Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
SAYGINLIK
2 Şubat 2011, Av. Başar YALTI
, Av. Başar YALTI

Otoriter rejimlerin genel karakteridir. Hiç beklenmedik bir anda, hatta en güçlü gözüktükleri bir sırada küçük bir kıvılcımla bu tür rejimlerin iktidarları alaşağı olurlar. Şimdi de böyle oluyor. Dünya kamuoyunda özel bir beklenti yokken önce Tunus’ ta halk ayaklanması başladı. Şimdi Mısır halkı sokaklarda ve değişim istiyor.

Televizyonlardan, sanki yanı başımızda oluyormuş gibi izlediğimiz son olayların nasıl sonuçlar doğuracağını tam olarak kestiremesek de, şu ana kadar yaşananlardan çıkartılacak birçok ders var.

İlki şu: Küresel bir dünyada yaşıyoruz. İletişim devriminin dünyayı küresel bir köy haline getirdiği bir kez daha kanıtlandı. Halk ayaklanmalarının ardındaki en önemli gücün iletişim araçları, özellikle internet, özetle sosyal medya olduğu anlaşıldı.

Asıl öğretici gelişme ise otoriter yönetimlerin kendi polisine güvenerek artık fazla hükümran davranamayacakları…

Otoriter karakterli ülkelerde siyasal rejimlerinin ilk işi, kendi denetimlerinde bir polis gücünü örgütlemek olmaktadır. Bu tür ülkelerin hepsinde polis; halka, topluma karşı değil, siyasal iktidarı elinde tutan güce karşı sorumlu bir silahlı güç olarak organize edilir. Çünkü bu tür rejimlerde en büyük korku, muhalefetin varlığıdır. Muhalefeti yok etmek, en azından denetim altında tutmak için bütün yol ve yöntemler denenir. Kitle iletişim araçları rejimin korunması ve sürdürülmesi için propaganda amaçlı olarak kullanılarak dezenformasyon yaratılır. Alınan önlemlere karşın muhalefet belli ölçülerin dışına taşarsa, korku yaratarak toplumu bastırmak üzere “polis devleti” kurmaktan geri durulmaz.

Otoriter rejimlerin silahlı polis gücünü önemsemelerinin bir başka nedeni, kendi silahlı kuvvetlerine duydukları güvensizliktir. Hangi ülkeye ait olursa olsun, silahlı kuvvetlerin genel karakteri, -çok az sayıdaki istisnalar hariç- halkın genel sevgi ve saygısına sahip olmasıdır. Kendi çocuklarından oluşan bir orduya karşı halkın başka türlü duygu beslemesi mümkün değildir. Bizzat kendisi despotik bir siyasal sistemin unsuru haline gelmemiş silahlı kuvvet, otoriter yönetimlere daima mesafelidir. Demokrasilerde zaten siyasetin dışında olması gereken silahlı kuvvetler, bu konumlarıyla tarafsız bir görüntüye de sahip olurlar. Böylece bir yanda saygınlığı olan, gurur duyulan, halkın sevgiyle baktığı silahlı kuvvetler ile diğer yanda, iktidara yamanmış, sevilmeyen ve güven duyulmayan bir polis gücü bir arada var olabilir.

Tunus ve Mısır da, siyasal rejimlerin sıkı bir polis örgütüne sahip oldukları biliniyor. Her yana yayılmış bir polis gücünün temel amacının, siyasal rejime muhalif kesimlerin üzerine korku salmak olduğu çok açık. Ancak TV ekranlarına yansıyan görüntüler ve gazete haberleri, halkın meşru bir taleple ortaya çıktığı durumlarda, silahlı polis gücünün önleyici etkisinin olmadığını ortaya koydu. Hatta polisin bu tür olaylardaki görünürlüğü, uyguladığı şiddet ve insan haklarına aykırı uygulanmaları akla getirerek, kitleler için ateşleyici bir etki bile yaratmaktadır. Polisin ayaklanan halk kitlelerine ateş açması ise halk tepkisinin artık geri dönülmez noktalara dönüşmesine neden olmaktadır. Çünkü hukuk dışına taşmış polisiye yöntemler, halkı aşağılayan bir bakış açısına dayanır ve halk ile iktidarın arasının gittikçe açılması, iktidarla halkın yabancılaşmasını artırmaktan başka bir işe yaramaz.

Toplumsal kargaşanın derinliğine yaşandığı bu gibi durumlarda silahlı kuvvetlerin takınacağı tutum çok önem kazanır. Bozulan kamu düzeninin (rejimin değil) yeniden kurulmasında eldeki tek organize güç silahlı kuvvetlerdir. Bu nedenle silahlı kuvvetler halkın ordusu olmayı başarırsa, despotik yönetimlerle özdeşleşmiş polisin varlığına karşın kamu düzeni ve güvenliği kısa sürede yeniden kurulabilir. Aksi taktirde karanlık ve faşizan bir tablonun ortaya çıkması kaçınılmaz, yaşanan kargaşanın bilançosu çok ağır olabilir. Ancak görüldü ki, gerek Tunus’ta, gerekse Mısır’da ordu demokratik taleplerle ayaklanan halka karşı çıkmadı. Halkın ortaya koyduğu demokratik direnişi kırmaya ise polis gücünün yetmediği görüldü. Halkın tanklar üzerine çıkarak silahlı kuvvetlerle özdeşleşen bir görüntü sergilemesi bundan. Silahlı kuvvetlerine duyduğu sevgi ve saygıdan…

Umalım ki, bu ülkelerde ayaklanan halkların gücü, yerleşik oligarşik güçleri yenerek, ülke kaynaklarının hakça paylaşılacağı, özgürleşmeden, demokrasiden yana adil bir hukuk düzeninin kurulmasına yarasın.

Yaşananlardan çıkartılacak bir dersimiz daha var. Silahlı Kuvvetlerini her fırsatta aşağılamaya çalışan, buna karşın, polisi ordulaştırarak silahlı bir güç haline getirmek için her çabayı gösteren Türkiye’deki siyasal iktidar, yaşananlardan kendisine pay biçmeli diye düşünüyoruz. Bizce, Tunus’ta, Mısır’da olup bitenlerin hepimize öğrettiği en önemli ders bu olabilir…

Av. Başar YALTI

İstanbul Barosu

[Bu yazı 2340 kez okundu]
Av. Başar YALTI

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [58]
[18 Temmuz 2017] ADALET YÜRÜYÜŞÜ YENİ BİR UMUT DOĞURMUŞTUR. ... [10 Nisan 2017] HALKOYLAMASI VE OYLAMANIN GÜVENLİĞİ ... [4 Mart 2017] PARADİGMA DEĞİŞİYOR! ... [19 Ocak 2017] CEHALETİN TAHAKKÜMÜ ... [24 Ekim 2016] BAROLAR VE AVUKATLAR NEDEN İLGİSİZLER? ... [11 Eylül 2016] 'HUKUK DEVLETİNİN SONU' ... [9 Mayıs 2016] TÜRBANLI YARGIÇ OLUR MU? ... [8 Şubat 2016] YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE TOPLUMSAL BARIŞ ... [20 Ocak 2016] YUMURTAYI BALYOZLA KIRMAK! ... [23 Kasım 2015] CUMHURİYET ... [19 Ekim 2015] İKTİDAR VE HUKUK ... [19 Ağustos 2015] Bir Yöntem Önerisi: Beyin Fırtınası Ve Kürt Sorunu ... [9 Temmuz 2015] ANAYASA MAHKEMESİ NEREYE? ... [1 Haziran 2015] SEÇİMLER VE GÜVENLİK ... [1 Mayıs 2015] YARGIÇLARIN TUTUKLANMASI ÜZERİNE ... [29 Nisan 2015] AVUKATLAR SINANAMAZ! ... [16 Mart 2015] BİLGİNİN DEMOKRATİKLEŞMESİ YA DA BİLGİYİ SİYASALLAŞTIRMAK ... [9 Şubat 2015] "AYDINLANMA" NEYE YARAR? ... [1 Ocak 2015] 2015 YILI BAŞLARKEN. ... [15 Aralık 2014] AVUKATLAR SEÇİMİNİ YAPTI ... [10 Kasım 2014] NASIL BİR CUMHURİYET ... [28 Ağustos 2014] DEVLET BENİM ... [6 Nisan 2014] AVUKAT ... [2 Mart 2014] POLİSLEŞEN YARGIÇ ANLAYIŞI ... [12 Ocak 2014] NE DEĞİŞECEK? ... [25 Aralık 2013] DURUŞMA SALONLARI BÜYÜDÜKÇE... ... [11 Kasım 2013] ATATÜRK YAŞIYOR! ... [13 Eylül 2013] Yeni adli yıl başlarken ... [16 Mayıs 2013] Desteklediğimiz adayın kazanması halinde biz ancak mutlu oluruz ... [12 Nisan 2013] BÜYÜK GREV YA DA BÜYÜK BARO! ... [2 Kasım 2012] BAROLAR SEÇİMİNİ YAPTI! ... [24 Eylül 2012] BALYOZLA DEMOKRASİ KURULMAZ! ... [31 Ağustos 2012] Bir Yöntem Önerisi: Beyin Fırtınası Ve Kürt Sorunu ... [11 Temmuz 2012] BAROLARI ELE GEÇİRMEK YA DA "AHLAKSIZ TEKLİF" ... [11 Haziran 2012] KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YOL AÇACAĞI SORUNLAR ... [3 Haziran 2012] İSTANBUL BAROSU NE YAPMALI? ... [13 Mayıs 2012] YARGIYI, YARGIÇTAN KORUMAK! ... [4 Nisan 2012] 12 EYLÜL YARGILAMASI BİR ALDATMACADIR ... [14 Şubat 2012] YARGI VE MİT KAVGASININ NERESİNDEYİZ? ... [1 Şubat 2012] YENİ YAKLAŞIMLAR NASIL DOĞDU, NEREYE GİDİYOR? ... [13 Ocak 2012] YARGIÇ VE VİCDAN ... [30 Aralık 2011] 2012 YE GİRERKEN YARGI VE ADALET ... [29 Ağustos 2011] AVUKATIN ADI YOK ... [5 Ağustos 2011] TSK YANLIŞLARININ BEDELİNİ ÖDÜYOR! ... [4 Temmuz 2011] SON SAHNE ... [20 Haziran 2011] YİNE BANA HÜSRAN, BANA YİNE HASRET VAR. ... [30 Mayıs 2011] YEREL YÖNETİMLER ÖZERKLİK ŞARTI ... [20 Nisan 2011] AVUKAT * ... [21 Mart 2011] TANI BUNLARI TANI DA BÜYÜ! ... [5 Mart 2011] Yargının Özelleştirilmesi Ve Çok Hukukluluk ... [17 Şubat 2011] NEREYE KADAR? ... [4 Kasım 2010] BAROLARIN İŞLEVİ ... [27 Mart 2010] DEMOKRATİK KURNAZLIK!.. ... [25 Şubat 2010] AVUKATIN DOSYA İNCELEME YETKİSİ ... [9 Şubat 2010] BAROLAR VE DEMOKRATİK YÖNETİM ANLAYIŞI ... [4 Aralık 2009] KÖRLÜK ... [18 Kasım 2009] İRTİCAYA GÜL BAHÇESİ ... [17 Kasım 2009] AÇILIMIN HUKUKA ETKİSİ ...
Av. Başar YALTI
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™