Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Sümeyye ötelenince, kültür höt'ledi!...
15 Nisan 2011, Mustafa ÇEBİ
, Mustafa ÇEBİ

Bu nasıl oldu.
Sanat eylemindeki “Ucube" performasla yüzleşilmeye başlandı...

Sanatta her şey yollu yolunda gitmez elbet… Sanatın içi çatışma doludur. Bunsuz sanat da insan da olmaz.  Sanatçıyı ve sanat ortamını bir memur ve dairesi düzeni ve rutinliğinde düşünmek yanlıştır. Serbest bir pazarda "en çok" kazanan "en başarılı" yapılan da sanat değil "esnaflık" olabilir. Bir ülkede kültür Bakanlığı yapan insanın bunların ayırdında olması gerekir. Kendini kültür patronu sanan bakan Günay, bir anlayışı özel koleji mensupları üzerinden hayata geçirmek ister gibi….

Patronaj bir tutum. Tüm bu referanslı bilgisiz bilgileri ile empati ve sorumluluğu RTE ve ailesinin sorunlarına duyarak gösteriyor, "devlet yöneticisi" gibi davranmıyor…
 Oysa burası Türkiye Cumhuriyeti. Kamusal ortamların tarafsızlıkla korunup kollanması gereken… Ucube heykel, KPSS, YGS sınavları, Tutuklu Gazeteciler, Deniz Feneri engeli, HSYK  v.s.  tarafsızlıkla korunmuyor.
 
 Devlet tiyatrolarının özelleştirilmesi
 Çin tiyatrosu, epik tiyatro, Brecht, yabancılaştırma yöntem gerçekliğinden; sanattan nasibini almamış bir "Kültüre Bakanımız" var...
 
 Sözüm ona, Sovyetler Birliği Sanat ve Kültür politikaları örneğini "Bir bütün imiş gibi" olumsuzlayarak, "özelleştirilen"  sanat kurumsallaşmasına göz kırpıyor. Fırsat bulunca ortaya çıkmış sığ bilgileriyle,  baskıcı dünya görüş ve yöntemleriyle "Aba altından sopa gösteriyor". Nazik çobanın  oyunu yani... Tiyatro ve algılama yöntemleri konusunda gerçek bir cahil değilse; ülkesinin kültür ve sanatının çağdaş yöntemlerine karşı kastı var…
 
 Sanatın  “özelleştirilmesi” maliyet hesapları, bu yetkin stratejik düşüncelerine dayanak veriyor ve açıklamaktan sakınmıyor liberal Günay. 

 Sovyetler Birliği devlet anlayışı eleştirisiyle karşı tezini; "serbest pazar ve devletin sanatı “özelleştirmesi” yle şekillendiriyor.
 Sanatı ticari metaya indirgeme dışında bir fikri yok yani Bakanın... Sanata; “egemen olamadıktan sonra ne işe yarar”; bakışı yeni değil. “Kültüre bakan” iyi polisi oynamakta...
 

Bn. Sümeyye'nin olay karşısındaki sıradan psikolojisi ve davranış yönetimini irdeleyip doğrudur yanlıştır demeyeceğim. Bu konuyu gündeme düştüğü şekliyle bilmek ve anlamak yorucu ve gereksiz... Bir nezaketsizlik algısı olmuş ise (Gerçeğin böyle olmadığını oyuncu, oyunu yorumlayanlar açıklıyor), ama hanımefendinin böyle bir algısı oluşmuş ise bu pekala göreceli bir durum olabilir... 150 kişilik polis seyirciyle kitlesel eylemini koyup oyunu terketmekle  karşılığını   “acı misli" vermiş olmayla yetinebilir… Şimdi sanat ortamı ve ülkenin altını üstüne mi getirerek kültür politikalarımıza stratejik kılıflar mı dikeceğiz yani...
 
  Ülkemizin sorunları bu başlıklar ve çatışma üslupları ile anlaşılmaz ve çözülemez. Sanat hakkında ve türban konusunda her fırsatta ileri geri laflar ve tehditler gerçekten herkesi bıktırdı; iç karartıcı ve usandırıcı… Şimdi sanat ortamı ve ülkenin altını üstüne mi getirerek kültür politikalarımıza stratejik kılıflar mı dikmeliyiz...

 Başbakanın Fransa  konuşmalarıyla tv haber alanlarının işgali, içeriği, çatışma biçimleri ve üslubu açısından vahim…. Benim duygusal öznel olumsuzlamamın tek başına yaratamayacağı kadar bir boşunallık. Vücudunu koyduğu ortamlardaki “ ağır enerji kabarması” kendisine yapılan sataşmaları çökertecek   “tek ve mutlak haklısı”   mahşerin 4 atlısı kadar üzücü ve  yorucu… Algılanabilen bir olasılık, sürdürülebilirlilik nezaketi yerine sanırım gine; iç politikaya dış vitrinlerden göndermeler yapıyor…
 
 Bizim  sorunumuz RTE ve türban değil… Bunun bir eziyet çekerce toplumun yarısında yaşanıyor olması ve bu konuda dayatmalardan geri çekilinmemesi… Ülkenin siyaset elinden temel konulardan vazcaydırılıp, çatıştırılması...   Muhafazakar kesimlerin Cumhuriyetten çektiklerinin rövanş abartılarını seçime tahvil etmelerini  mecralarının ve yandaşlarının hınca hınç dolu olduğu yoğunluklardan dayatmaları iktidarı ve iradesi, hayatlarımız, iradelerimiz ve geleceklerimizi  işgal etmeye devam ediyor.
 
 Tüm sorunlarımız RTE, ailesi ,siyasal  ekibi ve yandaş güç merkezleri gruplar tarafından üretilen başlıklarda gündemlenmiş…   
 Modern toplumlarda, devletin ortamı oluşturması dışında başka bir gölge sanat üreticisi yerine;  bu mekanizmalara dahil olabilecek “yandaş sanatçıları” özelleştirerek oluşturmayı tasarladığı anlaşılıyor bakanın… Acınacak bir durum…
 

[Bu yazı 2806 kez okundu]
Mustafa ÇEBİ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [57]
[15 Eylül 2014] Batakta Eleştiri ... [20 Ağustos 2014] 'Eşitin Dili'... ... [18 Haziran 2013] Hadi bakalım ... [12 Mayıs 2013] Mantıklı Şaşkınlık... ... [5 Mayıs 2013] Hayat ve Sanat... ... [25 Nisan 2013] Romantizm ... [17 Nisan 2013] Sömürü Cenneti ... [8 Nisan 2013] Can suyu ... [25 Mart 2013] Yardımlaşma Batağı... ... [15 Mart 2013] Aşşa.lık İktidar! ... [24 Ekim 2012] Yaşama Övgü ... [10 Eylül 2012] Eti ile Kemiği ... [3 Eylül 2012] Güç ve Nedensellik... ... [21 Haziran 2012] Çocukça Şeyler... ... [11 Haziran 2012] İnsan ve Hakları ... [5 Haziran 2012] Kürtaj Fikirler ... [16 Mayıs 2012] Tiyatrodan Sövgüler... ... [7 Mayıs 2012] Sanat ve devlet ... [26 Nisan 2012] İlişki-ler... ... [19 Nisan 2012] Düşler ve Hayat! ... [8 Nisan 2012] Özgürlük... ... [28 Mart 2012] Ucube Ustam! ... [22 Mart 2012] Sosyal Piyasa! ... [5 Mart 2012] Son ötekim ... ... [27 Şubat 2012] Öteki ... [20 Şubat 2012] Belirsizler... ... [6 Şubat 2012] Hayata dönüş ... [31 Ocak 2012] Küçük gruplar... ... [6 Ocak 2012] Devlet ve İnsan! ... [23 Aralık 2011] Hayata ve geleceğe. ... [22 Kasım 2011] Sokaktan... ... [11 Kasım 2011] İsyana davet! ... [11 Ekim 2011] Korkudan Korunmak. ... [22 Eylül 2011] Kavramsal elegeçirilmişlik. ... [6 Eylül 2011] Başbakan olsam ... [22 Ağustos 2011] Küçük insan. ... [8 Ağustos 2011] DÜŞÜNCE EYLEMİ! ... [29 Temmuz 2011] HALKLARI KIRDIRAN!.. ... [13 Temmuz 2011] Yeni yaşam ve Anayasa ... [5 Temmuz 2011] Küresele Karşı Evrensel.(2) ... [22 Haziran 2011] Küresele Karşı Evrensel.(1) ... [11 Haziran 2011] Korkma ey halkım! ... [1 Haziran 2011] İtaat, isyan ve arayışlar! ... [22 Mayıs 2011] Oyun ve diyalektik ... [6 Mayıs 2011] Promosyon "CENNET" ... [22 Nisan 2011] "İtaat" ve Seçimler... ... [13 Nisan 2011] Seçim "Hiç sorun değil!" ... [6 Nisan 2011] Demokrasi ve Vicdan ... [28 Mart 2011] Kim öldürüyor bebekleri ... [21 Mart 2011] Sevgilim Fukuşima ... [28 Şubat 2011] "ABD Büyükelçi eleştirisine" çözümlemeler! ... [12 Ocak 2011] Ucube değil; "insandır sanat". ... [5 Ocak 2011] Sonuç baskılı süreçler. ... [27 Aralık 2010] iki dil, küresel bir ayar. ... [14 Aralık 2010] "Yumurta öğrenciliği üzerine!.." ... [2 Aralık 2010] Dünyanın Ergenekonu, Wikileaks ... [25 Kasım 2010] Füze kalkanlı demokrasiler. ...
Mustafa ÇEBİ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™