Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Bayrak Etrafında Toplanma
22 Eylül 2013, İlhan CİHANER
, İlhan CİHANER

 1957 Suriye krizi diye bilinen süreç ile, bugün yaşananlar arasında benzerlikler üzerine çok yazıldı.

Çok detaya gerek yok. AKP ve sağ zihniyetin, mirasçısı olmakla övündükleri demokrasi kahramanları o yıllarda da Suriye ile savaşmak için kendilerini paralıyorlardı. Şimdiki “Suriye'nin dostları” toplantıları gibi, o zaman da İstanbul'da “sürgündeki Suriyelilerle” toplantılar yapılıyordu. (Bazılarına Celal Bayar ve Menderes'in katıldığı toplantılardı bunlar) Paramiliter grupların silahlandırılması planlanıyordu.

O zaman da pek demokrat Menderes, -Kore'de ölüme yolladığı halk çocukları yetmemiş gibi- Suriye'ye askeri saldırı yapılması için dünyayı ikna etmeye çalışıyordu. Şam'a ikna ziyaretleri yapılıyordu bugünkü gibi... Darbe girişimleri ve suikastlerle rejim değiştirilmeye çalışılıyordu. Suriye sınırına askeri yığınak yapıyordu Menderes. Birleşmiş Milletler'e şikayet etmeler, hava sahası ihlali iddiaları...

ABD, İngiltere ve SSCB, Akdeniz'e gönderdikleri savaş gemileriyle gövde gösterisi yapıyorlardı.

Özünde Sovyetler Birliği'ne yönelik “Kuzey Kuşağı Savunma” projesiyle ilgili olarak başlayan ve Menderes hükümeti tarfından tırmandırılan bu gerilimde, Türkiye'ye ileri karakolluk rolü düşmüştü. Ama rol verenin/oyunu kuranın her zaman belirleyici olduğunu farketmeyen o tarihin kifayetsiz muhterisleri figüran rolünü abartıp başrole soyununca aynen bugünkü fiyaskoyu yaşadılar. Gelinen nokta, Haluk Gerger'in anlatımıyla “Türkiye'nin bölgedeki durumu trajik bir varoluş halidir; yabancı, ruhen kopuk, lanetli bir tecrit, dışsal bir uzantı, bir ajan konumlanması, bir düşman koçbaşı...”

Şimdi bu durumun iç politikadaki hasarını azaltmak için yurttaşları “bayrak etrafında toplanma” oyunu ile kandırmak istiyor. Suriye helikopterinin düşürülmesi tam da bu amaca dönük bir hamle olarak okunmalıdır.

Hükümetin, uluslararası krizlerde yurttaşların hükümete/lidere verdikleri sorgusuz desteğe ihtiyacı var. O nedenle her olayı “milli çıkara” tahvil etmeye çalışıyorlar. Fiyaskonun üzerini ancak böyle örtebilirler. Örnek olarak; 11 Eylül saldırısından bir hafta sonra Bush'a verilen desteğin yüzde 51'den, yüzde 90'a çıkması verilebilir. “Bayrak etrafında toplanma/yarış etkisi” (Rally around the flag effect) olarak açıklanır bu durum.
Despotların ve zordaki muhterislerin, bu etkiden faydalanmak için, yapay olarak böyle bir kriz çıkardıkları ya da olayları böyle kullandıklarının örnekleri çoktur.

Şimdi içeriğini bilmediğimiz “angajman kuralları”nı bahane ediyorlar. Biz bilmiyoruz ama ABD büyükelçisi biliyor: “angajman kuralları açıktı. Türkiye meşru müdafaa hakkını kullanmıştır!”

Açıklamanın sonuna ünlemi meşru müdafaa için koydum. Biz saldırganların saldırılarına meşru müdafaa denildiğini Ethem Sarısülük'ün davasından hatırlarız.

Ne büyük tesadüf yine bir tezkere zamanı Akçakale'ye bombalar düşmüştü. Başbakan'ın yeni Tezkere üzerinde çalışıldığını açıkladığı günlerde Suriye helikopteri düşürülüyor. Saldırı ihtimali olmadığı ve sınırı terk etmek üzere olduğu açıkken üstelik. (Bu arada Suriye'nin düşürdüğü jet ve Yazıcıoğlu'nun helikopterinin radar iz haritaları niye yayınlanmıyor acaba?)

Genel Kurmay'ın açıklamasına göre helikopterin yaklaştığını “Diyarbakır'daki Birleştirilmiş Kontrol İhbar Merkezi” bildirmiş. Hem de sınırımıza 48 km mesafeden itibaren tespit ve takibe alınmış. Burada sorulması gereken soru çok; bu helikopter 48 km uzaktayken niye takibe alındı? Suriye hava sahasındaki tüm uçuşlar takip ediliyor mu? O kadar uzakta uçan her helikopter için jet kaldırıyor musunuz?

Büyük bir askeri zafer gibi göstermeye çalıştıkları bu zavallıca saldırganlığın iç kamuoyuna yönelik “gaz alma” olduğu açık.

Kalkmış bir de efeleniyorlar! Sınırlarımızı koruyorlarmış! Korudukları kendi iktidarları.

Ne BM kararı Suriye'ye yapılacak bir saldırıyı ahlaken ve hukuken haklılaştırabilir, ne de angajman kuralları böyle saldırgan haraketlerin meşru gerekçesini oluşturabilir.

Artık ateşkes konuşulmaya başlanmışken helikopterin düşürülmesi doğrudan iç politika hamlesidir. Yurttaşları bayrak etrafında toplanmaya zorluyorlar. Tüm medyası ve propaganda aygıtlarıyla yapmak istedikleri budur.

Rezilliklerinin üstünü bayrakla örtmelerine yardım etmeyelim.

[Bu yazı 854 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™