Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Halk iradesine saygısızlık...
10 Nisan 2014, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

“Anayasa’da başkaca bir  hüküm yoksa”, TBMM “üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır…” (1982 Any., md. 96).
TBMM, “yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayılarının en az üçte biri ile toplanır.” (2007, md. 96).
7 yıl önce: CB seçiminde “toplantı yetersayısı” için de 2/3 çoğunluğun aranması gerektiği yönündeki AYM kararı (367 krizi) ardından üç işlem yapıldı: CB seçimi askıya alındı, Anayasa değiştirildi ve TBMM seçimleri yenilendi.

Neden halk?
Anayasa değişikliği ile, CB’nin TBMM yerine halk tarafından seçilmesinin yanı sıra, TBMM, toplantı yetersayısını da, 1/3 çoğunluğa indirdi. Aslında, 11. CB’nin seçiminde teknik güçlük, bu düzenlemeden geliyordu. TBMM’ce seçimindeki geçici tıkanma, genel oyla seçtirme gerekçesi olarak öne sürüldü. Oysa, md. 96’da yapılan değişiklik, usule ilişkin güçlüğü ortadan kaldırmıştı.


Hatta, yenilenen TBMM, yürürlükteki metinle CB’yi (MHP’nin AKP’ye sunduğu destekle) kolaylıkla seçti. Bundan böyle TBMM’ye düşen ise, Anayasa  md. 102’de yeni bir değişiklik yaparak, “genel oyla yapılacak seçim” kaydını kaldırmaktı. TBMM çoğunluğu buna yanaşmadı ve gereksiz halkoylaması sandığı kuruldu (21.10.2007).
TBMM’ce seçim zorluğu, görünürdeki neden olarak öne sürülmüş olsa da, çok geçmeden, 2007 değişikliğinin “başkanlık veya yarı-başkanlık rejimi” için kaldıraç olarak kullanılacağı gün ışığına çıktı.

Düzeltmek  hâlâ mümkün…
İki yıl önce, rejim tartışmaları alevlendiği zaman, başkanlık veya yarı-başkanlık yanlılarının dillendirdikleri gerekçeler arasında, üzerinde durulmaya değer  başlıcası, farklı siyasal çoğunluklara dayanan Hükümet ve CB’nin “birlikte yönetim güçlüğü” idi. Aslında bunun çözümü yok değildi: Yeni bir Anayasa değişikliği ile, CB’nin bundan böyle de TBMM tarafından seçimi… Fakat niyet başka olduğu için, buna yanaşan olmadı.
Bugün bile TBMM duruma müdahale edebilir ve CB’nin  TBMM tarafından seçilmesi için gerekli değişikliği kotarabilir; üstelik, muhalefet partileri buna teşne…

Çatışma kaçınılmaz mı?
Fransa ve Portekiz dışında birçok Avrupa devletinde CB halk tarafından seçilmekle birlikte, ya bunların yetkileri sınırlı ya da uygulamada, kendilerine tanınan yetkileri sonuna kadar kullanmamakta. Mesela bizde, 11. CB, TBMM tarafından seçildi ama, anayasal yetkilerini çoğu zaman kullanmadı; hatta, Anayasa’ya aykırı ilan ettiği yasayı bile imzaladı… Kuşkusuz, CB ile Hükümet farklı siyasal eğilimden geliyorsa, çatışma olasılığı yok değil. Bunun AKP çevrelerince öne sürülmesi, kendi içlerindeki tutarsızlık mı, yoksa korku anlamına mı gelir?

Tutarsızlık ve korku
Tutarsızlık; çünkü, TBMM çoğunluğu yanı sıra  CB’nin de kendilerinden seçileceğinden eminler. Bu durumda, çatışma riski pek düşük demek. Hele bir de Rus modeli izlenirse, “al gülüm, ver gülüm”de daha uyumlu bir yönetim mümkün: Afganistan ve Pakistan devlet başkanları eşliğinde,  camiye dördü birlikte yine gidebilirler. Oysa, Putin-Medvedev’de, en azından bu eksik. Ama dahası var: Federal Rusya’da, Putin, önemli kararlar alırken Federe yönetimlerle müzakere etmek zorunda. Anayasa’ya ve Mahkeme kararlarına sürekli meydan okuyan bizdeki ikili için, böyle bir denge mekanizması da yok.
Korku; çünkü, ilk olasılık çatışma riskini dışladığına göre, demek ki, CB’nin, AKP dışındaki bir çoğunluk desteği ile seçilebileceği olasılığı dışlanmıyor…

Halk seçmiyor, kullanılıyor!
Şimdilik, rahatsız edici gündem şu: Medyanın, CB adaylık süreci ve seçimini hemen hemen iki kişiye indirgemiş olması. Onlara göre, CB belli: Ama, iki kişiden hangisinin öne çıkacağı  henüz belli değil. Bu tarz, son yıllarda  hayli kanıksanan, “iktidara endeksli gazetecilik” şeklinde adlandırılabilir. Tabii böyle bir ortamda, bu tayfa dışında kalan  medya mensuplarının üzerinde “Damokles’in kılıcı” eksik olmaz.


Bunun ötesinde, bu süreçte daha rahatsız edici olan, CB’nin halk tarafından seçilme süreciyle tamamen çelişen bir yaklaşımın sergileniyor olması: Sanki seçimi halk değil, sadece iki kişi veya TV ekranlarında bir düzine gazeteci yapıyor.  En hafif deyimiyle, halk iradesine saygısızlık demek bu.


Seçim yorgunluğunu üzerinden henüz atamayan halk, bu kez, iki kişiye kilitlenmiş sığ tartışmalarla oyalanıyor. Ülkenin çözüm bekleyen yoğun sorunları bir kez daha ertelenecek. Sonbahar eşiğinde, 2015 yaz seçimleri gündeme oturacak. Bu kez, seçim yatırımları dışında, bütün sorunlar unutulacak. Hak ve özgürlükleri sürekli öğüten bu tarz bir yönetim, herhalde “milli? irade” adına “halkı oyalama” ve daha çok iktidarda kalmanın yolu olsa gerek.

[Bu yazı 1376 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™