Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Neden dışarıda oynuyorlar?
23 Ağustos 2013, Aydemir GÜLER
, Aydemir GÜLER

Mısır'daki darbe, Haziran direnişi sırasında Erdoğan'a ilaç gibi geldi. Mazlumu oynayacak hali kalmayan AKP'nin Müslüman Kardeşler'e bu denli sarılmasının bir nedeni de budur.

Batı, yahudiler, karanlık güçler, darbeciler... hepsi el ele veriyor ve İslam'a karşı komplo kuruyorlarsa, bizimkiler de kendilerine bir çıkış stratejisi bulabilirlerdi.

Çıkmadık candan umut kesilmez denir ya, o hesap.

Erdoğan'ın içerdeki direnişini hafife almıyorum. Medya operasyonu, davalar, baskılar... Ama arzu ettiği sonucu çıkartabileceğini hiç zannetmiyorum.

AKP, oyunu, aslında en zayıf olduğu alana kaydırmaktadır giderek. O da dış politikadır.

Önce içeriyi hatırlayalım.

İçerdeki en önemli enstrüman Kürt açılımı. Bu başlıkta son olarak, önceleri açılımın bir unsuru olarak gündeme gelen Kürt ulusal konferansının, artık AKP'nin erişim alanından uzaklaştığını görmemek mümkün mü? Bu konferans Türkiyeli Kürt cephesinin AKP ile ittifakının bir öğesi olmaktan çıkmakta, bütün ülkelerden Kürtlerin kendi aralarında ittifaka dönüşmektedir. Ortadoğu'nun hassaslığı içinde böyle bir ittifakın Ankara'yı zayıflatması kaçınılmazdır. Öyle ki, roller bile değişebilir. Daha önce yazmıştım; AKP'nin seçim takviminde Anayasa'yı arkaya atması, Kürt siyasetine “seçimlerde ve cumhurbaşkanlığında işimi kolaylaştırırsanız, Anayasa'yı hallederiz” anlamında bir şantajdı. Şimdi bunun yönü tersine dönebilir: “Kürt reformunu yapmazsan...”

İçerdeki bir diğer faktör hep ekonomi olmuştu. AKP büyük bir rant mekanizmasını iyi yönetti. Şimdi dostlarını tatmin etmesi zorlaşıyor. Belki bununla da bağlantılı olarak, hükümetin, TÜSİAD sermayesine saldırısı şiddetleniyor. Oysa AKP sermaye sınıfının içindeki dengelerle ne kadar oynamış, yandaşlarını kayırmış olursa olsun, sınıfın bütününün çıkarlarını koruyabilmiş, temsil edebilmişti. Şimdi sınıfsal ittifak zora gireceğe benziyor.

İslamla neo-liberalizmin ideolojik ittifakı çöktü. Denebilir ki, Altanlar, Çandarlar olmuyorsa, Çalışlarlar, Uraslar var... Lakin işin çapı bunların tamamını aşıyor artık. O ideolojik sentez dünyada sallanıyor çünkü.

Direnişi baskılamak için yaptıkları hamleler de sonuçsuz kalacak. Stadlarda yanıtını şimdiden alan AKP ya bir ezme operasyonuna yönelecek, ya da çaktırmadan geri çekilecek. İkincisinde direniş bir mevzi kazanır. İlk seçenekte ise, AKP Haziranı mumla arar!

Mısır Erdoğan'a mazlum rolünü tazelemek için şans verdi, dedim. Aslında en iyi senaryo Türkiye'de de birilerinin darbe yapmaya kalkması olurdu. Erdoğan da tankın üstüne çıkıp demokrasi kahramanı oluverirdi. Ancak TSK'da ne darbeciliğini hatırlayacak enerji kaldı, ne de bu tür büyük provokasyonlarda oynayacak yetenek.

Yani içerisi son derece verimsiz. AKP bu yüzden Mısır ve Suriye gündemlerinin üstünde tepiniyor. Ama olmuyor...

Bir kere, mazlumluk ile “güçlüden yana olma” tercihi birbirinin zıttı değildir. Bunlar mazlum görünmeyi severler. Ama sırf inandıkları için güçsüzün yanında saf tutmazlar. Güçlüyken mazlumu oynayan kazanır. Ama güçsüzken mazlumu oynayan yalnız kalır.

Yani dışardan içeriye bir enerji aktarılması mümkün görünmüyor.

Dışarda ise AKP'nin gidişatı etkileme şansı yok. Emperyalizm laikliğe sahip çıktığından falan değil, şeriatçılığın Ortadoğu'da güvenli bir zemin oluşturmadığı açıklık kazandığı için stratejisinde düzeltme yapıyor. Kitle hareketinin üstünden iktidara tırmanan İhvan'a tepki, Mısır'ı sola taşıdı. Şimdi egemenler, kitle hareketinin üstüne çıkan bir darbe eliyle hem gericiliğin, hem kapitalizmin “kazanımlarını” korumak istiyorlar.

AKP'nin bu dalganın altında kalmaması, emperyalizme ne denli vazgeçilmez olduğunu kanıtlamasına bağlı. Lafı dolandırmayalım; bu Suriye'de macera anlamına geliyor.

(SolHaber)

[Bu yazı 1123 kez okundu]
Aydemir GÜLER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[21 Eylül 2014] Komünist Parti MK üyesi Aydemir Güler: Sosyalizm vurgusu daraltmaz güç katar ... [17 Haziran 2014] Çankaya için boş işler ... [11 Haziran 2014] Cambaza bak ... [9 Haziran 2014] Çankaya yolu Lice'den geçer mi? ... [29 Mayıs 2014] Muhalefet dediğin ... [24 Mayıs 2014] Gaza basmak: Tercih mi, zorunluluk mu? ... [21 Mayıs 2014] İğrenme ... [20 Mayıs 2014] Bir kere daha cumhurbaşkanlığı ... [17 Mayıs 2014] Aklınızdan bile geçirmeyin ... [16 Mayıs 2014] Reyhanlı, Soma, meşruiyet ... [26 Nisan 2014] Ayar ... [16 Nisan 2014] Ne yapmalı, ne yapmamalı ... [15 Nisan 2014] Gelecek istasyon: Cumhurbaşkanı seçimi ... [12 Nisan 2014] İkinci Ergenekon vakası ... [10 Nisan 2014] Sığar mı, sığmaz mı? ... [9 Nisan 2014] Bölünen Türkiye'de yumruk ... [3 Mart 2014] Üç yıl önce üç sosyalizm ... [28 Şubat 2014] Kimin nasıl ?götüreceği önemlidir ... [24 Şubat 2014] Tayyip: Nereye ?kadar deliyi oynar? ... [7 Şubat 2014] Seçim yalnız seçim değildir ... [31 Ocak 2014] İstanbul bu giysiye sığmaz ... [24 Ocak 2014] 34 yılın sonunda para ve din ... [27 Aralık 2013] E.A. dendiğinde ... [21 Haziran 2013] Önce borcunu öde ... [27 Mart 2013] Demokrasi ve barış ... [20 Mart 2013] Akıl var mantık var ... [21 Şubat 2013] Halk nedir? ... [14 Şubat 2013] Arap "Bahar"ı bitiyor mu? ... [30 Ocak 2013] Ulus, milliyet, vs. Ne bitti? ... [2 Ocak 2013] AKP ha düştü ha düşecek mi? ... [26 Aralık 2012] Tayyip paketi ... [5 Aralık 2012] Komünistin milliyeti, dini... ... [15 Kasım 2012] Kim kazanır? ... [24 Ekim 2012] Rus faktörü ... [18 Ekim 2012] Bir demet kavram: Çözüm, reform, irade... ... [11 Eylül 2012] Hangi kriz? ... [27 Ağustos 2012] Sıcaktan mı? ... [7 Ağustos 2012] Düğüm ... [9 Temmuz 2012] Uzlaşmacılık ne yana düşer? ... [2 Temmuz 2012] Zana çözümü mü? ... [25 Haziran 2012] Suriye duvarı ... [4 Haziran 2012] Bu kadarı da... ... [15 Mayıs 2012] Hiç mi tartışmasak? ... [9 Nisan 2012] "Hakiki müslüman" ... [28 Şubat 2012] 28 Şubat'ı nereye koymalı? ... [23 Ocak 2012] Mağduriyete dönüş mümkün mü? ... [21 Kasım 2011] CHP muhalefeti ... [7 Kasım 2011] Ezmek için mi, çözmek için mi? ... [20 Temmuz 2011] Kan ne yöne akıyor? ... [30 Mart 2011] Solu soysuzlaştırmak ...
Aydemir GÜLER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™