Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Sesli düşünelim...
30 Aralık 2013, Kemal OKUYAN
, Kemal OKUYAN

Bugün pazartesi. Hafta mutlaka yeni ve bir bölümü öngörülemez gelişmelerle açılacak. Öte yandan geride bıraktığımız haftanın yarattığı dengeler var ve bu haftaya boş bir sayfa açarak girmiyoruz.

Hata payı bırakarak ve bir bölümünün “sesli düşünceler” olarak değerlendirilmesini siz soL okurlarından rica ederek, geçtiğimiz hafta yaşananlara ilişkin bir sistematik oluşturmaya çalışacağım. Basitleştirdiğimi peşinen kabullenerek ama bazen bu türden akıl yürütmelerin yararlı olabileceğini hatırlatarak…

1. AKP’ye dönük çekince ve kaygılar 2013’te ortaya çıkmadı. Bu hükümetin arkasında duran güçler, belli dönemeçlerde ama özellikle 2011’den sonra rahatsızlıklarını daha fazla dile getirmeye başlamıştı. Kimdi bunlar? Bunlar emperyalist merkezler, sermaye sınıfı ve Türkiye açısından önemli bir aktör olarak cemaatti.

2. Bu rahatsızlıklar, “AKP ile olmaz” noktasına varmıyordu, daha kontrol edilebilir bir AKP arayışı söz konusuydu. Kitle desteği ve piyasacı-işbirlikçi karakteri AKP’yi bütün bu güçler nezdinde muteber kılıyordu.

3. Haziran ayında, Türkiye toplumu AKP projesini reddettiğini ilan etti. Yaşam tarzına, kamusal alanlara dönük müdahalelerin kabul edilmediği, bunlara direnileceği çok net bir biçimde ortaya kondu.

4. Emperyalist merkezler ve sermaye sınıfı, AKP’yi çekici kılan en önemli özelliğin de yara aldığının farkına vardı. Erdoğan artık geniş kitleler tarafından açıkça karşıya alınan, hatta öfke nesnesine dönüşen bir liderdi. Alternatif arayışı hızlandı.

5. Suriye’deki başarısızlık ve hak etmediği bir biçimde Mıısır’ın tepesine yerleşen Erdoğan’ın kankası Mursi’nin erken havlu atması, AKP’nin bölgesel olarak artık uygun bir partner olmaktan çıktığını ABD yönetimine gösterdi. Arayış hızlandı.

6. Alternatif arayışı, AKP’nin iç dengelerinde değişim ve ana muhalefet partisinin yeniden tasarlanması anlamına geliyordu. Gül, Sarıgül isimleri buraya denk düştü, Gülen cemaati ise bir katalizör işlevi görebilirdi.

7. Erdoğan Haziran’ın ilk şokunu atlattıktan sonra, kendisinin gözden çıkarılmakta olduğunu hissetti. Saldırganlaşarak hâlâ otorite olduğunu dışarıya kanıtlamaya çabalarken, aynı zamanda cemaati de baskı altına almaya karar verdi.

8. CHP’nin yeniden biçimlendirilmesinde yerel seçimler iyi bir fırsat sundu, Kılıçdaroğlu kişisel damgasını vurduğu aday tercihleriyle ABD ve büyük sermayeye güvence verdi.

9. AKP içi dengelerin değiştirilmesi ve CHP ile “yeni-AKP” arasındaki uyumu sağlama görevini cemaat üstlendi.

10. CHP’nin yerel seçim politikasının anlamını fark eden Erdoğan, cemaatin üzerine gitmeye başladı.

11. Cemaat ve CHP farklı nedenlerle AKP’nin ağır değil hafif yara alacağı ve yerel seçimlerde gerileyeceği bir süreç tarif ederken, Erdoğan “yavaş yavaş aşındırma” politikasını bozmak için kavgayı keskinleştirdi.

12. Cemaat, çok istekli olmadığı bir kavgaya ya sürüklendi ya da ABD tarafından zorlandı (FBI soruşturmalarının ve maliye baskısının yeniden gündeme gelmesini hatırlayalım).

13. Karşılıklı çok sert hamleler yapıldı, “yavaş yavaş aşındırma” taktiği bozuldu.

14. CHP ve cemaat “biz AKP’den iktidarı istemiyoruz” derken Erdoğan “ya hep ya hiç” diyerek meydan okumaya yöneldi.

15. Erdoğan çok ama çok ağır bir yara aldı, üstelik AKP bir bütün olarak öngörülenden daha fazla sarsıldı. Cemaat de ilk kez bu kadar açık bir hesaplaşmaya girerek “büyüsü”nü yitirmeye başladı.

Benim olayların akışına ilişkin çıkardığım kaba notlar bunlar. Peki devamı nasıl gelir?

Erdoğan ittifak arayışına girecek, bu kesin. Buna olmulu yanıt verebilecek kesimler de kendilerini belli etti. Ancak çok zor. Kaldı ki, operasyonun arkasındaki akıl cemaat değil de, cemaat bir icracı ya da yardımcı kuvvetse, Erdoğan’ı zor duruma düşürecek yeni hamleler kapıda demektir. Nitekim Almanya ve ABD merkezli bazı hazırlıklardan açık açık söz ediliyor.

Göreceğiz. Bütün bunları ve ne yapılması gerektiğini tartışmaya devam edeceğiz

 

Kaynak: Solhaber

[Bu yazı 1598 kez okundu]
Kemal OKUYAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [100]
[2 Mayıs 2016] Aydınlanma davası devrim davasıdır ... [14 Nisan 2016] Erdoğan, Erdogan, Erdovan. ... [21 Mart 2016] Bombalar neyi anlatıyor, Türkiye patlamalarla nereye gidiyor? ... [14 Mart 2016] Ankara'da patlama ve kaos planı ... [24 Şubat 2016] Ey Obama söyle bakalım Erdoğan ılımlı mı değil mi? ... [21 Şubat 2016] Gericilikle mücadele nereye bağlanacak? ... [18 Şubat 2016] Ankara patlaması. Kim yaptı ve sabır neden taşıyor? ... [3 Şubat 2016] Erdoğan neden yeni Anayasa diye tutturuyor? ... [1 Şubat 2016] Zalim, canavar Esed gitmeden olmaz. ... [27 Ocak 2016] Şamar oğlanına döndürülen diktatör ... [16 Ocak 2016] Davutoğlu 15 aylık bebeyken ve aydınımızın hâli. ... [11 Ocak 2016] Sen kime alçak diyorsun Bekir Efendi? ... [4 Ocak 2016] Kimlikleriniz batsın demiyorum, zaten batıyor! ... [7 Aralık 2015] Venezuela "devrimi"nin sonu mu? ... [3 Aralık 2015] Barış süreci olmadı size dünya savaşı verelim ... [1 Aralık 2015] Avrupa'ya vize yok: Davutoğlu niye sırıtıyor? ... [25 Kasım 2015] Uçağı düşürdüler, şimdi cevaplasınlar bakalım! ... [20 Kasım 2015] Kim kimi ıslıklıyor? ... [15 Kasım 2015] Paris fırsatçılarına izin vermeyelim ... [13 Kasım 2015] Milli irade... ... [2 Kasım 2015] Seçim gecesi notları. ... [3 Ekim 2015] Ayağa kalk. Otur. Rahat! ... [1 Ekim 2015] Kahraman ırkımın... ... [29 Temmuz 2015] Bir manyağa teslim mi oldu ülke? ... [30 Haziran 2015] Japon kale! ... [25 Haziran 2015] Bir kez daha meşruiyet ... [2 Haziran 2015] Dindarlar ve solculuk... ... [26 Mayıs 2015] Türkiye'nin Erdoğan sorunu ... [29 Nisan 2015] ABD'nin ittifak sistemi dağılırken... ... [15 Nisan 2015] Devrim nerede kaldı? ... [17 Şubat 2015] Kaç kere söyledik, zamanı değil diye! ... [9 Şubat 2015] Biz buraya ne için gelmiştik? ... [15 Ocak 2015] Rengarenk. ... [6 Ocak 2015] Tayyip bizim iyiliğimizi ister elbet. ... [30 Aralık 2014] Yılbaşı bedduası ... [23 Aralık 2014] Sizin özlemlerinizi seveyim ... [27 Kasım 2014] Emperyalizm çağında solculuk ... [16 Ekim 2014] Sorumluluk. ... [16 Eylül 2014] Kadrolaşma ve kitleselleşme ... [6 Eylül 2014] Cumhuriyet Halk Partisi'nin açmazı ... [30 Ağustos 2014] İslami Devlet'ten Davutoğlu'na. ... [20 Ağustos 2014] İstikrar yoksa. ... [18 Ağustos 2014] IŞİD yeni bir 11 Eylül'dür ... [7 Ağustos 2014] Umut hırsızları ... [3 Haziran 2014] Beyaz atlı prens ... [28 Mayıs 2014] Türkiye ... [23 Mayıs 2014] Erdoğan'ın kitlesi... ... [21 Mayıs 2014] İstifa çağrısı... ... [19 Mayıs 2014] Diktatörü ?ayakta tutan ne? ... [16 Mayıs 2014] Öteki Türkiye yok ... [12 Mayıs 2014] Dışa doğru örgütlenme... ... [9 Mayıs 2014] Kazananlar, kaybedenler ... [7 Mayıs 2014] ABD'ye karşı yeni cephe ... [5 Mayıs 2014] Sosyalizmin ?toplumsal ajanları ... [28 Nisan 2014] Sistem işliyor, halk. ... [5 Nisan 2014] Seçimler, Haziran ve sol ... [30 Mart 2014] Başlığı buraya yazın. ... [28 Mart 2014] Savaş, seçim, normalleşme. ... [27 Mart 2014] Oyları bölmek... ... [25 Mart 2014] Diktatör giderken aklımızı da götürmesin ... [24 Mart 2014] Provokatör diktatör ... [20 Mart 2014] Oyun bitti ... [19 Mart 2014] Aklı korumak, yarına hazırlanmak... ... [18 Mart 2014] Suçlu psikolojisi. ... [14 Mart 2014] Berkin'i uğurlarken... ... [11 Mart 2014] Ergenekon çökerken... ... [10 Mart 2014] Saldırılar ... [9 Mart 2014] Diktatör dönse! Mesela... ... [7 Mart 2014] Ne güzel uyuttuk sizi... ... [6 Mart 2014] Açık, ilkeli, ?dürüst siyaset... ... [4 Mart 2014] Ukrayna notları. ... [3 Mart 2014] Sokak... ... [1 Mart 2014] Erdoğan, 1980 ve 1997'nin çocuğudur ... [28 Şubat 2014] Dokunmayın, düşer, başa bela olur! ... [27 Şubat 2014] Aptal ... [26 Şubat 2014] Cemaat mi kazandı? ... [24 Şubat 2014] Küçükken mandolin çaldım, yetmez mi? ... [22 Şubat 2014] Kemal Okuyan'la haftaya bakış: Siyaseti yok ediyorlar ... [21 Şubat 2014] Ukrayna olmamak için... ... [17 Şubat 2014] İnsanlar ve partiler... ... [15 Şubat 2014] Kemal Okuyan'la haftaya bakış: 'Yalan söyleme hakkım var' ... [12 Şubat 2014] İnsan ... [7 Şubat 2014] Bilgi de neymiş canım! ... [6 Şubat 2014] Vurun Habertürk'e! ... [5 Şubat 2014] Kılavuzu karga olanın... ... [29 Ocak 2014] Anmak ... [22 Ocak 2014] Çok özel bir halk düşmanı. ... [21 Ocak 2014] Seçimi kazanayım derken. ... [20 Ocak 2014] Yurtseverlere özgürlük! ... [18 Ocak 2014] Örgütsüz bir halkı bitik diktatör bile yener ... [17 Ocak 2014] Kısa yazı. Mağduriyetten! ... [15 Ocak 2014] İnsanlık testi ... [14 Ocak 2014] Teşekkürler Akşener! ... [11 Ocak 2014] Tayyip senin için ne diyorlar öyle? ... [10 Ocak 2014] Paralel devlet kavramı neye hizmet ediyor? ... [9 Ocak 2014] Kemal Okuyan yazdı: Erdoğan nasıl biridir? ... [8 Ocak 2014] Ceset ... [5 Ocak 2014] Normalleşme, çözüm, sulh... Keşke! ... [3 Ocak 2014] 1997-2014 ... [2 Ocak 2014] Bu şebeke dağılır ya da dağıtılır ...
Kemal OKUYAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™