Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Eski Dünya Düzeni.
18 Eylül 2013, Ergin YILDIZOĞLU
, Ergin YILDIZOĞLU

Eski Dünya Düzeni…

Eski dünya düzeni öldü ama öldüğünü bilmiyor. Yapısal kriz, mali genişleme (siz küreselleşme olarak okuyabilirsiniz) hegemonyacının son baharıydı. Son mali kriz, bir hegemonya boşluğu ortamında yeni olasılıkları zorlamaya başladı. Dün dünle beraber gidiyor ama bugünün getirmekte oldukları henüz belirsiz.

Suriye konusunda İngiltere parlamentosundan çıkan “hayır” kararı, ABD senatosunda ve halkındaki isteksizlik, hep bu “geçiş” döneminin semptomları. İngiltere’nin hegemonyacı konuma yükselmeye başladığı 1800’lü yıllardan bu yana parlamento ilk kez bir başbakanın savaş oylamasına hayır dedi. ABD’nin hegemonyacı konuma yükseldiğinden bu yana hep yanında taşıdığı İngiltere, ilk kez bir savaş olasılığı karşısında ABD’yi yalnız bıraktı.
Rusya ilk kez inisiyatif alarak bugünün getirmekte olduklarını ABD ile birlikte şekillendirmeye girişti. Nitekim, Suriye krizinin yanı sıra, İran’ın nükleer silahlarına ilişkin pazarlıklarda, yine Rusya’nın yardımıyla bir canlanmanın başlamış olması, ABD-Rusya işbirliğinin oyun kurucu potansiyellerine işaret ediyor. Suriye
“muhalefetine” egemen olan radikal unsurların bu iki büyük gücü neredeyse aynı ölçüde kaygılandırıyor olması da işbirliğini zorlayan bir başka etken.
İki hafta önce, ABD-Rusya ortak inisiyatifi henüz başlamadan,
“Gerileyen hegemonyacı, yükselen güçlerle (...) birlikte bir mutabakat içinde kapitalist yaşam dünyasına istikrar getirmeyi deneyebilir” saptamasını yaptıktan sonra, her zamanki kötümserliğimle, böyle bir gelişmenin başarı şansının olmadığını savunmuştum. Çok aceleci davranmış olabilir miyim? Gerçekten “eski dünya düzeni” geride mi kalıyor?

600 yıllık dönem

Sanırım bu sorulara “evet” cevabı verilebilir. Önceki hafta bir yorumcu Batı’nın emperyal düzeninin, İngiltere’nin Amerika’yı kaybetmesiyle başlayan, Fransa’nın Hindiçin ve Cezayir’i, ABD’nin Vietnam’ı kaybetmesiyle devam eden, Afganistan, Irak, hatta Libya başarısızlıklarıyla artık iyice belirginleşen bir iktidarsızlık sorunu yaşadığını, giderek sona ermekte olduğunu savunuyordu.
Bu yoruma katılıyorum ama Portekiz gemilerinin Hint denizine girmesiyle başlayan, 600 yıllık bir dönemin birkaç yılda değişmesini (Bolşevik devrimi gibi bir şok dışında), beklemek gerçekçi olmaz diye düşünüyorum.
Hemen iki etkene işaret edebiliriz: Hegemonyacı devletin ve halkının yeni konumunu kavraması, bu konuma uyum sağlaması için olağanüstü şokları da içeren bir zamanın geçmesi gerekiyor. İkincisi, bu hegemonyacının yerini alabilecek,
“güç transferine uygun” (İngiltere’den ABD’ye olduğu gibi) ya da hegemonyacıyı bir savaşta yenerek boyun eğdirecek güçlü bir devletin (devletler koalisyonunun) varlığı gerekiyor. Günümüz dünyasında ikinci seçeneğin uygarlığın sonu anlamına gelebileceğini dünya halkları, liderleri artık biliyor. Geriye en anlamlı senaryo olarak “güç transferi” kalıyor. Ne ki, ABD ile, Rusya ya da Çin arasında böyle bir transferin yaşanabileceğine ilişkin hemen hiçbir belirti yok. Bu ülkelerin ekonomileri dünya sistemini peşinden sürükleyecek kadar dinamik, yaratıcı değil. ABD ile bu ülkeler arasında, böyle bir transferin ardından bir “özel ilişki” biçimine olanak verebilecek bir kültürel yakınlık da yok.
ABD devletinin, seçkinlerinin ruh halini ise ABD dış politika entelijensiyasının, Putin’in
New York Times’ta yayımlanan yazısına gösterdikleri tepkiden ölçmek olanaklı. “Sen kim oluyorsun da, eşitlik talep eden, bizim istisnai bir ülke olduğumuzu sorgulayan mektuplar yazıyorsun” türünden histerili tepkiler çoğunlukta.
Bu
“istisnai” olma durumu özellikle önemli çünkü ABD’nin Tanrı tarafından dünyayı yönetecek ülke olarak atandığı, istediği ülkeye saldırmaya hakkı olduğu inancından kaynaklanıyor. ABD’nin toplumsal düzenini, uluslararası alanda saldırganlığını halkının gözünde meşrulaştıran, bir anlamda da eski dünya düzeninin ruhunu oluşturan bu ideolojinin, büyük bir şok yaşanmadan değişmesi olanaksız. Eski dünya düzeni “öldüğünü bilmeden” de yenisinin inşasına başlamak zor.
Kısa dönemde, ABD-Rusya işbirliğinin bir savaşı önleme olasılığı var ama hangi provokasyonların yaşanacağı, eski dünya düzeninin cesedi çürümeye devam ederken orta ve uzun dönemde üzerinde hangi zehirli mantarların yetişeceği henüz belli değil.

18 Eylül 2013 - Cumhuriyet

[Bu yazı 1241 kez okundu]
Ergin YILDIZOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[13 Nisan 2016] Ensar Vakfı. ... [10 Aralık 2014] Sıra 'Ötekinin' Dilini Kesmeye Geldi ... [1 Ekim 2014] Cumhuriyetçi Muhalefet ve Kobani ... [18 Ağustos 2014] Zengin, Yoksul, Polis ... [6 Ağustos 2014] Kazanın İçindeki Kurbağa ... [16 Temmuz 2014] Biraz da İnsanlığın Geleceği... ... [16 Haziran 2014] Bazı Saçmalıkların Sonu ... [21 Nisan 2014] 'Kapitalizm İyi, Kapitalistler Kötü' ... [12 Şubat 2014] Türkiye Sosyalist Solu Üzerine... ... [2 Ekim 2013] 'Gezi'den Füzelere... ... [31 Temmuz 2013] 'Büyük Durgunluk' Küreselleşiyor ... [11 Mart 2013] Chavez'in Ardından - 1 ... [7 Ocak 2013] 2013 Bir Dönüm Noktası Olmaya Aday... ... [31 Aralık 2012] 'Yeni' Mısır'dan Siyaset Manzaraları ... [26 Aralık 2012] Mısır'da Şimdi Ne Oldu? ... [5 Aralık 2012] 'Mesele, Tayyip Erdoğan'ın Tavrı' mıdır? ... [3 Aralık 2012] Mısır'da Müslüman Kardeşler'in Yeni Hamlesi ... [7 Kasım 2012] Üç Basınç Arasında AKP ... [24 Ekim 2012] Neo-Liberalizm ve Şiddet -II ... [27 Haziran 2012] B.O.P. ... [25 Haziran 2012] Yeniden Tahrir Meydanı Ama... ... [18 Haziran 2012] Demokrasi mi Dediniz? Amerika'da mı? ... [6 Haziran 2012] Sıkıcı Yazılar ... [30 Mayıs 2012] 'Stratejik Cahillik' ... [29 Şubat 2012] 'Dönülmez Akşamın Ufkunda' Suriye (ve Belki de Türkiye) ... [22 Şubat 2012] Ortadoğu'da 'Büyük Oyun' ... [21 Aralık 2011] Yılın İnsanı -Yılın 'Olayı' ... [30 Kasım 2011] Liberalizmin Dayanılmaz İkiyüzlülüğü ... [21 Kasım 2011] Tarih Kendini Tekrarlıyor mu? ... [16 Kasım 2011] 'Avrupa Birliği' Bir Düş Kırıklığı ... [9 Kasım 2011] 'Tek Parti Egemenliği' - 'Yapışkan Statüko' ... [7 Kasım 2011] Yunanistan'da 'Darbe' ... [26 Ekim 2011] Libya: Ertesi Gün ... [5 Ekim 2011] İsyan Mevsimi - New York ... [28 Eylül 2011] Kayan Kumlarda, 'Zaloğlu Rüstem' ... [7 Eylül 2011] 'Ulus Devlet' Krizi ... [22 Ağustos 2011] Piyasalar Yine 'Kalp Krizi' Geçirdi ... [17 Ağustos 2011] Sokaklar ve 'Barikatın' Öbür Tarafı ... [20 Temmuz 2011] İngiltere'de Medya Skandalı ... [27 Haziran 2011] Ya Bu Kriz. ... [15 Haziran 2011] Seçim Sonuçları Üzerine Düşünürken. ... [23 Mayıs 2011] Parliament - Tahrir - Puerto del Sol ... [11 Mayıs 2011] Şimdi Şaşırmanın Dayanılmaz Hafifliği ... [2 Mayıs 2011] 3011'den Bir Tarihçi ... [28 Nisan 2011] Çok 'Kritik' Bir Genel Seçimler ... [21 Şubat 2011] Yeni Ortadoğu'da 'Liberal' Fantezileri ... [16 Şubat 2011] Mısır'da Tek Yol Sürekli Devrim ... [2 Şubat 2011] Mısır Devriminde Dönüm Noktası ... [19 Ocak 2011] Tunus: Geçici Bir Değerlendirme ... [27 Aralık 2010] 'Weimar İstanbul' ...
Ergin YILDIZOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™