Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Türkiye Sosyalist Solu Üzerine...
12 Şubat 2014, Ergin YILDIZOĞLU
, Ergin YILDIZOĞLU

Türkiye sosyalist solunun tarihinin, içerdiği farklı geleneklerin, 12 Eylül öncesi ve sonrası deneyiminin üzerine “düşünmek” bir yana dursun, bu hareketin parçası bile olmayan, tarihsel hedeflerini paylaşmayan yazarların kanaatleri, “öyle yapsın böyle yapsın” önerileri artık kabak tadı verdi.
Aslında, ürettikleri “söylem pratikleri” bağlamında bakıldığında, bu yazarların esas işlevinin sosyalist sola akıl verme postunun altına, sosyalist sola ilişkin olumsuz önyargıları güçlendirmek, düzenin tüm siyasi akımlarının çürüdüğü bir ortamda, okuyucularının gözlerinde sosyalizmin bir seçenek haline gelmesini önleme kurdunu gizlemek olduğu bile söylenebilir.
Bu pratiğin son örneklerinden biri kendince durumu şöyle özetliyor: “Kürt siyasi hareketi kendini yoktan var etti ve bugün sadece Türkiye’nin değil aynı zamanda da Ortadoğu’nun en önde gelen aktörlerinden biri haline geldi. 1970’li yılların önde gelen siyasi güçlerinden olan Türk sosyalist solu ise zamanla yok olmaya yüz tuttu.”
(…)
“Türk solunun... Kürt hareketine ideolojik, politik yol göstermelerden ziyade, kendi ideolojik-politik duruşunu gözden geçirmek, buna bağlı olarak yeni örgütlenme modelleri geliştirip ülkenin batısında yeniden güçlü bir sol hareketin doğuşunu sağlamak olsa gerek.”
Bunlar “düşünceden” yoksun kanaatler. Birincisi iki farklı ama örtüşen sosyal formasyonda, iki farklı projeyi benimsemiş iki farklı akım, karşılaştırmanın ölçütlerini tanımlama, sınırını çizme zahmetine katlanmadan karşılaştırılıyor. Bu sığ karşılaştırmadan da son derecede güçlü bir sonuç üretiyor.
Diğer taraftan Türkiye sosyalist solu, 1980’lerde yalnızca, örgütsel olarak değil, fiziki olarak imha edilmekle kalmadı, postmodernizmin, sol liberalizmin saldırıları altında, 1989 sarsıntısını yaşayarak kültürelteorik bir travma geçirdi. Sosyalist sol bu yıkımdan 20 yıldır yaralarını sararak çıkıyor. Kitleleri, gençleri etkilemeye başlarken, AKP’nin referandumda ihmal edemediği bir varlık, bu tür yazarların yazılarının da konusu olmaya başladı. ÖDP, Halkevleri, TKP gibi yapıların, irili ufaklı çevrelerin çalışmalarını, LGBT hareketini, 1 Mayıs meydanlarını, “Gezi olayını”, “olaya” tüm Türkiye çapında katılan milyonlarca insanı görmezden gelebilir miyiz?
Evet Kürt siyasi hareketi“Türkiye’nin değil aynı zamanda da Ortadoğu’nun en önde gelen aktörlerinden biri haline geldi”. Ancak ne bu hareket kendini yoktan var etti ne de Ortadoğu’nun en önde gelen (doğru ama abartılı bir tespit olduğunu jeopolitikle yakından ilgilenenler hemen göreceklerdir) aktörlerden biri haline gelmesi, salt kendi özelliklerinden kaynaklandı
Türkiye sosyalist hareketinin 1970’ler boyunca en önemli teorik tartışma, ayrışma alanlarından biri de “Kürt sorunu”ydu. 1977- 1978 1 Mayıs’larına katılmış olanlar, atılan sloganlarda, pankartlardan bunu kolaylıkla görebiliyorlardı. Kürt siyasi hareketi bu birikim üzerinde devlete karşı, şiddet araçlarını da kullanarak, projesini giderek daha ulusalcı bir zemine çekerek, kendi sağındaki güçleri de kapsayacak biçimde genişleterek güçlendi.
Aynı dönemi Türkiye sosyalist hareketi, 1970’lerin deneyiminin, bir yenilgi ruh hali ile, doğruluğu çok şüpheli bir okunuşu üzerinden kendini “demokratik”, “özgürlükçü” biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışıyordu. Bu ruh hali içinde Kürt hareketine akıl vermek, ona yukardan bakmak bir yana, onunla yeterince diyalog kurmadığı, kimi zaman kendi otonomisini terk ettiği, yeterince tartışmadığı, onun gittikçe ulusalcı zemine kaymasını eleştirmekten sakındığı, kolaylıkla söylenebilir.
Bu iki hareketin etkinliklerinin “sıcaklık derecesinin” birbirinden çok farklı olduğunu düşünerek bu sakınmayı anlamak da olanaklıdır. Bu sürece, Türkiye sosyalist hareketinin, SSCB’nin yıkılmasından sonra tarihi tartışarak yeniden edinmekten kaçınmasını, bir arada durabilmek kaygısıyla teorik tartışmalardan uzak durmasını, çoğu kez “demokrasi” sınırları, kimlik siyaseti içinde kalmasını da eklemek gerekir.
Ancak zamanla sosyalist hareket bu enkazın içinden çıkmaya, özgüvenini kazanmaya, kendini yeniden inşa etmeye başladı. Bugün “yok olmaya yüz tuttu saptaması” eğer “düşüncesiz” bir kanaat değilse, “kasıtlı bir saptırma” suçlamasından kendini kurtaramaz.  

[Bu yazı 951 kez okundu]
Ergin YILDIZOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[13 Nisan 2016] Ensar Vakfı. ... [10 Aralık 2014] Sıra 'Ötekinin' Dilini Kesmeye Geldi ... [1 Ekim 2014] Cumhuriyetçi Muhalefet ve Kobani ... [18 Ağustos 2014] Zengin, Yoksul, Polis ... [6 Ağustos 2014] Kazanın İçindeki Kurbağa ... [16 Temmuz 2014] Biraz da İnsanlığın Geleceği... ... [16 Haziran 2014] Bazı Saçmalıkların Sonu ... [21 Nisan 2014] 'Kapitalizm İyi, Kapitalistler Kötü' ... [2 Ekim 2013] 'Gezi'den Füzelere... ... [18 Eylül 2013] Eski Dünya Düzeni. ... [31 Temmuz 2013] 'Büyük Durgunluk' Küreselleşiyor ... [11 Mart 2013] Chavez'in Ardından - 1 ... [7 Ocak 2013] 2013 Bir Dönüm Noktası Olmaya Aday... ... [31 Aralık 2012] 'Yeni' Mısır'dan Siyaset Manzaraları ... [26 Aralık 2012] Mısır'da Şimdi Ne Oldu? ... [5 Aralık 2012] 'Mesele, Tayyip Erdoğan'ın Tavrı' mıdır? ... [3 Aralık 2012] Mısır'da Müslüman Kardeşler'in Yeni Hamlesi ... [7 Kasım 2012] Üç Basınç Arasında AKP ... [24 Ekim 2012] Neo-Liberalizm ve Şiddet -II ... [27 Haziran 2012] B.O.P. ... [25 Haziran 2012] Yeniden Tahrir Meydanı Ama... ... [18 Haziran 2012] Demokrasi mi Dediniz? Amerika'da mı? ... [6 Haziran 2012] Sıkıcı Yazılar ... [30 Mayıs 2012] 'Stratejik Cahillik' ... [29 Şubat 2012] 'Dönülmez Akşamın Ufkunda' Suriye (ve Belki de Türkiye) ... [22 Şubat 2012] Ortadoğu'da 'Büyük Oyun' ... [21 Aralık 2011] Yılın İnsanı -Yılın 'Olayı' ... [30 Kasım 2011] Liberalizmin Dayanılmaz İkiyüzlülüğü ... [21 Kasım 2011] Tarih Kendini Tekrarlıyor mu? ... [16 Kasım 2011] 'Avrupa Birliği' Bir Düş Kırıklığı ... [9 Kasım 2011] 'Tek Parti Egemenliği' - 'Yapışkan Statüko' ... [7 Kasım 2011] Yunanistan'da 'Darbe' ... [26 Ekim 2011] Libya: Ertesi Gün ... [5 Ekim 2011] İsyan Mevsimi - New York ... [28 Eylül 2011] Kayan Kumlarda, 'Zaloğlu Rüstem' ... [7 Eylül 2011] 'Ulus Devlet' Krizi ... [22 Ağustos 2011] Piyasalar Yine 'Kalp Krizi' Geçirdi ... [17 Ağustos 2011] Sokaklar ve 'Barikatın' Öbür Tarafı ... [20 Temmuz 2011] İngiltere'de Medya Skandalı ... [27 Haziran 2011] Ya Bu Kriz. ... [15 Haziran 2011] Seçim Sonuçları Üzerine Düşünürken. ... [23 Mayıs 2011] Parliament - Tahrir - Puerto del Sol ... [11 Mayıs 2011] Şimdi Şaşırmanın Dayanılmaz Hafifliği ... [2 Mayıs 2011] 3011'den Bir Tarihçi ... [28 Nisan 2011] Çok 'Kritik' Bir Genel Seçimler ... [21 Şubat 2011] Yeni Ortadoğu'da 'Liberal' Fantezileri ... [16 Şubat 2011] Mısır'da Tek Yol Sürekli Devrim ... [2 Şubat 2011] Mısır Devriminde Dönüm Noktası ... [19 Ocak 2011] Tunus: Geçici Bir Değerlendirme ... [27 Aralık 2010] 'Weimar İstanbul' ...
Ergin YILDIZOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™