Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Anayasa, yargıçları da bağlar...
20 Aralık 2013, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı, öncelikle yargı, yasama ve yürütme organlarını bağlar. Anayasa hükümlerini, “yasama, yürütme ve yargı organlarını… bağlayan temel hukuk kuralları” olarak niteleyen 11. madde başta gelmek üzere, birçok madde, her bir organ için Anayasa’nın üstünlüğünü öngörmekte. Gelin görün ki, Anayasa’yı en çok, hatta sürekli olarak ihlâl eden her üç organ.

Hatta, Anayasa’nın bekçiliği görevi ile donatılan Anayasa Mahkemesi (AYM) bile,  yanlış yorum ötesinde Anayasa’nın açık hükümlerini ihlâlde sakınca görmeyebilmekte. Demokratik olmayan ve insan hakları ihlâllerine açık yasaları katı biçimde uygulayan adlî yargı, genellikle Anayasa ve uluslararası insan hakları belgelerini uygulamaktan kaçınmakta. Bunun tipik uygulaması, “kişi güvenliği ve hürriyeti” (md. 19) alanında ortaya çıkmakta. Tutuklama ve tutukluluk haline ilişkin koşullarını düzenleyen bu maddeyi bile görmezlikten geldiklerini sıkça yazdım. Bu nedenle, AYM’nin madde 19’u kısmen de olsa uygulamaya yönelik adımı, yargıçların Anayasa ile tanışmaya başlaması olarak da görülebilir.  Bu açılım ışığında Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemeleri kararları nasıl okunmalı?

Önce, AYM kararlarına bakalım: CHP İzmir Milletvekili M. Balbay’ın serbest bırakılmasını sağlayan karar, madde 19 ve madde 67 (seçme ve seçilme hakkı) arasındaki bağlantı ile gerekçelendirildi. AYM kararına göre, “makul tutukluluk süresi aşıldı ve seçilme hakkı ihlâl edildi, tahliye talepleri emsal olmayan gerekçelerle reddedildi; somut delil bulunmuyor”: Tahliye talepleri, sürekli aynı ve yasal olmayan gerekçelerle reddedildi;  başvurucunun makul olmayan bir şekilde tutuklu kalması, yasama faaliyetlerini katılmasını engellemiştir. AYM’ye göre, “Başvurucunun milletvekili olduktan sonra tutuklu kaldığı süre de gözetildiğinde, seçilme ve milletvekili olarak siyasi faaliyette  bulunma hakkına yönelik bu ağır müdahalenin ölçülü ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun” değildir.

AYM, Firas ve Hebat Aslan kararında ise, “İlgili ve yeterli olmayan gerekçelere dayanılarak başvurucuların özgürlüklerinden mahrum bırakıldıkları an ile ilk derece mahkemesi kararıyla tahliye edilmelerine  kadar geçen tutuklu bulundukları süre makul olarak değerlendirileme”yeği sonucuna ulaştı ve tazminat talebini kısmen de olsa kabul etti.

Anayasa Mahkemesi’nin her iki kararında eleştiriye açık öğeler bulunmasına karşılık, ortak payda, yargının madde 19’u uygulama yükümlülüğünü vurgulamış olması. Yargıçlar, kararlarına madde 19’u AYM’nin yorum ilkelerini yansıtmak zorunda.  AYM kararı, özellikle milletvekilleri açısından, madde 67 ile bağlantılı olarak uygulandığından, diğer milletvekilleri için de geçerli.

Buna karşılık, BDP milletvekilleri S. Irmak, F. Sarıyıldız, K. Aktaş, İ. Ayhan ve G. Yıldırım’ın tahliye talepleri reddedildi.

Diyarbakır 5. ve 6. Ağır Ceza (özel yetkili) mahkemelerinin tutuklulukta ısrar kararı, iki açıdan değerlendirilebilir: "Bireysel başvuru kararının doğrudan etkisi" ve "bireysel başvurunun dolaylı etkisi”. Bu ikincisinin anlamı, AYM kararının aynı ve benzer konularda bulunan kişiler açısından etkili olacağı. Bu nedenle,  milletvekilinin AYM'ye başvuruda bulunmasını beklemeksizin serbest bırakılma gereği, bireysel başvuru hakkını tanımanın doğal bir sonucu. AYM’ye bireylerin başvuru hakkı, mağdurların AYM'ye gitmesi ve bunun sonucu AYM kararlarının ilgili mahkemelerin uygulaması gerektiği anlamına gelmemekte sadece. Aynı zamanda, ilgili mahkemelerin, kararlarını AYM'nin oluşturduğu ölçütler ışığında gözden geçirip, AYM'ye başvuru gereğini ortadan kaldırma amacını taşımakta. Başka bir söyleyişle, bireysel başvuru kararları ile somutlaştırılan ölçütlerin davaya bakmakta olan mahkemeler tarafından doğrudan göz önüne alınarak hak ihlâllerinin en aza indirilmesi, anayasa şikâyetinin asıl amacı. 

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) kararları, sadece kararın muhatabı olan Devlet organları açısından değil, taraf diğer devletler açısından da geçerli. Ulusal mahkemelerin İHAM kararlarına yollama  yaparak kararlarını buna göre oluşturması, asıl olan ulusal mahkemelerin insan haklarına saygı yönünde dönüşümlerini sağlama amacı ile açıklanır.  Bireysel başvuru yolunun benzer işlevi açık.

Ne yapılabilir? AYM’ye başvuru sonucu, adı geçen milletvekillerinin haksız bir şekilde tutuklu kalmaları nedeniyle kendilerine Devletçe ödenecek  tazminatın, Anayasa md. 19 ve 40 gereği, AYM kararlarına uygun karar vermeyen yargı mensuplarına ödettirilmesi. Eğer “rücu hakkı” bu vesileyle işletilebilirse, bundan böyle yargıçlar, öncelikle hukuku gözeterek karar verme gereğini duyarlar.

 

[Bu yazı 1334 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™