Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Kimin nasıl ?götüreceği önemlidir
28 Şubat 2014, Aydemir GÜLER
, Aydemir GÜLER

Önceki akşam TKP “nasıl olursa olsun”un bir dizi tuzak barındıracağını yazdı, TKP’nin Sesi başlıklı günlük açıklamasında.

O gece Türkiye’yi yine eylemler sardı. Sarıgül ise tuzağın adlarından biri olduğunu hemen ertesi öğlen gösterdi. CHP İstanbul örgütünün Taksim çağrısı İstiklal Caddesi üstünde sınırlı bir topluluğa Mustafa Sarıgül’ün seçim vaatleriyle kapanacaktı. Sarıgül seçimi kazanınca Taksim’i bütün halka açacakmış...

İyi de, geçen ay İstiklal Caddesini ve Taksim’i “en iyi gezinti yeri ve en iyi ticaret merkezi” haline getireceğini söyleyen kimdi?

AKP’nin gidişine imza atmak önemli. Meclisteki üç muhalif partinin Haziran başından bu yana göze alamadıkları kavgaya AKP’nin siyaset ve iş ortağı Gülen tarikatı dalmış bulunuyor. Yöntemlerinin üstünden akan kara yeşil kirin ahlakiliğini ve hukuksallığını tartışanlar var; ben bu apolitizmin parçası olmayacağım. Bu rezaletin içinde ahlak ve hukuk aramak saflık olur.

Biz başka bir unsura, tuzağa dikkat edelim: Tapeler, videolarla gelen “gizli odakların işi” imajı, AKP’yi sarsarken halkı seyirci kılıp aptallaştırmaya hizmet eder.

Bütün tuzaklar halksızlıktan geçer!

Geleceğe varıp da Türkiye devrimini yazarken muhtemelen 2013’e ayrıcalıklı bir başlangıç manası yükleyeceğiz. Dikkat etmezsek 2014’e AKP’nin bir parçasının ondan koparak, o büyük başlangıcı boşa düşürme gayreti damga vuracaktır. Halkın 2013 hamlesinin, karşı-devrimci bir hizbin 2014 restorasyonuyla -geçici de olsa- boşa düşürülmesine boyun eğemeyiz.

Fethullahçılık budur. En az Erdoğan kadar karşı-devrimci, cahil ve yobazdırlar. Uzun süre Erdoğan’ın yürüttüğü liberal karakterli ittifaklar dizgesini Gülen devralıyor. CHP ve MHP ile sağ ve sol liberaller bu yeni koalisyonun yapıtaşları olmaya aday. Daha önce Güller Operasyonu demiştik...

“Kim nasıl götürürse götürsün” tezi, yüzeyselliği açık bir yanlış hale gelmiştir.

O nedenle halkın kendi acil taleplerini formüle etmesi, bu taleplerin arkasına güç yığması, enerji biriktirmesi en önemli şeydir. Acil talepler mi?

Hükümet istifa edecek. Kaçmalarına izin vermemek ve hesap sorulmasını mümkün tutmak için yolsuzluklarda adı geçen herkesin mal varlığına el konacak. Bu düzenin parsellenmiş kurumları kimden neyin hesabını sorabilir ki? Demek ki, soruşturma barolar, sendikalar, meslek örgütleri, siyasi partiler ve başka halk örgütlerinin katılacağı ve halka açık bir biçimde yürütülmeli. Girdaptan çıkış için acilen seçime gidilmesi zorunludur ve bu seçime partiler arasında mutlak adalet ve eşitlik tesis edilerek gidilmelidir.

Bu sadelik halkı birleştirir. Birleşmek örgütlenmektir. Örgütlenmek ve taleplerinin arkasında sıkı sıkıya saf tutmak. Bugün halk hareketinin yapması gereken ve yapabileceği budur.

Haziran Başlangıcımızı halktan kopartmaya çalışıyorlar, dedim. Ama aptalca bir handikapları var. Fethullah, Sarıgül ve diğer muhalefet partileri, bunu ortadaki birikime sahip çıkarak değil, görmezden gelerek, etrafından dolaşarak yapmayı deniyorlar. Hakikaten aptalca! Türkiye tarihinin benzersiz halk direnişini yok saymak, kimin haddine...

Ama bu aptallığın bir aklı var yine de!

AKP rejiminin özüne dokunmayıp ayarlarıyla oynamak kolay iş değil.

Yobazlığa devam, ama rakı da içilebilsin. Piyasacılığa devam, ama bu kadar çok çalınmasın. Otoriterlikten vazgeçilmesin, ama bu kadar çok biber gazı sıkılmasın...

Böyle bir yeni denge formülü yaratmak, egemenler için kontrollü adımlarla geri çekilmek demektir. En iyi Erdoğan’ın anladığı gibi boşalan alanı süratle halk dolduracaktır. Bu yüzden halkın selinin önündeki barajı yerinden hiç oynatmadan bir değişim yaratmaya çalışıyorlar.

Olmaz, tutmaz. Türkiye’de uzun ve aydınlık bir yürüyüş başladı artık.

[Bu yazı 838 kez okundu]
Aydemir GÜLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[21 Eylül 2014] Komünist Parti MK üyesi Aydemir Güler: Sosyalizm vurgusu daraltmaz güç katar ... [17 Haziran 2014] Çankaya için boş işler ... [11 Haziran 2014] Cambaza bak ... [9 Haziran 2014] Çankaya yolu Lice'den geçer mi? ... [29 Mayıs 2014] Muhalefet dediğin ... [24 Mayıs 2014] Gaza basmak: Tercih mi, zorunluluk mu? ... [21 Mayıs 2014] İğrenme ... [20 Mayıs 2014] Bir kere daha cumhurbaşkanlığı ... [17 Mayıs 2014] Aklınızdan bile geçirmeyin ... [16 Mayıs 2014] Reyhanlı, Soma, meşruiyet ... [26 Nisan 2014] Ayar ... [16 Nisan 2014] Ne yapmalı, ne yapmamalı ... [15 Nisan 2014] Gelecek istasyon: Cumhurbaşkanı seçimi ... [12 Nisan 2014] İkinci Ergenekon vakası ... [10 Nisan 2014] Sığar mı, sığmaz mı? ... [9 Nisan 2014] Bölünen Türkiye'de yumruk ... [3 Mart 2014] Üç yıl önce üç sosyalizm ... [24 Şubat 2014] Tayyip: Nereye ?kadar deliyi oynar? ... [7 Şubat 2014] Seçim yalnız seçim değildir ... [31 Ocak 2014] İstanbul bu giysiye sığmaz ... [24 Ocak 2014] 34 yılın sonunda para ve din ... [27 Aralık 2013] E.A. dendiğinde ... [23 Ağustos 2013] Neden dışarıda oynuyorlar? ... [21 Haziran 2013] Önce borcunu öde ... [27 Mart 2013] Demokrasi ve barış ... [20 Mart 2013] Akıl var mantık var ... [21 Şubat 2013] Halk nedir? ... [14 Şubat 2013] Arap "Bahar"ı bitiyor mu? ... [30 Ocak 2013] Ulus, milliyet, vs. Ne bitti? ... [2 Ocak 2013] AKP ha düştü ha düşecek mi? ... [26 Aralık 2012] Tayyip paketi ... [5 Aralık 2012] Komünistin milliyeti, dini... ... [15 Kasım 2012] Kim kazanır? ... [24 Ekim 2012] Rus faktörü ... [18 Ekim 2012] Bir demet kavram: Çözüm, reform, irade... ... [11 Eylül 2012] Hangi kriz? ... [27 Ağustos 2012] Sıcaktan mı? ... [7 Ağustos 2012] Düğüm ... [9 Temmuz 2012] Uzlaşmacılık ne yana düşer? ... [2 Temmuz 2012] Zana çözümü mü? ... [25 Haziran 2012] Suriye duvarı ... [4 Haziran 2012] Bu kadarı da... ... [15 Mayıs 2012] Hiç mi tartışmasak? ... [9 Nisan 2012] "Hakiki müslüman" ... [28 Şubat 2012] 28 Şubat'ı nereye koymalı? ... [23 Ocak 2012] Mağduriyete dönüş mümkün mü? ... [21 Kasım 2011] CHP muhalefeti ... [7 Kasım 2011] Ezmek için mi, çözmek için mi? ... [20 Temmuz 2011] Kan ne yöne akıyor? ... [30 Mart 2011] Solu soysuzlaştırmak ...
Aydemir GÜLER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™