Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
'Büyük Durgunluk' Küreselleşiyor
31 Temmuz 2013, Ergin YILDIZOĞLU
, Ergin YILDIZOĞLU

Bu haftaki The Economist dergisinde “Büyük yavaşlama” başlıklı bir yorum var. Yükselmekte olan ekonomilerde başlayan yavaşlama, dünya ekonomisinde bir dönüm noktası oluşturuyormuş. Bu yeni dönemde liberal ekonomik modele olan ilgi yeniden artabilir, Batı özgüvenini biraz olsun yenileyebilirmiş. Ne diyelim? Çan seslerini duymuş The Economist, ama kimin için çaldığını bilmiyor.
Ekonomistler, politikacılar mali krizin yarattığı ortamı tanımlarken
“Büyük Bunalım” kavramını kullanmamayı başardılarsa bunu, BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin) ülkelerinin, “yükselen ekonomilerin” büyümeye devam ederek dünya ekonomisini peşlerinden sürüklemelerine borçlular.
Mali krizle birlikte dünya ekonomisinin ortalama büyüme hızı yükselmekte olan ülkelerin katkıları sayesinde yüzde 2.5’in altına düşmekten kurtuldu. Yüzde 2.5 dünya ekonomisinde resesyon sınırı olarak kabul ediliyor.

Büyük yakınsama’

Peterson Institute’den Arvind Subramanian ve Martin Kessler’in bir çalışmasına atıfla The Economist, “Büyük Yakınsama” (Great Convergence) dediği bir olguya işaret ediyor. 1960’tan 1990 sonuna kadar, gelişmekte olan ülkelerden yalnızca yüzde 30’unun kişi başına hasıla oranı Amerika’nınkinden daha hızla artmış. 1990’ların sonundan sonra bu oran yüzde 75’e yükselmiş. Geride bıraktığımız on yıl içinde “yükselmekte olan ekonomiler” grubunun dünya hasılası içindeki payı da yüzde 38’den yüzde 50’ye yükselmiş. Bugün BRIC ülkeleri, en büyük on ulusal ekonomi içinde yer alıyorlar.
1990’lar boyunca, neo-liberal küreselleşme yayılırken, bu ülkelerin hızlı büyüyen ekonomileri, “
gelişmiş” ülkelere yeni yatırım, ucuz ithalat olanakları sunuyordu. Ancak Asya krizinden sonra bu ülkelerin ihracatları dünya ekonomisinde gelişmiş ülkelerin pazarları üzerinde basınç yapmaya, “uluslararası dengesizlikler” oluşmaya başladı: Gelişmiş ülkelerde dış açıklar, gelişmekte olanlarda dış fazla, rezerv birikimi oluşuyor, bu rezervler gelişmiş ülkelere borç olarak veriliyor, bu borçlar da ithalatı, finansal hareketleri teşvik ediyor, “dengesizlikler” büyümeye devam ediyordu.
Bunlar, uluslararası sermayenin birikim sürecini gittikçe genişleyen finansal hareketler üzerinden desteklemeye, tüketici talebini kredi genişlemesiyle ayakta tutmaya, borçları menkulleştirerek riski sırtından atmaya çalıştığı “
finansallaşma” döneminin de sonuna gelindiği yıllardı. “Finansallaşmanın” mali krize yol açmasıysa, neo-liberal küreselleşmenin tükendiğini gösteriyordu.
Mali krizle birlikte merkez ülkeler, ekonomilerini spekülasyon ve kredi genişlemesiyle destekleme olanaklarını kaybettiler. Artık devletin mali sisteme yönelik, trilyonlarca dolarlık kurtarma paketlerine, ABD merkez bankasının günde 85 milyar doları bulan niceliksel genişleme dediği parasal destelere dayanarak ayakta kalmaya çalışıyorlardı.
Bu ortamda gelişmekte olan ülkelerin büyüme eğilimleri, merkezden çevreye kısa dönemli sermaye hareketleriyle hem güçlendi hem de istikrarsızlaştı. BRIC ülkeleri büyümeye devam ederken kriz eğilimlerinin ihraç edilebileceği alanlar; kârların gerçekleşmesi için talep, finans sermayesini emecek borsa, devlet borçları, üretim için ucuz işgücü gibi olanaklar sunuyorlardı ama, “
Merkez” de kriz eğilimlerini, ekonomik modelini çevreye taşıyordu.
Yükselmekte olan ekonomilerin yapılarıyla, “
gelişmiş” ülkelerinkiler arasında, liberalizm, teknolojik gelişmeler, finansal modeller üzerinden bir yakınsama gelişince, karşı karşıya kalınan sorunlar arasında da bir yakınsama oluştu.
Kapitalist dünya ekonomisinde
yakınsama, her yerde benzer sorunların öne çıkması, bunları dışsallaştıracak alanların da bitmesi anlamına gelir. O zaman kendi pazarını koruma, dış pazarlar, kaynaklar üzerinde rekabeti sertleştirme eğilimleri güçlenmeye başlar. The Economist, BRIC ve diğer gelişmekte olan ülkelerin yavaşlamaya başlamasına işaret ederken, liberalizme ve “küreselleşmeye” ters bir ortamdan söz ettiğinin ayırdında değil.
Nouriel Rubini, Project Syndicat’taki, yorumunda, yükselmekte olan ülkelerdeki yavaşlama eğilimine işaret ederken, bu döneme yüksek cari açık, bütçe açığı ve yüksek borçla giren ülkelerin ekonomilerinin çok kırılganlaşacağını vurguluyor; Türkiye, Brezilya, Güney Afrika ve Hindistan’ın altını çiziyor. Tam bu noktada aklıma Wall Street Journal’da (Türkçe) okuduğum bir araştırma geldi. Türkiye’de özel sektörün borcu 10 yılda on kat artmış.

31 Temmuz 2013 - Cumhuriyet

[Bu yazı 924 kez okundu]
Ergin YILDIZOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[13 Nisan 2016] Ensar Vakfı. ... [10 Aralık 2014] Sıra 'Ötekinin' Dilini Kesmeye Geldi ... [1 Ekim 2014] Cumhuriyetçi Muhalefet ve Kobani ... [18 Ağustos 2014] Zengin, Yoksul, Polis ... [6 Ağustos 2014] Kazanın İçindeki Kurbağa ... [16 Temmuz 2014] Biraz da İnsanlığın Geleceği... ... [16 Haziran 2014] Bazı Saçmalıkların Sonu ... [21 Nisan 2014] 'Kapitalizm İyi, Kapitalistler Kötü' ... [12 Şubat 2014] Türkiye Sosyalist Solu Üzerine... ... [2 Ekim 2013] 'Gezi'den Füzelere... ... [18 Eylül 2013] Eski Dünya Düzeni. ... [11 Mart 2013] Chavez'in Ardından - 1 ... [7 Ocak 2013] 2013 Bir Dönüm Noktası Olmaya Aday... ... [31 Aralık 2012] 'Yeni' Mısır'dan Siyaset Manzaraları ... [26 Aralık 2012] Mısır'da Şimdi Ne Oldu? ... [5 Aralık 2012] 'Mesele, Tayyip Erdoğan'ın Tavrı' mıdır? ... [3 Aralık 2012] Mısır'da Müslüman Kardeşler'in Yeni Hamlesi ... [7 Kasım 2012] Üç Basınç Arasında AKP ... [24 Ekim 2012] Neo-Liberalizm ve Şiddet -II ... [27 Haziran 2012] B.O.P. ... [25 Haziran 2012] Yeniden Tahrir Meydanı Ama... ... [18 Haziran 2012] Demokrasi mi Dediniz? Amerika'da mı? ... [6 Haziran 2012] Sıkıcı Yazılar ... [30 Mayıs 2012] 'Stratejik Cahillik' ... [29 Şubat 2012] 'Dönülmez Akşamın Ufkunda' Suriye (ve Belki de Türkiye) ... [22 Şubat 2012] Ortadoğu'da 'Büyük Oyun' ... [21 Aralık 2011] Yılın İnsanı -Yılın 'Olayı' ... [30 Kasım 2011] Liberalizmin Dayanılmaz İkiyüzlülüğü ... [21 Kasım 2011] Tarih Kendini Tekrarlıyor mu? ... [16 Kasım 2011] 'Avrupa Birliği' Bir Düş Kırıklığı ... [9 Kasım 2011] 'Tek Parti Egemenliği' - 'Yapışkan Statüko' ... [7 Kasım 2011] Yunanistan'da 'Darbe' ... [26 Ekim 2011] Libya: Ertesi Gün ... [5 Ekim 2011] İsyan Mevsimi - New York ... [28 Eylül 2011] Kayan Kumlarda, 'Zaloğlu Rüstem' ... [7 Eylül 2011] 'Ulus Devlet' Krizi ... [22 Ağustos 2011] Piyasalar Yine 'Kalp Krizi' Geçirdi ... [17 Ağustos 2011] Sokaklar ve 'Barikatın' Öbür Tarafı ... [20 Temmuz 2011] İngiltere'de Medya Skandalı ... [27 Haziran 2011] Ya Bu Kriz. ... [15 Haziran 2011] Seçim Sonuçları Üzerine Düşünürken. ... [23 Mayıs 2011] Parliament - Tahrir - Puerto del Sol ... [11 Mayıs 2011] Şimdi Şaşırmanın Dayanılmaz Hafifliği ... [2 Mayıs 2011] 3011'den Bir Tarihçi ... [28 Nisan 2011] Çok 'Kritik' Bir Genel Seçimler ... [21 Şubat 2011] Yeni Ortadoğu'da 'Liberal' Fantezileri ... [16 Şubat 2011] Mısır'da Tek Yol Sürekli Devrim ... [2 Şubat 2011] Mısır Devriminde Dönüm Noktası ... [19 Ocak 2011] Tunus: Geçici Bir Değerlendirme ... [27 Aralık 2010] 'Weimar İstanbul' ...
Ergin YILDIZOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™