Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
AKP, 400 milyar doları nasıl çarçur etti (2)
27 Nisan 2013, Mustafa SÖNMEZ
, Mustafa SÖNMEZ

İç tasarrufu yeterli olmayan ülkelerin dışarıdan sermaye kullanmaları, anlaşılır bir şey. Bunda bir anormallik yok. Dış sermaye, kendisine azami kârı sağlayacak biçimde ve buna uygun alana gelir; bu da anlaşılır bir şey. Bütün mesele dış kaynağı kullanacak ülkenin dış sermayeden azami yararı sağlama becerisi gösterip göstermemesinde. Riski paylaşan, yatırıma, istihdama katkısı olan, teknoloji transfer eden, en önemlisi döviz kazandıran dış kaynağı kullanmaktır, marifet. Türkiye benzeri birçok Asya ülkesi, giriş yapan yabancı kaynağı, daha çok doğrudan yabancı sermaye olarak kullandı, yabancı kaynak ile sanayilerini geliştirdi hem de ihracata dönük büyüttü, bu sayede cari açıklarını azaltan, hatta cari fazla veren ülke durumuna geldi. Ya Türkiye?  AKP rejimi döneminde, gelsin de, ne biçimde, nereye isterse, oraya gelsin, anlayışı hâkim kılındı. Yabancılara, Telekom,Tekel, Petkim gibi devlet tekellerini, bankaları satarak sermaye girişi sağlandı. Yabancı sermaye, spekülatif kârlar için borsaya ve dışarıya göre faizi cazip devlet kağıtlarına geldi. Özel firmalara döviz kredisi olarak aktı. Böylece, dış kaynağın yaklaşık yüzde 30’u doğrudan yabancı sermaye yatırımı biçiminde gelirken yüzde 70’i “borç yaratan sermaye” olarak giriş yaptı.

REEL SEKTÖRÜN RİSKİ

AKP rejiminin 10 yılının sonunda düşülen batağa göz atalım. Reel sektör firmalarının, abartılı biçimde hem banka sisteminden hem dış finans kuruluşlarından döviz kredisi ve/veya dövize endeksli kredi kullanımları öyle boyutlara vardı ki; dudak uçuklatıcı!..



Kaynak: TCMB veri tabanı

2003 sonunda reel sektörün dış borç yükümlülükleri henüz 50 milyar doları bulmamıştı ve dışarıda da mevduat, yatırım vb. şeklinde 30 milyar dolar varlıkları vardı. Yani, açıkları 18,5 milyar dolardan ibaretti. Varlıkları, borçlarının yüzde 61’ini karşılayacak durumdaydı. İzleyen yıllarda, dövizde dalgalanma görmeyince, borçlanmayı sürdürdüler.  2008’e gelindiğinde şirketlerin toplam dış yükümlülükleri 153 milyar dolara çıkmıştı. Bu, 5 yılda yüzde 212 artış demekti. Varlıkların borçları karşılama oranı ise yüzde 52’ye düştü. 2012’nin sonu itibariyle şirketlerin dış yükümlülükleri 227 milyar dolara yaklaştı ve varlıklarıyla bunları karşılama güçleri yüzde 39’un altına indi. Bu oranı, IMF gibi kuruluşlar “çok riskli” buluyorlar.

NEREDE KULLANILDI?

Reel sektör altına girdiği bunca borcu nerede kullandı? Bazıları, aldıkları kredilerle  özelleştirmeden KİT, kamu varlığı satın aldılar. Ayrıca, yeni yatırımlar için, ithalatlarını finanse etmek için de kullandılar. Ne yazık ki, ihracata dönük sanayiden çok, inşaat-gayrimenkul, iletişim, perakende gibi döviz kazandıran değil, döviz harcatan sektörlere, iç pazara dönük, ithalata aşırı bağımlı, dolayısıyla cari açığı tehlikeli biçimde büyüten yönelişlerdi bunlar.

Yabancı kaynağı çekmek için döviz kurunun düşük tutulması, şirketleri dövizle ya da dövize endeksli borçlanmada cesaretlendirdi. Öyle bir yere gelindi ki, iktidarın nasılsa kur şoklarına izin vermeyeceğine güvenip daha gözü kara borçlandılar. AKP rejiminin politikalarına uyumlu dümen tutan Merkez Bankası, bugünkü haliyle yüzde 30’a yakın aşırı değerlenmiş döviz kurunu korumaya çalışıyor. Sermaye girişlerini de olası kur şoklarına, yangınlarına  karşı “su tankı”nı takviyede kullanıyor, rezervleri tahkim ediyor.

Bu gelinen yer, “düşük kur”a teslimiyet noktasıdır. Düşük kur, borç çarkını çevirebilmenin, içeride fiyat istikrarını sağlamanın, dolayısıyla dış kaynak akışında devamlılığı sağlamanın şartı durumuna gelirken Türkiye’nin döviz kazanma kapasitesini köreltiyor, ithalatı kamçılayıp üretim dinamiklerini kurutuyor. Bu büyük beceriksizlik ve vizyonsuzluk, Türkiye’nin yakın geleceğini de ipotek altına almış durumda. Vahim olan da budur.

(Yurt gazetesi)

[Bu yazı 1205 kez okundu]
Mustafa SÖNMEZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [74]
[27 Temmuz 2015] Hedef, savaş konsepti ile MHP oyları. ... [12 Mayıs 2014] Ekonomi, AKP'yi aşağıya çekiyor. ... [20 Mart 2014] MUSTAFA SÖNMEZ: AKP için oyunun sonu ... [2 Temmuz 2013] Taksim-Tahrir: Ekonomi ve asker... ... [24 Haziran 2013] Şimdi de ekonomi çatladı, sık bakalım... ... [8 Haziran 2013] Yolcudur Abbas; bu sokak durmaz... ... [17 Mayıs 2013] El parasıyla Bölgesel Güç olunur mu? ... [13 Mayıs 2013] RTE, Obama'yı sıktı; Cemaat partileşiyor mu? ... [24 Nisan 2013] Dış borç ödemede tehlikeli viraj... ... [20 Nisan 2013] Asker-polis bütçeleri ve yeni Kürt pozisyonu ... [9 Nisan 2013] Artan Kürt göçü ve mesajları (1) ... [27 Mart 2013] Tükenişten serüvene AKP rejimi ... [1 Şubat 2013] Yüzde 1'in Sömürüsü Anadili mi Seçiyor?.. ... [30 Ocak 2013] Ne Yüzde 1'i, Yüzde Yarımın Türkiyesi... ... [25 Ocak 2013] 24 Ocak: Neoliberal 'Yık-Yap'ta 32 Yıl... ... [4 Ocak 2013] Medyada Geçen Yıl ve Bu Yıl. ... [24 Aralık 2012] 2012'nin Sınıfsal Bilançosu (1) Finans Sermayesinin İşleri Tıkırında ... [8 Aralık 2012] Gelir Uçurumu Ayağa Dolanıyor. ... [21 Kasım 2012] Yabancı Hazıra Geliyor, Üretmiyor. ... [16 Kasım 2012] Krize Endeksli Muhalefete Not. ... [24 Eylül 2012] Aile Borca Battı Büyüme Yattı. ... [5 Eylül 2012] AKP'yi Dibe Çeken 5 Alan, 5 Bakan ... [25 Ağustos 2012] Kürtsüz, Kürt Sorunu Çözülür mü? ... [22 Ağustos 2012] Akıl Tutulmasından Bizi Koru!.. ... [10 Ağustos 2012] Petrol Odaklı 'Kürt Federalizmi'. ... [28 Temmuz 2012] Suriye Kürtleri ve Şaşkın AKP. ... [25 Temmuz 2012] Avrupa'nın Borç Batağı Büyüyor ... [16 Temmuz 2012] Yabancıya 10 Yılda 109 Milyar Dolar... ... [6 Temmuz 2012] 'Kürt Bölgesi' Var mı, Sınırları Nedir? ... [4 Temmuz 2012] 'Cumhuriyet Duruşu've Rehine Medya. ... [29 Haziran 2012] Bunca Kambur ile Nasıl Savaşacaksın? ... [22 Haziran 2012] İneğe Öykünen Kurbağa Misali... ... [6 Haziran 2012] Kürt Sahnesinde Gecikmiş CHP ... [1 Haziran 2012] Adalet Yanıltıyor; Tutuklu Yüzde 60! ... [28 Mayıs 2012] İnşaatçı AKP'nin 'Dönüşüm' Hinlikleri. ... [9 Mayıs 2012] Çöken Kapitalizme 'Sol' Ne Yapabilir? ... [4 Mayıs 2012] Geçim Zorlaşacak. ... [14 Nisan 2012] Demokratik Özerklik ve Parçalanma Korkusu ... [9 Nisan 2012] 'Cemaat', Oldu 'Hizmet'; Kürtler, Yeniden Çatlak. ... [6 Nisan 2012] Grev Hakkı Üstünden 12 Eylül ve AKP Rejimi ... [23 Mart 2012] CHP'de Rapor Var, Politika Yok. ... [17 Mart 2012] Kaç Kişi, Nerede İş Buldu? ... [7 Mart 2012] Kadına Saygıda Üçüncü Sınıfız. ... [29 Şubat 2012] Avrupalı Yoksullar 115 Milyonu Aştı ... [20 Şubat 2012] Fil Tepişmesinde Milyar Dolarlar. ... [27 Ocak 2012] Ya IMF Haklı Çıkarsa? ... [18 Ocak 2012] Sağlık Balonu Sönüyor ... [30 Aralık 2011] Türkiye'yi 2012'de Neler Bekliyor?.. ... [9 Aralık 2011] AB'de Gerçek Sorun: Yüzde 18 İşsizlik. ... [12 Kasım 2011] Avrupa 4 Parça. ... [4 Kasım 2011] Yol Ayrımında Kırık Hayaller ... [29 Ekim 2011] Afete Karşı Yerel Örgütlenme ... [17 Ekim 2011] Bir Maniniz Yoksa, Komünizm Gelecek ... [1 Ekim 2011] Borcu, Açığı Bırak, Araba Geyiğine Bak... ... [17 Eylül 2011] Suzan Hanım'a Doğru Bilgi Verin. ... [7 Eylül 2011] Duble Yolun Nesi Marifet? ... [12 Ağustos 2011] Krize Karşı Emek Barikatı... ... [10 Ağustos 2011] Yediğiniz Hurmalar, Bir Yerinizi Tırmalar. ... [30 Temmuz 2011] On Göstergede Teğet Dersleri. ... [20 Temmuz 2011] Onlar 'Ortak', Biz, 'İyice Pazar' ... [16 Temmuz 2011] Krizde Yeni Dalga Türkiye'yi Sarsacak... ... [6 Temmuz 2011] Enflasyonda Düşüş Nasıl Okunmalı? ... [29 Haziran 2011] Büyük İşsizlik Büyük İllerde ... [15 Haziran 2011] AKP'nin Yoksulluğu Yönetme Becerisi. ... [10 Haziran 2011] 20 Özerk Bölgeli Üniter T.C. ... [8 Haziran 2011] 'Bölgesel Özerklik Kurultayı' Yapılmalı ... [3 Haziran 2011] Özerklik İspanya'yı Böldü mü? ... [1 Haziran 2011] TOKİ'den Aslan Payı Kimlerin? ... [14 Mayıs 2011] 'Özerk Bölgeli Türkiye' ve Sorular... ... [23 Nisan 2011] Milliyet-Vatan Satışları ve Medya ... [11 Nisan 2011] Borçlandır, Sat: Nereye Kadar? ... [25 Mart 2011] Özürlü Seçimler. ... [5 Şubat 2011] Polis Devletinin Neresindeyiz? ... [21 Aralık 2010] Büyüme, İstihdam 'Verimlilik' Nerede? ...
Mustafa SÖNMEZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™