Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Seçimlerin Siyasal ve Teknik Analizi
7 Nisan 2014, Merdan YANARDAĞ
, Merdan YANARDAĞ

Yerel seçimlerin üzerinden tam bir hafta geçti. Dolayısıyla bu önemli siyasal gelişmeyi değerlendirmek ve kimi sonuçlar çıkarmak için yeterli bir süreyi geride bıraktık. Gerçi, başta Ankara olmak üzere kimi illerde seçim sonuçlarına ilişkin tartışma ve yeniden sayım işlemleri devam ediyor. Ama Ankara’da ortaya çıkacak sonuç siyasal atmosferi değiştirecek bir etki gücüne sahip olsa bile, genel tabloyu teknik bakımdan etkilemeyecek. Dolayısıyla elimizde, hem sıcağı sıcağına bir çözümleme hem de soğukkanlı bir yorum için yeterince veri bulunuyor.

Bu yazıda, seçimleri esas olarak politik düzlemde değerlendirmeyi deneyeceğim. Ancak, yalnızca politik bir çözümleme değil, deyim uygunsa poli-teknik bir değerlendirme olacak. Çünkü geride bıraktığımız son yerel seçimlerin teknik düzeyde de üzerinde durulması gereken boyutları var.

Şimdi hem bir okuma kolaylığı sağlamak hem de net vurgular yapabilmek için ortaya çıkan seçim sonuçlarını ve bu süreçte yaşanan siyasal gelişmeleri madde madde değerlendirelim.

1-Öncelikle vurgulanması gereken olgu şudur; ortada bir AKP zaferi yoktur. Eğer bir zaferden söz edilecekse bu ancak bir ‘Pirus zaferi’ olabilir. Yani yenilgiden daha beter bir zafer… Çünkü AKP bu seçimleri bir referanduma çevirdi. Sandığa giden Türkiye yerel yöneticileri seçmekten çok, AKP iktidarının genel politikalarını değerlendirdi. Seçimlere bu pencereden bakıldığında, Türkiye yaklaşık yüzde 60 oranında AKP iktidarına “hayır” demiş oldu. Dolayısıyla AKP hem 12 Eylül 2010 Anayasa Referandumu'yla hem de 2011 genel seçimleriyle karşılaştırıldığında ciddi düzeyde oy kaybetti.

2- Seçimler AKP iktidarının baskı, sansür ve polis terörü altında yapıldı. Başta Başbakan Tayyip Erdoğan ve ailesi olmak üzere, AKP Hükümeti hakkında ortaya çıkan yolsuzluk skandalından toplumun büyük kesiminin haberi olmadı. Sızdırılan telefon kayıtları, soruşturma dosyaları ve her biri ağır suçlamalara temel oluşturacak belgeler, hükümetin örneği görülmemiş baskısı ve sansürü nedeniyle kitlelere ulaşamadı. Bu belgelere ancak eğitimli bilgisayar/ internet kullanıcıları ulaşabildi.

3- Cumhuriyet’in bir avuç seçkinin rejimi değil, toplumun büyük kesimleri tarafından benimsenen, içselleştirilen ve sahip çıkılan bir siyasal ve tarihsel formasyon olduğu kanıtlandı.

4- Seçimler AKP ile Cemaat arasında geçti. Toplum, en az AKP kadar bir cumhuriyet ve halk düşmanı olan Fethullah Gülen Cemaati’nin açıklayacağı yeni ses kayıtları ve yolsuzluk dosyalarına kilitlendi. Siyasal ve toplumsal bir muhalefet eylemi, diğer bir anlatımla sol bir seçenek geliştirmek yerine, Cemaatin istihbarat örgütlenmesinin marifetlerine endekslenen bir seçim yaşandı. Buna karşın AKP iktidarı 2010 Referandumu'na göre yüzde 13, 2011 seçimlerine göre ise yaklaşık yüzde 6 oranında oy kaybetti.

5- AKP Hükümeti, elinde bulundurduğu devlet olanaklarını ve kamu gücünü kullanarak seçmeni yönlendirmeye, hakkındaki yolsuzluk iddialarını karartmaya, soruşturmaları bastırmaya ve her yola başvurarak seçimleri birinci parti olarak bitirmeye yöneldi. Durum böyle olunca, tam 40 ilde ve yüzlerce ilçede seçim sahtekârlıkları yapıldı. Sonuçlar değiştirildi, muhalefet partilerine verilen oylar çalındı ya da iptal edildi. Kaba bir hesaplama ile bu seçimlerde yüzde 3 ila 5 arasında oyları AKP’ye aktaran bir sahtekârlık yapıldığını söyleyebiliriz. Bu oranın daha yüksek olmamasının tek nedeni, önceki seçimlere göre hem toplumun hem de muhalefet partilerinin konuya ilişkin duyarlılığının artması nedeniyle alınan tedbirlerdir. Özetle bu seçimler kirlidir.

6- Bu seçimlerin ortaya koyduğu en önemli göstergelerden biri şudur; insanların sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel konumları ile seçmen davranışları ve siyasal tercihleri arasındaki pozitif ilişki kopmuş durumda. Daha doğrusu, uzun süredir yaşanan bu kopukluğun devam ettiği ortaya çıktı. Yani yurttaşlar, sınıfsal ve toplumsal konumlarından hareketle akılları ve bilinçleri ile değil, inançlarına göre oy kullandı. Başka bir anlatımla, bu seçimlerde de toplumun yoksul, ezilen ve sömürülen kesimleri, içinde yaşadıkları bu durumun sorumlusu olan iktidara sırf “dindar” diye oy vermeye devam etti. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın evinden çıkan ve yaklaşık 1 katrilyon civarında olduğu belirtilen paranın “zekât” ya da “cihat” parası olduğuna inandı.

7- Dolayısıyla, laiklik ve aydınlanma konusunda gösterilen duyarlılıkların ve siyasal tepkinin, sahte bir tartışma değil, insanların ve toplumun somut yaşamını temelden ilgilendiren sahici bir çatışma alanı olduğu bir kez daha anlaşıldı. İnsan aklının ve vicdanının özgürleşmesi ile demokrasi arasındaki doğrudan ilişki görüldü. Bu seçimlerde toplumun önemli bir kesimi kendi cellatlarını seçmeyi sürdürdü.

8- Ahlaksızlığın, hoyratlığın, hırsızlığın, yağma düzeninin, cehaletin ve yolsuzluk kültürünün bütün toplumu sardığı ve kirlettiği gözlendi. Siyasal İslamcı iktidarın yaptığı yolsuzluğun akıl tutulması yaşayan toplum kesimleri tarafından benimsendiği, kutsal amaçlar için ahlaksızlık yapılabileceğine ilişkin zihniyetin yaygınlaştığı görüldü. Siyasal İslamcılığın ve kasaba dinciliğinin toplumu çürüttüğü ortaya çıktı. Laik hukukun önemi anlaşıldı.

9- AKP ve Cemaat arasında, ülkeye ve “cumhuriyet ganimetine” kimin egemen olacağına ilişkin başlayan ve sert bir siyasal ve teolojik çatışmaya dönüşen mücadele, siyasal İslamcılığın bu topraklarda da ağır bir başarısızlığa uğradığını tescil etti. Siyasal İslam, Afganistan, Pakistan, Tunus, Mısır, Irak, Filistin ve Libya’dan sonra, Türkiye’de de iflas etti. Bölgeye model ülke olarak sunulan Türkiye, İslam dünyası için büyük önem taşıyordu. Ilımlı İslam projesi çöktü.

10- AKP ve Cemaat arasındaki koalisyon kesin olarak çöktü. Siyasal İslam’ın başarısızlığı nedeniyle “sivil İslam” diye kavramsallaştırılan yeni bir arayış şekillenmeye başladı. İslamcıların moral üstünlüğü ve “ideolojik” inisiyatifi yıkıldı. Liberallerin ideolojik-siyasal hegemonyası bitti.

11- Seçimler, AKP için bir zafer olmadığı gibi, sonuçlar CHP bakımından da bir başarı sayılamaz. Oyunu arttırmakla birlikte CHP seçimlerden başarısızlıkla çıktı. CHP’nin merkeze, dolayısıyla eski konumuna göre sağa kayarak büyüme, iktidara tırmanma siyaseti de başarısızlığa uğradı. CHP’nin Cemaat'le örtülü ittifak kurup, ABD’ye göz kırparak iktidar olma stratejisi iflas etti.

12- İstanbul’da Mustafa Sarıgül projesi başarısız oldu. Partide sağa kayışın simgelerinden biri olan Sarıgül’ün CHP liderliğine oynama şansı, ortadan kalkmadıysa bile azaldı. Sarıgül’ün sol ve toplumcu politikalardan uzak, apolitik ve merkezci söylemi karşılık bulamadı ve toplum bu söylemi samimi görmedi.

13- Daha sağa kayarak kitleselleşmek ve iktidar olmak efsanesi ağır yara aldı. Tam tersine topluma güven verecek sol ve toplumcu bir siyasal hattın daha başarılı olabileceği, 1977 ve 1987 örneklerinin de desteklediği gibi, görüldü.

14- Toplumun dokusunun tahmin edilenden daha derin şekilde değiştirilerek dinselleştirildiği bir kez daha tescil edildi. AKP’den kayan oyların CHP’den çok MHP’ye gittiği anlaşıldı. Cemaat, İstanbul ve Ankara gibi iller dışında MHP’yi destekledi.

15- CHP’nin sağa kayması, solda büyük bir siyasal boşluk bıraktı. CHP’nin cumhuriyetçi ve sol tabanındaki rahatsızlık büyüdü. CHP’nin merkez yönetimi ile köken olarak daha sol bir geçmişe sahip olan il ve ilçe örgütleri (önde gelen üyeler) arasındaki çelişkiler derinleşti. CHP içi yeni bir mücadelenin tohumları atıldı.

16- BDP/PKK hareketinin AKP ile önümüzdeki dönemde de ittifak yapacakları bir tablo oluştu. BDP’nin desteğiyle Türkiye’nin batısı, kuzeyi, kuzeydoğusu ve güneybatısı için oluşturulan ve neredeyse Türkler hariç bütün etnik toplulukları içerdiği belirtilen HDP, başarısız oldu. BDP ise, hedeflerine önemli oranda ulaşarak başarılı çıktı.

 

yurtgazetesi

[Bu yazı 931 kez okundu]
Merdan YANARDAĞ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [69]
[6 Eylül 2016] Derinleşen AKP darbesi ve muhalefetin aymazlığı! ... [2 Ağustos 2016] Güncel tehlike AKP darbesidir!* ... [13 Kasım 2015] Seçmen davranışı ve gönüllü kulluk ... [4 Kasım 2015] Hile ve kaos! ... [27 Temmuz 2015] Küresel gericiliğe karşı direniş ve Suriye! ... [20 Haziran 2014] Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ne yapmalı? ... [19 Mayıs 2014] Erdoğan görevden alınmalıdır ... [15 Mayıs 2014] Katliamın sorumlusu hükümettir! ... [12 Mayıs 2014] Başbakan iktidarı kaybetmekten korkuyor ... [14 Nisan 2014] 'CHP yönetimi muhasebeden kaçamaz' ... [2 Aralık 2013] AKP-Cemaat çatışmasının siyasal kodları ... [6 Ağustos 2013] Polis devleti artık bir olgudur ... [31 Temmuz 2013] Ergenekon Davası'na yeniden bakmak ... [21 Temmuz 2013] Bir 'ibret-i âlem' örneği; Hanefi Avcı olayı! ... [16 Temmuz 2013] Mısır ve yeni gerici ideolojik hegemonya ... [2 Temmuz 2013] Gezi-Lice hattından karanfil kokulu günlere.. ... [16 Haziran 2013] Direniş ve başarıyı ıskalamamak ... [17 Mayıs 2013] Reyhanlı AKP politikalarının eseridir ... [29 Nisan 2013] 'Çözüm süreci' ve Türkiye'nin kritik dönemeci ... [16 Nisan 2013] Obama doktrini Ortadoğu ve Türkiye'yi nasıl etkiliyor? ... [9 Nisan 2013] Akil insanlar ve aydın sefaleti! ... [18 Mart 2013] Aydın ihaneti ya da yandaş aydınların dramı ... [11 Mart 2013] İmralı süreci ve Kürt sorunu üzerine tezler ... [4 Mart 2013] Türklük krizi ve milliyetçilik ... [25 Şubat 2013] Milliyetçilik tartışması ve gerici çözüm ... [3 Şubat 2013] Sol, ulusalcılık ve CHP'ye operasyon ... [20 Ocak 2013] Türkiye'de dönüşüm, bölgede yıkım ... [6 Ocak 2013] Kürt sorununda ilerici ve gerici çözüm ... [26 Aralık 2012] İslamcıların bıktıran mağduriyet edebiyatı ... [16 Aralık 2012] Silivri'nin kısa tarihi ve aydın olmak ... [21 Kasım 2012] Cinayet ... [11 Kasım 2012] Cumhuriyetçi muhalefet ve Kürt sorunu ... [12 Ekim 2012] SURİYE PROVOKASYONU VE AKP'NİN KİRLİ SAVAŞI ... [23 Eylül 2012] Balyoz, Cumhuriyetin solu ve Harbiye ... [9 Eylül 2012] Ulusal ve bölgesel bir tehdit ... [31 Ağustos 2012] Suriye krizi AKP iktidarının sonunu hazırlıyor ... [20 Ağustos 2012] Doğu'nun sefaletinin temelinde yatan kuramsal yanılgı ve muhafazakârlık ... [17 Ağustos 2012] Türkiye ve bölgede gerici dönüşümün şifreleri ... [16 Temmuz 2012] Liberallerin ve AKP'nin ülkücüleri! ... [13 Temmuz 2012] Muhafazakarlık üzerine notlar ... [6 Temmuz 2012] Evrim, devrim ve Suriye direnişi! ... [2 Temmuz 2012] Sefaletin medyası mı, medyanın sefaleti mi? ... [25 Haziran 2012] Türkiye neden ve nasıl dönüştürüldü ... [22 Haziran 2012] Çözümsüzlük ve PKK'nin karakteri ... [19 Haziran 2012] Gülen'in korkusu ve Cemaatin anlamı ... [14 Haziran 2012] Bin yıllık kavga ... [8 Haziran 2012] İktidar bloku dağılıyor mu? ... [4 Haziran 2012] İki örnek üzerinden aydın ihaneti ... [28 Mayıs 2012] Darbeler ve 27 mayıs ... [11 Mayıs 2012] Koalisyon sarsılıyor ... [4 Mayıs 2012] Berktay'ın yalanı ve 1 Mayıs 1977'nin perde arkası ... [26 Nisan 2012] Mankurtlaşan toplumlar ... [6 Nisan 2012] ABD'nin yeni stratejisi, Suriye ve AKP ... [25 Mart 2012] AKP iktidarı yolun sonuna geliyor! ... [19 Mart 2012] Ergenekon, NATO ve Afganistan ... [11 Mart 2012] AKP Hükümeti suçüstü yakalandı! ... [7 Mart 2012] Kemalizmin tasfiyesi ... [17 Şubat 2012] AKP-Cemaat iktidarı sarsılıyor mu? ... [20 Ocak 2012] Hrant'ın dostları kim? ... [23 Eylül 2011] Celladına Aşık Olmanın Zavallılığı! ... [20 Mayıs 2011] Beyaz adam ideolojisi, Modernleşme ve seçimler ... [13 Mayıs 2011] 'ABD projesi olarak AKP'nin yeni dili ve liberal hüsran! ... [22 Nisan 2011] Hile ile rejim değiştirmek! ... [15 Nisan 2011] Neden kaybettik, yine kazanabilir miyiz? ... [1 Nisan 2011] Palavrayı bitiren belge ve Savcı Öz olayı! ... [18 Mart 2011] Nedim, Ahmet ve ötekiler! ... [4 Mart 2011] Ergenekon'da son dalga, ortayolculuk ve Erbakan ... [21 Ocak 2011] Dink'in katili yeni Gladyo'dur! ... [7 Ocak 2011] Hizbullah düzeni, coplar demokrasisi ...
Merdan YANARDAĞ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™