Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yeni engizisyonlar, yeni cadı avları
15 Nisan 2011, Nuray MERT
, Nuray MERT

Özel yetkili mahkemeler yeni DGM’ler, hatta yeni engizisyonlar halini almış vaziyette. Tutuklu yargılamalar, mahkûm olmadan cezalandırılma yöntemi olarak işliyor. Terör suçundan itham edilme meselesi ise başlı başına tartışma konusu. Ama, ülkemizde demokrasi ve yargının nasıl işlediğine dair bir fikir vermek üzere, bugün bana ve birçok basın mensubu arkadaşımıza gönderilen bir mağduriyet mektubunu sizinle paylaşmak istiyorum:
“Bildiğiniz gibi bugün (13 Nisan) Devrimci Karargah örgütüne yönelik 21 Eylül tarihli operasyon kapsamında Sosyalist Demokrasi Partisi genel başkanı Rıdvan Turan ve SDP yöneticileri, Toplumsal Özgürlük Platformu üyeleri ve başka pek çok sosyalist ilk kez hakim karşısına çıktı.
Dava, gizlilik kararı nedeniyle uzun bir süre muammaydı. İddianameyi ancak 5 ay sonra görebildik. 8 ay sonra ise ilk kez mahkemede kendimizi savunacaktık. Savunmamıza izin verilmedi.
Mahkemede kimlik tespitinden sonra savcı davanın daha önceki Devrimci Karargah davaları ile birleştirilmesini talep etti. Avukatlar ise birleştirmeye itiraz ederek bunun Devrimci Karargah davası olmadığını, açık alanda siyaset yapan sosyalistlere yönelik olduğunu, bir önceki davanın sanıkları ile bu davanınkiler arasında hiçbir bağlantı olmadığını söylediler. Ayrıca, bir birleştirmeye gitmeden önce iddianamenin okunması ve savunmaların dinlenmesi gerektiğini belirttiler. Başlamayan bir davada birleştirmeye gitmenin usulsüz olduğunu belirttiler. Sanıkların 8 aydır kendilerini savunma hakkından mahrum bırakıldığını, bunun tüm hukuki teamüllere aykırı olduğunu söylediler.
Fakat mahkeme heyeti davayı görmeye başlamadı ve 9. Ağır Ceza’da sürmekte olan önceki dava ile birleştirdi. Avukatlar karara isyan ederek cübbelerini yere attılar. Hukuksuzluğu kınadılar. Tutuklular salondan dövülerek çıkarıldı; şiddet uygulanırken hakim buna karşı sessiz kaldı, müdahale etmedi. Şiddete rağmen, avukatların karara itirazına, protestosuna rağmen hakim umursamazca ara kararı okumaya devam etti. Yani, tek bir söz bile söyleyemeden cezaevlerine geri gönderildiler. Savunma hakları gasp edildi. 13 ve 15 Nisan’da iki gün sürecek dava boşa düşürüldü. Belki de tahliye edilecek olanlar vardı ve büyük bir mağduriyet yaratıldı.
Birleştirme yapılan diğer Devrimci Karargah davası, dün (12 Nisan) görülmüş ve 11 Ağustos’a ertelenmişti. Bizim davamız da bu birleştirmeyle birlikte 11 Ağustos’a ertelenmiş oldu. 11 Ağustos’ta arkadaşlarımız neredeyse bir yıldır tutuklu olacaklar. Acaba o gün kendilerini savunma şansları olacak mı? 11 Ağustos hem adli tatil, hem de 22 sanık bu davadan, 14 kişi bir öncekinden toplam 36 kişi yargılanacak, iki ayrı iddianame olacak, sanıkların bir kısmının süreci çoktan başlamış, bir kısmı iddianameyi bile duymamış olacak... Bu nasıl bir yargılama süreci ve mantığıdır?
Biz bugün o mahkeme salonuna giderken adil bir yargılama umudunu taşımıyorduk. Yaşatılan 8 ay adil yargılama diye bir şey olmadığını göstermişti. Fakat en azından yargılanmayı umuyorduk, bize bu kadarını bile, usulen bile yapmayacaklarını gösterdiler.
Mahkeme karşısına çıkma hakkı Magna Carta’dan, ta 1200’lü yıllardan bu yana bir haktır. 2011’de bu en temel hak elimizden alındı. Bu, Türkiye tarihinde bir ilktir; DGM’lerde bile, 12 Eylül’de bile böyle bir hukuksuzluk yaşanmadı. Tutukluların hepsi bu nedenle AİHM’ye bireysel başvuru yapacak. Bugün cumhurbaşkanı dahi tutuklamalar mahkûmiyete dönüşmemeli diyor; peki bu yaşananın izahı nedir?”

(Milliyet 15.04.2011)

[Bu yazı 1863 kez okundu]
Nuray MERT

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[9 Haziran 2017] Katar'ın başına gelenler ... [15 Ocak 2016] Linç kampanyasına nefer yazılanlar asıl siz kendinizden utanın! ... [31 Ağustos 2015] Merak etmeyin, istedikleri düzeni kuramayacaklar ... [27 Temmuz 2015] Lanetli çözüm, ahmakların seferi ... [13 Nisan 2015] Ülkede Karanlık Bir Sabaha Uyanmak ... [15 Mayıs 2014] Soma Katliamı. Ayrı dünyaların insanlarıyız ... [17 Nisan 2014] Kulak asmayın düşünce tacirlerine! ... [9 Kasım 2013] 'Otoriter muhafazakarlık' ve demokrasi ... [25 Ekim 2013] Muhafazakarların 'Bağımsız Türkiye'si ... [18 Ekim 2013] Bayramda Barış Süreci ... [16 Temmuz 2013] Bu çirkin tablonun ardındakiler ... [17 Mayıs 2013] Suriye politikasının ağır bedeli ... [3 Mayıs 2013] Burası işte böyle bir ülke! ... [10 Nisan 2013] Kuş katliamı ... [9 Şubat 2013] Karanlık Bir Tünelden Çıkış ... [1 Şubat 2013] Masum değilsiniz hiçbiriniz ... [15 Ocak 2012] Sadece cesur insanlar özgür olabilir ... [12 Ocak 2012] Muammalı bir hesaplaşma devri ... [5 Ocak 2012] Muhafazakâr cumhuriyet ... [25 Aralık 2011] Fransa, Türkiye, Suriye ve Ortadoğu ... [18 Aralık 2011] Ortadoğu'da yeni dönem ... [20 Kasım 2011] Herkes fikrini bozmuş! ... [13 Kasım 2011] Bir büyük kompozisyon yarışması ... [25 Ekim 2011] Demokratik 'zihniyet' meselesi ... [13 Ekim 2011] 'Görevimiz tehlike' ... [6 Ekim 2011] 'Bu hal', 'OHAL' mi? ... [4 Ekim 2011] Zizek'in 'yeni oryantalizmi' ... [25 Eylül 2011] Kürt meselesi ve yurtta savaş cihanda savaş ... [22 Eylül 2011] Yeni laiklik tartışmaları ... [20 Eylül 2011] Erdoğan ve Nasır ... [11 Eylül 2011] 'Libya özel sayısı' ... [8 Eylül 2011] İsrail ve Kürt meselesi ... [1 Eylül 2011] İslam Emperyalizmi, Neo-Osmanlıcılık ... [23 Ağustos 2011] 'İslam ve Sosyalizm' ... [16 Ağustos 2011] 'Londra isyanı' ve insanlığın çözülüşü ... [9 Ağustos 2011] Suriye'ye giden 'mesaj' ... [24 Temmuz 2011] Türkiye'nin 'Değerler'i ... [5 Temmuz 2011] Maslahatçı demokrasi ... [30 Haziran 2011] 'İkna Odaları'ndan 'İkna Meclisi'ne ... [26 Haziran 2011] Şeytana uymayalım ... [19 Haziran 2011] 'Kimliğe oy' ve 'yeni statüko' ... [26 Mayıs 2011] Kürt meselesi CHP, BDP ve AKP ... [13 Mayıs 2011] Dere geçilirken değişmeyen at ... [10 Mayıs 2011] Bu hale nasıl geldik? ... [26 Nisan 2011] 'Sol' garezi ... [14 Nisan 2011] İktidar ... [7 Nisan 2011] Devlet için 'demokrasi', devlet için anayasa! ... [22 Şubat 2011] 'Organizma' ve tecavüz! ... [18 Şubat 2011] Tasasız 'demokrat'lar! ... [16 Şubat 2011] Mısır'da 'Post-Devrim', 'Post-demokrasi' ... [10 Şubat 2011] Yeni statüko, Kıbrıs ve demokrasi ... [25 Ocak 2011] 'Tefrika'yı savunmak! ... [11 Aralık 2010] 'Öğrenci eylemleri' krizi ... [23 Ekim 2010] Laikliğin teminatı ...
Nuray MERT
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™