir? ... [14 Şubat 2013] Arap "Bahar"ı bitiyor mu? ... [30 Ocak 2013] Ulus, milliyet, vs. Ne bitti? ... [2 Ocak 2013] AKP ha düştü ha düşecek mi? ... [26 Aralık 2012] Tayyip paketi ... [5 Aralık 2012] Komünistin milliyeti, dini... ... [15 Kasım 2012] Kim kazanır? ... [24 Ekim 2012] Rus faktörü ... [18 Ekim 2012] Bir demet kavram: Çözüm, reform, irade... ... [11 Eylül 2012] Hangi kriz? ... [27 Ağustos 2012] Sıcaktan mı? ... [7 Ağustos 2012] Düğüm ... [9 Temmuz 2012] Uzlaşmacılık ne yana düşer? ... [2 Temmuz 2012] Zana çözümü mü? ... [25 Haziran 2012] Suriye duvarı ... [4 Haziran 2012] Bu kadarı da... ... [15 Mayıs 2012] Hiç mi tartışmasak? ... [9 Nisan 2012] "Hakiki müslüman" ... [28 Şubat 2012] 28 Şubat'ı nereye koymalı? ... [23 Ocak 2012] Mağduriyete dönüş mümkün mü? ... [21 Kasım 2011] CHP muhalefeti ... [7 Kasım 2011] Ezmek için mi, çözmek için mi? ... [20 Temmuz 2011] Kan ne yöne akıyor? ... [30 Mart 2011] Solu soysuzlaştırmak ...
Aydemir GÜLER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™