Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
İkinci Ergenekon vakası
12 Nisan 2014, Aydemir GÜLER
, Aydemir GÜLER

2007’de Cumhuriyet mitingleri AKP’ye karşı ilk yaygın, ülke çapında kitle direnişi oldu. Henüz yobazlık kurumsallaşamamıştı, laik yapıda yeni yeni delik açılıyordu. Bu erken aşamada reaksiyon “Birinci Cumhuriyet”in direnç göstermesiydi.

Bu durumda o milyonluk mitinglerin siyasal şemsiyesi kemalizm, örgütsel adresi ordu olabilirdi yalnızca. Öyle de oldu.

Laiklik 1923’ten beri devlet katına yerleşmişti. Koltuk sallandığında doğal olarak, yine o kattan müdahale edilirdi. 27 Mayıs’ta samimi biçimde müdahale etti askerler. 12 Eylül’de tamamen demagojik biçimde, MSP’nin Konya mitingini dillerine doladılar...

2007’de laiklik savunusu sokağa inmiştir. Bu o kadar büyük bir yenilikti ki, o güne dek yukarıdan yaptıkları müdahalelere sokaktan pasif destek bile aramayacak ölçüde burnu büyük gezen “devlet kemalizmi”nin, şeriatçı AKP’den tedirgin olduğu kadar sokaktan da kaçtığı söylenebilir.
AKP yükselişine karşı bu ilk kitle mücadelesinin önüne Büyükanıt-Erdoğan anlaşması barikat kuracaktı. Ama asıl operasyonun adı Ergenekon’dur.

İnternet gazetesi Sol’un 23 Ocak 2008 sayısına internetten ulaşabilirsiniz. “Liberallere gün Ergenekon’dan doğacak” manşetinin altında şu satırları yazmışız: “Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz gibi isimlerin içinde bulunduğu çoğu doğrudan ABD tezgâhında yetişmiş ‘ulusalcı’ gruba yapılan operasyon ülkede esmesi istenen liberal-işbirlikçi rüzgârı kuvvetlendirecek. Operasyon bu kişilerden ziyade, girilecek sürece gösterilecek yurtsever tepkileri bertaraf etmeyi hedefliyor.”

Bize “MGK’cı, darbe destekçisi, milliyetçi” falan diye sataşılmasının arkasında bu sıkı öngörü vardır. Biz lafı dolandırmadık ve Ergenekon operasyonlarının AKP’nin yeni rejim inşasının parçası olduğunu deşifre ettik. Ortada bir demokrasi-darbe çatışması yoktu.

Bu olurken, siyasal arenada kapışanlar da oyun oynamıyorlardı. Onlar gerçek aktörlerdi. Birbirlerinin gözünü oydular, aralarındaki mücadeleyi bizden birini, Hrant Dink’i vurarak yürüttüler. İnsan canının yandığı yerde olup bitene suni, kurgusal falan denir mi?

Ama perdeye her yansıyanın hakikat olmadığını da bilmek durumundayız. Trenin beyaz perdeden fırlayıp seyircileri ezip geçmesinden korkmak, sinemanın ilk günlerinde hoşgörülebilir... Darbe tehlikesi bir sinema efektiydi.

Türkiye’de aydınlanma, laiklik, bilim, sanat, çağdaşlık, özgürlükler namına nasıl bir tarihsel zemin var idiyse, AKP onu beton kırma makinasıyla kırıyor, perdeye ise “darbe tehdidi” yansıyordu.

Şimdi düzenin yamuk yumuk perdesinde “paralel yapı”, “demokrasi kavgası” gibi spotlar uçuşuyor. Yeni Ergenekon bu.

Yine birbirlerini sürdükleri, kırdıkları, gerçek bir kavga verdikleri, bu arada bizim çocuklarımızı öldürdükleri açıktır. Ama işin aslı, kavga İkinci Cumhuriyetin Tayyip merkezli yapılandırılması ile başka bir biçime kavuşturulması seçeneği arasındadır.

Öte yandan, artık sokakta tek başına laisizm yok. Sadeleştirilmiş ve yalnız haliyle 2007 laisizmi şemsiyeyi kemalizme, adresi orduya havale ediyordu.

Pemi, özgürlüklerle, bilimle, sanatla, kadınla, yurttaşlık bilinciyle, emekçinin hakkıyla, gencin gelecek kaygısıyla bütünleşmiş bir sokak, zenginleşmiş bir aydınlanmacılık... Bunun değil tarikatçılığa umut bağlaması, yanından geçmesi bile imkansızdır.

Daha önce askerle yobaz kapışırken, Türkiye aydınlanması askerden medet ummuş olabilir. Bugün bu yürekler, kesseniz Gülen için atmaz. Yobazın, işbirlikçinin tarikatı ile yobazın, işbirlikçinin partisi kapışırken, Türkiye aydınlanması “Beter olun, birlikte batasıcalar” diye içinden geçiriyor.
İkinci Ergenekon efsanesi ilki kadar bereket vaat etmiyor.

[Bu yazı 932 kez okundu]
Aydemir GÜLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[21 Eylül 2014] Komünist Parti MK üyesi Aydemir Güler: Sosyalizm vurgusu daraltmaz güç katar ... [17 Haziran 2014] Çankaya için boş işler ... [11 Haziran 2014] Cambaza bak ... [9 Haziran 2014] Çankaya yolu Lice'den geçer mi? ... [29 Mayıs 2014] Muhalefet dediğin ... [24 Mayıs 2014] Gaza basmak: Tercih mi, zorunluluk mu? ... [21 Mayıs 2014] İğrenme ... [20 Mayıs 2014] Bir kere daha cumhurbaşkanlığı ... [17 Mayıs 2014] Aklınızdan bile geçirmeyin ... [16 Mayıs 2014] Reyhanlı, Soma, meşruiyet ... [26 Nisan 2014] Ayar ... [16 Nisan 2014] Ne yapmalı, ne yapmamalı ... [15 Nisan 2014] Gelecek istasyon: Cumhurbaşkanı seçimi ... [10 Nisan 2014] Sığar mı, sığmaz mı? ... [9 Nisan 2014] Bölünen Türkiye'de yumruk ... [3 Mart 2014] Üç yıl önce üç sosyalizm ... [28 Şubat 2014] Kimin nasıl ?götüreceği önemlidir ... [24 Şubat 2014] Tayyip: Nereye ?kadar deliyi oynar? ... [7 Şubat 2014] Seçim yalnız seçim değildir ... [31 Ocak 2014] İstanbul bu giysiye sığmaz ... [24 Ocak 2014] 34 yılın sonunda para ve din ... [27 Aralık 2013] E.A. dendiğinde ... [23 Ağustos 2013] Neden dışarıda oynuyorlar? ... [21 Haziran 2013] Önce borcunu öde ... [27 Mart 2013] Demokrasi ve barış ... [20 Mart 2013] Akıl var mantık var ... [21 Şubat 2013] Halk nedir? ... [14 Şubat 2013] Arap "Bahar"ı bitiyor mu? ... [30 Ocak 2013] Ulus, milliyet, vs. Ne bitti? ... [2 Ocak 2013] AKP ha düştü ha düşecek mi? ... [26 Aralık 2012] Tayyip paketi ... [5 Aralık 2012] Komünistin milliyeti, dini... ... [15 Kasım 2012] Kim kazanır? ... [24 Ekim 2012] Rus faktörü ... [18 Ekim 2012] Bir demet kavram: Çözüm, reform, irade... ... [11 Eylül 2012] Hangi kriz? ... [27 Ağustos 2012] Sıcaktan mı? ... [7 Ağustos 2012] Düğüm ... [9 Temmuz 2012] Uzlaşmacılık ne yana düşer? ... [2 Temmuz 2012] Zana çözümü mü? ... [25 Haziran 2012] Suriye duvarı ... [4 Haziran 2012] Bu kadarı da... ... [15 Mayıs 2012] Hiç mi tartışmasak? ... [9 Nisan 2012] "Hakiki müslüman" ... [28 Şubat 2012] 28 Şubat'ı nereye koymalı? ... [23 Ocak 2012] Mağduriyete dönüş mümkün mü? ... [21 Kasım 2011] CHP muhalefeti ... [7 Kasım 2011] Ezmek için mi, çözmek için mi? ... [20 Temmuz 2011] Kan ne yöne akıyor? ... [30 Mart 2011] Solu soysuzlaştırmak ...
Aydemir GÜLER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™