Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Açık, ilkeli, ?dürüst siyaset...
6 Mart 2014, Kemal OKUYAN
, Kemal OKUYAN

Tahmin ediliyor, hatta biliniyordu. Şimdi, kanıtlar ortaya çıkmaya başladı. Kiev’de çatılara konuşlanarak göstericilerin üzerine ateş edenler, bizzat gösterici grupları yönlendiren politik güçlermiş.

Yanukoviç böyle “sinsi” işler yapmaz anlamında söylemiyorum. Yapardı ancak yapacak durumda değildi pek. Diğerleri ise… Faşistler zaten yapar, katildir onlar. Sorosçu, AB’ci tosuncuklar da yapar. Parayla iş çevirmeye, ortalığı karıştırmaya alışkındırlar. CIA ve diğer emperyalist ülke istihbaratları da ustadırlar karanlıkta kan dökmekte…

Sen göstericileri tek tek avla, sonra da “hükümet yaptı” diye yaygara kopar, darbe yap!

Korkutucu… Sokakta “neye inanacağımızı bilemedik kardeş” diyenlerin sayısı artıyorsa, insanlık tehlikede demektir.

Ukrayna’da halk kitleleri açık ideolojik ve siyasi taleplerle, şu ya da bu kapitalist güce, devlete sırtını dayamadan sokağa çıkıp, sokağın gücüyle siyasi ağırlıklarını koymadığı sürece komplo, entrika, tezgah, tertip, artık ne diyecekseniz, hiç eksik olmaz.

Haziran Direnişi’nin ilk günlerinde, İzmir’de Alsancak-Konak hattında çok sayıda bankanın camları kırılmış, ATM cihazları tahrip edilmişti. Yandaş medya bunu çok kullandı. Sonra bazı gazeteciler ve çevre esnafı bu işin üzerine gitti. Görüntüler ortaya çıktı. Anlaşıldı ki, bu “işlem” polisin marifeti. O karışıklıkta, yak-yık, sonra da "göstericiler sağa sola saldırdı” diye haber servis et!

O kadar fazla suç işledi ki o dönemde devlet görevlileri, bu olay kaynadı gitti.

Peki ne yapılabilir?

Uyanık olunur, disiplinle hareket etmeye çalışılır, bir de açık olunur.

Haziran’da parklarına, ağaçlara, yaşam tarzına sahip çıkan insanlara acımasızca saldıran polise karşı direnmek sonuna kadar meşruydu. İnsanlar hiç çekinmeden “ben barikata çıkıyorum” diyebiliyordu. Ama “ben bankanın ATM’sini parçalıyorum” diyene pek rastlanmıyordu. Bankalara, finans sistemine, bu alçak düzenin en zalim sektörüne düşman olabilirsiniz ama öfkenizi bu şekilde göstermezseniz. En azından bu politik bir davranış olmaz.

Ha, olduğu anlar gelebilir, o zaman zaten kimse kimseye “ne yapıyorsun” diye sormaz, polis de göstericilere kir bulaştırmak için bu tür hareketleri kendi tezgahlamaz. Düşünsenize, Beyrut’tasınız, İsrail tepenize bomba yağdırıyor, ABD yönetimi binlerce insanın yaşamını yitirdiği saldırıyı “İsrail, meşru müdafaa hakkını kullanıyor” diye destekliyor, siz de mahalledeki Amerikan bankasının camlarını indiriyorsunuz. Kimse sormaz. Çünkü asıl siz meşru müdafaa hakkını kullanıyorsunuz!

Peki buna kim karar verecek?

Örgütlü siyaset bunun için gerekli işte.

Açıktan savunmayacağın işler yapmayacaksın.

İzmir’deki provokasyonu, “böyle davrananlar” olduğu için kolayca düşünüp uygulamışlardı. “Hayır, Türkiye’de hırsını vitrin camlarından çıkaran devrimci yoktur” denemediği için…

Bu denmelidir. Ya da tersi… “Evet bugün, şunu şunu yapmak gerekir” diye, temas ettiğiniz örgütsüz insanlara, onların arkasına sığınmadan, dürüstçe söylemek ve bunun siyasi sonuçlarına katlanmak gerekir.

Öbür türlüsü, kirli siyasete, provokasyona davet çıkarmaktır.

Bugün, siyasi iktidarın en korktuğu, onu en çok sıkıştıran, “meşruiyet çizgisi” iyi belirlenmiş direniş tarzıdır. İster ki, göstericiler yaksın, yıksın, binalara saldırsın, bankaları yağmalasın. Sonra diktatör çıksın, gülerek “gördünüz mü, benim bankamı, benim ATM’mi şey ettiler…” diye konuşsun.

İnsanların onun bankalardaki kamu varlıklarını nasıl şey ettiğini unutmasını istemiyorsanız, bankaların şeyini şey etmeyeceksiniz!

Açık, dürüst, ilkeli, kararlı, meşru siyaset! Karanlığa gömülmüş dünyada aydınlığı ancak böyle savunabiliriz. Maskeler aşağı!

[Bu yazı 1072 kez okundu]
Kemal OKUYAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [100]
[2 Mayıs 2016] Aydınlanma davası devrim davasıdır ... [14 Nisan 2016] Erdoğan, Erdogan, Erdovan. ... [21 Mart 2016] Bombalar neyi anlatıyor, Türkiye patlamalarla nereye gidiyor? ... [14 Mart 2016] Ankara'da patlama ve kaos planı ... [24 Şubat 2016] Ey Obama söyle bakalım Erdoğan ılımlı mı değil mi? ... [21 Şubat 2016] Gericilikle mücadele nereye bağlanacak? ... [18 Şubat 2016] Ankara patlaması. Kim yaptı ve sabır neden taşıyor? ... [3 Şubat 2016] Erdoğan neden yeni Anayasa diye tutturuyor? ... [1 Şubat 2016] Zalim, canavar Esed gitmeden olmaz. ... [27 Ocak 2016] Şamar oğlanına döndürülen diktatör ... [16 Ocak 2016] Davutoğlu 15 aylık bebeyken ve aydınımızın hâli. ... [11 Ocak 2016] Sen kime alçak diyorsun Bekir Efendi? ... [4 Ocak 2016] Kimlikleriniz batsın demiyorum, zaten batıyor! ... [7 Aralık 2015] Venezuela "devrimi"nin sonu mu? ... [3 Aralık 2015] Barış süreci olmadı size dünya savaşı verelim ... [1 Aralık 2015] Avrupa'ya vize yok: Davutoğlu niye sırıtıyor? ... [25 Kasım 2015] Uçağı düşürdüler, şimdi cevaplasınlar bakalım! ... [20 Kasım 2015] Kim kimi ıslıklıyor? ... [15 Kasım 2015] Paris fırsatçılarına izin vermeyelim ... [13 Kasım 2015] Milli irade... ... [2 Kasım 2015] Seçim gecesi notları. ... [3 Ekim 2015] Ayağa kalk. Otur. Rahat! ... [1 Ekim 2015] Kahraman ırkımın... ... [29 Temmuz 2015] Bir manyağa teslim mi oldu ülke? ... [30 Haziran 2015] Japon kale! ... [25 Haziran 2015] Bir kez daha meşruiyet ... [2 Haziran 2015] Dindarlar ve solculuk... ... [26 Mayıs 2015] Türkiye'nin Erdoğan sorunu ... [29 Nisan 2015] ABD'nin ittifak sistemi dağılırken... ... [15 Nisan 2015] Devrim nerede kaldı? ... [17 Şubat 2015] Kaç kere söyledik, zamanı değil diye! ... [9 Şubat 2015] Biz buraya ne için gelmiştik? ... [15 Ocak 2015] Rengarenk. ... [6 Ocak 2015] Tayyip bizim iyiliğimizi ister elbet. ... [30 Aralık 2014] Yılbaşı bedduası ... [23 Aralık 2014] Sizin özlemlerinizi seveyim ... [27 Kasım 2014] Emperyalizm çağında solculuk ... [16 Ekim 2014] Sorumluluk. ... [16 Eylül 2014] Kadrolaşma ve kitleselleşme ... [6 Eylül 2014] Cumhuriyet Halk Partisi'nin açmazı ... [30 Ağustos 2014] İslami Devlet'ten Davutoğlu'na. ... [20 Ağustos 2014] İstikrar yoksa. ... [18 Ağustos 2014] IŞİD yeni bir 11 Eylül'dür ... [7 Ağustos 2014] Umut hırsızları ... [3 Haziran 2014] Beyaz atlı prens ... [28 Mayıs 2014] Türkiye ... [23 Mayıs 2014] Erdoğan'ın kitlesi... ... [21 Mayıs 2014] İstifa çağrısı... ... [19 Mayıs 2014] Diktatörü ?ayakta tutan ne? ... [16 Mayıs 2014] Öteki Türkiye yok ... [12 Mayıs 2014] Dışa doğru örgütlenme... ... [9 Mayıs 2014] Kazananlar, kaybedenler ... [7 Mayıs 2014] ABD'ye karşı yeni cephe ... [5 Mayıs 2014] Sosyalizmin ?toplumsal ajanları ... [28 Nisan 2014] Sistem işliyor, halk. ... [5 Nisan 2014] Seçimler, Haziran ve sol ... [30 Mart 2014] Başlığı buraya yazın. ... [28 Mart 2014] Savaş, seçim, normalleşme. ... [27 Mart 2014] Oyları bölmek... ... [25 Mart 2014] Diktatör giderken aklımızı da götürmesin ... [24 Mart 2014] Provokatör diktatör ... [20 Mart 2014] Oyun bitti ... [19 Mart 2014] Aklı korumak, yarına hazırlanmak... ... [18 Mart 2014] Suçlu psikolojisi. ... [14 Mart 2014] Berkin'i uğurlarken... ... [11 Mart 2014] Ergenekon çökerken... ... [10 Mart 2014] Saldırılar ... [9 Mart 2014] Diktatör dönse! Mesela... ... [7 Mart 2014] Ne güzel uyuttuk sizi... ... [4 Mart 2014] Ukrayna notları. ... [3 Mart 2014] Sokak... ... [1 Mart 2014] Erdoğan, 1980 ve 1997'nin çocuğudur ... [28 Şubat 2014] Dokunmayın, düşer, başa bela olur! ... [27 Şubat 2014] Aptal ... [26 Şubat 2014] Cemaat mi kazandı? ... [24 Şubat 2014] Küçükken mandolin çaldım, yetmez mi? ... [22 Şubat 2014] Kemal Okuyan'la haftaya bakış: Siyaseti yok ediyorlar ... [21 Şubat 2014] Ukrayna olmamak için... ... [17 Şubat 2014] İnsanlar ve partiler... ... [15 Şubat 2014] Kemal Okuyan'la haftaya bakış: 'Yalan söyleme hakkım var' ... [12 Şubat 2014] İnsan ... [7 Şubat 2014] Bilgi de neymiş canım! ... [6 Şubat 2014] Vurun Habertürk'e! ... [5 Şubat 2014] Kılavuzu karga olanın... ... [29 Ocak 2014] Anmak ... [22 Ocak 2014] Çok özel bir halk düşmanı. ... [21 Ocak 2014] Seçimi kazanayım derken. ... [20 Ocak 2014] Yurtseverlere özgürlük! ... [18 Ocak 2014] Örgütsüz bir halkı bitik diktatör bile yener ... [17 Ocak 2014] Kısa yazı. Mağduriyetten! ... [15 Ocak 2014] İnsanlık testi ... [14 Ocak 2014] Teşekkürler Akşener! ... [11 Ocak 2014] Tayyip senin için ne diyorlar öyle? ... [10 Ocak 2014] Paralel devlet kavramı neye hizmet ediyor? ... [9 Ocak 2014] Kemal Okuyan yazdı: Erdoğan nasıl biridir? ... [8 Ocak 2014] Ceset ... [5 Ocak 2014] Normalleşme, çözüm, sulh... Keşke! ... [3 Ocak 2014] 1997-2014 ... [2 Ocak 2014] Bu şebeke dağılır ya da dağıtılır ... [30 Aralık 2013] Sesli düşünelim... ...
Kemal OKUYAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™