Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Barışı Kazanmak Çok Daha Güç
8 Aralık 2013, Ali SİRMEN
, Ali SİRMEN

Sevgili,
1990 yılında Maryland Üniversitesi’ndeki oğlumu ziyarete gitmiştik. Maryland ve Washigton DC zenci nüfusun hayli fazla olduğu yerlerdi. Gezinin ilk gününde, Devrim beni bir kenara çekti sıkılarak şunları söyledi:
- Baba beni ırkçı zannetme, ama zencilere dikkat et! Kimileri çok tehlikeli olabiliyor.
Uyarı haklıydı, ama yapılması da eza vericiydi. Hele hele konuyu hiç bilmeyenler için her şey çok yalındı. Siyah-beyaz sorununu siyah beyaz film zıtlığına indirgemiş olanlar için, bir yanda “zavallı iyi zenciler”, öte yanda ise, “sömürücü, baskıcı, ırkçı kötü beyazlar” vardı.
Amerikalının ak yüzü kara adam, kara yüzü ise beyaz adamdı. Aynı şey G. Afrika Birliği için de geçerliydi, hatta daha beterdi bile.
Öyle ya, ABD’de Jim Crown uygulamaları çoktan geride kalmış, ırkçılığa karşı yasalar yürürlüğe konmuş olmasına karşın, G. Afrika Birliği’nde Apartheid hâlâ yürürlükte, efsanevi lider Mandela ise hapisteydi.
O zaman sorunu uzaktan izleyip. Mazlum siyah - zalim beyaz zıtlığına indirenlere göre mazlum siyah başkaldırıp, zalim beyazı devirdi mi mesele çözülecekti.
Oysa her şey siyah beyaz zıtlığından daha karmaşık, daha çok renkli ve daha güçtü.
Neyse ki ırkçılığa direnişin 27 yıldır hapiste olan önderi işin bu yönünü görüyordu.

***

“Madiba” için, direnişi, savaşı kazanmaktan çok daha önemlisi barışı kazanmak, uzlaşmayı sağlamaktı.
Gerçekten de, barışı kazanmak yani uzlaşmayı sağlamak, savaşı kazanmaktan çok daha güç. Savaşı kazanmak barışı kazanmaya oranla görece kolaydır.
Ama savaşın zaferi, acıdır, kanlıdır, yarımdır.
Savaşta kazanan olduğu andan itibaren bir de kaybeden vardır.
Oysa barışta, tümüyle kaybeden yoktur.
Zaten birinin kazandığı öbürünün kaybettiği durumda varılan gerçek barış değil, olsa olsa bir “savaşmama hali” olur ki, o da kendi savaşının tohumlarını içinde filizlendirip, yeşerterek bir yere kadar gelişir.
Nelson Mandela, karmaşık G. Afrika gerçeğinin bilincinde bir önder olarak, baskı mekanizması içinde, zalimle mazlumun yerini değiştirerek, sorunun çözülemeyeceğinin çoktan bilincine varmıştı.
Baskıcı yasaları kaldırmak, zencinin ikinci sınıf insanlığını hiç değilse yasal açıdan yok etmek, herkese yasal eşitlik statüsünden yararlanma hakkını sağlamak yetmezdi.

***

Gerçekten ırkçılığı aşabilmek, siyah adamla beyaz adamın uzlaşması sonunda bir arada yaşamayı kabul etmiş, sindirmiş bir toplumla mümkündü.
Bu da mazlumu siyahtan beyaza, zalimi beyazdan siyaha çevirmekle olacak şey değildi.
Siyah adamın lideri uzlaşmak için, yalnızca karşısındakini yenmek değil, onu ikna etmek, inandırmak zorundaydı.
Ama bunun için karşısında olan ve yanına almaya çalıştığı beyazdan daha büyük bir engel vardı:
İçindeki kini.
Siyah adam içindeki kini, nefreti yenmek zorundaydı her şeyden önce.
Önder önce bunu başardı. Sonra bu davranışı öbür siyah kardeşlerine kabul ettirmeye çalıştı.
Daha önce yaşananlar düşünüldüğünde, ekonomik ve sosyal farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda bunun hiç de kolay bir iş olmadığı rahatça anlaşılır.
Mandela bunu büyük ölçüde başardı.
Kinine sahip çıkan gençlerin yaratılmasını amaçlayan insanlar yetiştirmek istediğini söyleyenlerin de var olduğu bir dünyada, o kinini yenip, uzlaşmayı sağlayacak adamlar oluşturmayı başardı.
Yirminci yüzyılın savaş kazanan lideri çok.
Mandela çok daha zorunu yaptı, barışı kazanıp, uzlaşmayı sağlayan yolun önünü açtı.

[Bu yazı 1641 kez okundu]
Ali SİRMEN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [133]
[2 Ağustos 2016] Orduyu dayak arsızı etmek ... [28 Mart 2016] Cehalete övgü ... [1 Mart 2016] Zavallı Obama! ... [11 Şubat 2016] Tayyip kırmızısı ... [10 Şubat 2016] Savaşa sokabilir mi? ... [26 Ocak 2016] Uğur Mumcu'dan bir anı ... [16 Ocak 2016] Toplumsal ve siyasal istikrar ... [20 Aralık 2015] Masal peşinde ... [3 Aralık 2015] Avrupa rüyası ... [5 Kasım 2015] Neden olsun ki? ... [3 Kasım 2015] Korku dağları bekler ... [25 Ekim 2015] Çetin Altan'ı çok sevmiştik ... [15 Ekim 2015] Mucize ... [13 Eylül 2015] Meğer ne çok vandal varmış ... [4 Eylül 2015] Çözüm sürecine dönüş mümkün mü? ... [1 Ağustos 2015] Vurun HDP'ye! ... [12 Temmuz 2015] Ağustosböceği ve karınca ... [5 Temmuz 2015] Apaydın, Çakmak, Baransu ... [14 Haziran 2015] Papazın eriğine bile katlanamamak ... [9 Haziran 2015] Ulusal koalisyon ... [16 Mayıs 2015] Hukuk yoluyla terör olur mu? ... [17 Nisan 2015] 'Söyleyin! Tıbben Sakıncası Yok' ... [29 Mart 2015] Cenneti Talan ... [3 Mart 2015] Niyet İyi, Ama Nasıl Olacak? ... [19 Şubat 2015] İdam Cezası ... [8 Şubat 2015] Boşa Dönmüş Koca Dünya ... [15 Ocak 2015] Mahalle Baskısı ... [9 Ocak 2015] Aklın İflası ... [3 Ocak 2015] 2015 CHP İçin Çok Kritik Yıl ... [27 Aralık 2014] Kamu Vicdanı ve Yargı ... [27 Kasım 2014] R. Pekünlü'nün Suçu Ne? ... [4 Kasım 2014] AKP Bu Oyunu İyi Oynuyor ... [30 Ekim 2014] Bu Cumhuriyet O Cumhuriyet Değil ... [24 Ekim 2014] 'Uyumlu İslam'a Dönüş ... [22 Ekim 2014] 'Makul Şüphe' Makul mü? ... [15 Ekim 2014] Gel de Polisten Korkma! ... [12 Ekim 2014] Barış Zinciri ... [9 Ekim 2014] Oysa Fırsat Büyüktü ... [30 Eylül 2014] Yargı Sil Baştan ... [26 Eylül 2014] Yola Başlarken ... [21 Eylül 2014] İngiliz - İskoç Fıkraları ... [6 Eylül 2014] Kim Değil, Nasıl? ... [30 Ağustos 2014] Cumhuriyet'i Çok Ararız, Çok! ... [28 Ağustos 2014] Hani Bunun İlk Sahibi? ... [19 Ağustos 2014] O Varsa Ben Yokum Tayyip ... [7 Ağustos 2014] Bu Tayyip Cidden Çok Büyük Tehlike ... [26 Temmuz 2014] Çatı İçin Gayret ... [19 Temmuz 2014] O Osmanlı'ya Kurban Olsun! ... [18 Temmuz 2014] 'Hâkimler Var' Diyemedikçe ... [15 Temmuz 2014] 'Yokuş Hangi Vitesle İnilir?' ... [29 Haziran 2014] 12 Eylül Hâlâ Canlı ... [27 Haziran 2014] 'Apo' İstedi, Eli Mahkûm... ... [10 Haziran 2014] Çatışmasızlık Hali Sona mı Eriyor? ... [25 Mayıs 2014] Zamanaşımı ... [23 Mayıs 2014] Maskeli Balo Bitti ... [17 Mayıs 2014] Tesadüf Değil ... [15 Mayıs 2014] 'Sen Kimsin?' 'Ben Vatandaşım!' ... [13 Mayıs 2014] Ne Oldu? Neden Oldu? ... [8 Mayıs 2014] Yargının Yeri ... [29 Nisan 2014] Cumhurbaşkanı mı? Başkan Baba mı? ... [19 Nisan 2014] Erdoğan'a Anayasal Engel ... [17 Nisan 2014] Özüne Karşı ... [4 Nisan 2014] Talan Sosyal Adaleti ... [28 Mart 2014] TC'nin Gücü ... [13 Mart 2014] Hepimiz Katil miyiz? ... [21 Şubat 2014] Sağa Kayan CHP ... [7 Şubat 2014] Halk Neden Unutkan? ... [31 Ocak 2014] Devletin Gücü ve Aczi ... [25 Ocak 2014] Başbakan ve Yargı ... [23 Ocak 2014] Din Devleti Korsan Devlet ... [21 Ocak 2014] 'Ankara'da Hâkimler Var' mı? ... [18 Ocak 2014] Darbelerden Darbe Beğen! ... [14 Ocak 2014] İki Cumhurbaşkanı - 2 ... [11 Ocak 2014] İki Cumhurbaşkanı ... [27 Aralık 2013] Kriz Kerize Evladır ... [26 Aralık 2013] Affet İsmet Paşa! ... [10 Aralık 2013] Gizli Belge ve Basın ... [28 Kasım 2013] İnönü, T. Erdoğan'a Cevap Veriyor ... [9 Kasım 2013] Neden Yapıyor? ... [9 Kasım 2013] 'Şeyhülislam'ın Dönüşü ... [5 Kasım 2013] Türban Asıl Şimdi ... [31 Ekim 2013] Ateistin Hukukunu Bırak da Sen!.. ... [18 Ekim 2013] Elli Kez Daha Görülse Ne Olur? ... [11 Ekim 2013] Hâkimlerle Uğraşmak Yanlış ... [4 Ekim 2013] Maksat Hâsıl Olur mu? ... [3 Ekim 2013] Demokrasi ve Çözüm Paketi Değil ... [12 Eylül 2013] Olimpiyat Milli Dava mı? ... [8 Ağustos 2013] Bir Sivil Vesayet Öyküsü ... [6 Ağustos 2013] Olsaydı Ne Olurdu? ... [22 Haziran 2013] Oysa Onlar Umuttular ... [21 Haziran 2013] Avrupa ile Güç Dönem ... [2 Haziran 2013] Gezi Parkı Çocukları ... [19 Nisan 2013] Deniz Baykal Haklı ... [16 Nisan 2013] Nafile Yargı Paketi ... [9 Nisan 2013] Savaş Getiren 'Barış!' ... [7 Mart 2013] Homurdanan Avrupa ... [15 Şubat 2013] Türbansıza Özgürlük ... [9 Şubat 2013] Ombudsman ile Gelen Mahalle Baskısı ... [25 Ocak 2013] Uğur Mumcu Demokrattı ... [25 Aralık 2012] Köprüler Yaptırdım Satıp Savmaya Balam ... [4 Aralık 2012] Demokrasi Yalanı ... [1 Aralık 2012] Aman Dikkat Kemal Bey! ... [27 Kasım 2012] Suç Kimde? ... [10 Kasım 2012] Kara Adamın Ak Bilinci Ve Amerikan Seçimleri ... [23 Ekim 2012] Anayasa Fetişizmi ... [25 Eylül 2012] Siyaset ve Ordu ... [30 Ağustos 2012] İkinci Cumhuriyet'in '30 Ağustos'u Olmaz ... [18 Ağustos 2012] Zor Barış - 2 ... [17 Ağustos 2012] Zor Barış - 1 ... [24 Temmuz 2012] 'Aferin!' ... [3 Temmuz 2012] ÖYM Cephesinde Yeni Bir Şey Yok ... [21 Haziran 2012] Kendi Heykelini Yontan Adam ... [10 Haziran 2012] İnsan Yaşadıkça Kitap Ölmez ... [3 Haziran 2012] Gergedanlaşsak mı, Gergedanlaşmasak mı? ... [18 Mayıs 2012] Medya Silivri'nin Neresinde? ... [12 Mayıs 2012] Yine Nafile Seçim ... [10 Mayıs 2012] Monsieur Normal ... [28 Nisan 2012] Nihayet İyi Haber mi? ... [17 Nisan 2012] İrtica Tehdidi ... [6 Nisan 2012] Demokrasi Anlayışı ve Basın Özgürlüğü ... [29 Mart 2012] 'Komutan' ... [24 Mart 2012] Yeni Kürt Politikası ... [20 Mart 2012] Tanzimat Aydını da Düştü Aynı Yanlışa ... [15 Mart 2012] Hukuki İzahı Yok ... [13 Mart 2012] Nasıl Sınıfta Kalır Bir Toplum? ... [3 Mart 2012] Aynı Darbeci Kafası ... [1 Mart 2012] Fransa'nın Zaferi, Türkiye'nin Değil! ... [23 Şubat 2012] 'Seçilmiş - Atanmış' ... [10 Şubat 2012] Sorular... Sorular... ... [31 Ocak 2012] 'İleri Demokrasi'nin Katılımcı Anayasası ... [27 Ocak 2012] Ne Yapmalı ... [12 Ocak 2012] 'İşlenemez Suç...' ... [5 Ocak 2012] Savaş Bölünmeyi, Bölünme Savaşı Önleyebilir mi? ...
Ali SİRMEN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™