Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
E.A. dendiğinde
27 Aralık 2013, Aydemir GÜLER
, Aydemir GÜLER

Ayın 18’inde Nursel Aydoğan, ki kendisi BDP Diyarbakır milletvekilidir, konuştu. Birtakım güçler hükümetin gücünü azaltmak istiyorlardı.

Nursel hanım ayakkabı kutularını görmemiş miydi? AKP’nin, hakkında “yolsuzluk yapmış” dendiğinde şaşılacak en son parti olduğunun farkında değil miydi? Yoksa halkın da devletin de parası deniz mi?

Arada geçen bir haftada BDP’den benim duyduğum sözler, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi temennisinden öteye geçmedi.

Sonra hükümetin uçurumun kenarına gidip döndüğü 25 Aralık geldi çattı. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da konuştu. Yolsuzluk operasyonu denen şey bir ulusalcı-cemaatçi ittifakıydı ve AKP’nin Kürt sorununu çözmesini engellemek üzere icat edilmişti.

O kadar gün, kutuları görmemiş olması mümkün olmadığına göre, Demirtaş için başka soruları gündeme getirmek zorundayım.

Sayın Selahattin Demirtaş aynı gün Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonunun AKP tarafından feshedildiğini de duymamış olabilir mi? AKP’liler komisyona gelmeyerek hukuken feshini sağladılar.

Ne bu? AKP’liler ta bu yılın ilkbahar aylarında Anayasa konusunu -siz Kürt çözümü anlayın- üç seçimin sonrasına bırakmayı düşündüklerini açıklamışlardı. Kürt hareketine demiş oluyorlardı ki, seçimlerde bizi yormayın ki, biz de biraz reform yapalım... Şantaj yani.

Bir açıklama bu olabilir. Diğeri ise, “çözümü sabote etmek isteyenlerin AKP’nin içine kadar girmiş” olmaları.

Peki Demirtaş, akla hayale gelmeyecek bir ahlaksızlık haftası yaşadıktan sonra görevden ayrılan Muammer Güler’in yerine kimin gelebileceğini hiç düşünmemiş olabilir mi?

Ya da isim açıklandıktan sonra ne düşünmüştür?

* * *
28 Mart 2006’da Diyarbakır’da bir protesto eyleminde iki çocuk polis tarafından öldürüldü. İsmail Erkek mermiyle. Adı ve soyadının ilk harfleri dönemin Diyarbakır valisi ile çakışan Enes Ata gaz bombası kapsülüyle. Ne kadar da tanıdık! Haziran direnişinde de gençlerimizi böyle almadılar mı kollarımızdan...

Adı ve soyadının ilk harfleri Enes ile aynı olan Efkan Ala bir buçuk yıl önce gelmişti göreve. Ve önünde daha bir buçuk yıl olacaktı. Ama, şu dünyada sekizer yıl geçirebilen iki çocuğun öldürülmeleri konusunda tam altı yıl soruşturma açılmadı.

Altı yılın bir buçuğunda suç mahalinde valilik yaptı, Ala. Sonra da fazla uzağa gitmedi. Başbakana müsteşar oldu.

Ala, Diyarbakır’a “sivil toplum kuruluşları”nın oluşturduğu araç konvoylarıyla karşılanarak, yani bayramla gelmişti. Onun döneminde kentin çehresi değişti. 1190 köy ve mezra içme suyuna kavuştu. 1500 yeni derslik yapıldı. Yolu olmayan köy kalmadı... ve daha neler neler...
Pek demokrattı, kitle eylemlerine şiddetle müdahale edilmesin diyordu, halkın içine giriyordu.

Ama iki çocuğumuz öldü. E.A. “gaz fişeğinin çarpması sonucu kalp ve mide yaralanması, iç kanama ve kanama şoku sonucu.” Çözümcü valinin, kente hava ambülansı getirmeye yeten gücü soruşturma açtıramadı.

Aman AKP güçten düşmesin. Aman çözüm sürecine halel gelmesin. Ala’nın bakanlığı hayırlı olsun!

* * *
Haziran’ı yaşayınca dedik ki, “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.”

Altı ay önce Erdoğan’ı, uyguladığı şiddet korumadı. Meclis’in üç partisi kurtardı diktatörü! BDP o günlerde de çözüm süreci dedi durdu. Kılıçdaroğlu ise bir şey demedi. Şimdiki gibi!

Erdoğan 25-26 Aralık gecesi sabaha kadar çalışmış, yorulmuş. Televizyon seyretseydi, güler eğlenir, moral yapardı!

Komikti gerçekten. “Faiz lobisi”nin ekranlarında Kılıçdaroğlu’na gazeteciler “hükümet istifa” dedirtemediler. Müstafi ve “delikanlı” bakanın itiraf ettiğini, asıl sorumlunun Erdoğan olduğunu “ana muhalefet lideri”ne telaffuz ettiremediler.

Majestelerinin muhalefeti eskisi gibi davranıyor.

Ama fark etmez; eskisi gibi olmayacak.

[Bu yazı 1199 kez okundu]
Aydemir GÜLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[21 Eylül 2014] Komünist Parti MK üyesi Aydemir Güler: Sosyalizm vurgusu daraltmaz güç katar ... [17 Haziran 2014] Çankaya için boş işler ... [11 Haziran 2014] Cambaza bak ... [9 Haziran 2014] Çankaya yolu Lice'den geçer mi? ... [29 Mayıs 2014] Muhalefet dediğin ... [24 Mayıs 2014] Gaza basmak: Tercih mi, zorunluluk mu? ... [21 Mayıs 2014] İğrenme ... [20 Mayıs 2014] Bir kere daha cumhurbaşkanlığı ... [17 Mayıs 2014] Aklınızdan bile geçirmeyin ... [16 Mayıs 2014] Reyhanlı, Soma, meşruiyet ... [26 Nisan 2014] Ayar ... [16 Nisan 2014] Ne yapmalı, ne yapmamalı ... [15 Nisan 2014] Gelecek istasyon: Cumhurbaşkanı seçimi ... [12 Nisan 2014] İkinci Ergenekon vakası ... [10 Nisan 2014] Sığar mı, sığmaz mı? ... [9 Nisan 2014] Bölünen Türkiye'de yumruk ... [3 Mart 2014] Üç yıl önce üç sosyalizm ... [28 Şubat 2014] Kimin nasıl ?götüreceği önemlidir ... [24 Şubat 2014] Tayyip: Nereye ?kadar deliyi oynar? ... [7 Şubat 2014] Seçim yalnız seçim değildir ... [31 Ocak 2014] İstanbul bu giysiye sığmaz ... [24 Ocak 2014] 34 yılın sonunda para ve din ... [23 Ağustos 2013] Neden dışarıda oynuyorlar? ... [21 Haziran 2013] Önce borcunu öde ... [27 Mart 2013] Demokrasi ve barış ... [20 Mart 2013] Akıl var mantık var ... [21 Şubat 2013] Halk nedir? ... [14 Şubat 2013] Arap "Bahar"ı bitiyor mu? ... [30 Ocak 2013] Ulus, milliyet, vs. Ne bitti? ... [2 Ocak 2013] AKP ha düştü ha düşecek mi? ... [26 Aralık 2012] Tayyip paketi ... [5 Aralık 2012] Komünistin milliyeti, dini... ... [15 Kasım 2012] Kim kazanır? ... [24 Ekim 2012] Rus faktörü ... [18 Ekim 2012] Bir demet kavram: Çözüm, reform, irade... ... [11 Eylül 2012] Hangi kriz? ... [27 Ağustos 2012] Sıcaktan mı? ... [7 Ağustos 2012] Düğüm ... [9 Temmuz 2012] Uzlaşmacılık ne yana düşer? ... [2 Temmuz 2012] Zana çözümü mü? ... [25 Haziran 2012] Suriye duvarı ... [4 Haziran 2012] Bu kadarı da... ... [15 Mayıs 2012] Hiç mi tartışmasak? ... [9 Nisan 2012] "Hakiki müslüman" ... [28 Şubat 2012] 28 Şubat'ı nereye koymalı? ... [23 Ocak 2012] Mağduriyete dönüş mümkün mü? ... [21 Kasım 2011] CHP muhalefeti ... [7 Kasım 2011] Ezmek için mi, çözmek için mi? ... [20 Temmuz 2011] Kan ne yöne akıyor? ... [30 Mart 2011] Solu soysuzlaştırmak ...
Aydemir GÜLER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™