Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Boşanma ve mutlu olma hakkı
21 Ekim 2013

zmir, medeni kanunun en medeni şekilde uygulandığı şehirdir. Bu nedenle burada evlilikler kutsanmaz. Kutsanan aşktır, birlikte geçirilen vakittir, geleceğe dair ortak hayallerdir.

 

GÜLŞAH ELİKBANK

Sanırım siyasetten ve futboldan sonra memleketin en hararetle tartıştığı konu, kadın-erkek ilişkileri, dolayısıyla da evlilik kurumuna bakış açısı. İzmir, politik tartışmalarda olduğu gibi, evlilik kurumu tartışmalarında da ilgi odağı. Çünkü İzmir, birilerinin gözünde, her zaman simge şehirdir. Ulaşılamaz, söz geçirilemezdir. Kendi içinde değerleri vardır ve o değerlerden milim şaşmamıştır yıllar boyunca, tutarlıdır yani. Şimdi de, istatistiki bir araştırma sonucu, boşanma oranının en yüksek olduğu il olarak gündeme oturdu İzmir.

Ünlü Fransız düşünür Simone de Beauvoir; evlilik geleneksel olarak kadınlara sunulmuş tek gelecektir. Birçok kadın ya evlidir, ya bir zamanlar evlenmiştir ya da evli olmadığı için acı çekiyordur, der bir makalesinde. Kadınlara biçilen rolü gözler önüne serdiği ve kadınsal bir manifesto sayılan İkinci Cins kitabında ise; kadınların “diğer” olarak tanımlanmasının, gördüğü baskıdan kaynaklandığının altını çizer. Bu tanım, bizim toplumumuza oldukça uymakla beraber, İzmir’in asla kabul edemeyeceği bir fikri vurgular. Çünkü İzmir’de kadın, değerlidir. Anaerkil yaşamın izleri hala görülmektedir, İzmir kadını evindeki kararlara katılır, sosyal hayatta adı anılır, saygı görür. İzmir, medeni kanunun en medeni şekilde uygulandığı şehirdir. Bu nedenle burada evlilikler kutsanmaz. Kutsanan aşktır, birlikte geçirilen vakittir, geleceğe dair ortak hayallerdir.

Aşk bittiğinde, vakit bir türlü geçmez olduğunda, hayaller farklılaşmaya başladığında, İzmirliler anlar; evliliği sürdürmenin artık gereği kalmamıştır. İzmir kadını, erkeğine aşkla bağlanır, erkeğin kabarık cüzdanının verdiği umutla değil. Elbette birçok kadının hayali böylesidir fakat toplum baskısı, ailenin beklentileri, çevrenin ona bellettikleri farklı davranmasına neden olur genellikle. İzmir kadını ise kendi ayakları üzerinde durmayı bilir, istediği zaman baba evine dönebileceğini ama dönmek istemezse başka bir yaşamın mümkün olduğunu da bilir. Kimse ona, bu evden gelinliğinle çıktın, kefeninle dönersin, diye diretmez. İzmirli babalar kızlarına kıyamaz, kız babası olmak ayrıcalıktır burada, ömrü uzatan bir mucizedir çünkü. Bu nedenle İzmir kadınının kendinden başka kimseye eyvallahı yoktur. Görerek, tanıyarak, Kordon’da el ele gezerek, hayatı deneyimleyerek alır evlilik kararını. Eşini sadece evin reisi olarak görmez, hayat arkadaşı olarak görür. Erkeğin sırtına yüklenen toplumsal baskıları bölüşür, bu sebeple İzmir erkeği mutlu, içten, rahattır. Kırk metre öteden tanırsınız bakışını, gülüşünü. Kendine olan güvenini hemen sezersiniz.

İzmir’de insanlar mutlu olmak için evlenir. Belki bir araştırma da bunun için yapmak gereklidir. Çünkü eminim en mutlu evlilikler de İzmir’dedir. Yüzyılların uygarlık izlerini taşıyan bu şehirde, kadın özgürdür, kadının adı vardır! İzmir bir simgeyse eğer; özgürlüğün, aşkın ve yaşam hakkının simgesi olur ancak. İzmir’in havasını bir kere soluyan herkes, yaşamın büyüsüne kapılır çünkü. Öldürmeyi değil, yaşatmayı amaç edinir kendine. Biten bir evlilik, sadece “biten” bir evliliktir; tükenen bir ömür, değildir. Erkekler de ayrılık kapıyı çaldığında, aynı yastığa baş koyduğu, yıllarını paylaştığı, belki çocuklarının annesi olan kadının önünde bambaşka bir hayat yolu olduğunu bilir ve buna saygı duyar. Evlilik aşkı öldürür, derler; oysa bu ülkede evlilik, kadını öldürür daha çok. İzmir kadını mutsuz bir evliliği sonlandırırken, canından olmayacağını da bilir. Eski hayat arkadaşları yıllar sonra karşılaştıklarında, birer selamı esirgemezler birbirlerinden. O nedenle çoğu boşanma, anlaşmalı yapılır İzmir’de. Burada konuşmak mümkündür, kendini ifade etmek, anlaşılmak…

Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocukların, mutlu çocuklar olması gerektiğini sezer İzmirliler. Mutlu çocuklar ancak mutlu birlikteliklerde yetişir. Hayattan birlikte tat aldığınız sürece aynı yolda yürümeyi seçmeniz ve gülüşleriniz donuklaşıp, ilişkinizdeki içtenlik tükendikçe yolları ayırmayı seçmeniz neden yanlış olsun? Ahlaki dayatmalarla, kadını ikinci sınıf vatandaş hatta erkeğin bir uzvu görmek isteyen ego okşayıcı anlayış, İzmir’de kabul görmüyorsa, bundan tüm İzmirliler gurur duyar ancak. Her zaman ifade ettiğim gibi, mutlu olmak bir başkasına bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir ve bunu en iyi İzmir’in havasını soluyanlar bilir.

 

birgün


[Bu yazı 1124 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™