Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
İktidarın sefaleti
26 Ağustos 2013, İlhan CİHANER
, İlhan CİHANER

Bazı konularda kafam bir türlü netleşmez!

Mesela Başbakan ve adamlarının “komplolarla ilişkilerinin” nasıl olduğu konusunda zaman zaman fikrim değişir. Daha öncede yazdım:

Birinci ihtimal, “gerçeğin ne olduğunu” bal gibi biliyorlar. Ancak komplocu yaklaşımla geniş kitleleri de “gerçeklikten kopararak” kendi ideolojilerini sürekli kılıyorlar. Toplum mühendisliği ve propaganda yöntemleri ile tarihte kalmış korkuları, bilinç altındaki nefretleri, şehir efsanelerini kullanarak, olguları ve belirleyicilikleri gözlerden saklıyorlar. Hiçbir tutarlılığa, mantık bütünlüğüne gerek yok. Tüm saçma komploları boca et. Nasılsa söylediğini anında manşet yapıp naklen veren bir medyan ve iman eden sadık bendelerin var. Yurttaşlara düşen dünya algısına, korkularına göre “komplo çuvalından” komplo beğenmek. Gezi Direnişi mi oldu? Anti semitikler için Beşir Atalay’ dan “Yahudi lobisi” gelsin. Azıcık “milli görüş” hassasiyeti kalanlar için Soros-OTPOR var. Osmanlıcılar için “ittihatçılar” bile var (bitmedi gitti şu ittihatçılar!). Milliyetçiler için Yahudi-Rum-Ermeni konsorsiyumu var. İktisatçılar ve liberallerimiz için mi? Gelsin faiz lobisi. Atatürk-CHP karşıtları için “CEHAPE” zihniyeti var. Her taşın altında ABD arayanlar için CNN komplosu hazır... Aslında komploların bir propaganda malzemesi olarak kullanılması en iyi ihtimal.

Asıl felaket ikinci ihtimal: Başbakan ve adamları bu komplolara gerçekten inanıyorlar. Sanırım artık ikinci ihtimal ağır basıyor.

Biliniyor ki Başbakan’ın konuşmalarını yazanlar var. Muhtemelen bir süzgeçten de geçiyordur. En azından kendisi prompterdan okurken ses olarak ağzından çıkmadan zihin süzgecinden geçiyordur. En son komplosu Mısır üzerineydi. En öğreticisi de bu bence. Hatırlayalım Başbakan, her biri siyasi tarih açısından ibretle anılacak genişletilmiş il başkanları konuşmalarından birinde:

“(...)Şu anda işte Mısır’da uygulanan da budur. Şimdi Mısır’da ne diyorlar? Demokrasi sandık değildir. Arkasında neresi var? İsrail var. Çünkü İsrail, elimizde belgesi var, 2011 seçimleri öncesinde Fransa’da yapılan bir oturumda Adalet Bakanıyla Fransa’dan bir entelektüel, o da Yahudi ve orada aynen şu ifadeyi kullanıyorlar: Mısır’da Müslüman Kardeşler seçimi kazansa da onlar kazanamayacaktır, çünkü demokrasi sandık değildir; aynen uygulama bu. O zaman Batı demokraside bir defa tanımı yakalaması lazım, öğrenmesi lazım. Eğer bu yakalanamazsa, bu öğrenilemezse, demokrasinin tanımındaki bu çelişkiler, bu çatışmalar dünyayı bir başka yere doğru taşıyacaktır(...)” dedi.

İktidar partisinin ve “sefaletinin” bundan iyi özeti olamazdı herhalde. Hem de başbakanın ağzından. Belge diye sunduğu şey, kayıtları halen internet üzerinde bulunan bir konferanstaki konuşma. “Fransa’ dan bir entelektüel” dediği, Bernard-Hevi Levy. Başbakan, bu konuşmanın, azıcık demokrasi eleştirilerinden haberdar olan herkesin -hatta Reis-i Cumhur Abdullah Gül’ ün bile- söylediği/söyleyebileceği genel geçer bir iki cümlesini alıp “darbenin belgesi” olarak dünyaya duyurdu. Cumhuriyet gazetesine konuşan Levy, Başbakan’ın iddiasını “sayıklama, ilginç, endişe verici ve çocukça” sözcükleriyle tanımlamış.

Şimdi dünya dalga geçiyor. Bir başbakanın “belge” diye sunduğu “şey” bu dalga geçilmeyi haklı kılıyor belki. Aslında, -yine tekrar edeyim- “seçim barajını ben getirmedim ki ben kaldırayım” cümlesini birkaç kez kurma düzeyi ve mantığındaki bir kişinin, politik olarak kıymeti harbiyesi kalmamıştır. Ama dalga geçilen kişi hükümetin başı. Söylediği her şeyin somut politik yansımaları oluyor. Hem içte, hem dışta. Anlaşılıyor ki söylediği şeylere kendisi inandığı gibi adamları da inanıyor. İşte tehlike burada.

Düpedüz inanıyor söylediklerine. Yoksa böyle komik durumlara düşmezdi “dünya liderimiz” ve adamları.

O nedenle, “bırak Mısır’ı, Suriye’yi kendi ülkene bak” diyenlere katılmıyorum! Daha çok ilgilensin dünyayla. Mısır darbesi teorileri yetmez. Hazır danışman kadrosunu da tahkim etmişken, Ay’a sahiden gidildi mi? İkiz kuleleri ABD mi vurdu? Atlantis nerede?

Bu konularda da görüş bekliyoruz acilen!

(SolHaber)

[Bu yazı 944 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™