Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar
14 Kasım 2013, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Özel yaşam alanına müdahale, muhafazakârlıkla meşru kılınabilir mi? Muhafazakâr demokratlık, hukuk ve  insan hakları karşısında nasıl değerlendirilebilir?

İktidara geldiği sırada, Avrupalıların “ılımlı İslâmcı” nitelemesine karşı çıkan AKP, kendini -Hıristiyan demokratlardan farklı olarak- “muhafazakâr” demokrat olarak tanımlamakta ısrar etti. Liberal, sosyal-demokrat, sosyalist partiler gibi, muhafazakârlık da, belli bir dünya görüşünün dışavurumu.  Ortak payda şu:  çok partili sistemlerde, yapabileceklerin yanı sıra, dokunamayacak alanların da bulunduğu. Partilere  yasak alanlar,  “insan hakları” değer, ilke ve normları olup, bunun güvencesi hukuk devleti ve hukuk güvenliğidir.

 

AK Parti’nin sorunlu olduğu üç alan

- Demokrasi: sandıksal çoğunluğun her şeyi meşru kılacağı anlayışı.

- İnsan hakları: sadece kendi dünya görüşü doğrultusunda özgürlük savunması.

- Hukuk: iktidarın işlem ve eylemlerini meşru kılma aracı olarak görmesi.

Örnek olarak, insan hakları sorununa işaret edeceğim.

 

Özel/kamusal/resmi

İnsan haklarının en geniş olduğu alan özel yaşam alanı: burada özgürlük düzenlenmez, sadece dışa yönelik sınırları belirlenir. Bu sınır, kamu düzeninde somutlaşır. Hal böyle olunca, müdahaleyi ancak düzeni ihlal eden maddi olgular haklı kılar.

Sosyal/ kamusal alan, paylaşılmış özgürlük gerçeği, düzenleme fikri ve gereğini beraberinde getirir. İnsan haklarının serpilmesine ve gelişmesine en elverişli alanlar olmakla birlikte, ortak kullanımı ve kamu düzeni gereklerine saygı esastır.

Resmi statü ve mekânda  ilgili görevin gerekli kıldığı düzenlemeler öne çıktığı için hak ve özgürlükler en sınırlı eşikte kalır. Toplumsal alanda öncelik taşıyan özgürlük, hak ve eşitlik kavramları, yerini burada görev, yetki ve sorumluluğa bırakır.

 

Tersyüz edilmiş bir uygulama

AK Parti uygulamasında tam tersine, yetki arttıkça “kişi özgürlüğü” de artar yanılgısı, söylem, düzenleme ve uygulama düzleminde yaygın…

Buna karşılık, toplumsal ve kamusal  alanda, toplu eylem özgürlükleri üzerindeki yoğun baskı bir yana, ifade özgürlüğü bile suça dönüştürülmüş bulunuyor.

Özel alana gelince; “özel yaşam gizliliği” ve “konut dokunulmazlığı” güvencelerinin görmezlikten gelinmesi, insan haklarının en güvenceli alanını sıfırlama eşiğine indirgemiş bulunuyor.

 

Ökul/sokak/ev: üçlü kıskaç

Öğrenciler açısından; öğrenci disiplin yönetmeliği (7 kasım), üniversite gençliğini potansiyel suçlu kategorisine dönüştürdü. Bildiri dağıtmak bile disiplin suçu. Soruşturma, önleyici uzaklaştırma nedeni. Disiplin düzenlemelerinin okul dışı mekânlara da uygulanması (“Gezi” istisna değil), resmi ve sosyal mekân ayrımını da ortadan kaldırdı. ( Bu durum, öğretmen ve öğretim elemanları için de geçerli). Şimdi, “öğrenci evleri” söylemi ile gündeme getirilen uygulama, resmi/kamusal ve özel mekân ayrımını öğrenciler açısından ortadan kaldırma tehlikesini yaratmıştır.

 

              Otoriter değil, totaliter

Muhafazakâr politika, öncelikle demokrasi ile bağdaşmalı. Demokrasinin asgari standartlarını tanımayan bir parti, -liberal, sosyal, muhafazakâr-, yani hangi sıfatı alırsa alsın, demokrat ve insan haklarının güvencesi olamaz.

 İnsanın en mahrem alanlarının korunması, bütün hukuk sistemlerinin –hatta dinlerin- ortak paydası olduğuna, üstelik, özel yaşam ve konut dokunulmazlığı Anayasa maddelerince açıkça güvence altına alınmış bulunduğuna göre, bunları yok sayan yok sayan bir zihniyetin yansıttığı rejimi, “otoriter muhafazakâr” değil,  totalitarizm olarak  nitelemek daha uygun düşer. ( Kızıl ve kara sıfatlarıyla anılanlar bile, mahreme bu ölçüde el uzat(a)mamışlardı!).

Egemen Bağış, Avrupa Parlamentosu’nda  “Hıristiyan Demokratlar”  grubu olarak nitelendirilen Avrupa Halklar Partisi (EPP)’ne atfen; “Ancak belli bir noktadan sonra EPP yazılı beyanında verdiği sözü tutmadı. Yani AK Partinin statüsünü gözlemci üyelikten ortak üyeliğe bir türlü yükseltmedi ve yükseltmek için de üye partilerin onayına sunacak prosedürü bile başlatmadı” demiş! http://www.akparti.org.tr/mobil/haberler/epp-verdigi-sozu-tutmadi/55278

Nedeni açık değil mi? AK Parti uygulamaları, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve AB standartları bir yana, muhafazakâr anlayışa bile tamamen yabancı…  Sürdürülegelen politikalar ışığında; “kâr” hedefine odaklanan bir iktidarı “dönüşümsüz kılmak” için her araç  mubah görüldüğüne göre, “muhafaza”  örtüsünü kaldırmanın biricik yolu, demokrasi ve insan haklarının  asgari standartları ve gerekleri yolunda sürekli bilgilenmek ve mücadele etmek olmalı.

 

[Bu yazı 1404 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™