Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi?
2 Ocak 2014, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Yıl sona erdi, ama hukuk da tükendi. Bunda, egemenlik ve demokrasi kavramlarını yanlış anlamlandırma ve kullanımın, lâiklik yerine dinsel eğilimlerin payı belirleyici olsa gerek.

Bu nedenle, önce egemenliğin ne olmadığı ortaya konulmalı.

“Egemenlik” nedir, ne değildir?

Başbakan Erdoğan, geçen hafta Sakarya Üniversitesi'ndeki törende "Bizim iki özelliğimiz var, hem yasamayız hem yürütmeyiz. Ben şuna inanıyorum; egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, egemenlik kayıtsız şartsız yargının değildir. Ama kalkıp yargı, 'Egemenlik kayıtsız şartsız benimdir diyorsa' bunu da bilelim. O zaman da adımlarımızı ona göre atarız…" dedi.

2013 özeti: Sadece “insan haklarına dayanan demokratik ve lâik hukuk devleti” değil, “kanun devleti” bile dibe vurdu…

Soru: Acaba bunun nedeni, yukarıdaki egemenlik anlayışı değil mi?

Doğru, “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir”. Ne var ki millet, “egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.” (md. 6). Yasama yetkisi “Türk Milleti” adına TBMM’nindir (md.7). Yargı yetkisi, “Türk milleti” adına bağımsız mahkemelerce kullanılır (md. 9).

Görüldüğü gibi, egemenliğin kullanılmasında ana kayıt, “Anayasanın koyduğu esaslar”; yetkili organlar, TBMM ve yargı. Yürütme ise, özellikle yasamanın çıkardığı kanunlara göre kullanılan bir “görev”(md.8).

Özet: Egemenlik, yasama ve yargının anayasal çerçevede kullandığı yetkidir.

Ne değildir?

Egemenlik;

- Seçme-seçilmeye indirgenen bir ilişki değil.

- Çoğunluk partisini Anayasa’ya saygıdan bağışık kılan bir kavram hiç değil.

- Âdil yargılamayı etkileme yetkisi de değil.

- Ceza Muhakemesi Kanunu’na açıkça aykırı yönetmelik yapabilme anlamına da gelmez.

- Yürütmenin yargı ve emniyet mensubu sendikalarını baskı altına alma ve kapatma yetkisi değil.

- Hakimlere, emir ve talimat verme yetkisi asla değil.

- Düşünce ve ifade özgürlüğünü suç sayma yetkisi de değil.

- Barışçıl gösteri ve toplanma özgürlüğünü bastırmak değil.

- İnsanların özel yaşam alanına girme yetkisi kesinlikle değil.

- Demokratik toplum düzenine, lâik cumhuriyete aykırı, ölçülülük ilkesini ihlal eden ve hakkın özüne dokunan yasalar çıkarma yetkisi asla değildir.

Tam tersine, Anayasa’yı sürekli “ihlâl suçu”, egemenliğin tümüyle inkarı demektir.

“Paralel devlet” ve “çeteleşen idare”

Paralel devlet veya devlet içinde çetelerin oluştuğunu iddia edenler, egemenliğe yabancı alanlarda  “egemenlik yetkisi” arayanlar değil mi? Buradaki derin çelişki şu:  egemenlik adına kendilerine sınırsız yetki vehmedenler, kendilerinin siyasal ve idari bakımdan amiri oldukları birimlerde, çetelerin ortaya çıktığı ve paralel devletin oluştuğunu iddia etmekte.

“Paralel devlet” iddiasının doğru olduğu varsayımında, bu, acaba, “Yürütme”nin yetki ve görevini, “Anayasaya ve kanunlara uygun olarak” kullanması ve yerine getirmesinin bir sonucu mu; yoksa, tam tersine, egemenlik adına, Anayasa’yı sürekli ihlâl etmesinden mi?

Yargı ve kolluk gibi kamu hizmetlerine girişte ve görevde yükselmede, bilgi, yetenek, liyakat ve eşitlik ilkeleri yerine, “cemaat ve mezhep” aidiyetinin gözetilmesi, kendi deyişleriyle, “paralel devlet” veya “çeteleşme” zeminini oluşturmadı mı?

Hukukla tanışmak için…

2013’e damgasını vuran üç olay, (Gezi parkı, “öğrenci evleri” ve Cemaat-AKP çatışması: yolsuzluk dosyaları), Anayasızlaştırma sürecinin sacayağını oluşturdu. Bunda,  çoğunluk sayısının saydamlıktan ve sorumluluktan bağışıklık zannedilerek “sıfır özgürlük” uygulamasına gidilmesi; “Devletin sosyal, ekonomik, siyasal veya hukukî temel düzeni”ni din kurallarına dayandırma, dini ve dinsel duyguları kötüye kullanma etkili oldu. Dahası, sadece Anayasa’nın açık hükümleri değil, yasalar bile sürekli ihlâl edildi.  Başka bir deyişle, hukuk rejiminin yerini “keyfî yönetim” aldı: 31 Aralık 2013’te “hukuk askıda” idi…

Şimdi bütün sorun, Türkiye’nin hukuk devleti ve toplumu ile tanışması. Bunun için, “1982 ile olmaz, yenisi gerek” biçiminde “anayasal ikiyüzlülük”ten artık vazgeçilmeli. 1982 Anayasası, geçirdiği değişiklikler sonucu belli ölçüde başkalaşmış (metamorfoza uğramış) bulunuyor. Bu nedenle, “ insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyet” ekseninde Anayasa’nın üstünlüğü kuralını öne çıkarmak şart. Bu hedefte, iktidarı hukuka saygıya sürekli zorlama mücadelesi vermek durumunda olan demokratik muhalefetin, bilgi kirliliğini önleme görevi de ortada.

Hukuk devleti ve haklar toplumu ereğinde nice yıllara…

[Bu yazı 1436 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™