Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Tek parti değil, koalisyon...
27 Mart 2014, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

On iki yıllık deneyim, tek parti çoğunluğunun, “hükûmet istikrarı” adına, ülkeyi içine  sürükleyebileceği “siyasal bunalım” boyutlarını gözler önüne serdi. Siyasal rejim yönünden ise, tek partili dönemden daha otoriter. Bunda, çağdaş iletişim araçlarını siyasal propaganda hizmetine yönlendirmenin payı açık. Çıkış yolu ne olmalı? Yanıt için, zamanda kısa bir yolculuk yararlı olabilir.

DÜNDEN  BUGÜNE…
Yarına bakabilmek için, bugünü okumak; bugünü anlamak için de, dünü gerçekçi gözle değerlendirmek gerekir.
AK Parti iktidarında dönüşüm eşiği, hatta en büyük kırılma, 2010 Anayasa  değişikliği oldu. “Yetmez, ama evet”  kaldıracı ile yürütülen halkoyu kampanyası, 12 Eylül 1980’den sonra ikinci büyük otoriterlik dalgasını tahrik etti; üstelik “demokrasi maskesi” altında. Bu aynı zamanda, Türkiyeli kimi entelektüellerin yakın tarihe bakışında somutlaşan  bir kısır döngü: Tanzimat’tan bu yana gerçekleştirilen reformlara burun kıvırıp, AKP’nin birkaç yasal açılımını demokratik devrim kabul etmek… AKP’nin 2011 seçimlerinde elde ettiği % 50’lik oy oranı üzerinde, % 58’lik  Anayasa “evet”i etkili oldu.
Anayasa değişikliğinde parti çıkarlarının baskın geldiği, üç yılda bütün açıklığıyla ortaya çıktı: Beklentilerini karşılamayınca, “Anayasa-manayasa” tanımadan HSYK’yi tırpanlayıverdi. Ya Anayasa Mahkemesi (AYM)?  TBMM’de oylanan ve açıkça Anayasa’ya aykırı olan yasaları iptalden kaçınan AYM, bireysel başvuru üzerine verdiği birkaç kararla “özgürlükçü tavır” sergiledi. Bu da bir tür, AKP’nin son on yılda neden olduğu ihlâller zincirinin kısmen  telâfisi anlamına gelebilir. Dava yoluyla önüne gelen yasaları iptal etmesi varsayımında, “damoklesin kılıcı”ndan AYM’nin pay almayacağı söylenebilir mi?
Anayasayı değiştiren çoğunluk,  hak ve özgürlüklere ilişkin kaç uyum yasasını yürürlüğe koydu? Mesela, Ekonomik ve Sosyal Konsey kuruldu mu ve kaç kez toplandı?
2010 Anayasa değişikliği, öncekilerden (yasa yoluyla uygulama yönüyle de) farklı:
- 1995: Değiştiren (türev kurucu) ve uygulayan (kurulu) iktidar, farklılaşmış  siyasal çoğunluklar.
- 2001: Türev kurucu iktidar, kurulu iktidar olarak sadece üç uyum yasa paketini  çıkarabildi…
- 2010:  Türev kurucu iktidar ile kurulu iktidar aynı olmakla birlikte, uygulama yasalarını çıkarma bakımından en  çok ayak direyen. Tam tersine, Anayasa’ya aykırı yasaları en yoğun biçimde kabul eden TBMM çoğunluğu, AKP oldu.
Anayasa ile yaptığını yasalara yansıtma yerine, tersi yönde yapılan mevzuat çalışmaları, AKP’nin gerçek yüzünü ortaya koydu:  Devlet yönetiminde ve siyasal yaşamda en derin bunalım ve Cumhuriyet döneminin en otoriter ve hukuk dışı Hükûmeti.
Yöneticilerin veciz sözleri, düne ve bugüne ayna tutuyor: “Ben Çankaya noteri miyim, Anayasal yetkilerim neler?” (Korutürk), “Anayasayı bir kez delsek ne olur?” (Özal), “Anayasa’ya aykırı, ama imzalıyorum” (Gül). Ya Erdoğan? Bir değil, bir çırpıda on bir söz sıralanabilir; mahkeme kararlarına, hukuka, insan haklarına, uluslararası topluma meydan okuyan… Bu diken bahçesine Gül, uyum sağlamakla meşgul “tam sorumsuzluk” halinde. Keşke noter olabilseydi! Bu saptama, Cumhurbaşkanlarının AYM’ye başvuru sayısı ile de teyit edilebilir: Korutürk:6, Evren:6, Özal 2, Demirel:4, Sezer: 26, Gül:0.


YA YARIN?
Ülkeyi “iç savaş” eşiğine getiren tek parti hükûmeti, 12 yılı, koalisyon hükümetleri ve tek parti dönemlerini karalamakla geçirdi. Koalisyonlar,  eğreti hükümetler dönemi ile örtüşse de,  bugün tanık olunan siyasal bunalım benzeri bir ortama ülkeyi hiçbir zaman sürüklemedi. Üstelik, tek partinin çoğunluğa sahip olduğuı yönetime göre, daha demokratik; çünkü, paylaşımcı ve müzakereci.
Bu nedenle, AK Parti hükümeti, “sakın ha, koalisyonlar dönemine dönülmesin; istikrar bozulmasın!” söylemiyle, -ayrıştırıcı ve çatışmacı bir söylemle- “korku politikası”nı sürekli diri tutmaya çalışıyor. Bunun tercümesi şu: “Beni sakın iktidardan etmeyin!”
Kaldı ki, kamu yönetiminde, kollukta, yargıda, milli eğitimde yol açılan derin tahribat, ancak koalisyon hükümetleriyle onarılabilir. Hukuki güvenlik için de, güç birliği yönetimleri gerekli önümüzdeki yıllarda. Bu nedenle, AKP’ye oy vermiş olan seçmenler, tercihlerini farklılaştırmakla, sadece ülkeye değil, partilerine de iyilik etmiş olurlar.
30 Mart seçimlerinden sonra, herhalde en çok tartışılacak konulardan biri, Türkiye’de hukuk devletini onarım projesi ise; diğeri, yönetim modeli olsa gerek.

 

 

[Bu yazı 1372 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™