Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı!
16 Temmuz 2013, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

Ahmet  Davutoğlu (AD) çok okumuş, ama devamlı gündüz düşleri gördüğü için az anlamış bir kişi olarak cumhuriyet tarihinin en çapsız dış işleri bakanı olduğunu Bakanlığa cülusunda kendisini koyacak yer bulamayan köşe yazarlarına bile kabul ettirdi (örn: Cengiz Çandar).

Herhalde, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Türkiye bu kadar yalnız, bu kadar köşeye itilmiş bir duruma hiç düşmemişti. Bu kadar Amerikancı olup da ABD tarafından bu kadar dışlandığını da hatırlamıyorum.

“One minutes” çıkışının ardından RTE Dış İşleri’nde uzun yıllarını vererek kariyer yapan büyükelçilerimize “monşer” demiş, onları ABD’nin peşinden gitmekle suçlamıştı. Maşallah, son 4 yıldır RTE de AD de ABD’nin ağzının içine bakıyor!

Ancak, yine de azil olmaktan kurtulamadılar!

RTE bilmelidir ki dünyada hızla yalnızlaşmaktadır ve bunun tek sorumlusu AD’dir. Onun yerine yanına dış işleri mesleğini hatmetmiş “monşerler”i alsa idi bu kadar yalnızlaşmaz, bu seviyede “faiz lobisi”, “dış mihraklar” “Yahudi diasporası” karabasanları görmezdi.

***

Anlaşılan Türkiye’yi sadece AKP’lilere ait bir arpalık gören RTE, Dış İşleri Bakanlığı’nı da tamamen kendine benzetmeye çalışan AD’ye bir kez daha boyun eğmiş olmalı ki artık Dış İşleri Bakanlığı’ndaki kariyer makamlarına sadece AD’ye biat eden imamlar ve benzerleri oturacak!

Zira torba yasanın içine katılan bir kanun maddesi ile zorlu sınavlar, uzun kariyer yılları ardından elde edilen sorumluluk koltuklarına AD’nin önce (örneğin) üç aylığına büyükelçi atayıp, sonradan makam lütfedeceği kişiler atanabilecek.

***

Bakınız uzun yıllarını dış işleri mesleğine vermiş, Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli eski büyükelçilerden şimdiki CHP milletvekili Osman Korutürk neler söylüyor:

“Şimdi, bu getirmiş olduğunuz tasarıda, diplomasiyi bu kadar (az) bilen insanları dışarıya büyükelçi gönderip kısa bir süre sonra merkeze alıp Dışişlerinin, dış politikanın yönetimini onların eline vermeyi öngörüyorsunuz. Türkiye buna layık mı, olması gerekir mi? Bu bir meslek, bütün meslekler gibi. Şimdi düşünün, tümen komutanlığına asker olmayan birisinin gelmesi olabilir mi? Alıp bunu yürütebilir mi?”

İlave ediyor:

“Bu yeni yapılacak olan yasa diyor ki: ‘Devlette görevli olan yani Dışişleri Bakanlığı’nın dışındaki başka kuruluşlarda da görevli olanlarla dışarıdan atanan büyükelçiler merkeze döndükleri zaman merkezde (Bakanlıkta) görev alabilirler.’ Arkadaşlar, bir büyükelçi merkeze döndüğü zaman genel müdürden aşağı görev alamaz. Dışişleri Bakanlığı’nın 6004 sayılı Teşkilat Yasası bunu gösteriyor. Dolayısıyla, ‘dışarıdan atanan’ sözünün üzerinde durun. Bir tüccarı, bir beyin cerrahını, bir makine mühendisini uygun gördüğünüz için bir ülkeye büyükelçi atayabilirsiniz, orada başarılı da olur ama döndüğü zaman bir genel müdürlüğü idare edebilir mi, bunu düşünebiliyor musunuz?... Sadece Ortadoğu Genel Müdürlüğü’ne bakacak olursanız, elinde İran, Irak, Lübnan, Suriye, İsrail, Tunus, Cezayir, Fas, Afrika, Afrika Birliği, Arap Birliği ve daha birçok ülke var. Bu ülkelerin hepsinden büyükelçilikler (Genel Müdürlüğe) talimat soracaklar. Meslek dışı bir insan bu talimatlara cevap vermek durumunda kalacak. Buna mahal vermeye içiniz elveriyor mu, böyle bir şey olabilir mi? Bu yasa bunu getiriyor.” (Bkz: Korutürk’ün 10.07. 2013 günü TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı, ‘Hükümet’in Dışişleri Teşkilat Kanunundaki Değişiklik Önerisi’ne ilişkin iki konuşması)

***

Necdet Bey’in elinde TSK’nın içine düştüğü organizasyon zaafları, PKK karşısında kör ebe oyunu, askeriyenin tüm ülkede itibar kaybı… MEB’in 4+4+4 formülü ile eğitimi paçavraya çevirişi, sınıfları çişini tutamayan, okuma yazma öğrenemeyen 5 yaşındaki bebelerle dolduruşu… Kültür Bakanlığı’nın Devlet Tiyatrolarını kapatmak için su altından yürüttüğü samanlar… Şimdi de Dış İşleri Bakanlığı’nı gömme gayretleri…

Tamam, RTE bütün Türkiye’yi sadece kendisine oy veren insanlardan ibaret saymak istiyor…

Kendisine ait bir ülke inşa etmek arzusunda…

Ancak, ne onun, ne de avenesinin ileri dönük herhangi bir vizyonu var! Tek gayret her şeyi kendi akıl seviyelerine indirmek!

***

Anlaşılan AD de Bakanlık’ta kendisinden daha donanımlı diplomatlar gördükçe, memleketi ne hale getirdiğini onların suratında okuyor ve çapsızlığını ister istemez yüzüne vuran insanlardan kurtulmak istiyor!

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1192 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™