Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Ölüyü diriltmek
17 Eylül 2013, Kemal OKUYAN
, Kemal OKUYAN

Neyin nasıl yapılmaması gerektiğine ilişkin on günde çok veri birikti, ders çıkarmayı bilenler çıkarır. Haziran-Eylül bağlantısını, halkın direnişine güç veren unsurları bastırıp, halkı tereddüte sevk edecek unsurları ileri sürerek kuramazsınız.

Ancak mesele, şikayet ederek, eleştirerek de çözülemez. Her şeyden önce Türkiye’deki derin yarılmaya, AKP iktidarına karşı çıkan çok geniş bir kesimin paylaştığı bazı değerlere güvenmek gerek. Onlar durup dururken çıkmadı ve kendini tehdit altında hissettiği sürece de ortadan kaybolmayacak.

Bu oturup beklemek anlamına gelmemeli. Sağlıklı, halkın gereksindiği zeminde siyaset üretmeli.

AKP panik içinde, kendince bir strateji geliştirmeye çalışıyor. Direnişi bölmek, provoke etmek, sindirmek, aynı anda da halkı projelere boğarak üste çıkmak ve yeniden istikrara oynamak!

Bunun kısıtlarına sürekli işaret ediyoruz. Ancak AKP’nin eli zayıf diye, kendiliğinden havlu atmasını herhalde kimse beklemiyor.

Üniversiteler açıldı, yasaklar, davalar, soruşturmalarla hoş geldin dendi öğrencilere, eğitimcilere… Her alanda böyle, herkese böyle!

“Öfkelenin, hemen patlayın ki sizi ezeyim; patlamıyorsanız, itaat edin ve sizi yine ezeyim!” Denklemi böyle kuracak siyasi iktidar ve bu denklemin dışına çıkma becerisini de örgütlü siyaset bulacak. Halk da bunun arayışında.

Haziran Direnişi AKP’nin iki “büyü”sünü bozmuştu. Direniş boyunca Erdoğan ve arkadaşları mağduru oynayamadı, istikrarın teminatı olma yeteneğini de kaybetti.

Siyasal iktidar zorbaydı, kıyıcıydı. Ve bu hükümet iktidarda kaldığı sürece ülkeye istikrar gelemeyeceği düşüncesi yaygın kabul görüyordu.

Mağduriyet ve istikrar kavramlarına yüklenen toplumsal anlamı beğenmeyebilirsiniz, “istikrar bekçiliği” devrimcilere mi düştü diye sorabilirsiniz. Ama gerçeklerden kaçamazsınız. AKP özellikle bu iki kavram etrafında güçlenmiş ve yine bu iki kavram açısından hasar görünce sallanmaya başlamıştı.

Değişen bir şey var mı? AKP yeniden mağduru ve istikrar kaynağını oynamaya mı başladı?

Olağan koşullarda oynayamazdı. Oynayamazdı çünkü geçtiğimiz haftalarda, AKP Suriye’ye müdahale ve kimyasal silahlar başlığı marifetiyle tam da mağduriyet ve istikrar merkezli büyük bir hezimete uğramıştı. Güçlü bir siyasi aktör, bu hezimetten sonra AKP’ye hükümet olma hakkı tanımazdı.

AKP mağdur ve istikrar koruyucusu rollerini Suriye’yle birlikte tamamen kaybetmiş durumda aslında.

Tam da bu noktada, AKP’ye yeniden “ben mağdurum, istikrarı bozmak isteyenler var” teranesi için fırsat sağlamak ilginç bir “devrimci” taktik olsa gerek.

Haziran Direnişi’nin baskın görüntüsünden rahatsızlık duyan ama “halk”la karşı karşıya gelmeye de cesaret edemeyenlerin küçük sabotajlara soyunması doğal olarak işe yarıyor.

Ölüyü diriltmeye kalkmak buna denir işte.

Neyse ki, AKP’nin gücü yok, halk ise korkudan değil çıkış aradığı için geride duruyor.

Aradığını bulacaktır.

* * *

Merdan Yanardağ cezaevinde… Bir gazeteci daha demeyeceğim. Gazeteciliği önemsemediğim için değil, Merdan’ı öncelikle bir sosyalist, bir devrimci olarak gördüğüm için. Ergenekon saçmalığının “en absürd” halkası diyebiliriz Merdan’ın tutsaklığına dair. Bu halka eklenmeseydi de, Ergenekon her şeyi ile saçmaydı ama yine de söylemek gerekiyor: Merdan Yanardağ’ın yaşamına, mücadelesine, üretimine en küçük bir gölge düşürmüyor, düşüremiyorsa Ergenekon davasındaki suçlama ve mahkumiyet, o halde gerçekten saçmalığın dik alası ile karşı karşıyayız.

Aldırma Merdan, fazla uzun sürmez.

[Bu yazı 795 kez okundu]
Kemal OKUYAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [52]
[27 Aralık 2013] Kemal Okuyan: Kirli ittifak AKP'yi neden bitirmiyor? ... [23 Aralık 2013] Amerikan zaferi. ... [23 Aralık 2013] Kemal Okuyan yazdı: Yolsuzluk patladı ya solsuzluk! ... [20 Aralık 2013] Laik ve bağımsız Türkiye! ... [16 Aralık 2013] Sağcılaşmak üzerine... ... [13 Aralık 2013] Kentsoyluları ne yapmalı? ... [8 Aralık 2013] Kemal Okuyan yazdı: Kavgaya devam! ... [5 Aralık 2013] Sol sağa mahkum olmaz ... [3 Aralık 2013] Çıldırtan diyaloglar... ... [30 Kasım 2013] Kaçın, bir an önce kaçın! ... [28 Kasım 2013] AKP'li olmayan AKP'ciler ne alemde? ... [26 Kasım 2013] Cemaat mi hükümet mi? ... [21 Kasım 2013] Hukukun üstünlüğü... ... [19 Kasım 2013] Ulus... ... [13 Kasım 2013] Kadrolaşma AKP'nin sonunu hızlandırıyor ... [7 Kasım 2013] Kadınlı-erkekli devrim yaptılar ... [1 Kasım 2013] Türbanla örtülen operasyon* ... [27 Ekim 2013] Sosyalizmin Cumhuriyet'te hakkı var ... [27 Ekim 2013] Cumhuriyet tartışılırken 'sol'dan marksizm manzaraları. ... [24 Ekim 2013] Kemalizm ... [22 Ekim 2013] Bir varmış, bir yokmuş... ... [19 Ekim 2013] Suriye ve İran ... [16 Ekim 2013] Yaşanası kentler, eve tıkılmayan insanlar... ... [12 Ekim 2013] Seçilmişler, atanmışlar... ... [9 Ekim 2013] Mutlu rüyalar ... [3 Ekim 2013] Erdoğan'ın Kürt hamlesi ... [30 Eylül 2013] Paket çeşitlemeleri ... [26 Eylül 2013] Kemal Okuyan yazdı: 'Din düşmanı...' ... [26 Eylül 2013] ABD ve Rusya ... [24 Eylül 2013] Kemal Okuyan yazdı: Beşiktaş komplosu ... [22 Eylül 2013] Bitti ... [15 Eylül 2013] Yalan, sol, medya, hükümet... ... [11 Eylül 2013] Düşmüş ... [7 Eylül 2013] Obama fena sıkıştı ... [26 Ağustos 2013] Bilim bu işe ne diyor acep? ... [23 Ağustos 2013] Büyük tehlike ... [22 Ağustos 2013] Empati ... [6 Ağustos 2013] Polis Partisi ... [2 Temmuz 2013] 2 Temmuz'da... ... [21 Haziran 2013] Halkı iktidarsızlaştırmak... ... [30 Mart 2013] Hoş geldin liberal sol ... [3 Nisan 2012] 12 Eylül davası bir kutlamadır, uzak durunuz! ... [13 Mart 2012] Tahliyeler: Normalleşme başladı mı? ... [14 Şubat 2012] Ne oluyor? ... [7 Temmuz 2011] Yurtseverlik öldü mü? ... [8 Nisan 2011] Ahmet Şık meselesi AKP iktidarına zarar verdi mi? ... [20 Mart 2011] Devrim zirve noktasına ulaştı ... [11 Mart 2011] Meğer bu ülkede "özgürlükçü" hiç yokmuş! ... [31 Ocak 2011] İslamcılardan liberal elitistlere nanik! ... [10 Ocak 2011] Bir Cumhuriyet yazarının özgür Türkiyesi! ... [23 Ekim 2010] Yargıtay Başsavcısı konuşabilir mi, konuşamaz mı? ... [10 Ekim 2010] Küba teslim mi oluyor? ...
Kemal OKUYAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™