Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Dindar mı, Sahtekâr mı?
2 Mart 2014, Nihat BEHRAM
, Nihat BEHRAM

Dinsel inancı olan biri değilim, ama herhangi bir dine içten inanan kişinin sahtekâr olabileceğini düşünmem. Hele ki, bile bile sahtekârlık yapacağını. Çünkü, sonuçta bütün dinler için sahtekârlık en büyük günahtır. Ondan ki, din örtüsü altında sahtekârlık yapana dindar değil ‘dinci’ deniliyor. Yani din tüccarı! İnanç sahtekârı! Hangi alanda olursa olsun sahteye, yalana, haksızlığa, adaletsizliğe başvuran sahtekârdır. Her alanda sahtekâr çıkar. Ticaretten spora kadar. Sahtekârlığın boy verdiği alanlardan biri de siyasettir. Sahtekârlığın en kirli, en sinsi ve en tehlikelisi din kisvesi altıda yapılandır. Dini motifler ve ayetlerle süslü duvarında ‘Müşteri velinimetimdir’ yazan bakkalın sahte gıda kakalaması, siyasetçinin aynı yöntemle tüm topluma yönelik sahtekârlığı yanında devede kulak kalır.
 
Yalan sönücüdür. Kalıcı olan gerçektir. Yalan er ya da geç gerçeğe toslayıp tükenir. Yalana sarılanlar da yalanlarıyla birlikte tükenirler. Bu tükeniş bataklıkta boğulmaya benzer. Yalanı tüketecek olan gerçeklik hayatın içinde gizlidir. Yalanı foslatmak için gerçeği açığa çıkarmak gerekir. Şimdi ‘ses bandı’nı tartışıyoruz. ‘Doğru’ diyen var, ‘yalan’ diyen var. Doğru ve yalan kişilerin niyetinde değil hayatın ve bilimin terazisinde tartılır. O terazi, yalanın azrailidir!
 
Eğer bant gerçekse; ilkin bantta konuşan kişiler, sonra bu konuşmada ‘yardımcı’ olarak adı geçenler, sonra tüm bu şahısları koruyanlar, sonra bu olayın soruşturulmadan savuşturulması için çabalayanlar, sonra bu olayın açığa çıkması için demokratik gösteri haklarını kullanan yurttaşlara saldırı emri veren yetkililer ve onların emrine uyan güvenlik güçleri, sonra yalan haberlerle halkı aldatan yalaka medya, sonra Başbakan Yardımcıları, Başdanışmanları, Bakanlar, sonra söz konusu bant için ‘acilen tahlil’ çağrısı yapmayan, yargıyı göreve çağırmayan Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı... ‘suça iştirak’ halindedir.
 
Bant gerçek mi, değil mi? Uzmanlar bunun saptanmasının iki saatlik iş olduğunu söylüyor. Neden soruşturma yoluna değil de, savuşturma yoluna; yani ‘yalanın taktiği’ne başvurulur? Tahlili yapılsın, gerçek çıksın ortaya. Sahteyse sahte. Ama sahte değil de, sahtekârlık ‘Bant sahte’ sözünde gizliyse; tüm topluma, ülkeye, halka, insanlığa karşı işlenen suçun suçlularına bir ‘Silivri’ değil, on ‘Silivri’ yetmez!
 
Dini siyasete alet edenin dindarlığı sahtedir. Onun yönetiminde gelecek olansa felakettir. Bunu görmek için, kırıntısıyla var olan laisizmi yıkmaya gerek yoktu. Ama ne yazık ki, ülkemizde böyle oldu. ABD ve uşakları ülkeyi ‘Siyasi İslam’ oltasına taktılar. Soldan devşirme ‘akademisyen’ sıfatlı liberaller, “Cumhuriyet yukardan aşağı bindirmedir, AKP aşağıdan yukarı inşa” fetvalarıyla, dinciliğin siyasi yapılanmasına harç taşıdılar. Siyasete bulaştırılmış din inanç değil, sahtekârlık aracıdır. Dinciye dindar denmez, sahtekâr denir. Dinci ‘Tanrı’yı yalana, soyguna alet edendir. Yaptığı işi ‘Allah adına yaptığını’ söyler, erketeleri onun için “O bize Allah’ın bir lütfudur” der. Tanrı adına konuşur, Tanrı’nın niyetini okur! Yani o Tanrı için değil, Tanrı onun için var! Dinle siyaset yapmak budur! Hırsızın, sahtekârın Tanrı korkusu yoktur! Onun için Tanrı, açmak istediği kapının maymuncuğudur! Ne kadar haneyi ‘mürit’ kıldıysa, o kadar kapı kilitsiz demektir! Eğer ülkeyi o yönetiyorsa devlet korkusu da yoktur. Napolyon, “Din sıradan insanları pasif ve sessiz tutmak için bulunmaz bir kaynaktır” lafını boşuna söylememiş!
 
Ülkeyi yağma dalaşında AKP-C ikiye bölününce, sistem yalakası medya ve devşirme liberaller de yemliklerine göre saf tuttular. Gedikli muhafazakâr kesimlerde ise, son bant olayından sonra ilginç görüntüler ortaya çıktı. Bir kısmı, RTE “Bant gerçek” dese bile “Hayır, değil” diyecek denli yalaka! Bir kısmı, “O paraların zekat olmadığı, halka dağıtılmayacağı ne malum” diyecek denli kılcı! Bir kısmının yorumu daha karanlık: “Bir iç savaşta TIR’larla silah ve paraya ihtiyaç olur” diye hırlıyorlar. Bir kısmı ise şaşkın. Dincilikle dindarlık arasında sıkıştılar. Vicdanıyla insani tavır alan da var, susan ve pısan da!
 
AKP-C’nin ülke yönetimine geldiği seçimleri anımsayın. Kurulur kurulmaz iktidara aday olmuştu. AKP Genel Merkezi’nde TV’den seçim sonuçlarını RTE ve ABD konsolosu birlikte izliyor, ‘başarı’yı birlikte kutluyorlardı. Görünen o ki; kim, nasıl getirdiyse, ‘işi’nin bitiminde öyle süpürüyor! Ve yine anımsayın; aynı gazetenin iki seçkin yazarı İlhan Selçuk ve Mustafa Balbay’ın espri ve ışık kuyusu telefon konuşmasından ne darbe senaryoları üretildi, ne şafak operasyonları düzenlendi, ne hayatlar karartıldı; dede yadiğârı bir çakaralmaz çifteden ne cephaneler var edildi! Özellikle de soldan devşirme sistem yalakası liberaller bu olayları sırıtarak izledi. Bakanlarla zindan teftişine katılıp “Hücreler otel odası gibi rahat” diye rapor verdiler. Ama karanlık kafalı canilere servis yapan TIR’lardaki mal ‘insani yardım’, ayakkabı kutularındaki kara para ‘imam hatip bağışı’, bantta ‘sıfırlama’ konusu olan sıfır sayısı ve kaynağı karanlık meblağ ‘zekat’! Ülkenin manzarası bu. Halkın halk olması, bu manzaraya seyirci olmaktan kurtulmasına bağlı. Yoksa, gidenle gelen arasında yine cenderede, yine sıkışacak!
--------------------------------------------------
W.Shakespeare: “Namus görünmez bir cevherdir, çoğu zaman ona sahip olmayanlar sahipmiş gibi görünür”.

[Bu yazı 1449 kez okundu]
Nihat BEHRAM

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [186]
[4 Mart 2016] Yurt Gazetesi patronunun hali tam bir 'Yavuz hırsız' misali.... ... [4 Ekim 2015] Doğu Perinçek'in 'vatan' anlayışı... ... [12 Mart 2015] Yobazlığı Karacaoğlan'la süpürmek! ... [20 Şubat 2015] Diren, ulaşırsın! ... [5 Ocak 2015] Giden yıla lânet, gelen yıla umut tazelemesi ... [24 Kasım 2014] Türbanın zulası ... [16 Nisan 2014] Ayrılığa dipnot ... [13 Nisan 2014] 30 Mart'ın 'artçı sarsıntıları' ... [9 Nisan 2014] Umut hırsızlığı ... [6 Nisan 2014] Faşizmin 'tamiri' olmaz, yıkımı gerekir! ... [2 Nisan 2014] Ülkenin 'zulüm sever' ahalisi ... [30 Mart 2014] Kızıldere'yi Anarken / Katil kim? ... [27 Mart 2014] Ne zengin memleketmiş! ... [19 Mart 2014] 'Guinness Rekorları'ndaki Eksiklerimiz ... [16 Mart 2014] Bari sus be adam! ... [12 Mart 2014] Faşizm, Sokak, Sandık ... [9 Mart 2014] Sanatçının Topluma Namus Borcu ... [5 Mart 2014] Sol Yelpaze ... [26 Şubat 2014] AKP'nin Sanat ve Kültürü 'Kutulama' Hesabı: TÜSAK ... [19 Şubat 2014] Tutsaklığı Özgürlük Şarkılarıyla Göğüsleyenler ... [12 Şubat 2014] Omuz ver, Çamlıca Tepesi'ni kurtaralım! ... [9 Şubat 2014] Toplumda Hafıza Kaybının Kürekçileri ... [5 Şubat 2014] Yerel Seçimler ve Sol Cephe ... [3 Şubat 2014] Yasak Çiğneme Zamanı ... [29 Ocak 2014] Arsızlığın Bir Türü: 'Liberal Yanılmazlık' ... [27 Ocak 2014] İnsan mı, Hangi İnsan? ... [22 Ocak 2014] Solda cepheleşmek devrimcilerin acil ve tarihi görevidir ... [19 Ocak 2014] Herkesin Şeytanı Kendine ... [15 Ocak 2014] Olasılık - Kesinlik ... [12 Ocak 2014] Özgürlüğün 'Anlamsızlık' Boyutu! ... [8 Ocak 2014] 'Taylan Tanay'ların kollarındaki zincir ... [5 Ocak 2014] Geçen Yılın 'En'lerinden, Yeni Yılın 'Yön'lerine. ... [3 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [2 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [29 Aralık 2013] Yalaka ölçer ... [25 Aralık 2013] Şimdilik 'cin' çarptı, sırada 'halay çarpması' var! ... [22 Aralık 2013] Hayatın aynasında: 'Ya Tayyip... Men dakka dukka!' ... [18 Aralık 2013] Sol Cephe' duyarlılığı, 'Haziran İsyanı'nın çiçeğidir ... [15 Aralık 2013] Mülkümü sordular, 'Yurdum' dedim! ... [12 Aralık 2013] 'Başbakan'ın suç işleme özgürlüğü mü var? ... [8 Aralık 2013] 'Allah'ı alet etmedikleri konu kalmadı! ... [4 Aralık 2013] Sedat Selim Ay 'işkenceci' değilmiş! ... [2 Aralık 2013] İğrençsiniz! ... [28 Kasım 2013] Yöneticiden utanç duymak ... [24 Kasım 2013] Felâket senaryosu, komplo teorisi, suni gündem ... [13 Kasım 2013] İkili Oynamak ... [6 Kasım 2013] Türkiye Solunun 'Yurtseverlik' Sınavı ... [30 Ekim 2013] 'Hukuk Komedisi' değil, 'Hukuk Cinayeti' ... [27 Ekim 2013] Zindan Mektuplarından Kıvılcımlar ... [23 Ekim 2013] Pişkinlik ... [16 Ekim 2013] 'AK Terfi' dedikleri bu olmalı!.. ... [13 Ekim 2013] "Bu ülke hepimizin" diyene bak! ... [9 Ekim 2013] AK Hacılar Dönemi'nin popüler seviye simgeleri ... [2 Ekim 2013] Kendi kendini sansür, onura kelepçedir ... [29 Eylül 2013] Yobazlığın 'Ahmet Hakan'cası! ... [22 Eylül 2013] Derin' Devlete 'Derin' Hizmet! ... [18 Eylül 2013] Siyaset siyaset olarak kalmalıdır, din din olarak ... [15 Eylül 2013] Acil görev 'Yurtsever Halk Cephesi'ni oluşturmaktır ... [11 Eylül 2013] Savaş çalgısına barış akordu ... [9 Eylül 2013] AKP'den beklentinin Kürt siyasetçilerde doğurduğu zikzaklar ... [4 Eylül 2013] Alçaklık ve seviyesizliğin dibinde olmak ... [1 Eylül 2013] AK Vampirler ... [28 Ağustos 2013] Ölümcül hastaları zindanda zincirlemek insanlık mı? ... [25 Ağustos 2013] Merdan Yanardağ'a mektup ... [21 Ağustos 2013] Şiir kir tutar mı? ... [11 Ağustos 2013] Hayatın da bir yargısı var! ... [31 Temmuz 2013] AKP'nin darbe karşıtlığı da sahte! ... [29 Temmuz 2013] "Simit sat onurunla yaşa!" ... [24 Temmuz 2013] 'İktidar gasbı'nın 'darbe'den farkı ne? ... [17 Temmuz 2013] Affın sınırı ne? ... [10 Temmuz 2013] Acı çeşitlemesi ... [8 Temmuz 2013] Vergiyi haram etme hakkı ... [30 Haziran 2013] Altan Tan denen şu şeriatçı yobaza bak! ... [27 Haziran 2013] Yurdun pazarlamacısı ve halk gerçekliği ... [24 Haziran 2013] Gül'ün yorumuna gel de gülme! ... [19 Haziran 2013] Faşist barbarlığın mazereti mi olurmuş! ... [12 Haziran 2013] Zalimlerden zulümlerinin hesabı bir bir sorulacak ... [9 Haziran 2013] Diktatör ve piyonları ... [5 Haziran 2013] Dinci faşist diktacılar defolup gidecektir ... [26 Mayıs 2013] Ülkeyi haramilerden kurtarmak için Yurtsever Halk Cephesi ... [6 Mayıs 2013] DENİZLER korkutmaya devam ediyor! ... [24 Nisan 2013] 'Açılım'ın kapısı ... [17 Nisan 2013] "İleri demokrat"lık virüsü ... [10 Nisan 2013] Neruda'nın kemikleri ... [27 Mart 2013] Toplumsal aptallaşma ... [18 Mart 2013] Sanatçı saflaşması ... [10 Mart 2013] Kalemini de al git! ... [6 Mart 2013] Cinayet, cinnet çağı! ... [3 Mart 2013] Zehrin besin değeri! ... [27 Şubat 2013] Ektiğini biçersin ... [25 Şubat 2013] Faşizmin "zaman ayarlı" operasyonları ... [21 Şubat 2013] Hasta ziyaretine cenaze levazımatıyla gitmek ... [17 Şubat 2013] Aydın olmanın mayası ... [14 Şubat 2013] Yurt'un "Gökçek'e Çakma Ödül" öfkesi ... [10 Şubat 2013] Yalanın İktidarı ... [6 Şubat 2013] Halk düşmanlığı: "Kültür Operasyonları" ... [27 Ocak 2013] "Entelektüel" Yobazlar ... [23 Ocak 2013] Ülke zindan, bunlar zindancıbaşı! ... [20 Ocak 2013] Faşizmin köpürüşü! ... [9 Ocak 2013] Hocaefendi'nin 'Şair, Şiir Hutbesi' ve Necip Fazıl ... [6 Ocak 2013] Büyük Buluşma, Levent Kırca ve küçük adamlar ... [2 Ocak 2013] Yunus'un, Kaygusuz'un yanında Padişah neyin nesi? ... [31 Aralık 2012] "Keşke"li yeni yıl dilekleri ... [27 Aralık 2012] Suça iştirak ... [24 Aralık 2012] "Karanlık Zamanlarda" ... [9 Aralık 2012] "Sesimiz sesinizle buluşsun!" ... [27 Kasım 2012] Yoksa Aleviler 'korkunun ecele faydası'na mı inanıyor? ... [15 Kasım 2012] Hainler Sıralaması ... [12 Kasım 2012] Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun darbe yerleştirme misyonu! ... [7 Kasım 2012] Bir yanda canlarını dişleyerek direnenler, bir yanda 'Hak katı'nın Çöpçübaşı ... [4 Kasım 2012] Kılıçdaroğlu ne söylediğini biliyor mu? ... [28 Ekim 2012] Cumhuriyet mi kalmış ki 'bayramı' olsun? ... [22 Ekim 2012] Sosyalistlerin Meclisi 'Toplantı Bildirgesi'ni okurken ... [17 Ekim 2012] MHP: İktidarın emniyet sibobu! ... [16 Ekim 2012] Bir bu eksikti: 'Çocuk tecavüzcüsü'ne 'şehit'lik! ... [12 Ekim 2012] Kavramlara 'yeni anlamlar' yüklenirken ... [8 Ekim 2012] Başbakan'ın "Yavuz" iştahı ve Aleviler ... [3 Ekim 2012] "Ulemâ-yı bâtın" uluması! ... [30 Eylül 2012] Bu da 'İleri Demokrasi'nin cenaze gaspı! ... [26 Eylül 2012] 'Adalet' buysa, 'adaletsizlik' acaba ne? ... [24 Eylül 2012] 'Kelleci Santrafor'un 'Refleksiz Kaleci'si ... [19 Eylül 2012] Eleştiriye tahammülsüz Polis yasa tanır mı? ... [17 Eylül 2012] Halkın polisi mi, hükümet milisi mi? ... [11 Eylül 2012] Yoksa çete reisi ben miyim? ... [5 Eylül 2012] İnsanın varlık nedenine saldırı ... [29 Ağustos 2012] Başbakan'ın Arkadaşları ... [23 Ağustos 2012] İmamın cetveli! ... [8 Ağustos 2012] Olmayan şeyi tanımak! ... [1 Ağustos 2012] "Zihinsel şiddete uğramak!" ve Prof. Büşra Ersanlı ... [29 Temmuz 2012] "Gelmiş geçmiş en demokratik hükümet" miş! ... [25 Temmuz 2012] Ölümle değil, imamla belalıyım! ... [18 Temmuz 2012] Cezaevlerine duyarsızlık ... [15 Temmuz 2012] Başınıza Mor Gabriel Manastırı kadar taş düşsün! ... [12 Temmuz 2012] Gel de anla! ... [8 Temmuz 2012] Aydın kavramı ve boşa edilen küfür ... [2 Temmuz 2012] Yangını söndürecek güç ... [27 Haziran 2012] Suç ve ceza ... [24 Haziran 2012] "Demokratik" Faşizm ... [20 Haziran 2012] Edip Akbayram'la "Mayıs" ta kucaklaşmak ... [13 Haziran 2012] Umut Odakları ... [13 Haziran 2012] Bu ne hâl Adalet Hanım? ... [6 Haziran 2012] BDP mi kalleş, AKP mi? ... [30 Mayıs 2012] "HES" diye hırlayanı "Höst!" diye hoştlamalı! ... [23 Mayıs 2012] Savaş kışkırtıcılığı, barış militanlığı ... [14 Mayıs 2012] Cüreti cehaletten mi azametten mi? ... [10 Mayıs 2012] Alçaklığın bu derecesi kan dondurur! ... [8 Mayıs 2012] 12 Eylül Darbesi'nin 'COO'su kim, 'CEO'su kim? ... [2 Mayıs 2012] Bulandırılmış muhalif kimlik ... [26 Nisan 2012] Eyvah, Kültür Bakanı yine 'sahne'de! ... [18 Nisan 2012] El insaf Ahmet Altan! ... [4 Nisan 2012] Yaşasın hayat! ... [1 Nisan 2012] AKP'nin Prof. Dr. 'Hoca'ları ... [22 Mart 2012] Sahtekârlık sınırsız ... [19 Mart 2012] "Ilımlı İslam" yumurtasının "Uyumlu İslam" civcivi ... [15 Mart 2012] Sonunda AKP bize terörü sevdirecek! ... [12 Mart 2012] "Kürt Açılımı"ndan rekor çıktı! ... [10 Mart 2012] Zor günler ... [7 Mart 2012] Ya 'devrimci örgüte üye'lik, ya 'sürgit güve'lik ... [4 Mart 2012] İktidar yandaşı muhalefet ... [29 Şubat 2012] "Terörün arka bahçesi"nde olmak ... [22 Şubat 2012] Haber ve görüntü dili ... [19 Şubat 2012] Arap Buharı ... [12 Şubat 2012] Düşüş... ... [8 Şubat 2012] Halk düşmanları halkların kardeşliğine hizmet eder mi? ... [8 Şubat 2012] Kendi Coğrafyası Kendine Zindan, Halkının Sesi Bir Ozan: Mahmud Derviş ... [25 Ocak 2012] Bu gün acımasızlığım tuttu! ... [17 Ocak 2012] "Gurur" gurultusu ... [11 Ocak 2012] 'Şiirden anlamam!' sözünün anlamını anlayan var mı? ... [28 Aralık 2011] Dersim'i Unutma ... [14 Aralık 2011] Köklerden kopukluk 'vazo kültürü'dür! ... [30 Kasım 2011] Seni.... CHE ... [2 Kasım 2011] Acı Sargısı ... [19 Ekim 2011] Örgütsüz aydının örgütlenme çağrısı! ... [5 Ekim 2011] Bunlar kendilerini ne sanıyor? ... [21 Eylül 2011] İnsan hâlleri, insani hâller ... [7 Eylül 2011] Hayata Düşmanlık Yelpazesi ... [24 Ağustos 2011] Yobazlık jandarması Ramazan magandaları ... [10 Ağustos 2011] Sistemin Kirletme ve Körletme Aygıtı ... [28 Temmuz 2011] Sonuçta bu işi kim çözecek, uzaylılar mı? ... [13 Temmuz 2011] Ölüm de çiçek açar... Ve ölümsüzlük o çiçeğin balıdır ... [29 Haziran 2011] "Şu 500 bin meselesi..!" ... [15 Haziran 2011] Sarıdır, ama sararmamıştır... ... [1 Haziran 2011] Düzenin batağında barajı aşmak mı, ırmak yatağında selleşip taşmak mı? ... [19 Mayıs 2011] "Davutoğlu'nun Mevlâna Çıkışı"na Giriş! ... [4 Mayıs 2011] İmamın domuzu ... [7 Nisan 2010] Bataklıklı Yolda Tepeye Doğru Yürürken ...
Nihat BEHRAM
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™