Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Sosyalist olmanın ağır bedeli
14 Nisan 2011, Sedat ERGİN
, Sedat ERGİN

YASAL zeminde faaliyet gösteren Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), Ceylan Önkol adlı bir kız çocuğunun 28 Eylül 2009 tarihinde Bingöl’de bir askeri mühimmatın patlamasıyla ölümü üzerine düzenlenen protesto eylemine katılmaya karar verir. Bunun için bir afiş hazırlanacaktır.

SDP’li Ecevit Piroğlu, telefonda arkadaşı Güleren’den bu eylemde kullanmak üzere bir afiş hazırlamasını ister ve şöyle der:
“Ya ne diycem, sen afiş taslağı yapacaktın. Onu yapabilirsen eğer, tabii ne diycem, çocuklar ölmesin, şeker de yesin, bizim şey var ya sarı kırmızı yeşil lamba, Kürt sorununda demokratik çözüm diye bir şey kullanabilirsin. Kızın fotoğrafını buluruz.”
Piroğlu, daha sonra Devrimci Karargah soruşturmasından gözaltına alındığına polis sorgusunda kendisine yöneltilen sorulardan biri şu olur:
“Çocuklar ölmesin şeker de yesinler derken neyi kastettin?”
Hiroşima’da ölen çocuklar için “Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver/ çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler” dizelerini yazmış olan Nâzım Hikmet, herhalde o an Moskova’daki mezarında ters dönmüştür.
BİR İNANDIRICILIK SORUNU
Bu ayrıntılar Radikal muhabiri İsmail Saymaz’ın dün başlayan ikinci Devrimci Karargah davasıyla ilgili olarak yazdığı “Hanefi Yoldaş/ Gizli Örgüt Nasıl Çökertilir” başlıklı kitabında yer alıyor. Bu davada çoğu SDP yöneticileri olmak üzere 14’ü tutuklu 22 sanık yargılanıyor. SDP yöneticileri, Devrimci Karargah’ın üyesi olmakla suçlanıyor.
Saymaz, kitabında davanın iddianamesini 50 bin sayfa tutan delil dosyalarıyla birlikte değerlendirerek, soruşturmanın perde arkasına ilişkin pek çok önemli ayrıntıyı gün ışığına çıkartıyor. Kitap, özellikle polisin sol örgütleri izlerken nasıl bir bakış ve yöntemle hareket ettiğini gösteren pek çok çarpıcı örnek sunuyor okurlara.
Tabii Saymaz’ın verdiği örnekler, dün başlayan davanın kamuoyu karşısında sahne olduğu inandırıcılık sorununu daha da derinleştiriyor. Bu sorun, hayatları sosyalist mücadele içinde geçmiş bir grup aydının, aktivistin, hayatının önemli bir bölümü sol örgütlerin izini sürmekle geçmiş polis şefi Hanefi Avcı ile birlikte aynı terör örgütünün üyesi olmakla suçlanmasıdır.
Avcı’nın gölgesi bir tarafa çekilip, iddianamenin temel mantığı ve deliller kendi başına incelendiğinde, üzerinde durulması gereken pek çok tartışmalı durumla karşılaşıyoruz.
SOSYALİST ÖRGÜT ERGENEKON’A BAĞLANINCA
Bunların başında Anayasa’nın güvence altına aldığı pek çok demokratik hak ve özgürlüğün, -örneğin bir protestoda bulunmak, mitinge katılmak, bildiri dağıtmak, basın açıklaması yapmak gibi- terör örgütü üyeliği için delil olarak değerlendirilebilmesidir. Örneğin, Ahmet Türk’e yumruk atılmasını protesto etmek için Beyoğlu’nda düzenlenen bir basın açıklamasına katılmak, iddianamede suç oluşturan bir fiil olarak gösterilebiliyor.
Dijital deliller bu iddianamede de karşımıza çıkıyor. İddianamede, SDP yöneticilerini Devrimci Karargah ile ilişkilendiren en önemli delillerden biri, 28 Nisan 2009 tarihinde Bostancı’da evine düzenlenen baskında polisle girdiği çatışmada ölen Devrimci Karargah militanı Orhan Yılmazkaya’nın bilgisayarından çıkan bir yazı. Metin, “SDP’de Olmamızın Anlamı Üzerine” başlığını taşıyor. Sanık avukatları, metnin kimin tarafından hangi amaçla hazırlandığının belli olmadığını, ayrıca içinde suç içeren bir bilgi de bulunmadığını belirtiyor.
Bir bu kadar dikkat çekici olan husus, SDP’nin bir düzlemde PKK’ya, bir başka düzlemde ise Ergenekon’a da bağlanmasıdır. SDP, Ergenekon aleyhtarı eylemlerin çoğunda yer almış bir örgüttür.
SDP-Ergenekon bağlantısı, iddianameye göre, 2001-2006 yılları arasındaki dönemde SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan’ın telefonu ile Ergenekon soruşturmasında ifadesi alınan, ancak sanık yapılmayan gazeteci Merdan Yanardağ’ın telefonu arasında 01.01.2001-22.07.2006 tarihleri arasında (Arama-Aranma-Mesaj alma-Mesaj atma şeklinde) 3 adet görüşme kaydına dayanıyor.
TUTUKLULUĞA DEVAM
Dünkü duruşmada davanın birinci Devrimci Karargah davasıyla birleştirilerek 11 Ağustos tarihine ertelenmesi kararı çıktı. Bu durumda sanıkların geçen eylül ayında başlayan tutukluluk halleri uzun bir süre daha devam edecek.
Vatandaşların yargılama görmeden uzun süre özgürlüklerinden mahrum bırakılmasında Türkiye Cumhuriyeti devleti açısından mahzurlu bir durum yoktur. Çünkü, Nâzım Hikmet’in çektiği çilelerden bu yana aslında bu cephede değişen fazla bir şey yoktur.

(Hürriyet 14.04.2011)

[Bu yazı 2134 kez okundu]
Sedat ERGİN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[16 Temmuz 2013] Biber gazı atılırken doktor hazır bulunsun ... [2 Temmuz 2013] AİHM kararları 12 Eylül yasasını geçersiz kıldı ... [3 Mayıs 2013] Tarihin akışı uçurumun kenarından nasıl döndü? ... [23 Nisan 2013] AİHM içtihatları ışığında Fazıl Say kararı ... [18 Nisan 2013] Tazminat komisyonu İtalya'da yürümedi, ya Türkiye'de? ... [16 Nisan 2013] AİHM'ye başvuru hakkı engelleniyor mu? ... [9 Nisan 2013] Kerry gezisinin dökümü ... [30 Mart 2013] 2023 için insani gelişme hedefleri gerekiyor ... [15 Mart 2013] DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİ (II) Tasarının TBMM'de iyileştirilmesi gerekiyor ... [9 Şubat 2013] Ergin Saygun ve vicdanların paslanması ... [1 Şubat 2013] Oramiral Güner istifası ile ne mesaj verdi? ... [25 Ocak 2013] Avukat tutuklamanın ufukta beliren maliyeti ... [3 Ocak 2013] Erdoğan hangi vesayeti kastediyor? ... [26 Aralık 2012] Yargısız infazlar ve çekimser demokrasi ... [8 Aralık 2012] Erdoğan'ın AİHM karşısındaki zor tercihi ... [5 Aralık 2012] AİHM kararı ışığında Başdenetçi tartışması ... [27 Kasım 2012] AİHM'deki Türk yargıç: 'Durumumuz parlak değil' ... [21 Kasım 2012] Erdoğan Obama'ya da kafa tutuyor ... [16 Ekim 2012] Yargıda daha çok reform bekleniyor ... [12 Ekim 2012] AB İLERLEME RAPORU ... [5 Eylül 2012] Yargıtay Başkanı'nın gözünden otoriterleşme ... [4 Eylül 2012] Suriye konusundaki büyük yalnızlığımız ... [30 Ağustos 2012] SURİYE POLİTİKASININ MUHASEBESİ (2): Evdeki hesap çarşıya uymayınca ... [22 Ağustos 2012] Erdoğan ve tarihe adil bakabilmek ... [31 Temmuz 2012] Ortadoğu'nun siyasi coğrafyası çözülürken ... [13 Temmuz 2012] Erdoğan ve Alevilerin horlanması meselesi ... [7 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (3): Özgürlüğe yeni güvence Özgürlükler Hâkimi ... [6 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (2): DGM'lerden ÖYM'lere ÖYM'lerden TMM'lere ... [5 Temmuz 2012] Yargı reformu-1: Özel yetkili mahkemelerin en büyük başarısı nedir? ... [23 Haziran 2012] Bağımsız insan hakları kurumu bir hayalmiş ... [21 Haziran 2012] Vatandaşa işkence sokağa taşınca ... [20 Haziran 2012] Dağlıca baskınının düşündürdükleri ... [14 Haziran 2012] HSYK'dan savcı açıklaması ... [9 Haziran 2012] Erdoğan'dan özel yetkili mahkemelere yeni bakış ... [30 Mayıs 2012] Amerika da basın özgürlüğü sorunlu diyor ... [18 Mayıs 2012] Uludere faciası ve erdemli devlet olmak ... [27 Nisan 2012] Hükümetin yargı reformundaki iradesine ne oldu? ... [10 Nisan 2012] Balyoz'da nasıl delil atlanır? ... [6 Nisan 2012] Haşim Kılıç ne demek istedi? ... [31 Mart 2012] Avrupa'nın eleştirel bakışı kuvvetleniyor ... [17 Mart 2012] Letonya'daki bir katliamdan Madımak yangınına ... [15 Mart 2012] Türk usulü demokraside "filibuster" olur mu? ... [10 Mart 2012] Basının eleştiri hakkı ne kadar geniş? ... [7 Mart 2012] Ortaokulların kapısı imam hatiplere açılıyor ... [28 Şubat 2012] AB ile diyalogda Nuray Mert meselesi ... [21 Şubat 2012] Avrupa'dan yargı reformuna hem destek hem eleştiri ... [18 Şubat 2012] AİHM'nin Tuncay Özkan kararının muhasebesi ... [17 Şubat 2012] Hükümetin son krize habersiz yakalanması olağan mı? ... [9 Şubat 2012] Önce eğitimin kalitesine bakalım ... [27 Ocak 2012] Yargı Reformu ... [12 Ocak 2012] Avrupa'dan hâkim ve savcılara ağır eleştiriler ... [10 Ocak 2012] Başbuğ nerede yargılanmalı? ... [4 Ocak 2012] Uludere faciasında istihbarat soruları ... [22 Aralık 2011] Gırtlak kanseri bir mahkûmun ölümü ... [8 Aralık 2011] Şike yasası krizinin anatomisi ... [3 Aralık 2011] Avrupa'ya verilen sözler ne zaman tutulacak? ... [19 Kasım 2011] Ankara'da Suriye'ye dönük iki askeri senaryo ... [12 Kasım 2011] Genç değil, Meclis kürsüsü yara aldı ... [9 Kasım 2011] Ekonomide G20'deyiz insani gelişmede 92'nci ... [14 Ekim 2011] AB'ye göre basın özgürlüğü ihlalleri ciddi ... [14 Eylül 2011] HSYK Başkanvekili'nden mesaj var ... [10 Eylül 2011] HSYK şikâyetler karşısında adil mi? ... [9 Eylül 2011] Deniz Feneri'nde hatayı kim yaptı? ... [6 Eylül 2011] Hükümet tutukluluk süresinde kendisini bağladı ... [1 Eylül 2011] Adalet duygusu neden zedeleniyor? ... [24 Ağustos 2011] Libya dersleri ... [6 Ağustos 2011] ABD ve İngiltere'den Balyoz'a katılmak ... [3 Ağustos 2011] Balyoz'da ucu açık bir sürece doğru ... [29 Temmuz 2011] Yolsuzlukla mücadelede dünya liginde neredeyiz? ... [21 Temmuz 2011] Öcalan'ın oyun planı ... [17 Temmuz 2011] Türk yargısı hiç böyle eleştirilmemişti ... [12 Temmuz 2011] Rota yeniden AB'ye mi çevriliyor? ... [8 Temmuz 2011] Yemin kriziyle bölgesel güç olunabilir mi? ... [7 Temmuz 2011] Yeni kabinede dikkat çeken yönelişler ... [28 Haziran 2011] Adalet duygusu kaybolunca ... [7 Haziran 2011] Basın özgürlüğünde sıkıntılı bir döneme doğru ... [28 Mayıs 2011] Kasetler konusunda muhtelif teoriler ... [10 Mayıs 2011] AB'den tutuklu gazetecilere mesaj ... [4 Mayıs 2011] Yargıtay'da önemli bir içtihat değişikliği ... [3 Mayıs 2011] Özel yetkili mahkemelere barolardan önemli çıkış ... [27 Nisan 2011] Kopartılan yalnızca heykelin kafası mı? ... [9 Nisan 2011] Savcılar lehte delilleri tutabilir mi? ... [5 Nisan 2011] TBMM tarihi bir hata yapmak üzere ... [31 Mart 2011] Ergenekon'da envanter çıkartmak ... [30 Mart 2011] Bireysel başvuru hakkına veda mı? ... [9 Mart 2011] Şener ve Şık hangi delillerle tutuklandı? ... [16 Şubat 2011] Balyoz davasında tutuklama kriterleri ... [2 Şubat 2011] Amerikan modeli Erdoğan'ı mutsuz edebilir ... [22 Ocak 2011] Balyoz'da adli emanet bilmecesi ... [7 Ocak 2011] Yargıtay Başkanı: 'Bize haksızlık yaptınız' ... [13 Kasım 2010] Türkiye'nin yolsuzluk karnesi tekerrürden mi ibarettir ...
Sedat ERGİN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™