Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Türkiye Barolar Birliği'ne "Müdafaa-i Hukuk" Çağrısı
23 Aralık 2013, Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
, Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ

Türkiye Barolar Birliği'ne "Müdafaa-i Hukuk" Çağrısı

?Türkiye Barolar Birliği'nin ivedi olarak bir "Müdafaa-i Hukuk Kurultayı" toplaması gerektiğini düşünüyorum. Bu kurultayda tüm konuşmacıların ülkemizde hukukun nasıl katledildiğini bilimsel bildirileriyle ortaya koymalarını öneriyorum. Kurultay bildirilerinin özet sonuçları bir kitap halinde ücretsiz olarak halka dağıtılmalıdır.  Bu Kurultay'a bildirileriyle katılacak pek çok sayıda ve çok yetkin, cesur bilimcimizin bulunduğunu söylemeye hiç gerek yoktur. Yeter ki, maddi olanakları ellerinde tutanlar buna niyet edebilsinler!

? Halkın dirliği, ülkenin bütünlüğü, yurttaşın saygınlığı için düşünceler:
 Ülke birliği için, dinsel kimlikte Allah, Kuran ve Muhammed'in hiçbirinden vazgeçmiyorsanız, siyasal kimlikte de Türkiye, Türk ve Atatürk'ün hiçbirinden vazgeçemezsiniz. Bunlarda anayasal çözülme, halkın ve ülkenin acımasızca sömürülmesine kapıların sonuna kadar açılması demektir.

Ülkemizin şansı, Cengiz Han'dan beri süregelen "Örfi hukuk" geleneğinin Osmanlı'da da hep Şeriatı sınırlayarak, günümüzde demokratik, laik hukuk Devleti'ne zemin ve imkan sağlamasıdır. Öteki Müslüman ülkelerde ne yazık ki, böyle bir damar bulunmamakta, bu yüzden demokratik ve laik bir hukuk devletini anlayıp, kuramamaktadırlar. Dinciler bizde bu kaynağı kurutmak istiyorlar.

Yukarıda sözünü ettiğim siyasal kimlik, dinci ve kökenci kimliklerin yarattıkları sakıncaların en etkili önleyicisidir. Atatürk'ün dehası, bunlar arasındaki dengeyi kurma başarısında yatmaktadır.

Böyle bir siyasal yapılanmada, tüm ayrılıkların ve aynılıkların coğrafya birliği (Türkiye) ile ulus birliği (Türk'üm demek, Türk olmak değil) temelinde tanınmasından başka bir niyet ve amaç asla söz konusu olamayacaktır. Çağdaş hukukun temel ilkeleri, değerleri ve araçları bunun güvencesi olacaktır. Ancak bu çığırdan yürüyerek anlamlı bir iç barışa ulaşabiliriz.

Bu Ülkenin; halkıyla, çok kökenli kültürüyle, tekçi devletiyle özünde ve niyetinde taşıdığı insanlık ilkelerine ve ülküsüne gerçeklik ve süreklilik kazandıracak tüm çabalara her yurttaş önyargısız açık olmalıyken, bu ufka yürümekten geri çevirecek her türlü çabaya da karşı olmak zorundadır.

Bu kavrayışla Ülke birliğini korumaya çalışırken, kendi kişisel bütünlüğümüz için istediğimiz kimliği seçmekte, oluşturup geliştirmekte de bütünüyle özgür olmalıyız. kitlesel kimliklerle çatışması durumunda bireysel özgürlüğümüzün ödünsüz ve öncelikle korunması zorunludur. Bireye bu mutlak özgürlüğü tanımaksızın tasarlanan tüm anayasal kimlik modelleri, tüm siyasal hedefler baskıcı, faşizan, totaliter devlet ve toplum oluşumlarının en uygun ve en başarılı araçlarıdır. Burada da çok duyarlı ve uyanık kalmalıyız.

Tüm bu söylenenlerden, Ülke Birliği'nin içeriksel değil, biçimsel bir birlik olduğunu; içeriğin bu çerçevede tüm yaratıcılıklara, ilerlemelere, duyarlılıklara, zenginleşmelere açık olduğunu çıkarmalıyız. Biçimin esnekliğinin içerik zenginleşmesinin gereği olacağıysa açıktır.

? Gezi ceza davaları açılıyor. Türk Yargısı "sivil itaatsizlik hakkı" konusunda en ciddi sınavını verecek. Umarım mahkemeler, yargıçlar, savcılar, savunmanlar yeterince işin farkındadırlar. Kuramsal ilgileri ve bilgileri, umarım, yeterlidir. Aksi halde ülkemiz çağdaş demokratik hukuk devleti olmak yolunda bir treni daha kaçıracaktır.

? Öğrencilerime söylediğim hep şudur: Hukukçu hakkı savunur, kimin üstünde olursa olsun!

? Oylar tartılmaz ama, en değerli oy bence, yalnız oydur.

? Faşizmde insanlar ikiye ayrılır: Susanlar ve susmayanlar...

? Çok kös dinledi bu millet, duyacak hali mi kaldı! Yine de bir yolu olmalı devrimin.

? Siyasal iktidarı cinsel iktidarla karıştırıp, çamurlaşıyorlar bu sevgisiz insan müsveddeleri!

? Özgürlüklerini vermek için içeri girenlerin devlet canlarını alamaz!

?Kapitalizmin, faşizmlerin hem atar, hem toplar damarı şu bizim sevgili miras hakkımız olsa gerek! Dinle, devletle, kapitalle uğraşıncaya kadar, bu hakkı ortadan kaldırsak, sanki bunların hepsi boşa çıkacak gibi. Bunlar ve tüm şürekası işte o zaman adam olurlar! Bir düşünelim, derim...

 

 

http://okcesizhayrettin.blogspot.com

[Bu yazı 1169 kez okundu]
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [40]
[6 Eylül 2013] Facebook'ta Gezi'nen Yazılarımdan - 1 ... [16 Ağustos 2013] Neresi Yanlıştı? ... [4 Mayıs 2013] Hangi Barış? ... [19 Nisan 2013] Yeniden Merhaba! ... [4 Ocak 2013] "Nikbinlik." ... [7 Aralık 2012] YÖK ve Karşıdevrim-2 ... [23 Kasım 2012] YÖK ve Karşıdevrim ... [29 Eylül 2012] Başkaldırmak, Başını Bir Güneşe Doğru Kaldırmaktır ... [4 Eylül 2012] Kara Mizah ... [20 Temmuz 2012] Üniversiteler Direnin, Çok Geç Kalmadan! ... [8 Temmuz 2012] Üniversite Hali ... [23 Haziran 2012] Atatürk Cumhuriyeti Sökülürken Direnemeyen Üniversitelerimiz ... [8 Haziran 2012] "Telgrafhane" ... [27 Mayıs 2012] Bir Kassandra Çağrısı (2) ... [13 Mayıs 2012] Bir Kassandra Çağrısı ... [28 Nisan 2012] Üniversiteler Hâlâ Susuyor ... [14 Nisan 2012] Ülke Toprağını Satmayacaksın, İşçiyi Sömürtmeyeceksin... ... [1 Nisan 2012] İçerdekiler ... [16 Mart 2012] "Gülümsemek Direnmektir" ... [3 Mart 2012] Direnen Ülke ... [17 Şubat 2012] Direnen İnsan ... [10 Aralık 2011] 'Romantik Direniş', 'Alakarga', 'Akademik Bilinç' ... [25 Kasım 2011] "Direnen Üniversite" Yankılanıyor! ... [7 Ekim 2011] Tek ve Son Çare! ... [23 Eylül 2011] Üniversite Nedir? ... [9 Eylül 2011] Bir Yargıç Nasıl Adil Olur? (*) ... [26 Ağustos 2011] Düşündüşleme (*) ... [12 Ağustos 2011] Bir Yargıç Nasıl Adil olur? ... [29 Temmuz 2011] "Bir Gün Şu Hastalıklı Vatan Canlanırsa..." (*) ... [3 Temmuz 2011] Ne Dersiniz? ... [17 Haziran 2011] Yine Hayatı Olmak ... [6 Haziran 2011] Hayatı Olmak ... [21 Mayıs 2011] Dikkat Bir Aydınlanma Erdemi ... [22 Nisan 2011] Yarın 23 Nisan ... [9 Nisan 2010] HUKUK POLİTİKASI ... [25 Mart 2010] "Freirechtsschule" ... [1 Mart 2010] Vaziyet ... [22 Şubat 2010] Elsa Türkiye ... [9 Şubat 2010] HUKUK POLİTİKASI ... [26 Ocak 2010] KARA KÖMÜRDEN ACI TÜTÜNE ...
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™