Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Biri seçim mi dedi?
7 Nisan 2014, Fatih YAŞLI
, Fatih YAŞLI

Ülkenin anayasayı korumakla mükellef kurumu ve en yüksek yargı merci olan Anayasa Mahkemesi, aldığı bir kararla twitter yasağını iptal etti geçtiğimiz günlerde.

Başbakan ise, özgürlükler, temel haklar, evrensel hukuk kuralları gibi demokrasinin olmazsa olmazlarını fazla dert etmediği için çıkıp “bu karar milli değil, saygı duymuyorum ama uygulamak zorundayız” deyiverdi.

“Demokrasi eşittir sandık” saçmalığı işbaşında olduğu için, twitter yasağını ya da bizzat mahkemeyi referanduma götürüp “siz milli iradeden daha mı iyi bileceksiniz” de diyebilirdi aslında.

Neyse ki yapmadı da, -en azından şimdilik- twitter yasağı kalktı, mahkeme de yerinde duruyor.

Anayasa Mahkemesi kararına ve bizzat mahkemenin kendisine yönelik iktidarın ve yandaşlarının bakış açısı Türkiye’nin yeni rejiminin niteliğine dair önemli ipuçları veriyor aslında.

Türkiye’de artık fiilen Anayasa olmadığı gibi, yargı da, kanunlar da yok.

Türkiye tek adam egemenliğine dayanan parti-devleti rejimiyle yönetiliyor ve ülke, rejimin gizli anayasası doğrultusunda yönetiliyor.

O gizli anayasanın ise aslında tek bir maddesi var: “Her şey parti-devleti için, parti-devletine göre, parti-devletinden.”

Ülkenin en yüksek yargı kurumu ve Anayasa, bu madde doğrultusunda devre dışı bırakılırken, seçimlerin de buna göre yapıldığını, sadece sandığa indirgenmiş demokrasinin bile giderek anlamını yitirmeye başladığını görebiliyoruz.

Trafoya giren kedilerden tutun da, Anadolu Ajansı Genel Müdürü'nün AKP’yi ziyaretine uzanan bir yelpazede bakıldığında, Türkiye’de 30 Mart günü yapılan “şey”e seçim demek artık çok da mümkün görünmüyor.

Oylama esnasındaki usulsüzlüklerin ötesinde, sonrasında yaşananlar da seçimde aslında gizli bir kuralın yürürlükte olduğunu gösteriyor: “Oylar iktidar partisi kazanana kadar yeniden sayılır, muhalefetin yeniden sayıma ilişkin talepleri ise kabul edilmez.”

Ankara’da olan biteni herkes biliyor. Adil yapılmadığından herkesin emin olduğu bir seçimin neticesinde Gökçek mazbatasını almaya gidiyor ve tarafsız olması gereken hâkim, övgüler eşliğinde Gökçek’e mazbatasını veriyor.

Suriye sınırındaki Ceylanpınar’da BDP oyları göz göre göre gasp ediliyor. El Kaide’ye lojistik destek için son derece önemli olan bu yerde, belediye adeta El Kaide’ye hediye ediliyor.

Ve Ağrı… Ağrı’da seçimi BDP’nin kazanmasından sonra AKP tarafından sonuçlara itiraz ediliyor ve oyların on beş kere, evet on beş kere sayılmasının ardından, BDP’nin kaybetmeyeceği anlaşılınca, seçim iptal ediliyor ve 1 Haziran günü yeniden yapılması kararlaştırılıyor.

30 Mart seçimleriyle birlikte artık kesin bir şekilde ortaya çıkmış bulunuyor: Parti-devleti rejimiyle yönetilen Türkiye’de artık seçimler bir mizansenden, bir gösteriden ibarettir.

Seçim artık “milli irade” diye kutsanan muhafazakâr kitlelerin sandığa gidip iktidar partisinin görev süresinin uzatılmasına onay vermesinden ibarettir.

Ve artık, iktidar partisi tarafından stratejik olarak görülen yerlerin, kazansalar bile başka partilere verilmemesinin bir devlet politikası olduğu anlaşılmıştır.

Anayasanın fiilen askıda olduğu, seçimlerin ise bir mizansene dönüştüğü günümüz Türkiye’sinde, siyaset oyununu rejimin koyduğu kurallara göre oynamak beyhude bir çaba haline gelmiştir.

Gerçek bir siyasal mücadele ve müdahale arzusu, her şeyden önce iktidarın kırmızı çizgilerinin dışına çıkmayı, kendi kurallarını dayatmayı ve oyunu yeniden kurmayı gerekmektedir.

O kırmızı çizgilerin dışı sokaklar, oyunun yeniden kurulacağı yer ise meydanlardır. Başlangıç orasıdır.

[Bu yazı 773 kez okundu]
Fatih YAŞLI

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [95]
[2 Ağustos 2016] "Üslere el konacak, NATO'dan çıkılacak" ... [16 Mart 2016] Ankara: Anlatılan hepimizin hikâyesi ... [10 Şubat 2016] "Yeni-Osmanlı düştü düşecek" ... [3 Ocak 2016] "Noel Baba'yı yargılamak"tan ODTÜ'ye: Akitleşme ... [9 Aralık 2015] Bir gece ansızın 82 Musul, 83 Kerkük, 84. ... [25 Kasım 2015] Moskova Camii'nde başkanlık için şükür namazı ... [18 Kasım 2015] Bir manipülasyon ideolojisi ... [11 Kasım 2015] 1 Kasım'dan sonra Yeni Türkiye ... [1 Kasım 2015] Türkiye: 1 Kasım'dan önce, 1 Kasım'dan sonra ... [30 Ağustos 2015] Haziran'ın barışı ... [19 Ağustos 2015] Milli irade öldü, ruhuna El Fatiha ... [30 Temmuz 2015] Niye hedef Demirtaş? ... [27 Temmuz 2015] Yurtta savaş bölgede savaş: Ara rejimden faşizme ... [20 Temmuz 2015] AKP-CHP koalisyonunu kimler istiyor? ... [13 Temmuz 2015] Borç toplumu: Anlatılan senin hikâyendir ... [6 Temmuz 2015] AKP gerilemedi diye halkı mı dövelim? ... [2 Temmuz 2015] Tel Abyad AKP'nin cankurtaranı olur mu? ... [9 Haziran 2015] Bu daha başlangıç! ... [28 Mayıs 2015] Yok başka bir cehennem! ... [21 Mayıs 2015] Doğan-Erdoğan kavgası: Anlatılan senin hikâyendir! ... [19 Mayıs 2015] "Kaset siyaseti": Mucitler muhalif olurken ... [29 Nisan 2015] Hukukun ölümü: Katille birlikte maktule ağlamak ... [13 Nisan 2015] "400'ü verin, huzur içinde çözülsün" ... [19 Ocak 2015] "Cumhuriyet reklam arası", peki yeni-Osmanlı? ... [15 Ocak 2015] Tehlikenin farkında mısınız: İslamofobi değil İslamofaşizm ... [22 Aralık 2014] Türkiye bir guguk devleti midir? ... [15 Aralık 2014] Alatlı'nın Rönesans'ı, bizim yeni Ortaçağımız ... [8 Aralık 2014] Dini Eğitim Şurası: Dindar ve kindar nesiller ... [27 Kasım 2014] Ak Kemalizm'in fıtratı ... [20 Ekim 2014] Rejimin teminatı: Polis ... [9 Ekim 2014] Kobane: "Yesinler Birbirlerini" mi? ... [24 Eylül 2014] Yeni-Osmanlı'nın son hamlesi: Tampon Bölge ... [15 Eylül 2014] 12 Eylül darbesinden Çarşı darbesine ... [4 Eylül 2014] HDP ve aşırı Türkiyelileşme ... [25 Ağustos 2014] Padişah, Sadrazam, Yeni-Osmanlı ... [21 Ağustos 2014] Hayrunnisa Hanım o eli niye sıkmadı? ... [18 Ağustos 2014] "O yozdili koparırlar işte" ... [31 Temmuz 2014] Cemaat sofrasından Maldivler'e ... [24 Temmuz 2014] Monşerler, ekmeğin fiyatı, muhafazakârlık ... [17 Temmuz 2014] Muhafazakâr ahlakın Suriye'yle imtihanı ... [14 Temmuz 2014] Filistin kanıyor, one minute! ... [10 Temmuz 2014] Abdestli kapitalizmin ramazanı ... [4 Temmuz 2014] Dualarla başkanlık koltuğuna ... [26 Haziran 2014] 12 Eylül yargılandı, hayırlı olsun ... [23 Haziran 2014] Cumhurbaşkanlığı: AKP rejimine hayat öpücüğü ... [16 Haziran 2014] Berkin terörist, IŞİD değil! ... [12 Haziran 2014] Bayrak planı, Köşk tuzağı ... [9 Haziran 2014] Lice ne yana düşer usta? ... [5 Haziran 2014] Boğaz'da yalı, elde viski kadehi ... [2 Haziran 2014] Haziran nedir? ... [29 Mayıs 2014] Soma'da aslında ne oldu? ... [23 Mayıs 2014] Rejime tutulan ayna ... [19 Mayıs 2014] Ölüler üzerinden siyaset ... [15 Mayıs 2014] Ölümün coğrafyasında ... [5 Mayıs 2014] "Rıza Sarraf Yeni Türkiye'dir" ... [28 Nisan 2014] Diktatoryaya iki adım kala ... [21 Nisan 2014] Sandıklı diktatörlüğe doğru ... [17 Nisan 2014] Aile-Devletinden manzaralar ... [16 Nisan 2014] Fatih Yaşlı yazdı: Ergenekon'dan Ötüken'e, bir efsaneden diğerine ... [20 Mart 2014] Bugün tapelerden ne öğrendik? ... [19 Mart 2014] Fatih Yaşlı yazdı: Aile, devlet, özel mülkiyet: 'Tape'lerin aynasında yeni rejim ... [13 Mart 2014] O ekmek bir gün gelecek Berkin ... [3 Mart 2014] 28 Şubat 2014'te neredeydiniz? ... [30 Ocak 2014] Hani faiz lobisi bizdik? ... [13 Ocak 2014] "AKP'nin olmasın ama Cemaat'te de kalmasın" ... [27 Aralık 2013] Fatih Yaşlı yazdı: Paralel devlet devleti paralize ederken ... [24 Haziran 2013] Biri dış mihraklar mı dedi? ... [13 Mayıs 2013] Reyhanlı'nın faili Yeni-Osmanlı ... [18 Nisan 2013] Karanlığın Saltanatı ... [18 Mart 2013] Cumhuriyet'i Cemaatle Kurtarmak? ... [11 Mart 2013] Davutoğlu'nun kapatmak istediği parantez: Cumhuriyet ... [4 Mart 2013] Öcalan ne diyor? ... [21 Ocak 2013] Savunmayı savunmak gerekiyor ... [7 Ocak 2013] "12 Eylül öncesine mi dönmek istiyorsunuz?" ... [24 Aralık 2012] Tersinden III. Meşrutiyet ... [3 Aralık 2012] "Bir Yeni Cumhuriyet İçin" ... [13 Kasım 2012] Sakık'ı kim, niye konuşturdu? ... [7 Kasım 2012] Kemalizm ve sol müdahale ... [30 Ekim 2012] Yeni bir on yılın eşiğinde ... [4 Eylül 2012] Hala nasıl bir arada yaşayabiliyoruz ya da çoğunluğun apolitizmi ... [14 Ağustos 2012] Taşeron savaşı, Aleviler ve Kürtler ... [10 Temmuz 2012] Kürt Sorununda Çözüm Mümkün mü? ... [19 Haziran 2012] AKP-C Koalisyonunda Son Durum ... [17 Nisan 2012] Korku, Solkırım ve Hesaplaşma ... [27 Mart 2012] Wikileaks'ten Sızan Türkiye: ABD Belgelerinde Ergenekon ... [14 Şubat 2012] Neyin Kavgası? ... [10 Ocak 2012] Başbuğ'un Tutuklanması: Düne Değil Yarına Dair Bir Hesaplaşma ... [15 Kasım 2011] Türk Sağının Emperyal Hevesleri: Yeni Osmanlıcılığın Kısa Tarihi ... [25 Ekim 2011] Şiddetin Fay Hattı: KCK, Çukurca Saldırısı ve Van Depremi ... [20 Eylül 2011] "Hrant'ın Arkadaşları" Odatv İddianamesini Okudu mu? ... [16 Ağustos 2011] 12 Eylül 1980: Yeni Rejimin Miladı ... [9 Ağustos 2011] Aristokrat Solcular İlerici Muhafazakârlar ve Demokrasi ... [12 Temmuz 2011] Yemin Krizinden Siyaset Dersleri ... [25 Mayıs 2011] Milli Sır ... [16 Şubat 2011] Türkiye Mısır Olur Mu? ...
Fatih YAŞLI
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™