Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi?
31 Ekim 2013, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun üzerinde anlaştığı  maddeler  TBMM tarafından kabul edilirse, yeni bir Anayasa değişikliği gerçekleşmiş olacak. Bunun anlamı şu: iki yıl önce yeni bir Anayasa için yola çıkan Meclis,  1982’nin yerini alacak yeni bir Anayasa yerine sadece değişiklikle yetinmiş  olacak. Bu süreç desteklenmeli mi?

Yanıt için, önce, iki yıl önceki tartışmaları, sonra süreci hatırlamak ve uzlaşılan maddeler üzerinde bilgi vermekte yarar var. Bu ön bilgiler, olası bir değişiklik sonrası izlenmesi gereken yol ve yönteme ilişkin ipuçları sağlayabilir.

1) Anayasa hangi meclis tarafından hazırlanmalı? Bu konuda başlıca iki görüş ortaya çıktı. İlki Anayasa Meclisi, ikincisi TBMM idi. Bu görüşlerin Anayasa hukuku diline çevrilişi şöyle: yeni bir Anayasa’nın seçimle belirlenen bir ulusal kurucu meclis tarafından hazırlanması (demokrasi yoluyla hukuk) ve  TBMM’nin kurucu iktidara dönüştürülmesi (hukuk olmadan demokrasi).

2) Bu ikinci yolu tercih eden TBMM,  kendini  kurucu iktidara  dönüştürme iradesini ortaya koydu. Bu amaçla oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu (AUK),  iki yıllık çalışma sonucunda  yaklaşık 60 madde üzerinde uzlaşma sağladı. Buna karşılık, yeni bir anayasal düzen ereğinde yasa çalışmalarını yapmadı.

3) Değişiklik  yapılması durumunda; üzerinde uzlaşma sağlanan maddelerin anayasalaştırılması,  öncelikle Anayasa bütünü, sonra, “yeni Anayasa” hedefi üzerinde ne gibi olası etkiler yaratacaktır?  Başka bir anlatımla, 60 maddenin  Anayasa’ya dahil edilmesi, Anayasa içi çelişkiler yaratır mı? (yatay etki). Böyle bir değişiklik,  yeni Anayasa sürecini durdurur mu? (zaman yönünden etki).

UZLAŞMA SAĞLANAN MADDELER

AUK’nın üzerinde uzlaşma sağladığı  maddeler, “temel hak ve hürriyetlerin niteliği ve bütünlüğü”, “özel hayatın ve aile hayatının gizliliği ve korunması”, “kişi hürriyeti ve güvenliği”, “konut dokunulmazlığı”, “yerleşme ve seyahat hürriyeti”, “bilim ve sanat hürriyeti”, “mülkiyet ve miras hakkı”, “çalışma ve sözleşme hürriyeti”, “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı”, “sosyal güvenlik hakkı” ve çevresel haklar gibi, büyük çoğunluğu hak ve özgürlükler üzerinde yoğunlaşan konulara ilişkindir.

Kurumsal anayasa hukuku  üzerine, yasama organını ilgilendiren ikincil konulara ilişkin 3 madde, yürütme alanında YÖK yerine “Yükseköğretim Düzenleme Kurulu”, yargı alanında ise, ”adli kolluk” başlıca yeniliklerdir. Yargı iktidarı üzerinde uzlaşma sağlanan 9 madde, daha çok ikincil konulara ilişkin olup, esasen, 2010 Anayasa değişikliklerine el atılmadığı sürece “yeni” düzenleme yapma zorluğu açıktır.

UZLAŞMANIN ANLAMI NEDİR?

Üzerinde uzlaşma sağlanan maddeler, içerik yönünden  ayrıca tartışılmalı ve bunu yaparken, dört partinin “ortak paydası” olma özelliği gözden uzak tutulmamalı.  Fakat,  AUK metninin genel geçer bazı mitleri yıktığı ön saptama olarak kaydedilmeli: temsili gücü yüksek olan TBMM’nin Anayasa yapmaya ehil tek organ olduğu, milli iradeye ilişkin çağı geçmiş mutlak anlayış, vesayetçi ve askeri Anayasa, kısa ve özlü Anayasa söylemleri…

Öte yandan,  üzerinde uzlaşma sağlanan maddelerin sayı –ama daha çok içerik- olarak sınırlı kalması, tıpkı önceki değişiklikler gibi, 1982 metnini meşrulaştırıcı bir işlev görmüştür.

Bu arada, toplumsal kırılma alanlarına ilişkin konular (yurttaşlık, din-devlet ilişkisi ve adem-i merkeziyet)  ile anayasal  denetim ve denge  mekanizmalarının uzlaşma  dışında kalmış olması, gözden uzak tutulmamalı.

GELECEĞE ETKİ BAKIMINDAN

Bu nedenle, AUK’da uzlaşma sağlanan maddelerin doğrudan oylanması, Anayasal sistematik bakımdan birçok çelişkiyi beraberinde getirecek olmakla birlikte, somut etki yaratacak başlıca iki kurumsal hüküm göz ardı edilmemeli:  Yükseköğretim Düzenleme Kurulu (YDK) ve Adli Kolluk.

Ne var ki, bunlar ve haklar alanında sağlanan açılımların olumlu etkisi, ilgili yasal düzenlemelerin belli bir süre içerisinde  gerçekleştirilmesine bağlı. Mesela, Adli  Kolluk ve YDK için 3 aylık süre, hak ve özgürlükler için 6 aylık bir sürenin öngörülmesi.

Anayasayı tümden yenileme hedefi bakımından;  TBMM uzlaşma metni, hem bir kazanım hem de “kurulu meclis”in  sınırları olarak görülebilir. Bu durum karşısında,  Anayasa’yı yapan organ ile onu uygulayan organ ayrımı yapılırsa yol alınabilir. Şöyle:  birçok değişikliği gerçekleştiren TBMM, Anayasa’yı yenileyecek meclisin önünü açsın ve bir kurucu iktidarın oluşumuna önayak olsun; ama, aynı zamanda bugüne kadar sağlanan Anayasal kazanımların etkili bir şekilde uygulamaya  geçirilmesi ereğinde yasal düzenlemelere ivme kazandırsın!

[Bu yazı 1755 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™