Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Bir deneme-yalama yazısı
6 Ocak 2014, Nazım ALPMAN
, Nazım ALPMAN

‘Zavallı Başbakanımız!’
İktidarda bulunup da düzenli mağduriyet içerisinde önüne gelenin ağzının içine tükürmek arzusuyla yanıp tutuşan bir siyasi organizasyonu savunmak hiç de kolay bir eylem olmasa gerek…
Bu yüzden iktidarda bulunduğu müddetçe Başbakan Tayyip Erdoğan’ı desteklemeyi meslek ilkesi haline getirmiş değerli (!) gazetecilerin haklarını da teslim etmek gerekiyor.
Çok zor şartlar altında çalışıyorlar. Bir yanda okuyup öğrendiklerinden oluşan bilgi birikimleri var. Yabancı dilde yazılanları takip ediyorlar. Oralardan alıntılar yapmışlar, vakti zamanında… Demokrasi nasıl bir rejimdir, biliyorlar! Örnekler vererek anlatıp yazıyorlar. Diğer yandan bunların tam tersini de aynı heyecanla yazmak göreviyle karşı karşıya kalıyorlar.
Buna kalem mi dayanır?
Haliyle dolma kalemin kapağı “yalama” oluyor. Bu şekilde “yalama kalemli” bir gazeteci kimliğine kavuşuyorlar. Bazen de süreç öyle hızlı ilerliyor ki, kendileri kalemlerinin önüne geçiyorlar, yazmadan konuşmak zorunda kalıyorlar. O zamanlarda kalemin kapağı sağlam kalıyor, kendileri “o hale”(!) geliyorlar: Yalama!
Çok zor bir durum bu… Başbakan ile aynı yoldan yürümek! Beraber yürüyüp, beraber ıslanacaklar! Ama bir gün gelecek görecekler ki, beraber yürüdükleri daha dar bir ekiple “yürütürmüşler” ana yoldan ayrılıp servis yolundan gizlice geçerek!
Gazeteci bunun da bir izahını bulacaktır, hatta bulmak zorundadır! Eğer bulamazsa kaybedecektir; iktidarın kıyısını, köşesini, odasını, sütununu servet kıvamındaki aylık maaşını, Başbakan’ın küçük jetinde sıkışık düzende oturulan dar kanepeli özel haber seyahatlerini…
Düzenli koku almayı öğrenmek zorundadır iktidarcı gazeteci, İngiliz Setter cinsi kaliteli bir av köpeği gibi… Yarın gözden düşecek bir kişiyi bugün savunup da kendi istikbalini tehlikeye atmamayı da öğrenmiş olmalıdır.
Hangi gün hangi noktada durup, kime karşı yazacağını Başbakan’dan önce kavrama yeteneğin kazanması gerekmektedir! Bunun için tecrübe hanesine “ruh birliği” özelliklerini özümsemişliği de eklenmelidir.
Elbette her zaman servise hazır malzemeleri vardır: Vatan-Millet-Sakarya’nın yeni versiyonlarını anında köşesine taşıyabilir:
“Uluslararası faiz lobisi, Gezi zekâlılar ile birleşip Dost-modern bir darbenin planlarını yaparken suçüstü yakalandılar!”
İter-tutar yanı olmaması önemli değildir. Başbakanın beğenip beğenmemesidir bütün mesele… Her sabah yataktan kalktıklarında aynaya bakacak bir yüz ihtiyaç da bulunmayınca yazının başlığını atmaktan kolay ne olabilir ki:
-‘Zavallı Başbakanımız!’


***

Onurumuz: Metin Göktepe!

“Metin, 8 Ocak 1996 günü gazeteye geldiğinde, Ümraniye Cezaevi'nde dört gün önce öldürülen devrimci tutuklular Rıza Boybaş ve Orhan Özen'in cenazelerini izlemek için son hazırlıklarını yapan arkadaşlarına böyle demişti. Bu onun için, mesleki bir aşkın ötesinde, büyük bir coşkuyla yaşama katılma ve müdahale etme isteğinin ifadesiydi.
Bir işi gönülsüz yapmakla, onu eksiksiz ve kusursuz yapmak arasındaki fark, olay günü gittiği Alibeyköy'de polisin engellemelerine rağmen, haberi tüm boyutlarıyla izlemek için gösterdiği çabada da görülmüştü. Polis barikatını ne pahasına olursa olsun zorlamayı, barikatın arkasındaki habere ulaşmanın koşulu olarak gördü. Gazetecilik başka neydi ki!”
Yukarıdaki satırlar Evrensel gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat’ın Metin Göktepe için yazdığı sayısız yazıdan birinden alındı.
Habere ulaşmak için gözünü budaktan sakınmaz derler ya, işte Metin öyle bir meslek aşkına sahipti… Olayın ince detaylarını da buraya yazmalıyım.
O gün yani, Rıza Boybaş ile Orhan Özen’in cenaze törenleri izlemek için İstanbul Em. Md. Orhan Taşanlar sadece uluslar arası kongrelerde uygulanan “Sarı Basın Kartı” şartı getirmişti! Tuhaftı sokaklarda dolaşmak için niye sarı basın kartı olsun ki?
Polisler bazı yerlere barikatlar kurup, gazetecileri sarı basın kartı eleğinden geçiriyorlardı. Üç genç gazeteci Kerem Ilgaz, Murat İnceoğlu ve Metin Göktepe polis barikatını aşamamışlardı. Eyüp’te bir kahveye oturup kadersizliklerine yanıyorlardı. Metin “ben bir daha şansımı denemek istiyorum” diyerek yerinden kalkıp polislerin yanına gitti:
-Bizim gazeteden hiç kimse yok, ne olur izin verin geçeyim dedi.
Tek yıldızlı genç polis şefi bu sevimli ifadeye sanki olumlu yaklaşacakmış gibi sordu:
-Sen hangi gazetedensin?
-Evrensel!
Genç polis şefinin gözlerindeki parlak ifade donuklaştı, yüzüne zalim bir tebessüm oturdu:
-Alın bunu da!..
Kerem Ilgaz, Metin’in koluna yapıştı, “bırakın biz gazeteciyiz” diye çekiştirmeye başladı. Polis şefi bir talimat daha verdi:
-Bunu da alın!
Kerem’i de aldılar. Çantasından Cumhuriyet gazetesi sarkıyordu. Zalim polis şefinin dikkatini çekti, “sen hangi gazetedensin?” diye sordu. Kerem:
-Cumhuriyet deyince, duraladılar.
Polis Şefi, Metin için nasıl bir son hazırladıklarının da ip uçunu verdi:
-Bunu bırakın, başımıza iş açabilir!
Kerem’i bıraktılar, Metin’i aldılar ve öldürdüler!
Bu genç polis şefi, Metin Göktepe Davası’nda yargılanmadı. Adı bile geçmedi. Tıpkı her şeyin birinci derecedeki sorumlusu Orhan Taşanlar gibi…
Hani eski günahlardan arınıyoruz diyorlar ya, Metin Göktepe Davası da yeniden görülmelidir. Kaba dayakla insan öldürmeyi öğrenmiş Çevik Kuvvetin sıradan polisleri değil, birinci derecedeki sorumlular yargı önüne çıkmalıdırlar.
8 Ocak’ta Metin’i mezarı başında anacağız bir kere daha… Bir ,yukarıdaki  yazıda anlattığımız gazetecilere bakacağız, bir de Metin Göktepe’nin haber için ölümü göze alan meslek aşkına!..
Bir kere daha haykıracağız:
-Metin Göktepe onurumuzdur!

[Bu yazı 1823 kez okundu]
Nazım ALPMAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [137]
[26 Aralık 2016] En uzun gece bitti! ... [2 Ağustos 2016] Türkiye kaygan ülke ... [2 Mayıs 2016] Bağımsızlığın temeli bu şehirde atıldı: Türkiye'ye Samsun'dan bakmak ... [28 Mart 2016] Silivri Bakırköy Diyarbakır ... [21 Mart 2016] Baharı karşılama etkinlikleri: Newroz şöleni ... [14 Mart 2016] Ateş altında anayasa ... [11 Şubat 2016] İnsan hakları, demokrasi, adalet; Bir zamanlar Avrupa'ydı! ... [10 Şubat 2016] İZ TV'nin özel yolu: Belgeselin 10 yılı ... [28 Ocak 2016] Geleceğe mektup ... [11 Ocak 2016] Kürtsüz demokrasi ... [30 Aralık 2015] Osmanlı'da zulüm kavramı ... [17 Aralık 2015] OHAL'den bu hale: İzmir'den Diyarbakır'a ... [7 Aralık 2015] Türk sağının vandallığı ve Sertellerin Sergisi! ... [3 Aralık 2015] İstikrarlı kadersizlik! ... [1 Aralık 2015] 'Ben ölünce yazarsın!' ... [19 Kasım 2015] Vedat Sakman 1965-2015: Çağdaş Kent Ozanı ... [12 Kasım 2015] Savaş medyası ... [5 Kasım 2015] 1 Kasım 2015'ten sonra: Ertesi gün. ... [2 Kasım 2015] Seçimlerden seçim beğen! ... [19 Ekim 2015] Akılları fikirleri Demirtaş'ta! ... [15 Ekim 2015] Ankara Katliamı'nda sessiz bir ölüm: Gülşen Ülker ... [12 Ekim 2015] Saygıdeğer devletimiz katildir! Ankara Katliamı ... [5 Ekim 2015] Siyasi İslamcı'nın vefası ... [3 Ekim 2015] İktidarın 'vur kır parçala' aşamasındayız! Ahmet Hakan için seviniyoruz! ... [14 Eylül 2015] Faili meçhul yok, direkt katliam var! Cizre, Cizre, Cizre. ... [7 Eylül 2015] Vakıflıköy'den Cem Çapar'ın üç ana dili var: Ermenice, Arapça ve Türkçe! ... [3 Eylül 2015] 'Erdoğan'a özgürlük!' ... [22 Ağustos 2015] Savaş medyası ... [20 Ağustos 2015] Artvinliler de dağa çıktılar: Cerattepe Direniş Noktası ... [13 Ağustos 2015] RTE iktidarı vermiyor, Hükümeti kur-MA ... [10 Ağustos 2015] Halk delisi, halk aşığı: Fikret Otyam ... [3 Ağustos 2015] Zonguldak'ta çevre ve medya: İnsanlar doğayı yediler ... [1 Ağustos 2015] Türkiye'nin esas gerçeği: Demirtaş ile Erdoğan ... [30 Temmuz 2015] Erdoğan'ın son savaşı ... [27 Temmuz 2015] İşçi sınıfının Sabahat Ablası: Direnişin en güzel hali ... [20 Temmuz 2015] Kamyoncunun intikamı ... [13 Temmuz 2015] Karadeniz'de milli mücadele var! Dağlarına bahar gelsin! ... [6 Temmuz 2015] İktidara kefenle gelmek ... [22 Haziran 2015] Şevval Sam'ın müzik yolculuğu: Toprak Kokusu ... [8 Haziran 2015] Ertesi gün, yani bugün ... [21 Mayıs 2015] En talihsiz Başbakan Davutoğlu: Siyasetin kum torbası! ... [27 Nisan 2015] MET-ÜST'lü tebessüm ... [20 Nisan 2015] Devlet provokasyon sever! ... [13 Nisan 2015] 13 Nisan (1914): Orhan Veli Günü ... [6 Nisan 2015] Kayahan'ı kalbimize gömdük ... [30 Mart 2015] Gazeteci belgeseli ... [17 Mart 2015] Soykırımın 100. yılında vicdan ve sorumluluk ... [9 Mart 2015] İstanbul Senfoni Orkestrası: Hayatı güzelleştirenler ... [19 Şubat 2015] Cehennem ülkede kadınlar bir ceylan! ... [7 Şubat 2015] Orhan Veli Kocatürk ... [29 Ocak 2015] Metal işkolu grevi: DİSK'in sesi bu! ... [19 Ocak 2015] Herkesin bildiği cinayet: Hrant'ı devlet öldürdü! ... [8 Ocak 2015] Metin her yerde! ... [3 Ocak 2015] Bir zamanlar gazetecilik!.. ... [29 Aralık 2014] Bozmayın moralinizi ... [25 Aralık 2014] Hem canını, hem malını: Affet bizi Baran ... [15 Aralık 2014] Gazeteciler kovulurken. ... [11 Aralık 2014] Beton kafaların itibarı! ... [4 Aralık 2014] Birlik, vefa, dayanışma: ÇGD Bursa 25 yaşında ... [1 Aralık 2014] Erdoğangiller... ... [27 Kasım 2014] Cahilistan İmparatorluğu ... [19 Kasım 2014] AKP bize çok şey kazandırdı ... [10 Kasım 2014] Hödük kapitalistler! ... [30 Ekim 2014] İnsan hakları su altında kaldı: Siz doğurun, biz öldürürüz! ... [27 Ekim 2014] Dünya sanatçısı Türkiye'ye sığmaz ... [24 Ekim 2014] 'Babıali'nin kaybettiği adam!': Cengiz Alpman ... [20 Ekim 2014] Türkiye resmi cehennemi ... [2 Ekim 2014] Yeni ırkçılar geliyor ... [29 Eylül 2014] Neo-Başbakan havaya giriyor! ... [22 Eylül 2014] Ortadoğu'da destansı başarı ... [15 Eylül 2014] RTE iyi Cumhurbaşkanı oldu ... [11 Eylül 2014] 12 Eylül işçi katliamlarıyla sürüyor ... [6 Eylül 2014] Tarihin ortasında bir köy var ... [4 Eylül 2014] Ustanın yolunda Neo-Türkiye ... [2 Eylül 2014] Türkiye Barış Derneği'ne olan borcumuz ... [25 Ağustos 2014] Dinlerin ortak korosu: Heybeliada Konseri ... [21 Ağustos 2014] Dev-Yol için tarihle söyleşiler: Devrimin iyi insanları ... [7 Ağustos 2014] Bu da etkilemedi ya ... [31 Temmuz 2014] 'Selo Başkan!' ... [19 Temmuz 2014] Özel tarihi günler ... [14 Temmuz 2014] Hey Beykozlu! ... [7 Temmuz 2014] Devrek, Bartın, Amasra ... [26 Haziran 2014] Devletin dilini en iyi onlar biliyorlar ... [16 Haziran 2014] En büyük işçi eylemi ... [31 Mayıs 2014] Kutsal İsyan Gezi Parkı ... [22 Mayıs 2014] Cehaletin altın çağı! ... [19 Mayıs 2014] Maden işçisi ahlakı! ... [8 Mayıs 2014] Büyükşehir insanları ... [28 Nisan 2014] Kimi bayraklarıyla kimi TOMA'larıyla ... [24 Nisan 2014] Ermenilerin en acı günü ... [12 Nisan 2014] Gazetecilik susmaz! ... [7 Nisan 2014] 3. Köprüde üç işçi feci şekilde öldü ... [31 Mart 2014] Bu ülkede 17 Aralık yaşandı ... [27 Mart 2014] Çocuk avlama yaşı 10'a indi ... [25 Mart 2014] Erdoğan'ın savaşları! ... [20 Mart 2014] Newroz Piroz be! ... [13 Mart 2014] Küçük bir çocuk koca ülke oldu ... [10 Mart 2014] Tiyatro Pürtelaş'ın olağanüstü gösterisi ... [27 Şubat 2014] Her şey kitabına uyar ama ... [24 Şubat 2014] 24 Şubat'ın izleri. ... [22 Şubat 2014] Erdoğan'ın ilk küfrü! ... [15 Şubat 2014] Cezaevlerinde insanlık ölüyor! ... [13 Şubat 2014] Gazetecinin rezil anıları! ... [6 Şubat 2014] Esaslı bir infazlar ülkesi! ... [30 Ocak 2014] Bel. Bşk. Adaylığı seçimi ... [18 Ocak 2014] Raporlar başka türlü söylüyor ... [16 Ocak 2014] Ayıp tedavülden kalkınca ... [2 Ocak 2014] Hüzünlü bir hikaye ... [26 Aralık 2013] Türkiye'de rüşvet depremi ... [23 Aralık 2013] Kesin götürmüşler be abi! ... [20 Aralık 2013] Diyarbakır'a AYM geçersizdir ... [16 Aralık 2013] Çocuk cehennemi ülke ... [12 Aralık 2013] Anormal ülke ... [18 Kasım 2013] Kürt realitesiyle tanıştılar! ... [14 Kasım 2013] Mustafa'nın suçu ne? ... [6 Kasım 2013] Ermeni mimarları Ermenİstanbul ... [3 Kasım 2013] Vedat Türkali'nin 75 yıllık yoldaşı ... [31 Ekim 2013] Marmaray iyi oldu! ... [27 Ekim 2013] Seçimlere nasıl girmeli? ... [21 Ekim 2013] Merdan Muğla'da yatıyor ... [19 Ekim 2013] Oktay Ekinci olmak! ... [10 Ekim 2013] Altın Portakal 50 yaşında İstikrar abidesi ... [3 Ekim 2013] Aşıklar lambası ... [18 Nisan 2013] Akaydın Hocanın 4 yılı ... [1 Nisan 2013] "Demokrasi konusunda eksiklerimiz var!" ... [21 Şubat 2013] Sinop bir katliamdan kurtuldu ... [31 Aralık 2012] Yeni yıl yazısı ... [10 Kasım 2012] 'Şemdin Kurbağalı deredir!' ... [20 Ağustos 2012] CHP ve Aygün Olayı ... [27 Temmuz 2012] Oyunların Kitabı ... [19 Temmuz 2012] Namaz kılmayana ekmek yok! ... [2 Temmuz 2012] İnsan yakan çoğunluk ... [9 Haziran 2012] Mesele teslim olmamakta! ... [24 Mart 2012] 'Ey Kürtler sizi kurtaracağız, korkmayın!' ... [28 Şubat 2012] Demokrasi için içişleri şartı ... [21 Şubat 2012] MİT'li demokrasi ... [19 Ocak 2012] Hrant davası başladığı yerde duruyor: Devletimiz katildir! ...
Nazım ALPMAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™