Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Demokrasi yoluyla hizmet...
22 Ağustos 2013, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Hükûmeti destekleyen bilumum zevat, Başbakan’ı eleştirenleri, demokrat olmamakla suçluyor. Bunu, Başbakan’ın demokratikleşme adına yaptıklarına dayandırıyor. Bu kişiler, ne kadar samimi? Saldırı cephesini inanarak mı oluşturmuş bulunuyorlar, yoksa sol düşmanlığından veya AKP’ye yamanma güdüsü ile mi? Amacım, bunları sorgulamak değil, iktidarın icraatı ile demokrasi farkına işaret etmek. Hizmet, her zaman demokrasi ile örtüşmez çünkü. Bir örnekle somutlaştırmakta yarar var: Mart 2014’te yürürlüğe girecek olan Büyükşehir Belediyeleri yasası için, daha etkili hizmet hedefi gerekçesi gerçekleşebilir ve Büyükşehir Belediyeleri, il bütününe, mevcut duruma göre daha verimli hizmetler sunabilir. Ama bu, yeni yapının daha demokratik olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, yüzlerce belde belediyesinin kaldırılması, halka yakın demokrasi kuram ve uygulamasına tamamen aykırı; 1982 Anayasası’na ve değişmez nitelikteki madde 2’ye de…
Öte yandan, Gezi olayları sırasında İstanbul halkından özür dileyen BŞ Belediye Başkanı Topbaş, “bundan böyle, bir otobüs durağı yerinin değişikliği bile halka sorulacak”, dedi. Doğrudan halkın günlük yaşamını etkileyen siyasî ve idarî nitelikteki tasarrufların yöre ve semt halkına sorulması, “halka en yakın mekânda demokrasi”(démocratie approximative) gereği. Ne var ki, bir-iki gün sonrası, “hayır ben onu seçimler anlamında söylemiştim; halkın bir adaya oy vermesi, onun icraatını onayladığı anlamına gelmekte; seçimle onun kastettim…” deyiverdi. Daha doğrusu, Ankara dedirtiverdi. İlk açıklamayla ilgisi olamayan bu yorum, olsa olsa 19. yy.ın “temsilî hükûmet” anlayışı için düşünülebilir. Oysa, demokrasi kavramı, önce adem-i merkeziyet ile, sonra çevre ile yeni boyutlar kazandı.
Fakat, şu yanılgıya da düşülmemeli: Genişleyen demokrasi alanları, sınırsız değil. Bunun sınırı, özgürlük. Örneğin, Gezi parkı ile ilgili olarak, “Mahkeme kararı ne olursa olsun, referanduma götüreceğiz” söylemi, sorunlu idi: Mahkeme kararına uyma gereği öncelikli olmakla birlikte, esas sorun, temel bir hakkının halkoylaması konusunu oluşturamayacağı. Çevre hakkı, kentli olma hakkı ve yaşam hakkını ihlâl etme riski bulunan bir tasarruf, halka sunularak meşrulaştırılamaz.
Topbaş’ın çelişkili açıklamaları veya AK Parti kurmaylarının Gezi’yi lanetleme üzerine toptancı söylemleri ile, demokratik işleyişe tamamen yabancı “lider partisi” özelliği arasında bağlantı kurulabilir. Ama konumuz, AKP’nin dışa dönük demokratik uygulaması…
Şu halde, AKP, 11 yıllık iktidarı döneminde demokrasi adına ne yaptı? (Gerçi, “demokrasiye verdiği zararlar yanında bunların sözü mü olur?” denebilirse de, demokrasi iddiasına ayna tutmak yararlı olabilir). Öne çıkan iki konu var: Biri askeriye, diğeri Kürt sorunu.
- TSK ve demokrasi: En güncel konu olan Ergenekon hesaplaşması, demokratikleşme ölçüsü olabilir mi? TSK ile siyasal karar mekanizmaları arasındaki mesafeleşmenin ilk önemli adımı, 2001 Anayasa değişikliği ile atıldı. Şimdi, AKP kurmaylarının açıklamaları, hesaplaşmanın hukukî olmaktan çok, politik olduğunu teyit ediyor. Eğer 2002’den bu yana AKP değil de, diğer parti hükûmetleri işbaşında olsaydı, Ordu’nun kışlasına dönmesi, siyasal hesaplaşma ile değil, hukuk yoluyla sağlanacağından, demokrasinin geleceği bakımından sağlıklı bir süreçten söz edilebilecekti… Kuruluşu ve kaldırılması AKP tarafından kotarılan Özel Yetkili Mahkemenin Ergenekon davasına ilişkin gerekçeli kararı bir an önce açıklaması, kararın niteliğini görebilmek için gerekli. (Unutulmamalı: askerleri kışlaya göndermek, sivilleri demokratlaştırmaktan, yargıçlara hukukî karar verdirebilmekten daha kolay…).
- Kürt sorunu ve demokrasi: Bu sorunun çözümü için önceki hükûmetler döneminde atılan adımlar, belleklerde; 3. uyum paketi ile tanınan Türkçe dışındaki diller açılımı da; üstelik, MHP’nin de ortağı olduğu bir Hükûmet dönemine rastlar. Yine, 2002’den bu yana, TBMM’de farklı siyasal çoğunluklar oluşsaydı, hangisi, toplumun o denli yoğun barış taleplerine karşı direnebilirdi? Hatta, bu sorunu AKP’nin belirsizlik ve saydam olmayan sürecine göre, daha demokratik ve hukuki süreçte yürütebilirdi…

AK Parti Hükûmetlerinin (kentsel, çevresel ve ülkesel bakımdan kalıcı zararlara yol açan yatırımları dışında) gerekli ve yararlı altyapı yatırımları olmadı mı? Hiç kuşkusuz oldu. Ama bu zaten Hükûmetin varlık nedeni. Bunun demokrasiyle ilgisi yok. Kaldı ki, otoriter yönetimler, hatta diktatörlükler de, önemli hizmetler sunabilir. Hâl böyle iken, AKP’nin demokrasi hanesi ile hizmet hanesini birbirine karıştırmak, dalkavukluğun daniskası değilse nedir?
 

[Bu yazı 1768 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™