Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Ne yapmalı, ne yapmamalı
16 Nisan 2014, Aydemir GÜLER
, Aydemir GÜLER

“Gelecek istasyon” Cumhurbaşkanlığı seçimi olacak, dedim dün.

Bu seçime, hiç olmazsa sonuncu deneyden biraz ders çıkartarak gitmekte yarar var. Bazı şeyleri bir daha yapmamak, yapılmayan bazı şeylere sarılmak, kimilerinde ısrar etmek gibi...

Hepsini yazmaya tek gün yetmez. Ama bir yerden başlayalım...

* * *

Örneğin AKP karşıtlığında ısrar edilmeli.

Bunu söylemek durumundayım, çünkü bir süre önce liberal solcuların düştüğü tuzağa bu aralar ulusal solcular balıklama atlayabiliyor.

Yıllar oldu, sol-liberal diyebileceğim bir akademisyene uçuşun iptal olduğu bir havaalanında rastlamıştım. Tam o gün AKP'ye kapatma davası açılmıştı. “Zorla AKP'ye sahip çıkartacaklar bize yahu” diye söyleniyordu. Ama, yanlış izlenime kapılmadıysam, bunları söylerken “olacak şey değil ama...” manasına gülümsüyordu da. Sonra o arkadaş ne yazdı, ne dedi, izlemedim; ama liberallerin her türlüsü basbayağı AKP'ci kesildi başımıza.

Ulusal solcular AKP'nin siyasi davalarının, hükümetin başortağı Cemaat tarafından yönetildiğini deneyle öğrendiler. Resmen kontrgerilla el değiştirmişti.

Şimdi bu kesimden bayağı bir kalabalık, değişik derecelerde “Cemaati tasfiye edecek bir AKP”ye destek deklarasyonu yayınlayıp duruyor. Kimileri işi ifrada vardırınca soL'a manşet oluyor. Başkaları AKP'cilik ayıbını örtmek için durduk yerde hırçınlaşıyor, soL'un izlediği çizgiyi karalamaya kalkıyor.

Siyaset iki boyutlu bir satıh üstünde yapılmaz. Bunun üçüncü boyutu vardır, derinliği vardır, tarihselliği vardır, risk alması vardır, ilkesi vardır, teorisi vardır...

Kimileri liberalizme karşı çıkacaksan, biraz milliyetçiliğe yanaşmalı, milliyetçilikle dertliysen panzehir niyetine liberal aşı yaptırmalı diye bakabilir. Siyasette sadelik gerekir, ama düzlük aptallıkla aynı kapıya çıkar. AKP yıllardır bu düzlüğü istismar ediyor.

Berikiler ise birbirlerinin talihsiz deneylerinden ders bile almıyorlar. Militarizme karşı demokrasi adına AKP'ye sahip çıkanlar acınacak hale düşmemiş gibi, şimdi de kontrgerillaya karşı demokrasi adına AKP'ye sahip çıkanlara rastlanıyor. Demokrasi için şeriatçılarla veya demokrasi içi faşistlerle omuz omuza! Bravo!

AKP karşıtlığında ısrar edilmeli. AKP'nin yaptığı tek bir işi bile olumlamamayı, “önyargılı” davranıp en iyi ambalaja “vardır bir bit yeniği” diye yaklaşmayı biz denedik. İnanın çok iyi sonuç aldık...

* * *

AKP karşıtlığı deyip bırakamıyoruz... Çünkü 30 Mart seçimlerinde karşımıza çıkan Cemaat-CHP-MHP üçlemesi şaka değildi. Bunların arasında gerçekten hükümeti düşürmeyi ve iktidara yürümeyi amaçlayan var idiyse, sonradan kafasını duvarlara vurmuştur.

Buradan iktidara falan gidilmez. AKP Türk yobazlığının zirvesidir. Kim ne yapsın zirvenin karikatürünü!

Bu melez muhalefet kimseye heyecan vermedi, enerji katmadı. Aynı sırada Erdoğan sesi kısılana kadar bağıra bağıra faşizmin lümpen proleter kitle tabanını sağlamlaştırmakla meşguldü.

31 Mart sabahı henüz güneş yüzünü göstermemişti. Bir TV kanalında CHP sağcı adaylar sayesinde oylarını arttırdığı için tebrik ediliyordu. “Ama yetmemişti.”
Boş verdim yürüdüm gittim. Nereye bağlanırdı ki, bu akıl yürütme? Sağcılaşmanın bu kadarı yeterince oy artışı sağlamadığına göre, daha fazla sağcılık gerekiyor olmalıydı.

Bu eğilim bitmez. Başımızın belasıdır.

* * *

Statükoculuk var, sonra, kaçınmak gereken. Sorsan, AKP'nin yumruk tekme, küfür kıyamet yasa geçirip durduğu Meclis ne işe yarar diye, yanıtları hazırdır: “TBMM kutsaldır.”

Tapınak mı bu? Çoğunluğun üstünde tepindiği, çok parayla, “lider sultasıyla”, o biçim barajlarla girilen, hapisten çıkıp kapısına varmak için AKP'den icazet gereken bu meclis, nasıl kutsal oluyor?

Sağın “sine-i millete dönmek” diye bir kavramı literatüre hediye ettiği bir ülkede, nizamın bekçiliği ilericilere mi kaldı!

Tahmin ettiğim gibi bitmedi. Bir başka gün, devam ederiz.

solhaber

[Bu yazı 931 kez okundu]
Aydemir GÜLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[21 Eylül 2014] Komünist Parti MK üyesi Aydemir Güler: Sosyalizm vurgusu daraltmaz güç katar ... [17 Haziran 2014] Çankaya için boş işler ... [11 Haziran 2014] Cambaza bak ... [9 Haziran 2014] Çankaya yolu Lice'den geçer mi? ... [29 Mayıs 2014] Muhalefet dediğin ... [24 Mayıs 2014] Gaza basmak: Tercih mi, zorunluluk mu? ... [21 Mayıs 2014] İğrenme ... [20 Mayıs 2014] Bir kere daha cumhurbaşkanlığı ... [17 Mayıs 2014] Aklınızdan bile geçirmeyin ... [16 Mayıs 2014] Reyhanlı, Soma, meşruiyet ... [26 Nisan 2014] Ayar ... [15 Nisan 2014] Gelecek istasyon: Cumhurbaşkanı seçimi ... [12 Nisan 2014] İkinci Ergenekon vakası ... [10 Nisan 2014] Sığar mı, sığmaz mı? ... [9 Nisan 2014] Bölünen Türkiye'de yumruk ... [3 Mart 2014] Üç yıl önce üç sosyalizm ... [28 Şubat 2014] Kimin nasıl ?götüreceği önemlidir ... [24 Şubat 2014] Tayyip: Nereye ?kadar deliyi oynar? ... [7 Şubat 2014] Seçim yalnız seçim değildir ... [31 Ocak 2014] İstanbul bu giysiye sığmaz ... [24 Ocak 2014] 34 yılın sonunda para ve din ... [27 Aralık 2013] E.A. dendiğinde ... [23 Ağustos 2013] Neden dışarıda oynuyorlar? ... [21 Haziran 2013] Önce borcunu öde ... [27 Mart 2013] Demokrasi ve barış ... [20 Mart 2013] Akıl var mantık var ... [21 Şubat 2013] Halk nedir? ... [14 Şubat 2013] Arap "Bahar"ı bitiyor mu? ... [30 Ocak 2013] Ulus, milliyet, vs. Ne bitti? ... [2 Ocak 2013] AKP ha düştü ha düşecek mi? ... [26 Aralık 2012] Tayyip paketi ... [5 Aralık 2012] Komünistin milliyeti, dini... ... [15 Kasım 2012] Kim kazanır? ... [24 Ekim 2012] Rus faktörü ... [18 Ekim 2012] Bir demet kavram: Çözüm, reform, irade... ... [11 Eylül 2012] Hangi kriz? ... [27 Ağustos 2012] Sıcaktan mı? ... [7 Ağustos 2012] Düğüm ... [9 Temmuz 2012] Uzlaşmacılık ne yana düşer? ... [2 Temmuz 2012] Zana çözümü mü? ... [25 Haziran 2012] Suriye duvarı ... [4 Haziran 2012] Bu kadarı da... ... [15 Mayıs 2012] Hiç mi tartışmasak? ... [9 Nisan 2012] "Hakiki müslüman" ... [28 Şubat 2012] 28 Şubat'ı nereye koymalı? ... [23 Ocak 2012] Mağduriyete dönüş mümkün mü? ... [21 Kasım 2011] CHP muhalefeti ... [7 Kasım 2011] Ezmek için mi, çözmek için mi? ... [20 Temmuz 2011] Kan ne yöne akıyor? ... [30 Mart 2011] Solu soysuzlaştırmak ...
Aydemir GÜLER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™