Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
'Gezi'den Füzelere...
2 Ekim 2013, Ergin YILDIZOĞLU
, Ergin YILDIZOĞLU

ABD dış politikasında Ortadoğu’ya yönelik kritik bir ayar yapılırken mutlu bir rastlantı olarak Cumhurbaşkanı Gül ABD’deydi. Tam bu sırada, Başbakan 4 milyar dolarlık füze savunma ihalesini Çin’e vermesin mi?
Bir süredir,
Erdoğan’dan ayrılıp Gül hayranlığı geliştirmeye başlayan liberal “kanaat” önderleri hemen bu mutlu rastlantının, füze ihalesinin üzerine eğildiler.
Bu vesileyle yine bir
“ikiyüzlülük” komedyası şekillenmeye (demokrasi paketi içinde demokrasi aramaya devam ediyorum, bulursam o zaman yazacağım...) başladı. ABD’de, Cumhurbaşkanı Gül’e en çok “Gezi”yi sorumuşlar. Meğerse “Gezi dış algıda ciddi hasar yaratmış”. Bir NATO üyesi olan, silah sistemleri, ABD ve NATO, ortak harekât (inter-operability) standartlarının uzantısı olan Türkiye’nin, rakip güç, hegemonya adayı olarak görülen Çin’e verdiği füze ihalesinin bu hasara neleri ekleyeceğini artık siz düşünün...

‘Ah bir yönetilebilseydi’

Aktarılanlardan, “Batı”nın, Başbakan’ın “Gezi”yi iyi yönetememiş olmasından rahatsız olduğunu anlıyoruz. Tabii bu liberal entelijensiyaya da gereken sesleri çıkartmak düşüyor. Bu seslerdeki utanç verici nakaratı fark etmemekse olanaksız. Bu beyler bir süredir, Başbakan’ın liberal laik duyarlılıklara ters düşmesinden, giderek otoriter, tek adam yönetimi kurmakta olmasını eleştirmiyorlar mıydı? “Erdoğan şöyle değişti, Erdoğan böyle değişti” yakınmalarıyla adeta nostalji yapmıyorlar mıydı?
Şimdi
“Gezi”nin “iyi yönetilmemiş” olmasından yakınıyorlar. “Gezi”nin “olay” kategorisinde bir toplumsal patlama olduğunu, yönetilmesinin söz konusu olmayacağını anlatmaya çalışabiliriz. Ama, isterseniz gelin bu beylerin kanaatten düşünceye geçmeye kalkınca patinaj yapan kafalarını böyle “ince” felsefe tartışmalarıyla daha fazla karıştırmadan devam edelim.
Peki, eğer iyi yönetilmiş olsaydı ne olmuş olacaktı?
“İyi yönetilmiş” olsaydı, “Gezi”de ortaya çıkan muhalefet enerjisi, öfke, bu beylerin/bayanların ısrarla yakındıkları, “Valla biz bu kadarını beklemiyorduk” dedikleri düzenin içine hapsedilecek, “sterilize” edilmiş olacaktı.
Kısacası,
“Gezi”, değişmiş olmasından son derecede rahatsız oldukları” Başbakan’ı sarsmamış, o yakındıkları sürecin ivmesini kırmamış olacaktı. İkincisi, “Gezi”yi sözde “kötü yöneten” akıl kendini 1 Mayıs öncesi aylardan bu yana açıkça sergilemiyor muydu? “Gezi”ye yönelik polis tepkisinin gelişi, 1 Mayıs’ta İstanbul’u “işgal eden” polis operasyonundan belli değil miydi?
Bir süredir anlatmaya çalıştığımız, 1 Mayıs vesilesiyle yeniden vurguladığımız gibi karşımızda, toplumda önemli bir kesimden, uluslararası düzeye ABD ve Batı’dan aldığı rızayı kaybettiği için giderek istikrarsızlaşan, eriyen bir AKP- Erdoğan hegemonyası (sınıfsal anlamını tartışmayı bu kez atlayalım) var. Hegemonyanın
“rıza” ayağı zayıfladıkça “şiddete başvurma eğilimi” artıyor. “Rıza”yı kaybettikçe dış politika tepkici özellikler sergilemeye, tarihsel ittifaklar ekseninden çıkmaya, AKP Türkiyesi “yalnızlaşmaya”, aslında ne yapacağını bilemez duruma gelmeye, bu durumun ağrısını bastıracak fantezilere (bak istersek Çin’e veririz, Doğu’ya yöneliriz...) sarılmaya başlıyor.
Şu sıralarda AKP eleştirisi üzerinden, rehabilite olmaya, sosyalist, demokrat kesim içinde yeniden saygınlaşmaya çalışan liberal zevatın en iyi yorumla yüzeyselliği, ama aslında ikiyüzlülüğü, hatta açgözlülükleriyse gerçekten ibretlik.
Bugün yakındıkları devlet aygıtının, kadrolarının, kültürünün, hukuk düzeninin, medya sisteminin, liderinin yükselme sürecini fiilen desteklemiş, meşrulaştıran dili sunmuş, tipler, şimdi yeniden sahnedeler.
Bunların, AKP ile Erdoğan’ı birbirinden ayırarak AKP hegemonyasını Gül üzerinden restore etmeye niyetleniyorlar.
Bir zamanlar Erdoğan’ı destekleyen ittifakı, bu kez Gül için harekete geçirerek yeniden bir “
trasformizmo” (ortada kalanları karşı tarafa geçirme) sürecini çalıştırmaya hazırlandıklarından hiç şüphem yok.
Bunlar Erdoğan’ı eleştiriyor, bak sola yakınlaştılar, bu kez bize doğru trasformizmo yaşanıyor” diye düşünerek kucak açan dostları ise anlamakta büyük zorluk çekiyorum.
“O tarafa” gidenler geri döndüğü, Erdoğan bunların rızasını kaybettiği için artık oradan “buraya” gelecek kesimler yok.
Burada da zaten henüz bir karşıt hegemonya için gerekli
“tarihsel blok” yok.
Liberallerin manevralarının bu
“blokun” oluşmasını sabote edeceğiyse kesin.
Beni çok sekter bulduysanız, bunların
“paketi” yorumlama çabalarına bakabilirsiniz.

2 Ekim 2013 - Cumhuriyet

[Bu yazı 844 kez okundu]
Ergin YILDIZOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[13 Nisan 2016] Ensar Vakfı. ... [10 Aralık 2014] Sıra 'Ötekinin' Dilini Kesmeye Geldi ... [1 Ekim 2014] Cumhuriyetçi Muhalefet ve Kobani ... [18 Ağustos 2014] Zengin, Yoksul, Polis ... [6 Ağustos 2014] Kazanın İçindeki Kurbağa ... [16 Temmuz 2014] Biraz da İnsanlığın Geleceği... ... [16 Haziran 2014] Bazı Saçmalıkların Sonu ... [21 Nisan 2014] 'Kapitalizm İyi, Kapitalistler Kötü' ... [12 Şubat 2014] Türkiye Sosyalist Solu Üzerine... ... [18 Eylül 2013] Eski Dünya Düzeni. ... [31 Temmuz 2013] 'Büyük Durgunluk' Küreselleşiyor ... [11 Mart 2013] Chavez'in Ardından - 1 ... [7 Ocak 2013] 2013 Bir Dönüm Noktası Olmaya Aday... ... [31 Aralık 2012] 'Yeni' Mısır'dan Siyaset Manzaraları ... [26 Aralık 2012] Mısır'da Şimdi Ne Oldu? ... [5 Aralık 2012] 'Mesele, Tayyip Erdoğan'ın Tavrı' mıdır? ... [3 Aralık 2012] Mısır'da Müslüman Kardeşler'in Yeni Hamlesi ... [7 Kasım 2012] Üç Basınç Arasında AKP ... [24 Ekim 2012] Neo-Liberalizm ve Şiddet -II ... [27 Haziran 2012] B.O.P. ... [25 Haziran 2012] Yeniden Tahrir Meydanı Ama... ... [18 Haziran 2012] Demokrasi mi Dediniz? Amerika'da mı? ... [6 Haziran 2012] Sıkıcı Yazılar ... [30 Mayıs 2012] 'Stratejik Cahillik' ... [29 Şubat 2012] 'Dönülmez Akşamın Ufkunda' Suriye (ve Belki de Türkiye) ... [22 Şubat 2012] Ortadoğu'da 'Büyük Oyun' ... [21 Aralık 2011] Yılın İnsanı -Yılın 'Olayı' ... [30 Kasım 2011] Liberalizmin Dayanılmaz İkiyüzlülüğü ... [21 Kasım 2011] Tarih Kendini Tekrarlıyor mu? ... [16 Kasım 2011] 'Avrupa Birliği' Bir Düş Kırıklığı ... [9 Kasım 2011] 'Tek Parti Egemenliği' - 'Yapışkan Statüko' ... [7 Kasım 2011] Yunanistan'da 'Darbe' ... [26 Ekim 2011] Libya: Ertesi Gün ... [5 Ekim 2011] İsyan Mevsimi - New York ... [28 Eylül 2011] Kayan Kumlarda, 'Zaloğlu Rüstem' ... [7 Eylül 2011] 'Ulus Devlet' Krizi ... [22 Ağustos 2011] Piyasalar Yine 'Kalp Krizi' Geçirdi ... [17 Ağustos 2011] Sokaklar ve 'Barikatın' Öbür Tarafı ... [20 Temmuz 2011] İngiltere'de Medya Skandalı ... [27 Haziran 2011] Ya Bu Kriz. ... [15 Haziran 2011] Seçim Sonuçları Üzerine Düşünürken. ... [23 Mayıs 2011] Parliament - Tahrir - Puerto del Sol ... [11 Mayıs 2011] Şimdi Şaşırmanın Dayanılmaz Hafifliği ... [2 Mayıs 2011] 3011'den Bir Tarihçi ... [28 Nisan 2011] Çok 'Kritik' Bir Genel Seçimler ... [21 Şubat 2011] Yeni Ortadoğu'da 'Liberal' Fantezileri ... [16 Şubat 2011] Mısır'da Tek Yol Sürekli Devrim ... [2 Şubat 2011] Mısır Devriminde Dönüm Noktası ... [19 Ocak 2011] Tunus: Geçici Bir Değerlendirme ... [27 Aralık 2010] 'Weimar İstanbul' ...
Ergin YILDIZOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™