Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Bu kadar mı kolay!
27 Nisan 2013, Cevher KANTARCI
, Cevher KANTARCI

Şimdi durum şöyle..

Amerikan Dışişleri ve Savunma bakanları, Esad’ın iki defa kimyasal bomba attığını söylediler!

Bu demektir ki, Esad’ı da idam sehpasına çıkarmak için faaliyet başladı!

Başbakanımız ve BOP Eşbaşkanımızın başarısı için hayır duası ettiği Amerika’nın işgal ederek “huzur ve güven ortamı” getirdiği Irak’ta, sadece önceki gün en az 100 insan öldü!

Hüseyin Obama’nın ziyaretinden sonra, İsrail Türkiye’den özür dilemekle kalmadı, Mavi Marmara şehitleri için tazminat ödemek amacıyla heyet de gönderdi!

Hatta şehit yakınlarının “Tazminat istemeyiz, ambargo kaldırılsın!” demelerine rağmen, her şehidin vücuduna saplanan mermi başına tazminat ödenmesi bile söz konusu!

E, tabi “Üssün geleceği yerden özür esirgenmez” hesabı, İsrail Türkiye’den hava üssü de istedi!

Tüm bunlar olurken, kaç aydır Başbakanımız ve BOP Eşbaşkanımıza randevu vermeyen Hüseyin Obama, mayıs için aniden “Bir maniniz yoksa bekleriz” dedi!

Yalnız randevu verilmedi, Erdoğan’ın Washington’da otelde değil de, sadece “Devlet Başkanlarının” ağırlandığı Devlet Konukevi’nde uyutulacağı bir jest olarak duyuruldu!

Şu yukarıda saydıklarım, işin dışarı tarafı!

Gelelim içeriye!

Bundan dört ay önce bu ülkenin barış kahramanı Başbakanı, BDP milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması için savcıları göreve çağırmamış mıydı?

Savcılar bu çağrıya icabet ederek, Meclis’e fezleke göndermemiş miydi?

Yine o günlerde, Başbakanımız Öcalan’ı asmaktan bahsetmiyor muydu?

Başbakanımız açlık grevindeki KCK’lıların kuzu çevirme yediğini söyleyip, onlarla kafa yapmıyor muydu?

Peki abi, dört ay içinde ne oldu da barış imzalandı!

Ne oldu da, Başbakanımız “Giderken silahlarını gömsünler ya da mağaraya bıraksınlar!”  dediği halde, “Aktivist” PKK’lılar, silahları ellerinde “Kuzey Irak” a gidecekler!

Yani silahları ellerinde, çok yakınımızda olup, bize komşuluk edecekler!

30 yıldır akan kanın durmasını ve barışı istememek için, insanın ahlâksız, sapık hatta “Esfel-i Safilin” olması lazım!

Ama şu yukarıda saydıklarımı düşünüp de “Yav nasıl oldu da, ortalık günlük güneşlik oldu! Bu iş bu kadar kolay mıydı? Bu güneşin arkasından ne gelecek ki!” diye endişelenip kafa yormamak ne anlama gelir?

Hadi bu soruya cevap vermeyeyim!

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 924 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™