Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Laiklikte Büyük Kırılma
30 Eylül 2013, Orhan BURSALI
, Orhan BURSALI

Laiklikte Büyük Kırılma

Hayır öyle az buz değil, bayağı bir kırılma söz konusu. 11 yıldır tartışma nasıl başladı, hangi aşamalardan geçti anımsayan var mı? Sizi kastetmiyorum, tabii ki unutmadınız! Yani laiklik üzerine tartışmaları... Yeni rejimin, yeni liderin hayranı, ayran, para pul, unvan, ekran köşe budalası yarım okumuş takım, laikliği önemseyenlere koro halinde “laikçiler” diye saldırıyordu...
Tabii burada kilit nokta, kim saldırttı ve ne adına hangi amaçla... Bunu da biliyorsunuz...
Neymiş,
önemli olan liberalizm, liberal demokrasi, birey hakları imiş. Laikliği toplum, ülke yönetiminin, rejimin merkezine oturtursanız, demokrasi, liberalizm, birey ve hakları ortadan kalkar ve önemsenmezmiş. Katı laik tutum yani laikçilik diktatörlükmüş. Laikçilik esas Kemalist diktatörlüğün de temeliymiş. Laikçilik de Kemalist ideoloji de yıkılıp giderse demokrasi gelirmiş.
Şüphesiz bu “
rejim tartışması” türban üzerinden başarıyla yapıldı ve bugün geldiğimiz nokta, yelkenlerini durmadan bir din devleti, ülkesi ve rejimi için dolduran bir iktidar yapılanmasıdır. Siyasal İslami yönetim, artık böyle bir ülke için, ilköğretimden itibaren insan yetiştiriyor. Laikliği fiili uygulamada devlet ve yönetim dışı bırakıyor.

 

***


Cumhuriyet’in dünkü manşeti, Diyanet’ten 5 bine yakın din görevlisinin devlete, öğretmenliğe yatay geçişini anlatıyordu. Son öğretmen atamalarında da temel bilimsel alanlarda o kadar öğretmen açığı varken ve hepsi atama beklerken 3 bin kadar kadronun neredeyse tamamı din öğretmenliği için kullanıldı. Dozu ve şiddeti neredeyse her gün artırıyor.
Başbakan durmadan tekrarlıyor:
İslami bir gençlik yetiştireceğiz. Eğitimde yapılan neredeyse tüm değişikliklerin amacı bu. Yurttaşların çocuklarını nasıl yetiştireceği meselesini hakkını, hukukunu, iradesini devralan ve buna karar veren bir devlet, ne laik bir devlet ve hükümet olabilir ne de seküler bir toplum istemektedir.
Yaklaşık tanımı veya özü, dinin devlet ve siyaset işlerinden ayrılması demek olan laiklik, bu iktidarın parça parça yok ettiği bir ilke olmuştur. Başbakanlık makamında oturan bir yetkilinin, hem okul yönetimini hem aileleri seçmeli derslerde din derslerini seçmeleri konusunda uyarmaya zerre kadar hakkı yoktur ve bu tutumuyla anayasayı çiğnemektedir. Öyle ki din derslerini aktif olarak öğrencilere tavsiye etmedikleri gerekçesiyle öğretmenler hakkında soruşturma bile açılabilmekte. Bu kadar ayan beyan ve bu kadar utanmazca bir uygulama!
Laiklikte devlet okullarında sadece bilimsel bilgilere dayalı bir eğitim verebilir. Ama iktidar 4+4+4 eğitim yasasıyla, dini ölçek ve boyutuyla İslamileşmeyi yurttaşlara dayatıyor.
İktidar, dahası yerel yönetimler marifetiyle de toplumda
seküler hayatın mezarını kazıyor, örneğin ramazanda Anadolu’da yemek yiyemeyen ve sürekli toplumsal dini bir baskı altında yaşadığını hisseden bir yurttaş, nasıl bir toplumda yaşıyor? Bir arada yaşama hoşgörüsünün temelleri dinamitleniyor. Özellikle Alevilere yapılan budur ve tam anlamıyla bir Sünni diktası hüküm sürüyor, ülke hem dinsel hem de mezhepsel parçalanıyor... İktidar Diyanet’i de fiilen toplumu İslamileştirmenin aracı olarak kullanıyor.
Bu iktidar, eğitim ve yönetim konusunda attığı her adımda
“dini, İslami bir ölçü, ölçek, ilke, temel” ve kendine parasal bir fayda gözetiyor.
Toplumun çok farklı parçalarını bir arada tutan ve tutacak olan seküler toplum ve laik yönetim, büyük ölçüde sakatlanmıştır ve Türkiye’yi bir arada tutan bağlar baltalarla kesilmektedir.

 

***


Laikçilik diye bir şey yok. Laiklik ya vardır ya yoktur; laiklik kılık kıyafet tartışması değildir; ne yazık ki koskoca bir düşünce sistemi, demokrasi, kılık kıyafete indirgenmiş ve sonuçta bir tek adamın İslami diktatörlük sistemi inşa edilmiştir.
Laikçi diye sisteme saldıranların hepsi, İslamı bir güç ve yönetim aracı olarak bol bol kullanan bir diktatörlüğün temellerini inşa için kullanılan basit birer tuğlalardır.

 

Gizli Tanıdık

Sevgili İlhan Taşcı tam da yukarıda anlattığım sistemin hukuk ve yargı aracıyla nasıl kurulduğunu ve işlediğini anlatan kitabı yazdı: Gizli Tanıdık! İlhan, kim bu gizli tanıklar, ne anlatıyorlar, diye soruyor ve yanıtını veriyor. İlhan’ın sergiledikleri bir hukuk ve yargı faciasıdır. Ancak keyfi bir yönetimde, bir diktatörlükte görülebilecek nitelikte olaylardır. Savcıların ve polisin kullandığı ve normal koşullarda hiçbirinin mahkeme olarak kabul edilemeyeceği “mahkeme”lerin de mahkûmiyet kararlarını dayandırdıkları “gizli tanıklar” yargının nasıl katledildiğinin yaşayan delilleridir!
İlhan’ın anlattıkları, bir
diktatörlüğün, hukuku, yargıyı, insanları mahkûm etmek için sadece bir bahane olarak kullandığının resmi geçididir.
O kadar yani..
İktidar, İslami ve tek adam diktatörlüğünü,
önemli ölçüde de yasalarla meşru temelde yargı eliyle yürütüyor. Yargı, iktidarın bir numaralı dönüştürme aracıdır. Silivri’de Ergenekon ve Balyoz davalarından mahkûm olan bütün masumlar da bu aracın kurbanları..
“Gizli Tanıdık” için İlhan’a koskoca bir teşekkür. Kitap sizleri bekliyor.

29 Eylül 2013 - Cumhuriyet

[Bu yazı 1071 kez okundu]
Orhan BURSALI

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [101]
[2 Ağustos 2016] Orduda 'Kemalistler' ve darbe ... [14 Mart 2016] 'Unutulmuş Bir Suikastın Anatomisi' ... [1 Mart 2016] İnce uzun anayasa yolculuğu ve mahkemeleri isyana çağırış ... [11 Şubat 2016] RTE'nin karşı atağı, Gül, muhalif enerjiyi emme girişimi ... [3 Kasım 2015] Yüzde 49.3, PKK/HDP'nin RTE'ye hediyesidir ... [25 Ağustos 2015] Gerçekten seçimler yapılacak mı? ... [27 Temmuz 2015] İktidarını hiç bırakmamak ... [22 Aralık 2014] İktidar Tüm Özgürlük Alanlarını Daraltıyor ... [30 Ekim 2014] Cumhuriyet, Emekçiler Öldürülsün Diye Kurulmadı ... [12 Ekim 2014] 1) Savaş, Hep Yargı Üzerinden ... [30 Eylül 2014] PKK, Programını Uyguluyor ... [25 Ağustos 2014] Siyasi ve Hukuki Güç Parçalandı ... [24 Temmuz 2014] İktidar Savaşı: Düşen Tekmeyi Yer ... [15 Temmuz 2014] Aman Koşun, RTE'nin Elini Güçlendirelim! ... [19 Haziran 2014] Önceliklerim? Oy Verir miyim? ... [14 Nisan 2014] Bir Üst Yasa Olarak RTE ... [17 Mart 2014] Yeni Dönemin İşaretleri - 2 ... [7 Ekim 2013] Polis Paketi, Demokrasi Paketi'ni Koruyacak ... [15 Eylül 2013] Bir Doktora Görüneyim! ... [16 Temmuz 2013] Siyaset Bilimine Göre İktidarın Meşruiyeti ... [2 Temmuz 2013] Osmanlı Olmadı, MHP Alalım ... [2 Haziran 2013] Halk Depremi, Büyüklüğü: 7.4 ... [13 Mayıs 2013] Suriye: 'Federasyon' İttifakı ... [9 Nisan 2013] Silivri, Demokrasinin Mihenk Taşıdır! ... [19 Mart 2013] Ergenekon'a İdam Kararı ... [11 Mart 2013] Gül'den Parti Resti ... [4 Mart 2013] Bu Millet Bunu Yutmaz ... [14 Şubat 2013] Çözüm İçin Padişahlığa Evet Deyin ... [10 Şubat 2013] Erdoğan Sessiz Çığlık'a da Geldi mi? ... [3 Şubat 2013] RTE'nin Doktrini: Barış İçin Savaş ... [21 Ocak 2013] Sıra Avukatlarda! Sonra... ... [20 Ocak 2013] Baransu Vakası - 2 ... [14 Ocak 2013] Güncellesek mi Güncellemesek mi? ... [7 Ocak 2013] İmralı ve 2023 Hedefi ... [25 Aralık 2012] Göktürk-2 Bizim mi? ... [2 Aralık 2012] Darbe Olabilir mi? ... [20 Kasım 2012] Türkiye Tutuculaşıyor mu? ... [15 Kasım 2012] Çete, Soner'e Pusuya Yatmış ... [30 Ekim 2012] Milletin Geri Dönüşü! ... [23 Ekim 2012] Medya: Temel Gösterge ... [18 Ekim 2012] Kılıçdaroğlu, Neredesin? ... [4 Ekim 2012] İyi Bir Halk Sopası ... [27 Eylül 2012] Gelin 'Plan Semineri'ni Yargılayalım! ... [23 Eylül 2012] Kara Gün ... [10 Eylül 2012] Hakikate Lanetli Topraklar ... [4 Eylül 2012] Savaşın Tik Takları - 'İran Casusları' ... [14 Ağustos 2012] 2013 İlkbaharına Doğru! ... [7 Ağustos 2012] Damardan Kürt Meselesi Etnik Temelde Çözüm?! ... [29 Temmuz 2012] Adalete Direnme ve Büşra Ersanlı ... [23 Temmuz 2012] Enkazın Altından Yükselen Çığlık ... [2 Temmuz 2012] Suriye: Savaş Olur mu? ... [19 Haziran 2012] Yargıçların Duyduğum İç Sesleri ... [18 Haziran 2012] Yakın Geleceğin Siyasi Bulmacası ... [28 Mayıs 2012] RTE İktidar Oyununu Kaybeder mi? ... [14 Mayıs 2012] Ne Olacak Bu CHP'nin Hali? ... [6 Mayıs 2012] Zulmünüz Batacak ... [26 Nisan 2012] Cemaat ve ABD Yükseliş ve Düşüş ... [22 Nisan 2012] Adalet ve Komplo ... [17 Nisan 2012] 28 Şubat: Mutlak Düşüncelerin İflası ... [15 Nisan 2012] Hakikatlere Dayanacak Gücünüz Var mı? ... [10 Nisan 2012] 'Gülen' Siyasi Partisi ... [1 Nisan 2012] Dışta Hizmet - İçte Zulüm ... [25 Mart 2012] Balyoz: Ortalık Karıştı! ... [20 Mart 2012] Erdoğan'a Askeri Darbe? ... [11 Mart 2012] Libya'yı Merak Edin ... [8 Mart 2012] Okusun da Türban Taksın! ... [1 Mart 2012] İktidar, CHP ve Suriye ... [27 Şubat 2012] Kurultaydan İyi Şeyler Çıktı ... [23 Şubat 2012] Bir Ara Sonuç ... [21 Şubat 2012] Bu MOSSAD'cılar Kim? ... [14 Şubat 2012] 'Evet, Bu Bir Sivil Darbe Girişimi' ... [10 Şubat 2012] Büyük Kapışma, Devamını Bekleyin! ... [6 Şubat 2012] En Büyük 'Toplum Mühendisi' Madalyası ... [5 Şubat 2012] Şu Vikiliks Var ya! ... [31 Ocak 2012] Sadullah Ergin, Bakan, Hukukçu ... [29 Ocak 2012] M. Altan'a Ret ... [15 Ocak 2012] 'İşimiz Bitti, Artık Bu Adam Senin!' ... [10 Ocak 2012] En Son Kılıçdaroğlu'nu Gördüm İçinde! ... [29 Aralık 2011] Demokrasi ve Yolsuzluk:? İlerleme Yok ... [26 Aralık 2011] Devlerle Dans ... [6 Aralık 2011] AKP, CHP'yi Dilimliyor... ... [27 Kasım 2011] Bugünü Tartışma da... ... [20 Kasım 2011] Ulusal Devletler Topluluğu AB Dağılıyor mu? ... [15 Kasım 2011] Suriye; Olay Gelişiyor ... [25 Ekim 2011] Bu Davaları Bitirin ... [18 Ekim 2011] Daha Kötüye Doğru ... [13 Ekim 2011] Baltayı Ayağına İndirmek ... [4 Ekim 2011] Erdoğan, Kürt Sorununu Çözer mi? ... [20 Eylül 2011] Tutuklama Zinciri ... [15 Eylül 2011] Kabul Edilebilir Değil ... [29 Ağustos 2011] Önce Hukuk'u Halledeceksin Sonra Defterleri Düreceksin! ... [31 Temmuz 2011] Operasyon Tamam ... [30 Haziran 2011] Demokrasi Ölçer'i ... [10 Haziran 2011] Kadınlar ve Özgürlük ... [29 Mayıs 2011] En Büyük Şiddet Hangisi? ... [15 Mayıs 2011] AKP, Ordu, Kürtler Yeni Dönemde Bekleyiş ... [12 Nisan 2011] 'Ulus Devlet Bitti', Kürt Meselesi ... [21 Mart 2011] Diktatörrrr! ... [25 Ocak 2011] Balyoz'un Çöküşü ... [20 Aralık 2010] Kılıçdaroğlu ve Kadınlar ... [10 Ekim 2010] Memleketimden Hukuk Manzaraları ...
Orhan BURSALI
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™