Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Sedat Selim Ay 'işkenceci' değilmiş!
4 Aralık 2013, Nihat BEHRAM
, Nihat BEHRAM

Sedat Selim Ay’ın yaptığı işkenceler nedeniyle, başta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye’ye verdiği cezalar olmak üzere, bu konuda alınmış mahkeme ve Yargıtay kararlarının; Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden (HRW) Avrupa Birliği (AB) İlerleme Raporu Gözlemcileri’ne dek birçok kuruluşun raporlarının; sayısız ünlü hukukçu ve yazarın konuya ilişkin açıklamalarının; yargılanma sürecinde ulusal ve uluslararası mahkemelerde konuşan tanıklar ve mahkemelere sunulan kanıtların, demek ki hiçbir önemi yok! Çünkü, avukatı Cemalettin Mutlu Bey’in yorumu bu: Müvekkili Sedat Selim Ay işkenceci değilmiş!
 
16.10.2013 tarihli ‘AK Terfi’ dedikleri bu olmalı! başlıklı yazıma noter aracılığıyla ‘tekzip’ nitelikli ‘cevap’ göndermiş! Yazımda geçen “İşkenceci ve tecavüzcü olduğu kanıtlanmış Polis Sedat Selim Ay İstanbul Emniyet Müdür Yardımcılığı’na terfi ettirilmişti” cümlesinin ‘somut gerçeklere aykırı, gazetecilik meslek etiğine uymayan, müvekkilinin haysiyet ve şerefine dokunan, ağır hakaret ve iftira içeren ifadeler’ taşıdığını söylüyor! İnanması güç ama Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni bile kendine dayanak almış! Yani; S. Selim Ay’a ‘işkenceci’ demekle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki ‘masumiyet karinesi’ni ihlal eden benmişim!.. Yaptığı işkenceler nedeniyle, AİHM’de Türkiye’yi mahkûm ettiren Sedat Selim Ay ise ‘masum’!.. Yurt dışındaydım, geç haberim oldu. AİHM’nin bu konuda Türkiye’ye verdiği cezalara hiç değinmeyen, yok sayan ve çarpıtmalarla dolu ‘cevap’ yazısını, yazık ki gazetemiz Yurt yayınlamış! Ve de, bu avukatın ‘uyarısı’yla, benim yazımı gazete internet sitesinden kaldırmış! Yazım, gerçeğin sesidir ve Yurt İnternet Sitesi’ne tekrar eklenecektir. İstanbul’a geldiğimde öğrendim: ‘Avukat Bey’ savcılığa suç duyurusunda bulunmuş! Gazeteye evrakı getiren memur ‘7 gün içinde gidip ifade vermezsem, hakkımda yakalama ve ifadeye zorla getirme kararı çıkarılacağını’ söyledi. Gittim, savcılıkta verdim ifademi. Bu avukat, bu konuda birçok yazar ve yayın kuruluşu için daha önce de birçok kez savcılığa ‘suç duyurusu’ yaptı! Bunların bir kısmı savcılıkça ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararıyla geri çevrildi, bir kısmı da mahkemede ‘davayı ret’ kararıyla sonuçlandı. Ama ‘Avukat Bey’ yılmadı, bir yerde “Sedat Selim Ay işkenceci değildir” diye dikiş tutturmak istiyor. Ama nafile! Neden nafile olduğunu anlamak için internete “Sedat Selim Ay’ın İşkenceleri” diye tıklayın görürsünüz. On binlerce haber çıkacak, birkaçına göz atın yeter!
 
Sedat Selim Ay’ın şeflerinden biri olduğu ve ‘Tim3’ diye bilinen sorgu ekibinin yaptığı işkence ve insanlık dışı zulümleri dünyada duymayan kalmadı. Başta Sedat Selim Ay, bu polisler hakkında sayısız suç duyurusu var. Yargılandılar. Mahkemece 14 ay hapis, 3 ay meslekten men cezası çıktı. Heyetteki, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi  Üyesi Hakim Mehmet Uysal, “Eksik ceza verildi” diye bu karara şerh  koyup, ‘Sanık polislerin işkence ile kanıt elde etmeyi bir yöntem olarak benimsediklerini’ belirtmişti. Yargıtay aynı gerekçeyle, yani “Az ceza verilmiş” diyerek, dosyayı tekrar mahkemeye yolladı. İşte bu arada olan oldu: dava zaman aşımına uğrayıp düştü! Yani; S. Selim Ay ve işkenceci polisler hakkında hüküm kesinleşip sabıkaya işlenemedi! Bu noktadan sonraki sürece gelince; Av. Ercan Kanar davayı AİHM’ye taşıdı. Dava AİHM’de görüldü ve AİHM Türkiye’yi “İnsan Hakları Sözleşmesi’nin işkenceye ilişkin 3. maddesine uymamaktan” mahkûm etti. İşe bak; işkenceyi yapan Sedat Selim Ay, mahkûm olan Türkiye! Üstelik Türkiye’nin bu mahkûmiyeti, Sedat Selim Ay’ın sebep olduğu ilk mahkûmiyet de değil. Türk mahkemelerinde beraat ettiği 1996’da, Ali Haydar Saygılı’ya gözaltındayken işkence yapıldığına ilişkin bir başka dava nedeniyle de, AHİM S. Selim Ay yüzünden Türkiye’yi ‘işkence yasağını ihlal’den mahkûm etmişti. Türkiye için de bağlayıcı olan ‘AİHM Kararları’ çok açık: “İşkence suçunda etkili soruşturma yürütülmeli; dava süresince işkence sanıkları görevden alınmalı; dava kısa sürede bitmeli; dava zaman aşımına tabi tutulmamalı; ceza ertelenmemeli; affa uğratılmamalı; ceza çıkınca, işkenceci meslekten ihraç edilmeli”. Ne yazık ki; Türkiye bu maddeleri ihlâlden defalarca mahkûm oldu! ‘AİHM Kararları’na uymadan, AB ile uyum sağlama ihtimali milyonda bir bile değildir. Nasıl uyum sağlayacaksın? AİHM’de işkence davası nedeniyle mahkûmiyetine sebep olan polisi terfi ettirerek mi? İşkence davalarını zaman aşımına uğratıp düşürerek mi? “Polisimi yedirmem” diyerek mi? Ülkenin sorunlarını yazan gazetecileri, aydınları susturmaya çalışarak mı?
 
Sedat Selim Ay’ın ‘İstanbul Terörle Mücadeleden Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcılığı’na atanması Meclis’te, medyada, hukuk çevrelerinde ve uluslararası insan hakları kuruluşlarında büyük tepkilere neden oldu. Ama RTE “Bu arkadaşımızı yedirtmeyiz” diyerek, tepkilere kulak tıkadı. Avukat Bey, müvekkilinin ‘yenmez’liğinden aldığı güçle, “Sedat Selim Ay işkencecidir” diyen herkese “Müvekkilime işkenceci demek iftiradır, hakarettir” diye dava için kolları sıvadı! Demek ki; vicdan bir gövdeyi terk ederken, utanma duygusunu da birliğinde götürüyor! ‘Avukat Bey’in müvekkilini ‘işkenceci’ sıfatından kurtarma girişimlerinin sonuçlarına gelince; İstanbul Başsavcılığı Basın Bürosu, Sedat Selim Ay’ın ‘bianet’ çalışanları hakkında ‘internet yoluyla iftira ve hakaret’ iddiasıyla yaptığı suç duyurusunu “Medyanın kamuya haber iletme fonksiyonu vardır ve hukuka uygunluk sebebidir” diyerek reddetti. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Öz, ‘bianet’le ilgili yapılan 2. şikayet için de “Kovuşturmaya yer yok” kararı verdi. Sedat Selim Ay’ın işkence konulu haberleri için Taraf’a açılan ‘iftira, hakaret’ soruşturmasında, savcı ‘kamu yararını göz önüne alarak’ takipsizlik kararı verdi. Kadıköy Cumhuriyet Savcısı Ahmet Faik Kapluhan ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar vererek dosyayı kapattı. Taraf yazarları için Anadolu Adliyesi 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davada ise, Av. Veysel Ok mahkemeye AİHM kararlarını sundu ve işkence görenlerin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme AİHM kararlarını yeterli buldu ve davayı reddetti. Bu kararla ‘Sedat Selim Ay’ı eleştirmenin, görevden alınmasını talep etmenin hukuka uygunluğu’ tescil edilmiş oldu.
 
Birçok kişi Sedat Selim Ay’ın şefi olduğu ‘Tim3’ polislerinin insanlık dışı tecavüz ve işkencesine maruz kaldıklarını söyleyerek yargıya başvurmuştu. Bu kişilerden Asiye Zeybek Güzel, maruz kaldığı tecavüz ve işkenceleri ‘Asiye / İşkencede Bir Tecavüz Öyküsü’ adıyla kitaplaştırdı. Okumaya yürek dayanmaz acılarla dolu bir kitap. Bu acıları unutmamak gerekir. ‘İşkence’ insanlık suçudur. İşkenceye karşı mücadele korkusuzca sürdürülmelidir. Bu, en temel insanlık görevidir.

***

Voltaire:
“Yanlış yapan iktidar karşısında haklı olmak çok tehlikelidir!”

 

 

[Bu yazı 1721 kez okundu]
Nihat BEHRAM

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [186]
[4 Mart 2016] Yurt Gazetesi patronunun hali tam bir 'Yavuz hırsız' misali.... ... [4 Ekim 2015] Doğu Perinçek'in 'vatan' anlayışı... ... [12 Mart 2015] Yobazlığı Karacaoğlan'la süpürmek! ... [20 Şubat 2015] Diren, ulaşırsın! ... [5 Ocak 2015] Giden yıla lânet, gelen yıla umut tazelemesi ... [24 Kasım 2014] Türbanın zulası ... [16 Nisan 2014] Ayrılığa dipnot ... [13 Nisan 2014] 30 Mart'ın 'artçı sarsıntıları' ... [9 Nisan 2014] Umut hırsızlığı ... [6 Nisan 2014] Faşizmin 'tamiri' olmaz, yıkımı gerekir! ... [2 Nisan 2014] Ülkenin 'zulüm sever' ahalisi ... [30 Mart 2014] Kızıldere'yi Anarken / Katil kim? ... [27 Mart 2014] Ne zengin memleketmiş! ... [19 Mart 2014] 'Guinness Rekorları'ndaki Eksiklerimiz ... [16 Mart 2014] Bari sus be adam! ... [12 Mart 2014] Faşizm, Sokak, Sandık ... [9 Mart 2014] Sanatçının Topluma Namus Borcu ... [5 Mart 2014] Sol Yelpaze ... [2 Mart 2014] Dindar mı, Sahtekâr mı? ... [26 Şubat 2014] AKP'nin Sanat ve Kültürü 'Kutulama' Hesabı: TÜSAK ... [19 Şubat 2014] Tutsaklığı Özgürlük Şarkılarıyla Göğüsleyenler ... [12 Şubat 2014] Omuz ver, Çamlıca Tepesi'ni kurtaralım! ... [9 Şubat 2014] Toplumda Hafıza Kaybının Kürekçileri ... [5 Şubat 2014] Yerel Seçimler ve Sol Cephe ... [3 Şubat 2014] Yasak Çiğneme Zamanı ... [29 Ocak 2014] Arsızlığın Bir Türü: 'Liberal Yanılmazlık' ... [27 Ocak 2014] İnsan mı, Hangi İnsan? ... [22 Ocak 2014] Solda cepheleşmek devrimcilerin acil ve tarihi görevidir ... [19 Ocak 2014] Herkesin Şeytanı Kendine ... [15 Ocak 2014] Olasılık - Kesinlik ... [12 Ocak 2014] Özgürlüğün 'Anlamsızlık' Boyutu! ... [8 Ocak 2014] 'Taylan Tanay'ların kollarındaki zincir ... [5 Ocak 2014] Geçen Yılın 'En'lerinden, Yeni Yılın 'Yön'lerine. ... [3 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [2 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [29 Aralık 2013] Yalaka ölçer ... [25 Aralık 2013] Şimdilik 'cin' çarptı, sırada 'halay çarpması' var! ... [22 Aralık 2013] Hayatın aynasında: 'Ya Tayyip... Men dakka dukka!' ... [18 Aralık 2013] Sol Cephe' duyarlılığı, 'Haziran İsyanı'nın çiçeğidir ... [15 Aralık 2013] Mülkümü sordular, 'Yurdum' dedim! ... [12 Aralık 2013] 'Başbakan'ın suç işleme özgürlüğü mü var? ... [8 Aralık 2013] 'Allah'ı alet etmedikleri konu kalmadı! ... [2 Aralık 2013] İğrençsiniz! ... [28 Kasım 2013] Yöneticiden utanç duymak ... [24 Kasım 2013] Felâket senaryosu, komplo teorisi, suni gündem ... [13 Kasım 2013] İkili Oynamak ... [6 Kasım 2013] Türkiye Solunun 'Yurtseverlik' Sınavı ... [30 Ekim 2013] 'Hukuk Komedisi' değil, 'Hukuk Cinayeti' ... [27 Ekim 2013] Zindan Mektuplarından Kıvılcımlar ... [23 Ekim 2013] Pişkinlik ... [16 Ekim 2013] 'AK Terfi' dedikleri bu olmalı!.. ... [13 Ekim 2013] "Bu ülke hepimizin" diyene bak! ... [9 Ekim 2013] AK Hacılar Dönemi'nin popüler seviye simgeleri ... [2 Ekim 2013] Kendi kendini sansür, onura kelepçedir ... [29 Eylül 2013] Yobazlığın 'Ahmet Hakan'cası! ... [22 Eylül 2013] Derin' Devlete 'Derin' Hizmet! ... [18 Eylül 2013] Siyaset siyaset olarak kalmalıdır, din din olarak ... [15 Eylül 2013] Acil görev 'Yurtsever Halk Cephesi'ni oluşturmaktır ... [11 Eylül 2013] Savaş çalgısına barış akordu ... [9 Eylül 2013] AKP'den beklentinin Kürt siyasetçilerde doğurduğu zikzaklar ... [4 Eylül 2013] Alçaklık ve seviyesizliğin dibinde olmak ... [1 Eylül 2013] AK Vampirler ... [28 Ağustos 2013] Ölümcül hastaları zindanda zincirlemek insanlık mı? ... [25 Ağustos 2013] Merdan Yanardağ'a mektup ... [21 Ağustos 2013] Şiir kir tutar mı? ... [11 Ağustos 2013] Hayatın da bir yargısı var! ... [31 Temmuz 2013] AKP'nin darbe karşıtlığı da sahte! ... [29 Temmuz 2013] "Simit sat onurunla yaşa!" ... [24 Temmuz 2013] 'İktidar gasbı'nın 'darbe'den farkı ne? ... [17 Temmuz 2013] Affın sınırı ne? ... [10 Temmuz 2013] Acı çeşitlemesi ... [8 Temmuz 2013] Vergiyi haram etme hakkı ... [30 Haziran 2013] Altan Tan denen şu şeriatçı yobaza bak! ... [27 Haziran 2013] Yurdun pazarlamacısı ve halk gerçekliği ... [24 Haziran 2013] Gül'ün yorumuna gel de gülme! ... [19 Haziran 2013] Faşist barbarlığın mazereti mi olurmuş! ... [12 Haziran 2013] Zalimlerden zulümlerinin hesabı bir bir sorulacak ... [9 Haziran 2013] Diktatör ve piyonları ... [5 Haziran 2013] Dinci faşist diktacılar defolup gidecektir ... [26 Mayıs 2013] Ülkeyi haramilerden kurtarmak için Yurtsever Halk Cephesi ... [6 Mayıs 2013] DENİZLER korkutmaya devam ediyor! ... [24 Nisan 2013] 'Açılım'ın kapısı ... [17 Nisan 2013] "İleri demokrat"lık virüsü ... [10 Nisan 2013] Neruda'nın kemikleri ... [27 Mart 2013] Toplumsal aptallaşma ... [18 Mart 2013] Sanatçı saflaşması ... [10 Mart 2013] Kalemini de al git! ... [6 Mart 2013] Cinayet, cinnet çağı! ... [3 Mart 2013] Zehrin besin değeri! ... [27 Şubat 2013] Ektiğini biçersin ... [25 Şubat 2013] Faşizmin "zaman ayarlı" operasyonları ... [21 Şubat 2013] Hasta ziyaretine cenaze levazımatıyla gitmek ... [17 Şubat 2013] Aydın olmanın mayası ... [14 Şubat 2013] Yurt'un "Gökçek'e Çakma Ödül" öfkesi ... [10 Şubat 2013] Yalanın İktidarı ... [6 Şubat 2013] Halk düşmanlığı: "Kültür Operasyonları" ... [27 Ocak 2013] "Entelektüel" Yobazlar ... [23 Ocak 2013] Ülke zindan, bunlar zindancıbaşı! ... [20 Ocak 2013] Faşizmin köpürüşü! ... [9 Ocak 2013] Hocaefendi'nin 'Şair, Şiir Hutbesi' ve Necip Fazıl ... [6 Ocak 2013] Büyük Buluşma, Levent Kırca ve küçük adamlar ... [2 Ocak 2013] Yunus'un, Kaygusuz'un yanında Padişah neyin nesi? ... [31 Aralık 2012] "Keşke"li yeni yıl dilekleri ... [27 Aralık 2012] Suça iştirak ... [24 Aralık 2012] "Karanlık Zamanlarda" ... [9 Aralık 2012] "Sesimiz sesinizle buluşsun!" ... [27 Kasım 2012] Yoksa Aleviler 'korkunun ecele faydası'na mı inanıyor? ... [15 Kasım 2012] Hainler Sıralaması ... [12 Kasım 2012] Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun darbe yerleştirme misyonu! ... [7 Kasım 2012] Bir yanda canlarını dişleyerek direnenler, bir yanda 'Hak katı'nın Çöpçübaşı ... [4 Kasım 2012] Kılıçdaroğlu ne söylediğini biliyor mu? ... [28 Ekim 2012] Cumhuriyet mi kalmış ki 'bayramı' olsun? ... [22 Ekim 2012] Sosyalistlerin Meclisi 'Toplantı Bildirgesi'ni okurken ... [17 Ekim 2012] MHP: İktidarın emniyet sibobu! ... [16 Ekim 2012] Bir bu eksikti: 'Çocuk tecavüzcüsü'ne 'şehit'lik! ... [12 Ekim 2012] Kavramlara 'yeni anlamlar' yüklenirken ... [8 Ekim 2012] Başbakan'ın "Yavuz" iştahı ve Aleviler ... [3 Ekim 2012] "Ulemâ-yı bâtın" uluması! ... [30 Eylül 2012] Bu da 'İleri Demokrasi'nin cenaze gaspı! ... [26 Eylül 2012] 'Adalet' buysa, 'adaletsizlik' acaba ne? ... [24 Eylül 2012] 'Kelleci Santrafor'un 'Refleksiz Kaleci'si ... [19 Eylül 2012] Eleştiriye tahammülsüz Polis yasa tanır mı? ... [17 Eylül 2012] Halkın polisi mi, hükümet milisi mi? ... [11 Eylül 2012] Yoksa çete reisi ben miyim? ... [5 Eylül 2012] İnsanın varlık nedenine saldırı ... [29 Ağustos 2012] Başbakan'ın Arkadaşları ... [23 Ağustos 2012] İmamın cetveli! ... [8 Ağustos 2012] Olmayan şeyi tanımak! ... [1 Ağustos 2012] "Zihinsel şiddete uğramak!" ve Prof. Büşra Ersanlı ... [29 Temmuz 2012] "Gelmiş geçmiş en demokratik hükümet" miş! ... [25 Temmuz 2012] Ölümle değil, imamla belalıyım! ... [18 Temmuz 2012] Cezaevlerine duyarsızlık ... [15 Temmuz 2012] Başınıza Mor Gabriel Manastırı kadar taş düşsün! ... [12 Temmuz 2012] Gel de anla! ... [8 Temmuz 2012] Aydın kavramı ve boşa edilen küfür ... [2 Temmuz 2012] Yangını söndürecek güç ... [27 Haziran 2012] Suç ve ceza ... [24 Haziran 2012] "Demokratik" Faşizm ... [20 Haziran 2012] Edip Akbayram'la "Mayıs" ta kucaklaşmak ... [13 Haziran 2012] Umut Odakları ... [13 Haziran 2012] Bu ne hâl Adalet Hanım? ... [6 Haziran 2012] BDP mi kalleş, AKP mi? ... [30 Mayıs 2012] "HES" diye hırlayanı "Höst!" diye hoştlamalı! ... [23 Mayıs 2012] Savaş kışkırtıcılığı, barış militanlığı ... [14 Mayıs 2012] Cüreti cehaletten mi azametten mi? ... [10 Mayıs 2012] Alçaklığın bu derecesi kan dondurur! ... [8 Mayıs 2012] 12 Eylül Darbesi'nin 'COO'su kim, 'CEO'su kim? ... [2 Mayıs 2012] Bulandırılmış muhalif kimlik ... [26 Nisan 2012] Eyvah, Kültür Bakanı yine 'sahne'de! ... [18 Nisan 2012] El insaf Ahmet Altan! ... [4 Nisan 2012] Yaşasın hayat! ... [1 Nisan 2012] AKP'nin Prof. Dr. 'Hoca'ları ... [22 Mart 2012] Sahtekârlık sınırsız ... [19 Mart 2012] "Ilımlı İslam" yumurtasının "Uyumlu İslam" civcivi ... [15 Mart 2012] Sonunda AKP bize terörü sevdirecek! ... [12 Mart 2012] "Kürt Açılımı"ndan rekor çıktı! ... [10 Mart 2012] Zor günler ... [7 Mart 2012] Ya 'devrimci örgüte üye'lik, ya 'sürgit güve'lik ... [4 Mart 2012] İktidar yandaşı muhalefet ... [29 Şubat 2012] "Terörün arka bahçesi"nde olmak ... [22 Şubat 2012] Haber ve görüntü dili ... [19 Şubat 2012] Arap Buharı ... [12 Şubat 2012] Düşüş... ... [8 Şubat 2012] Halk düşmanları halkların kardeşliğine hizmet eder mi? ... [8 Şubat 2012] Kendi Coğrafyası Kendine Zindan, Halkının Sesi Bir Ozan: Mahmud Derviş ... [25 Ocak 2012] Bu gün acımasızlığım tuttu! ... [17 Ocak 2012] "Gurur" gurultusu ... [11 Ocak 2012] 'Şiirden anlamam!' sözünün anlamını anlayan var mı? ... [28 Aralık 2011] Dersim'i Unutma ... [14 Aralık 2011] Köklerden kopukluk 'vazo kültürü'dür! ... [30 Kasım 2011] Seni.... CHE ... [2 Kasım 2011] Acı Sargısı ... [19 Ekim 2011] Örgütsüz aydının örgütlenme çağrısı! ... [5 Ekim 2011] Bunlar kendilerini ne sanıyor? ... [21 Eylül 2011] İnsan hâlleri, insani hâller ... [7 Eylül 2011] Hayata Düşmanlık Yelpazesi ... [24 Ağustos 2011] Yobazlık jandarması Ramazan magandaları ... [10 Ağustos 2011] Sistemin Kirletme ve Körletme Aygıtı ... [28 Temmuz 2011] Sonuçta bu işi kim çözecek, uzaylılar mı? ... [13 Temmuz 2011] Ölüm de çiçek açar... Ve ölümsüzlük o çiçeğin balıdır ... [29 Haziran 2011] "Şu 500 bin meselesi..!" ... [15 Haziran 2011] Sarıdır, ama sararmamıştır... ... [1 Haziran 2011] Düzenin batağında barajı aşmak mı, ırmak yatağında selleşip taşmak mı? ... [19 Mayıs 2011] "Davutoğlu'nun Mevlâna Çıkışı"na Giriş! ... [4 Mayıs 2011] İmamın domuzu ... [7 Nisan 2010] Bataklıklı Yolda Tepeye Doğru Yürürken ...
Nihat BEHRAM
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™