Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Amerikan zaferi.
23 Aralık 2013, Kemal OKUYAN
, Kemal OKUYAN

Yaşananları salt Cemaat-AKP kapışması olarak görenler saat başı tahmin yapıyor, “Erdoğan bu sefer bitti” dedikten kısa süre sonra “Cemaat kendini yok ediyor” diye buyuruyor, ardından “Tayyip bunu da atlatır, gözünü kararttı” yorumuyla karşımıza çıkıyor.

Bu nedir ya!

Tamam Erdoğan özel bir siyasetçi, AKP bir misyon partisi ama Türkiye’nin anahtarını Milli Görüş’e teslim edenler kim?

Bu soruya yanıt vermeden konuyu Gülen ile Erdoğan arasındaki çekişmenin kontrolden çıkmasına bağlayanlar, “bilgi”nin bazen ne kadar yanıltıcı olduğunu kanıtlamaktan başka bir şey yapmamış oluyorlar.

Bundan 11 yıl önce…

Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin, kimi tereddütlere rağmen, “denemeye değer” dediği bir siyasi özneydi AKP.

Avrupa Birliği’nin sağını da “solu”nu da heyecanlandırmıştı Erdoğan’ın yükselişi.

İran, geleneksel ve mezhepsel kaygılar bir yana, İslamcı bir hükümeti kendi adına büyük fırsat olarak görmekteydi.

Rusya Federasyonu, “tüccar”lığıyla övünen yeni başbakanın enerji alanında her ata oynayabileceğini sezmiş, ekonomik ilişkilerin Rusya’nın karın ağrısı bazı sorunlarda Türkiye’yi makul çizgiye çekeceğini varsaymıştı.

İsrail, Milli Görüşçülerin ne kadar pragmatik olduğunu daha önceden öğrenmişti, askeri ve ekonomik alandaki işbirliği kanalları açık olduğu sürece “İslamcılığı” dert edinmiyordu.

Sermaye sınıfı, AKP’nin girişimci ruhunu fark etmiş, kendi adına dikensiz gül bahçesi yaratmaya aday bu yeni ekibin dinselliği toplumsal tepkileri yumuşatmak için mükemmel bir biçimde kullanacağını anlamıştı.

Tek başına Cemaat değil, bütün bir cemaatler yelpazesi büyük iştahla önlerine açılacak rant kapısını beklemekteydi.

PKK, “geleneksel devlet”le uyumsuz hükümetin “çözüm” için olanak yaratabileceğini düşünüyordu.

Daha sayalım mı?

Saymayalım, AKP’ye tutunan aptal “sol”cularımıza sıra gelmeden keselim.

Erdoğan’ın arkasında böyle bir güç ve destek vardı.

Haksızlık etmeyelim, bazı başlıklarda şaşırtıcı becerileri olduğunu kanıtladı AKP’ciler… Öte yandan zaman zaman “ulan nasıl bu noktaya geldiler” dedirtecek kadar sakil görüntü verdiler. İşte o zaman arkalarındaki koalisyonu hatırladık hep.

Şimdi durum ne?

Erdoğan’la devam edilmesinin mümkün olmadığını anladılar. Her gün hatırlatmak zorundayız ki, anlamalarını halkımız ve Suriye’nin direnişi sağladı.

Seçenek yaratmaya çalışıyorlardı bir süredir. Yaratabileceklerini düşündüler ve kapaklar açıldı.

Yukarıdaki listede düşünmeden Erdoğan’dan yana tavır alacak kimse var mı? Belki listenin sonlarına doğru…

Cemaat burada etkili bir güç olarak devreye girdi ve belki de devreye girmeye zorlandı.

Erdoğan bu saatten sonra dirense ne olur, direnmese ne olur?

İktidarla mücadeleye devam, yoğun bir biçimde.

Ancak “Erdoğan bu maçı kazanır” değerlendirmelerinin halkı kimlerden medet umar hale getirdiğini unutmayalım.

Hitler iş Berlin savaşlarına geldiğinde çoktan yenilmişti. Çoktan yenildiği halde bir milyona yakın insanın yaşamına malolan bir direniş gösterdi.

Teşbihte hata olmaz!

Ama burada can sıkıcı bir hata var.

Nazilerin inine Amerikan askerleri değil, savaşın asıl yükünü sırtlayan Sovyet orduları girmişti.

11 yılın bütün yükünü çeken halkımız, gidişatın yönünü değiştirdiğinin farkına pek varmaksızın “Amerikan zaferi”ni kabul etmeye hazırlanıyor.
Buna izin vermemek bütün derdimiz.

[Bu yazı 899 kez okundu]
Kemal OKUYAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [52]
[27 Aralık 2013] Kemal Okuyan: Kirli ittifak AKP'yi neden bitirmiyor? ... [23 Aralık 2013] Kemal Okuyan yazdı: Yolsuzluk patladı ya solsuzluk! ... [20 Aralık 2013] Laik ve bağımsız Türkiye! ... [16 Aralık 2013] Sağcılaşmak üzerine... ... [13 Aralık 2013] Kentsoyluları ne yapmalı? ... [8 Aralık 2013] Kemal Okuyan yazdı: Kavgaya devam! ... [5 Aralık 2013] Sol sağa mahkum olmaz ... [3 Aralık 2013] Çıldırtan diyaloglar... ... [30 Kasım 2013] Kaçın, bir an önce kaçın! ... [28 Kasım 2013] AKP'li olmayan AKP'ciler ne alemde? ... [26 Kasım 2013] Cemaat mi hükümet mi? ... [21 Kasım 2013] Hukukun üstünlüğü... ... [19 Kasım 2013] Ulus... ... [13 Kasım 2013] Kadrolaşma AKP'nin sonunu hızlandırıyor ... [7 Kasım 2013] Kadınlı-erkekli devrim yaptılar ... [1 Kasım 2013] Türbanla örtülen operasyon* ... [27 Ekim 2013] Sosyalizmin Cumhuriyet'te hakkı var ... [27 Ekim 2013] Cumhuriyet tartışılırken 'sol'dan marksizm manzaraları. ... [24 Ekim 2013] Kemalizm ... [22 Ekim 2013] Bir varmış, bir yokmuş... ... [19 Ekim 2013] Suriye ve İran ... [16 Ekim 2013] Yaşanası kentler, eve tıkılmayan insanlar... ... [12 Ekim 2013] Seçilmişler, atanmışlar... ... [9 Ekim 2013] Mutlu rüyalar ... [3 Ekim 2013] Erdoğan'ın Kürt hamlesi ... [30 Eylül 2013] Paket çeşitlemeleri ... [26 Eylül 2013] Kemal Okuyan yazdı: 'Din düşmanı...' ... [26 Eylül 2013] ABD ve Rusya ... [24 Eylül 2013] Kemal Okuyan yazdı: Beşiktaş komplosu ... [22 Eylül 2013] Bitti ... [17 Eylül 2013] Ölüyü diriltmek ... [15 Eylül 2013] Yalan, sol, medya, hükümet... ... [11 Eylül 2013] Düşmüş ... [7 Eylül 2013] Obama fena sıkıştı ... [26 Ağustos 2013] Bilim bu işe ne diyor acep? ... [23 Ağustos 2013] Büyük tehlike ... [22 Ağustos 2013] Empati ... [6 Ağustos 2013] Polis Partisi ... [2 Temmuz 2013] 2 Temmuz'da... ... [21 Haziran 2013] Halkı iktidarsızlaştırmak... ... [30 Mart 2013] Hoş geldin liberal sol ... [3 Nisan 2012] 12 Eylül davası bir kutlamadır, uzak durunuz! ... [13 Mart 2012] Tahliyeler: Normalleşme başladı mı? ... [14 Şubat 2012] Ne oluyor? ... [7 Temmuz 2011] Yurtseverlik öldü mü? ... [8 Nisan 2011] Ahmet Şık meselesi AKP iktidarına zarar verdi mi? ... [20 Mart 2011] Devrim zirve noktasına ulaştı ... [11 Mart 2011] Meğer bu ülkede "özgürlükçü" hiç yokmuş! ... [31 Ocak 2011] İslamcılardan liberal elitistlere nanik! ... [10 Ocak 2011] Bir Cumhuriyet yazarının özgür Türkiyesi! ... [23 Ekim 2010] Yargıtay Başsavcısı konuşabilir mi, konuşamaz mı? ... [10 Ekim 2010] Küba teslim mi oluyor? ...
Kemal OKUYAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™