Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Özerk PYD
14 Kasım 2013, Hüsnü MAHALLİ
, Hüsnü MAHALLİ

“PKK’nın Suriye Kolu” olarak tanımlanan PYD; birlikte hareket ettiği Kürt, Arap ve Süryani gruplarla, Suriye’nin ‘Kürt Bölgesi’nde geçici bir yönetim ilan etti. Klasik olarak, ilk tepki Ankara’dan geldi. Oysa; Irak’ta Kürtlerin federal bölgesi ile her türlü işbirliğine girişen ve onun hatırı için Türkiye’nin tüm kırmızı çizgilerinden vazgeçen Ankara, her nedense Suriyeli Kürtlerin özerkliğine çok kızdı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu PYD’yi ‘ikircikli tutum takınmak’la suçladı ve “Biz Suriye’de hiçbir etnik ya da mezhepsel bir grubun karşısında değiliz. PYD’nin yaptığı en büyük hata; kontrolü altındaki bölgelerde bulunan diğer Kürt muhalifleri ezmeleri, diğer Kürtlere karşı  büyük baskı uygulamaları oldu” dedi.

Çok ilginç...

1- ‘Suriye Krizi’nin başlangıcından bu yana, Başbakan Erdoğan ile birçok hükümet ve AKP yetkilisi Esad’ın Aleviliğine vurgu yaparak, ona karşı ‘cihad’ ilan eden tüm radikal Sünni gruplara sınırsız destek verdi. Bu da yetmedi, Ankara ‘Alevi’ Esad’a destek verdiği gerekçesiyle; ‘Şii’ Maliki, İran ve Hizbullah’a da yüklendi.

2- Ankara; ‘Sünni’ ama Kürt PYD’ye karşı savaşan ve Kürt bölgesini ele geçirmek isteyen ‘Arap’ ve Sünni Nusra, Kaide ve ÖSO militanlarına her türlü yardımı yaptı. PYD lideri Müslim bu militanların sürekli Türkiye sınırından sızdıklarını söylüyor.

3- PYD’nin önünü kesemeyen Ankara, bu sefer PYD lideri Müslüm’ü Ankara’ya çağırarak, kendi yanına çekmeye çalıştı. Üç kez Türkiye’de misafir edilen Müslim’e, Ankara “Esad’a karşı ayaklan!..” dedi ama o bunu yapmadı. Yapmayınca, Ankara ona çok kızdı ve Suriye’nin Kürt Bölgesi ile olan sınırı kuşatma altına aldı. Hatta duvar örmeye başladı. Bununla da yetinmeyen Ankara, stratejik müttefiği Barzani’den aynı şeyi yapmasını istedi, o da bunu kabul etti. Yani; 1995’te olduğu gibi, Ankara ile Barzani bir kez daha PKK’ya karşı aynı cephede. Yani; bir kez daha, Ankara ile Barzani Bağdat’a karşı. Hem de Erdoğan’ın Maliki ile barışma yollarını aradığı bir sırada… Bakalım, Davutoğlu’nun Türkiye’ye davet ettiği Maliki, hafta sonundaki Erdoğan’ın Barzani ile Diyarbakır  buluşmasına ne diyecek ya da nasıl bakacak? Bakalım, BDP PYD’yi sıkıştırmaya çalışan Ankara’nın Barzani ile birlikte yeni hamlesine nasıl yaklaşacak. Hem de ‘Irak Kürdistanı’nda Barzani’ye karşı tepkilerin giderek artığı, buna karşın PKK’nın Türkiye, Suriye, İran hatta Iraklı genç Kürtler arasında prestij ve gücünün sürekli yükseldiği bir dönemde.  Yükseldiği için de, Barzani Erbil’deki Ulusal Kürt Konferansı’nı sürekli  erteleyip duruyor.

Anlayacağınız, tüm bölge politikalarında olduğu gibi, AKP’nin Kürt politikasında da bir sürü çelişki var. Örneğin; PKK ile barış sürecini sürdürmeye çalışan hükümet, PKK’nın Suriye uzantısı olan PYD’ye savaş ilan ediyor ve bunu PKK ve Öcalan’ı kıskanan Barzani ile yapıyor. AKP Barzani’nin desteğini garantileyebilmek için Bağdat ile savaşında Erbil’e arka çıkıyor. Oysa “Kerkük benimdir” diyen Maliki değil, Barzani’dir. Anlaşılan, Türkmenlerin geleceği bile AKP’nin ilgisini çekmiyor. Oysa Kerkük’te, Barzani’nin elindekinden çok daha fazla petrol ve doğalgaz var!

AKP; Barzani ile ilgili tüm hesaplarında yanıldığını çok yakında görecektir. Çünkü, Iraklı Kürtler yalnızca Barzani demek değildir. Talabani’nin hastalığından dolayı, göreceli olarak sorun yaşayan KYB, Irak ve Kürdistan denkleminde çok önemli bir faktördür. Üstelik, bu aralar KYB’liler Barzani’den ve onun KDP’sinden hiç hoşlanmıyorlar. Barzani’den hoşlanmayanlar arasında İran da var. Erbil’deki İslamcı parti ve örgütler ise şimdilik ikili oynuyor. Bir yandan Barzani ve AKP’ye yanaşıyor, diğer yandan PYD’ye karşı savaşan Nusra ve Kaide’ye militan gönderiyor.

Denklem çok bilinmeyenli ve bir o kadar karışık.
AKP bu denklemi asla çözemeyecektir.
Çünkü AKP bu coğrafyanın gerçeklerini bilmiyor ya da bildiklerini yanlış anlıyor.
Yanlış anladığı için de hep yanlış yapıyor.
Mısır ve Suriye’de olduğu gibi!

[Bu yazı 1286 kez okundu]
Hüsnü MAHALLİ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [52]
[5 Kasım 2015] AKP için çalışanlar ... [2 Kasım 2015] İdeal demokrasi ... [19 Ekim 2015] "Bak fena yaparım" ... [14 Ekim 2015] Buyurun cehenneme ... [11 Ekim 2015] "Türkiye'yi Bekleyen Tehlike Hayal Edilemeyecek Kadar Büyük" ... [3 Ekim 2015] Buyurun savaşa ... [30 Temmuz 2015] Esad sizi savundu ... [27 Temmuz 2015] Külliyen yalan ... [20 Temmuz 2015] Sahte Bayramlar ... [13 Temmuz 2015] Bir ihtimal var! ... [8 Temmuz 2015] Sıcak mı! ... [6 Temmuz 2015] Ekstra rezalet ... [2 Temmuz 2015] Kanı kan ile yıkamak-2 Obama'nın sopası ... [28 Haziran 2015] Utanın ulan! ... [8 Haziran 2015] Cennet-Cehennem. ... [19 Mayıs 2015] Ne düştü? ... [29 Nisan 2015] Kimin savaşı? ... [19 Ocak 2015] Hakiki Cihat ! ... [15 Ocak 2015] Yalan makinesi ... [6 Ocak 2015] Sahtekarlık ... [22 Aralık 2014] Emir Hazretleri ... [15 Aralık 2014] İşkence-işkembe ... [27 Kasım 2014] Yassssak! ... [9 Ekim 2014] İdeolojik saplantı ... [24 Eylül 2014] Velev ki takas! ... [4 Eylül 2014] IŞİD-PKK! ... [25 Ağustos 2014] İflah olmaz ... [19 Ağustos 2014] Kim doğurdu IŞİD'i? (2) ... [18 Ağustos 2014] Kim doğurdu IŞİD'i? (1) ... [19 Temmuz 2014] Propaganda malzemesi Gazze ... [14 Temmuz 2014] Paralel işler ... [11 Temmuz 2014] Pembe yalanlar -2 ... [10 Temmuz 2014] Pembe yalanlar-1 ... [8 Temmuz 2014] Nereden nereye? ... [4 Temmuz 2014] Profesyonel ... [26 Haziran 2014] Muhalefet! ... [23 Haziran 2014] 100 yıl oldu! ... [17 Haziran 2014] Çaresiz zavallılar. ... [16 Haziran 2014] Demokrasi IŞİD doğurdu ... [12 Haziran 2014] Demokrasi IŞİD doğurdu ... [9 Haziran 2014] Bedel ödemek! ... [2 Haziran 2014] Hep çelişki ... [12 Mayıs 2014] Din hikâyeleri ... [21 Nisan 2014] Kimin katilleri? ... [7 Nisan 2014] Benim senaryo ... [25 Mart 2014] Haydi savaşa!... ... [27 Şubat 2014] Dağılan Şanzıman ... [21 Ekim 2013] Hep Çelişki ... [3 Ekim 2013] İdeoloji mi? ... [26 Eylül 2013] Sınır ... [22 Ağustos 2013] Entel sorunu ... [15 Ağustos 2012] Aynı boyut ...
Hüsnü MAHALLİ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™