Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Siyaset Bilimine Göre İktidarın Meşruiyeti
16 Temmuz 2013, Orhan BURSALI
, Orhan BURSALI

Siyaset bilimcimiz Prof. Ersin Kalaycıoğlu ile “demokrasi, sandık, meşruiyet..” üzerine Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji için yaptığım söyleşiyi yayına hazırlıyorum... Tabii temel meselem demokrasi ve seçim sandığı demokrasinin neresinde ve bir iktidarın meşruiyeti nerede başlar nerede biter..
Biliyorsunuz, iktidarda “
seçildim, iktidara geldim, millet bana 4 yıl için yetki verdi, ne istersem yaparım, iktidarın eylemleri icraatları için hesap sorma yeri sandıktır, beklersiniz zamanı, gider oyunuzu verirsiniz, halk sizi haklı görürse, bizi indirir, muhalefeti çıkartır..” diyen adamlar var!
Bu görüş çok yaygın... İktidarın destekçisi ne kadar insan varsa, bir de kafası karışık olan bir dizi insan veya “
tek ölçüt sandıktır, sandıktan başka şey tanımam, oradaki iradeye saygı gösterelim, yoksa darbeci olursunuz” diyen, akademisyeninden tutun, çok bilmişlere kadar uzanan geniş bir yelpaze aynı görüşte... Hani, demokrasi üzerine okumamış, sadece sandığı tanımış gazetecilere bir şey demeyeyim... Fakat siyaset ve toplum bilimleri okumuş akademik unvanlılara ne demeli?
İktidarın meşruiyeti meselesini, özellikle Mısır’da ordunun
Mursi’yi devirmesi bağlamında da tartıştık. Bizim “fikir dayatıcılar” sağda solda televizyonlarda köşelerde, “Önce söyle bakiiiim, Mısır’da darbe oldu” diye herkesin ümüğüne çok bastılar... Bir terör ki sorma gitsin.. En sonunda Davutoğlu baklayı ağzından çıkarıyor ve Mısır’daki o unsurlardan güç alanlar, başka ülkelerde de heveslenir kaygısını dile getiriyor. Türkiye’deki baskının nedeni de bu..
Bizde, iktidarın meşruiyeti hiçbir zaman sorgulanmamıştır.. Bunun nedeni, Türkiye’nin bugüne kadar demokrasi oarak sadece sandığı tanımış olmasıdır.
Sandık var demokrasi var, sandık yok demokrasi yok.. Biz muhalefeti bile Meclis’te tamamen ortadan kaldırmaya yönelen, ülkeyi bölen, medya dahil bütün özgür ortamı tamamen yok eden Menderes’in kurduğu diktatörlüğü bile, meşyruiyet açısından sorgulamamış veya meşruiyeti konusunda bir demokrasi uzlaşısı yapamamış bir milletiz..
Ben her zaman
iktidarın meşruiyeti var mı, bunu sürdürüyor mu, sorusunu önemli görürüm.. Sonucu görüp de süreci görmemek, makyavelist bir tutumdur. Duruma göre, öyle de olunr böyle de.. Bu bakımdan, örneğin Mısır meselesinde, ordunun neden darbe yaptığından çok, Mursi neden darbe ortamına, darbeye yol açan koşulları yarattı sorusunu çok daha önemserim... 20 milyona yakın insanı sokağa döken bir iktidarı, ordu yıkmazsa, meydanlar yıkardı.. Zaten meydan yıktı Mursi’yi!.. Siz istediğiniz kadar “ama o seçimle gelmiştiii” diye bağırın.. Size iyi geliyorsa.. Sadece şunu bilirim: Toplumsal olaylar, iktidar seçim meçim tanımaz, silip süpürür... Siz istediğiniz kadar ama sandıııkkk deyin..
Şimdi, Ankara’daki bizimkiler ve yandaşları ve kafası karışıklar da bağırıyor aynı biçimde..

 

***


Ersin Kalaycıoğlu, diyor ki, siyaset bilimi, günümüz demokrasi teorisi ve uygulamalarını 1940-50’lerde inşa etti. Joseph Schumpeter ve sonra da Robert Dahl demokrasinin yapıtaşlarını kurdular.. Burada esas soru, “demokrasilerde meşruiyetin dayandığ temeller nedir”dir.. Tabii süreç oy ile başlıyor ama demokrasinini temel olarak şunları içerdiğini vurgular Dahl: Bir demokrasi, herkesi içine almalı, yani katılmak ve temsiliyet. Demokrasinin ikinci temeli ise, iktidara kafa tutmak, itiraz etmek özgürlüğüdür, yani her şeye, kısıtsız, özgürce itiraz hakkı..
Bu itiraz hakkı demokrasilerde muhalefet ile ortaya çıkar, ama muhalefetin olabilmesi için
itiraz hakkının adeta kutsal olarak kabul edilmesi gerekir.. Alınan bütün kararlara itiraz.. hangi çoğunluk bu kararları alımış olursa olsun.. Bir yönetimin, rejimin demokrasi olabilmesi için, itiraz hakkının varlığı ve bütünüyle özgürce eyleme dönüşmesi şarttır..
Ersin Bey, bu üç özelliğin, yani siyasal katılma, siyasal temsil ve itiraz hakkının demokrasinin temel unsurları olduğunu, bunlara dayanmayan,
bunlardan herhangi birini bir şekilde engelleyen hükümetler meşruiyetlerini kaybederler diyor.. “Bu üç unsurdan herhangi birini diğerine tercih edemezsiniz.. birini edip diğerlerini kabul etmemem lüksünüz yoktur..”
Peki ifade, basın ve medya özgürlüğü? Bu konuda neler diyor
“demokrasi”?
Kalaycıoğlu anlatıyor: Sandık sonucu tabii ki önemli, ama ifade ve örgütlenme özgürlüğü tam olacak, siyasal temsiliyeti gerçekleştirmemiz için, siyasal partilerin çeşitli bakış ve çıkar guruplarının, sivil örgütlerin kurulmaları, bunlara giriş çıkışların tamamen serbest olmak zorunda.. faaliyet alanları olabildiğince özgür olmalı, hükümetin bu konuda düzenlemeleride son derece sınırlı olması gerekir..
Toplumda medya özgürlüğü çok önemli.. Çeşitli çıkar guruplarının sahipliğinde farklı medya kanalları, organları olmalı, bunlar asla baskılanmamalı, hükümetin hiç bir müdahalesine tabi tutulmamalı ve bunlar birbiriyle çatışan/çelişen görüşlere ev sahipliği yaparak seçmenin özgürce fikir geliştirmesine hizmet etmeli..
Tabii daha çok şey var.. Gerisini CBT’de okuyacağız..

 

***


Hemen ilk saptamalar yapılabilir: İktidar, RTE derin bir meşruiyet sorunu yaşıyor. Sadece medya üzerindeki operasyonları bile başlı başına iktidarda meşru konumunu ortadan kaldıran bir olgu..
RTE’nin muhalefete karış tutumu, akıl alır kabul edilebilir bir şey mi? Gezi Direnişlerine karşı kitsele terörü, hangi demokratik bir iktidarla örtüştürülebilir? HES’lerden tutun, üniversitelerde öğrencilerin en masum parasız eğitim talebini, görüşünü, protestosunu bile yıllarca tutuklulukla cezalandıran bir iktidarın neresi meşru kalır?
Üstüne üstlük şimdi de RTE,
evlerde sokaklarda tencere tava protestolarının önlenmesi için İçişleri Bakanlığı’nı göreve çağırıyor! İtiraz hakkı demokrasilerde vardı değil mi? Ya temsiliyet? Aylin Kotil neden yürüyor?
Ne dediniz, duyamadım?!
İktidarda her şeye rağmen sandıktan çıkma bir iktidar var, ne yapsa yeridir ve sonuna kadar meşrudur mu?
Hızlı bağırın, kulaklarım zor işitiyor biraz da..

16 Temmuz 2013 - Cumhuriyet

[Bu yazı 1204 kez okundu]
Orhan BURSALI

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [101]
[2 Ağustos 2016] Orduda 'Kemalistler' ve darbe ... [14 Mart 2016] 'Unutulmuş Bir Suikastın Anatomisi' ... [1 Mart 2016] İnce uzun anayasa yolculuğu ve mahkemeleri isyana çağırış ... [11 Şubat 2016] RTE'nin karşı atağı, Gül, muhalif enerjiyi emme girişimi ... [3 Kasım 2015] Yüzde 49.3, PKK/HDP'nin RTE'ye hediyesidir ... [25 Ağustos 2015] Gerçekten seçimler yapılacak mı? ... [27 Temmuz 2015] İktidarını hiç bırakmamak ... [22 Aralık 2014] İktidar Tüm Özgürlük Alanlarını Daraltıyor ... [30 Ekim 2014] Cumhuriyet, Emekçiler Öldürülsün Diye Kurulmadı ... [12 Ekim 2014] 1) Savaş, Hep Yargı Üzerinden ... [30 Eylül 2014] PKK, Programını Uyguluyor ... [25 Ağustos 2014] Siyasi ve Hukuki Güç Parçalandı ... [24 Temmuz 2014] İktidar Savaşı: Düşen Tekmeyi Yer ... [15 Temmuz 2014] Aman Koşun, RTE'nin Elini Güçlendirelim! ... [19 Haziran 2014] Önceliklerim? Oy Verir miyim? ... [14 Nisan 2014] Bir Üst Yasa Olarak RTE ... [17 Mart 2014] Yeni Dönemin İşaretleri - 2 ... [7 Ekim 2013] Polis Paketi, Demokrasi Paketi'ni Koruyacak ... [30 Eylül 2013] Laiklikte Büyük Kırılma ... [15 Eylül 2013] Bir Doktora Görüneyim! ... [2 Temmuz 2013] Osmanlı Olmadı, MHP Alalım ... [2 Haziran 2013] Halk Depremi, Büyüklüğü: 7.4 ... [13 Mayıs 2013] Suriye: 'Federasyon' İttifakı ... [9 Nisan 2013] Silivri, Demokrasinin Mihenk Taşıdır! ... [19 Mart 2013] Ergenekon'a İdam Kararı ... [11 Mart 2013] Gül'den Parti Resti ... [4 Mart 2013] Bu Millet Bunu Yutmaz ... [14 Şubat 2013] Çözüm İçin Padişahlığa Evet Deyin ... [10 Şubat 2013] Erdoğan Sessiz Çığlık'a da Geldi mi? ... [3 Şubat 2013] RTE'nin Doktrini: Barış İçin Savaş ... [21 Ocak 2013] Sıra Avukatlarda! Sonra... ... [20 Ocak 2013] Baransu Vakası - 2 ... [14 Ocak 2013] Güncellesek mi Güncellemesek mi? ... [7 Ocak 2013] İmralı ve 2023 Hedefi ... [25 Aralık 2012] Göktürk-2 Bizim mi? ... [2 Aralık 2012] Darbe Olabilir mi? ... [20 Kasım 2012] Türkiye Tutuculaşıyor mu? ... [15 Kasım 2012] Çete, Soner'e Pusuya Yatmış ... [30 Ekim 2012] Milletin Geri Dönüşü! ... [23 Ekim 2012] Medya: Temel Gösterge ... [18 Ekim 2012] Kılıçdaroğlu, Neredesin? ... [4 Ekim 2012] İyi Bir Halk Sopası ... [27 Eylül 2012] Gelin 'Plan Semineri'ni Yargılayalım! ... [23 Eylül 2012] Kara Gün ... [10 Eylül 2012] Hakikate Lanetli Topraklar ... [4 Eylül 2012] Savaşın Tik Takları - 'İran Casusları' ... [14 Ağustos 2012] 2013 İlkbaharına Doğru! ... [7 Ağustos 2012] Damardan Kürt Meselesi Etnik Temelde Çözüm?! ... [29 Temmuz 2012] Adalete Direnme ve Büşra Ersanlı ... [23 Temmuz 2012] Enkazın Altından Yükselen Çığlık ... [2 Temmuz 2012] Suriye: Savaş Olur mu? ... [19 Haziran 2012] Yargıçların Duyduğum İç Sesleri ... [18 Haziran 2012] Yakın Geleceğin Siyasi Bulmacası ... [28 Mayıs 2012] RTE İktidar Oyununu Kaybeder mi? ... [14 Mayıs 2012] Ne Olacak Bu CHP'nin Hali? ... [6 Mayıs 2012] Zulmünüz Batacak ... [26 Nisan 2012] Cemaat ve ABD Yükseliş ve Düşüş ... [22 Nisan 2012] Adalet ve Komplo ... [17 Nisan 2012] 28 Şubat: Mutlak Düşüncelerin İflası ... [15 Nisan 2012] Hakikatlere Dayanacak Gücünüz Var mı? ... [10 Nisan 2012] 'Gülen' Siyasi Partisi ... [1 Nisan 2012] Dışta Hizmet - İçte Zulüm ... [25 Mart 2012] Balyoz: Ortalık Karıştı! ... [20 Mart 2012] Erdoğan'a Askeri Darbe? ... [11 Mart 2012] Libya'yı Merak Edin ... [8 Mart 2012] Okusun da Türban Taksın! ... [1 Mart 2012] İktidar, CHP ve Suriye ... [27 Şubat 2012] Kurultaydan İyi Şeyler Çıktı ... [23 Şubat 2012] Bir Ara Sonuç ... [21 Şubat 2012] Bu MOSSAD'cılar Kim? ... [14 Şubat 2012] 'Evet, Bu Bir Sivil Darbe Girişimi' ... [10 Şubat 2012] Büyük Kapışma, Devamını Bekleyin! ... [6 Şubat 2012] En Büyük 'Toplum Mühendisi' Madalyası ... [5 Şubat 2012] Şu Vikiliks Var ya! ... [31 Ocak 2012] Sadullah Ergin, Bakan, Hukukçu ... [29 Ocak 2012] M. Altan'a Ret ... [15 Ocak 2012] 'İşimiz Bitti, Artık Bu Adam Senin!' ... [10 Ocak 2012] En Son Kılıçdaroğlu'nu Gördüm İçinde! ... [29 Aralık 2011] Demokrasi ve Yolsuzluk:? İlerleme Yok ... [26 Aralık 2011] Devlerle Dans ... [6 Aralık 2011] AKP, CHP'yi Dilimliyor... ... [27 Kasım 2011] Bugünü Tartışma da... ... [20 Kasım 2011] Ulusal Devletler Topluluğu AB Dağılıyor mu? ... [15 Kasım 2011] Suriye; Olay Gelişiyor ... [25 Ekim 2011] Bu Davaları Bitirin ... [18 Ekim 2011] Daha Kötüye Doğru ... [13 Ekim 2011] Baltayı Ayağına İndirmek ... [4 Ekim 2011] Erdoğan, Kürt Sorununu Çözer mi? ... [20 Eylül 2011] Tutuklama Zinciri ... [15 Eylül 2011] Kabul Edilebilir Değil ... [29 Ağustos 2011] Önce Hukuk'u Halledeceksin Sonra Defterleri Düreceksin! ... [31 Temmuz 2011] Operasyon Tamam ... [30 Haziran 2011] Demokrasi Ölçer'i ... [10 Haziran 2011] Kadınlar ve Özgürlük ... [29 Mayıs 2011] En Büyük Şiddet Hangisi? ... [15 Mayıs 2011] AKP, Ordu, Kürtler Yeni Dönemde Bekleyiş ... [12 Nisan 2011] 'Ulus Devlet Bitti', Kürt Meselesi ... [21 Mart 2011] Diktatörrrr! ... [25 Ocak 2011] Balyoz'un Çöküşü ... [20 Aralık 2010] Kılıçdaroğlu ve Kadınlar ... [10 Ekim 2010] Memleketimden Hukuk Manzaraları ...
Orhan BURSALI
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™