Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Emek Sinemasında Anayasa Filmi
28 Nisan 2010, Av. Sabri KUŞKONMAZ
, Av. Sabri KUŞKONMAZ

Taliban’ın  Afganistan’da dev Buda heykellerini yıkma görüntüsü belleklerimizde çok taze. Bu görüntü, Afganistan’a müdahale öncesinde pek çok medya ekranlarından defalarca yinelendi. Görüntünün yeniden yeniden gösterilmesiyle, taşıdığı anlamın ötesinin üretilmesinin sayısız örneğini bir kez daha gördük. Böylelikle bir anlam üretilmesi sürecine dönüştürüldü. Üzerinde fazla düşünülmeden bilince pompalanan anlam; Taliban uygar dünyaya, kültüre, kültürel ve insani değerlere düşmandır. Taliban’ın özgür / çağdaş dünya için düşmanlığı, ayın karanlık yüzü olduğu duygusu ile, anlam üretme fabrikalarının çokça kullanıldığı hammaddeleri oldu. Sonra da bildiğimiz askeri hareket…

     Taliban’ın, heykel yıkımı dahil, yaptıklarının yanlış olmadığını savunmuyoruz elbet.

     Yıllar önce, Refah Partili Kültür Bakanı İsmail Kahraman, İstanbul surlarının yıkılıp yerine apartman yapılması yollu bir demeç vermişti. O dönemde ucu Vahabiliğe kadar varan yoğun tartışmalar yaşanmıştı. Vahabilikte, mezarların bile olmaması, taşın ve her türlü anıtsal yapını günah kabul edildiği gerçeği, güncel tartışmaların konusunu oluşturmuştu.

     Emek Sineması’nın yıkılmak istenmesi ve bu çerçevedeki tartışmalar, eskileri şöyle bir anımsamaya neden oldu.

     Vahabilikte inancının mezarsız ölülerinden sonra, sinemasız, Emek Sinemasız bir Beyoğlu tartışması acaba çok mu naif kalıyor? Birikimsiz kentlerin derdine düşmek böyle zamanlarda daha zor oluyor.

     Benim çocukluğumda, Fethiye’deki köyümüzde un değirmeni yoktu. Değirmen, Ksanthos Çayı’nın öte yakasındaki Çamurköy’de idi. Yaşlı bir beygirimiz vardı; adı Koca Kısrak. Sırtına buğday çuvalı yüklendi mi, yılların verdiği alışkanlıkla, doğruca değirmenin yolunu tutardı. Geçtiği çay, tanrıca Letoon’un Apollon ve Artemis’i yıkadığı “mitolojik” bir çay. Otuz kilometre ötedeki değirmeni ve çayın geçiş noktalarını da sektirmeden bulurdu. Hayvanın kültürü buydu!

     Emek Sineması ile ilgili bunca tartışmaya karşın, içimizde yıkımın kaygısıyla, bu yılın Film Festivali kitapçığını almak için Emek Sinemasının yolunu tuttum.  Hem de bizim Koca Kısrak gibi. Alışkanlıkla. Vardım, baktım, kapılar kapalı. Alışkanlık, bilginin önüne geçmişti. Festival için yapılacak ilk ritüel kendi bilincimde çoktan kalıcılaşmıştı. Henüz Emek heykelini Taliban yıkmadan öncesinden kalan bir birikimdi bu!

     Emek Sineması tartışmaları, Anayasa tartışmalarının çoktan gölgesinde kaldı. Burada ilginç bir çelişki var. Anayasa gibi bir üst norm olan ama en alttaki insanların yaşamını, aşını, ekmeğini, geleceğini ilgilendiren bir tartışma, tam da tersi bir biçimde elit/azınlık bir görünüm veriyor. Oysa mevcut siyasi iktidar ve bu siyasi iktidarın düşünsel destekçileri, merkez-çevre ilişkisinden, statükonun yıkılmasından, yetmiş yıllık elitlerin iktidarının sona erdirilmesine, sivilleşmeye ve “gerçek” demokrasiye kadar, tozu dumana katıyorlar ne zamandır. Bu tartışmaları çok iyi biliyoruz. Bu konularda öyle bir tozu dumana katma hali var ki, bazen kendimizden şüphe edeceğimiz oluyor nerdeyse!

     Bu tozun dumanın arasında Emek yıkımının görülmeyebileceğini düşünüyorlar…

     Aşağıdan yukarı bir demokratik tavrın ve tasarımın sahibi olduğunu ileri süren iktidar, yıkımları yukarıdan aşağı yapıyor. Anayasa’nın demokratikleştirilmesi savunulurken, uygulamada demokratik yöntemlere gerek duymadan her türlü karar en sert biçimde uygulanıyor.

     Ortada bir Anayasa filmi çevrilirken de, sinema yıkıldığı için, filmi seyretmemiz çok zor olacak.

[Bu yazı 2033 kez okundu]
Av. Sabri KUŞKONMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [44]
[11 Ocak 2016] Anlam boşalması ... [14 Aralık 2015] Sanatçının gölgesi ya da insanın boyu ... [7 Aralık 2015] İntihar bombacılığın dönüşümü-II ... [2 Kasım 2015] Bienal'e yetişememek ... [26 Ekim 2015] Yüksekova'da olağan bir gün ... [19 Ekim 2015] Anaakımın tersinde bir hayat ... [12 Ekim 2015] Sizlere kelepçe yetmeyecek ... [5 Ekim 2015] Bizde Kafkaesk var mıdır? ... [21 Eylül 2015] Sanatla eğlenmek ... [14 Eylül 2015] Eşitlik etiği ... [7 Eylül 2015] Müzik Köyü ve Ramazan Güngör dersi ... [17 Ağustos 2015] Anormal olan normal olunca ... [3 Ağustos 2015] Yasal silahıyla bir devlet. ... [27 Temmuz 2015] İslam hukuk ve insan ... [20 Temmuz 2015] Sanat alanında ekonomi politik ... [13 Temmuz 2015] Kelepçeli iki kitap ... [6 Temmuz 2015] Demokrasinin yüzölçümü ... [27 Nisan 2015] Slogan şiir solgun şiir ... [20 Nisan 2015] Çorbanın tadı tuzu ... [13 Nisan 2015] Din mi yoksa devlet mi yozlaşır? ... [6 Nisan 2015] Örtülerimiz, vasatımız ... [30 Mart 2015] Hayal gücü güzeldir ... [9 Mart 2015] Putları kırmak ya da iyimserliğin determinizmi ... [29 Aralık 2014] Sinemanın 100. yılından görüntüler-I ... [15 Aralık 2014] Belgeselciler ne yapar? ... [1 Aralık 2014] Demokrasiye takla attırmak ... [10 Kasım 2014] Vizörden bakmak ... [3 Kasım 2014] Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülleri'ne ne oldu? ... [27 Ekim 2014] Karmaşık olanı karıştırmak ... [20 Ekim 2014] Dağlarca'nın yalnızlığı ... [29 Eylül 2014] Muhafazakâr ahlaksızlığa devam ... [22 Eylül 2014] Çıplak Leydi ya da muhafazakâr ahlaksızlığa giriş ... [25 Ağustos 2014] Yeni her zaman iyi midir? ... [14 Temmuz 2014] Post hukuk ya da hukukun postu ... [7 Temmuz 2014] Avrupa'nın hukuk ve yargı kültürü ... [16 Haziran 2014] İlmiye sınıfı ve cehalet ... [31 Mart 2014] Başbakanın mahremi devletin mahremi ... [3 Mart 2014] Montaj bir demokrasi ... [6 Ocak 2014] Hukukta yumuşak 'g' yoktur ... [23 Nisan 2013] Öküze döndürülmek... ... [2 Nisan 2013] Sözü tüketmek ... [7 Kasım 2011] Erzurum'da şiir okuyamamak ... [6 Haziran 2011] Hopa'ya inen Eşkıya ... [21 Nisan 2010] Kargının İçindeki Rüzgar ...
Av. Sabri KUŞKONMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™